• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    26-04-2008
    Mesajlar
    614
    Karizma Gücü
    5

    Sezgicilik Nedir?

    Sezgicilik Nedir?

    Felsefe tarihinde bilginin kaynağı ve gerçeğin kavranması konusunda ortaya atılan sorunlar, birer dizge niteliği kazanmış, değişik düşünme yöntemlerine bağlanan çığırların doğmasına yol açmıştır. Bilginin duyularla sağlanan bir veri olduğunu ileri süren çığırlar, genellikle maddecilik, deneycilik ve onlara bağlanan öğretilerdir. Bilginin duyularla değil de yalnız düşünme yeteneğiyle oluştuğunu ortaya atan akımlar da idealizm adı altında toplanmıştır. Bu düşünce akımlarının bilgi konusunda ileri sürdükleri yöntemlerin iki temel kaynağı vardır. Biri içinde yaşanan ve duyularla algılanan doğa, öteki insandaki üretici ve yaratıcı nitelik taşıdığı söylenen us ve kavrayış yeteneği. Birincide ağırlık doğaya, ikincide düşünme yeteneğine verilmiştir, iki düşünme biçiminden de birçok öğreti doğmuştur.

    Bergson'un geliştirdiği sezgicilik (intuitio) üçüncü bir yöntem niteliği taşır. Bu yöntem daha önce matematikle ilgili sorunların çözümünde kullanılmış, us kurallarından bağımsız bir kavrayış yeteneği diye nitelenmiştir. Bilim tarihinde, bir içedoğuşun ilk örneği olarak Arkhimedes'in'buluşu gösterilir. Suya batırılan bir nesnenin, yerini değiştirdiği suyun ağırlığınca kendi ağırlığından yitirdiği ve nesnenin neden batmadan suyun yüzünde kaldığı sorununu çözen olay deneyden kaynaklanan bir sezgi sonucu aydınlanmıştır. Bu olay "bilimsel sezgi" diye nitelenmiştir, Düşünme yeteneğini belli bir konu üzerinde yoğunlaştıran düşünürün, deneyle elde edemediği sonucu beklenmedik bir süre içinde içedoğuşla aydınlığa kavuşturacak veriyi kazanması sezgidir.

    Bergson'un sezgiciliği bilimsel bir nitelik taşır, özellikle ruhbilimle bağlantılıdır. Düşünülen bir sorunun çözümünü kolaylaştıran veriyi elde etmeye, dayanır. Daha önceki çağlarda, özellikle tanrıbilim alanında "sezgi" tanrısal bir uyarı, tanrısal bir ışık olarak nitelenmiştir. Augustinus'tan "Aquino"lu Thomas'a değin gelen Hıristiyan tanrıbilimcilerinde, inanla bağlaşımlı sezgi gerçeğin kavranmasından önemliydi. İslam tasavvuffunda, özellikle Yeni-Platonculuk'tan kaynaklanan öğretilerde, gerçeğin kavranması içedoğuş niteliği taşıyan sezgiyle sağlanabilirdi.

    Gazali'de sezgi Tanrı'nın insana bilgi ve bilgelik verdiği bir yetenektir. Şahabeddin Sühreverdi'ye göre sezgi tanrısal gerçekleri kavramak için bir duyuştur, içedoğuştur. Böyle bir yeteneği sağlamak için, kişinin bütün gönlüyle Tanrı'ya, üstün gerçeğe yönelmesi, bütün geçici eğilimlerden, tutkulardan sıyrılması, içinde Tanrı'dan başka bir varlık bırakmaması gerekir. Yeni-Platonculuk'tan esinlenen tarikatlarda sezgi Tanrı'ya ulaşmanın, kendi özünde Tanrı'yı görmenin tek koşuludur. Onlara göre sezgi usun, kavrayış gücünün bütün yetkilerini aşar, en kısa süre içinde en kesin gerçeğe varmayı sağlar. "Ermişlik" denen aşamaya ancak sezgiyle ulaşılır.

    KAYNAK

    Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi; Cilt. 2; Sayı. 15; Sayfa. 835

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0

    el cevap

    sezgicilik sezgilere ve içten gelen lere kalbin hissettiklerine göre hareket etmektir.Yani vahye ve ilhama dayalı düşünce sistemidir. Bu felsefi akımı benimseyen insanlar doğru bilgi ve birikime ancak sezgilerle 6. hislerle ulaşılabileceğini savunmuşlardır.Zaten bu insanlar gayet dindar insanlardır ve bu sebeple kalplerine doğan şeyin doğru olduğuna inanırlar FAKAT BİR DİN ADAMI OLARAK SÖYLEMELİYİM Kİ:bu insanlar Şeytanın da kalplerine yanlış şeyler sokabileceğini ve her kalplerine doğan şeylerin her zaman doğru olamayacağını unutmamalıdırlar.İNŞAALLAH FAYDALI OLABİLMİŞİMDİR KARDEŞİM ALLAH A EMANET OL.

  3. #3
    Kapatıldı Franchise adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    6,936
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı ssamet_21 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sezgicilik sezgilere ve içten gelen lere kalbin hissettiklerine göre hareket etmektir.Yani vahye ve ilhama dayalı düşünce sistemidir. Bu felsefi akımı benimseyen insanlar doğru bilgi ve birikime ancak sezgilerle 6. hislerle ulaşılabileceğini savunmuşlardır.Zaten bu insanlar gayet dindar insanlardır ve bu sebeple kalplerine doğan şeyin doğru olduğuna inanırlar FAKAT BİR DİN ADAMI OLARAK SÖYLEMELİYİM Kİ:bu insanlar Şeytanın da kalplerine yanlış şeyler sokabileceğini ve her kalplerine doğan şeylerin her zaman doğru olamayacağını unutmamalıdırlar.İNŞAALLAH FAYDALI OLABİLMİŞİMDİR KARDEŞİM ALLAH A EMANET OL.
    Tabi öncelikle bu şeytan dediğimiz şeyden en az bir adet bulunması şartıyla bu söyledikleriniz mümkün olabilir.

  4. #4
    abuz89 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-08-2008
    Mesajlar
    2,138
    Karizma Gücü
    4
    sağ ol...

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •