Yalanını bağırdım yüzüne. Bunca zamanın ardından kabullenemeyeceğim kadar çoğul bilinmezlikleri bir bir fırlattım sesimle sessizliğine. Ben konuştukça o susturdu kendini. O sustukça ben konuşturdum kendimi. Ta ki yorgunluğa esir oluncaya dek.
“Bilmek istemezdim” oldu son sözüm. Avucuma doldurduğum hıçkırıkları çaldım yüreğimin derinliklerine ve ardıma bakmadan uzaklaştım boğulduğum yabancı yüreğinden. Ben hak etmediğim yükleri de taşımayı bilirim. Az kalmadım ipsiz sapsız düşüncelerin altında, dostların yokluğuna az karalar bağlayıp yoluma devam etmedim. Yaparım şimdi de. Yeter ki bitsin gün ve pelerininin altına alsın gece beni. Yeter ki günü öldürsün gecemin en nemli saatleri.
Elimin altında duranları elimin tersiyle düşürdüm başucumdan. Fotoğrafı eksik çerçevem parçalandı gözlerimin önünde, kâğıtlarım uçuştu, kalemlerim renklerini de alıp kelimesiz kalışımdan uzaklaştı. Düşürdüm hayatı kendimden. Hiç kendim olamamış benden çıka çıka benliksiz bir gölge çıktı /Ne yapacağını bilemeyen/ Hayatımın yalnızlığını avuçlarımla kazıdım geceye dönerken ikindim. Kazıyıp anlamsız anlamsız güldüm yalanı bile özlenen sana. Görmeyeceğini bile bile öfkemin deminde kanattım tırnaklarımla kesiklerimi. Kalan son gücümü de çekip aldın içimden pinokyo. Bana bıraktığın yokluğuna yaslanmış boş bir bellek şimdi. Bana bıraktığın boş çerçevenin sensizliği…
25.07.08


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla




ya arkadaşım deli edeceksin beni..senin yorumun önemli biliyorsun 