Milesya, ilk göz ağrım

Güneşe doğmamış kaderimdin sen

Yorgun bir gecenin güneşli sabahında

Perdene umutla gelemedim diye

Unuttum sanma seni

Sarp kayalıklarda sevgiyle yaşayan

Umuda delice kanatlanan

Küçük bir serçenin yüreğinde

Yaşar dururum sevgini.



Milesya, bahardaki yangınım

Gözyaşında ıslanmış kederimdin sen

Uzak sandığın tepelerin ardında

Unuttum sanma seni

Yağmurla ıslanan

Güneşle kurulanan bir lalenin gülüşünde

Arar dururum gözlerini.



Milesya, canımdaki diğer yarım

Gülüşünle baharda açmış yüreğimdin sen

Kapına sevdiğin çiçeklerle gelemediğim diye

Unuttum sanma seni

Umutla her sabah güneşle uyanan

Yüreğinin ıslaklığını sahillere bırakan

Gönül denizimin ortasında yakar dururum

Yüreğimdeki bitmeyen hasretini.


ismail sarıgene