• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
25 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0

    Peygamberimizin öğrettiği dua adabı

    Çeşitli zamanlarda Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed asv.'ın biz ümmetine "dualarının kabulü için" tavsiye buyurduğu dua adabıyla ilgili ayrıntıları hadislerde geçtiği şekliyle aşağıya aktarıyorum. Hepsi sahih kaynaklara dayanmakla birlikte kaynaklarını ve hadislerin orjinal hallerini daha sonra yine bu başlık altında belirteceğim.

    1- Duaya besmele ile başlanmalı.

    2- Duanın başında, ortasında ve sonunda Peygamberimize salat-u selam okunmalı

    Çeşitli salat-u selamlar :

    Allahümme salli ala Muhammed

    Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyydina Muhammed

    Allahümme salli ala Muhammedin ve ala âli Muhammed kema salleyte ala İbrahiyme ve ala âli İbrahiym. İnneke hamiydun meciyd

    Allahümme salli ve sellim ala Muhammedin ve ala âli Muhammed adede in'amillahi ve ifdalih
    Peygamberimiz, sonunda kendisine salat-u selam okunmayan duanın Allah'ın katına çıkmayacağını, yer yüzünde bekletileceğini belirtmiştir.

    3- Peygamberimiz başka bir hadisinde, Hz. Yunus'un duasıyla dua edenin duasının geri çevrilmeyeceğini belirtmiştir. Dualarınızdan önce bunu okumanız iyi olacaktır :
    La ilahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimin
    ( anlamı : ey Allah'ım sen bütün eksikliklerden münezzeh olansın, bense (günah işlemek suretiyle) kendine zulmedenlerden oldum


    4- Başka sahih bir hadiste Peygamberimiz "her kim 3 kere "Ya erhamerrahimiyn" derse bir melek ona gelir ve şöyle der "Merhametlilerin en merhametlisi olan Allah sana teveccüh etti, hemen iste"
    "Ya erhamerrahimiyn"manası : Ey merhametlilerin en merhametlisi


    5- Israrlı bir şekilde istenmeli.

    6- Bir hadiste Efendiler Efendisi "Kişi duasından vazgeçmediği sürece duası mutlaka kabul olunur" buyurunca, sahabiler "Kişi duasından nasıl vazgeçer ya Resullallah diye sorarlar", O da "Duam kabul olmadı der ve duasından vazgeçmiş olur" buyururlar. Dolayısıyla "Duam kabul olmadı" dememeliyiz, kabul olacağına, Allah'ın gücünün herşeye yeteceğine ve kullarının ellerini boş çevirmekten haya ettiğine - bu bilgi de hadiste geçer- gönülden inanmak gerekir.

    7- Duaların kabul olması için kazancımızın helal olmasına dikkat etmeliyiz.

    Kaynakları daha sonra vereceğim bu maddelerin hepsi sahih hadislerde geçmektedirler. Bütün bunları dikkate alarak bir dua etmemiz gerekirse o dua şöyle olabilir :

    Euzubillahimineşşeytanirraciym Bismillahirrahmanirrayim, Allahümme salli ve sellim ala seyydina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed. Lailahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimiyn, Ya erhamerrahimiyn, Ya erhamerrahimiyn, Ya erhamerrahimiyn

    Allah'ım islama ve müslümamanlara yardım et, bizlere hidayet, dünya ve ahirette afiyet lutfeyle, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa'ya selat ve selam eyle, beni, anamı, babamı ve bütün inananları Firdevs cennetine koymak suretiyle affına, lutfuna ve cemaline ulaştır. Dünya hayatının musibetlerinden ve kötü işlerin şerrinden beni ve ailemi koru , şüphesiz ki sen duaları kabul eden, herşeye güç yetirensin (amin)

    Allahümme salli ve sellim ala seyydina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    03-04-2008
    Mesajlar
    2,946
    Karizma Gücü
    0
    Ne zaman aklıma kötü bir şey gelse veya zor bir duruma düşsem, beni bu durumdan kurtaracağına inandığım bir duayı daha doğrusu bir ayeti okururum.

    Duanın gücüne inanırım.. ve sık sık dua edenlerdenim..
    arapça duaları ezberlemem.. sadece bu ayetin arapçasını okuyorum(anlamını bilmeden) ama olsun yinede beni ferahlatıyor.

    Bu ayet birçok kişinin bildiği Bakara suresinin 255. inci ayeti olan Ayetü'l-Kürsi dir. Türkçe meali de şöyledir.

    255 - Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur.

    Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir?

    O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.


    Allah hepimizi korusun.

  3. #3
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    müslümanın en büyük güc kaynagı dua ve gözyaşıdır...
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı PasakLi_Kont tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    müslümanın en büyük güc kaynagı dua ve gözyaşıdır...
    Dua etmek ve bunun kabul olması kaderi değiştirmek olmuyormu?

    Tanrı size göre kaderi yaratmış ve ilmi ile olacakları biliyor.Siz dua ediyorsunuz ve o taktir edilen şey değişiyor.O zaman Tanrı geleceği yanlış biliyor olmuyormu?Yok dua edeceğimizide biliyor ve geçmişte geleceğimizi ona göre yazıyor diyorsanız,bu seferde yazılmış bir senaryoyu oynayan figüranlar olmuyormuyuz?

    Ya tanrının,yada İnsanın özgürlüüne müdahale ediliyor her halükarda.

  5. #5
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Dua etmek ve bunun kabul olması kaderi değiştirmek olmaz.Herhnagi bir işi yapp-yapmamayı seçmekle aynı şeydir.Bir işi yapıp-yapmayacağınıza siz karar verdiğinizde de kaderi değiştirdiğinizi düşünmeniz gerekir.Fakat kaderinizde ne olacağını bilmediğiniz için değiştirip-değiştirmediğinizi de bilemezsiniz.

    Kaderinzide dua edeceiğinzi ve kabul edeceği yazılı ise siz zaten o yazılana uymuş oluyorsunuzdur.



    Yazı için çok teşekkürler aslanbash ,

    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  6. #6
    mevsimim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-04-2008
    Mesajlar
    195
    Karizma Gücü
    0
    konu için teşekkürler kardeş....
    DUA YA İHTİYACIMIZ VAR.....

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    06-08-2008
    Mesajlar
    13
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı DÜZEN tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Dua etmek ve bunun kabul olması kaderi değiştirmek olmuyormu?

    Tanrı size göre kaderi yaratmış ve ilmi ile olacakları biliyor.Siz dua ediyorsunuz ve o taktir edilen şey değişiyor.O zaman Tanrı geleceği yanlış biliyor olmuyormu?Yok dua edeceğimizide biliyor ve geçmişte geleceğimizi ona göre yazıyor diyorsanız,bu seferde yazılmış bir senaryoyu oynayan figüranlar olmuyormuyuz?

    Ya tanrının,yada İnsanın özgürlüüne müdahale ediliyor her halükarda.
    "Şüphesiz sizden birinizin teşekkülâtı annesinin karnında kırk günde toplanır. Sonra orada o kadar bir müddette bir pıhtı olur. Sonra o kadar müddette orada bir parça et haline gelir. Sonra, Allah ona bir melek gönderir. Meleğe; "Amelini, ecelini, rızkını, Şakî ve sa'id olacağını yazması şeklinde dört kelime emrolunur. Sonra da ona ruh üfürülür..." (Buhârî, Enbiya, I). Abdullah b. Mes'ud (r.a)'dan rivayet edilen bu hadis, Müslim tarafından ruhun üfürülmesi, dört emirden önce zikredilerek rivayet edilmektedir (Müslim, Kader, I).

    yukardaki hadisdende anlaşıldığı gibi,,insanın ne olacağı ana karnında yazılmıştır....eğer cennetlise cennete gidecği ameller işler,,,cehennemlikse cehenneme götürecek amelleri işler...

    kulun takdirden başka bir amelde bulunamaması bir cebir değil, bir muayenenin tespitidir. Onun içindir ki, meselâ; Ebû Cehil kıyamet gününde : Yâ Rabbi! Sen benim cehennemlik olacağımı takdir buyurdun! Ben bu takdirin dışına çıkarak iman edemezdim. O halde beni niçin muaheze ediyorsun? Beni şakî yarattın, şaki oldum. Müslümanı saîd yarattın, saîd oldu. Benim bu işte ne kabahatim var? diyemez. Çünkü cevab hazırdır. Teâlâ Hazretleri ona : Ben seni cehennemlik olmaya mecbur etmedim. Dünyaya geldikten sonra işleyeceğin amelleri ezeli ilmimle bildiğim için onları tespit ettim. Benim takdirim bundan ibarettir. Yâni; sen hakettin, ben de istihkakını yazdım, der.

    bununla beraber,,,kaza-kader meselesi biz kullar için bir sırdır. Onu akılla, kıyasla anlamaya imkân yoktur. Kaderin sırrını ancak Allah Teâlâ bilir.


    ----------------

    dua konusnu açan arkadaşa teşekkürlr

    Ayette: Duanız olmasa ne kıymetiniz var? (Furkan, 77) buyurlmuştur...

    Sevgili Peygamberimiz,,ayakkabınızın kopan bağını bile Rabbinizden isteyin der bize...her anını Dua ile geçirmek ne güzel,,,zaten "dua ibadetin özüdür" denmiştr......
    Bu mesaj en son " 09.08.08 " tarihinde saat 10:59 itibariyle hoşgeliş tarafından düzenlenmiştir...

  8. #8
    evvel adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-02-2007
    Mesajlar
    2,623
    Karizma Gücü
    6
    'dua zekanın tebessümüdür'
    Ahmet hamdi

    akıl sahibi insanlar Rablerinin onlara actıgı nice nimet ve af kapısını görmeyecek degillerdir. dünya hayatından bakar kör olmus gözlerimizin dua hikmetiyle acılması umuduyla....

    paylasım için tskler...
    ben katıksız bir deliyim
    cocukken
    okudugum
    masal
    kitaplarının
    sayfalarının
    arasına bıraktım

    HAYALLERİMİ
    GÖRPE&BONCUK

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı hoşgeliş tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    "Şüphesiz sizden birinizin teşekkülâtı annesinin karnında kırk günde toplanır. Sonra orada o kadar bir müddette bir pıhtı olur. Sonra o kadar müddette orada bir parça et haline gelir. Sonra, Allah ona bir melek gönderir. Meleğe; "Amelini, ecelini, rızkını, Şakî ve sa'id olacağını yazması şeklinde dört kelime emrolunur. Sonra da ona ruh üfürülür..." (Buhârî, Enbiya, I). Abdullah b. Mes'ud (r.a)'dan rivayet edilen bu hadis, Müslim tarafından ruhun üfürülmesi, dört emirden önce zikredilerek rivayet edilmektedir (Müslim, Kader, I).

    yukardaki hadisdende anlaşıldığı gibi,,insanın ne olacağı ana karnında yazılmıştır....eğer cennetlise cennete gidecği ameller işler,,,cehennemlikse cehenneme götürecek amelleri işler...

    kulun takdirden başka bir amelde bulunamaması bir cebir değil, bir muayenenin tespitidir. Onun içindir ki, meselâ; Ebû Cehil kıyamet gününde : Yâ Rabbi! Sen benim cehennemlik olacağımı takdir buyurdun! Ben bu takdirin dışına çıkarak iman edemezdim. O halde beni niçin muaheze ediyorsun? Beni şakî yarattın, şaki oldum. Müslümanı saîd yarattın, saîd oldu. Benim bu işte ne kabahatim var? diyemez. Çünkü cevab hazırdır. Teâlâ Hazretleri ona : Ben seni cehennemlik olmaya mecbur etmedim. Dünyaya geldikten sonra işleyeceğin amelleri ezeli ilmimle bildiğim için onları tespit ettim. Benim takdirim bundan ibarettir. Yâni; sen hakettin, ben de istihkakını yazdım, der.

    bununla beraber,,,kaza-kader meselesi biz kullar için bir sırdır. Onu akılla, kıyasla anlamaya imkân yoktur. Kaderin sırrını ancak Allah Teâlâ bilir.


    ----------------

    dua konusnu açan arkadaşa teşekkürlr

    Ayette: Duanız olmasa ne kıymetiniz var? (Furkan, 77) buyurlmuştur...

    Sevgili Peygamberimiz,,ayakkabınızın kopan bağını bile Rabbinizden isteyin der bize...her anını Dua ile geçirmek ne güzel,,,zaten "dua ibadetin özüdür" denmiştr......
    Bir kul dünyaya gelecek ve Tanrı bu kulun cehennemlik olacağını biliyor.Neden o zaman o kulunun kalp gözünü ezelden açmıyor.Bir robot yapacaksınız,ve yazılımının sonuçlarını bile bile o robotu piyasaya sürdünüz.Sonrada robotu yaptıklarından dolayı çelik fabrikasına eritmeye gönderdiniz.Adalete bak.

    Tanrı her şeyi biliyorsa (geçmiş, gelecek, vs), o zaman geçmiş de, gelecek de daha yaratılış anında belli demektir. Belli olan bir şeyi değiştirmek için, kitap, peygamber, vs göndermenin mantığı ne o zaman?

    Eğer benim herhangi birine, bu biri benden çok daha güçlü bile olsa, tapınmayı reddetme yeteneğim varsa (eğer bunu seçebiliyorsam, böyle bir yeteneğim var demektir), o zaman bu yeteneği kullanmaktan dolayı neden ceza görmem gerekiyor? Eğer itaat istiyorsa, neden itaat etmeme yeteneğini de veriyor insana? Yok eğer başka türlüsünden zevk alamıyorsa, o zaman "Peki bu Tanrı sadist midir?" sorusu gündeme gelir.



    Tanrı bizle matrakmı geçiyor?
    Bu mesaj en son " 10.08.08 " tarihinde saat 16:30 itibariyle DÜZEN tarafından düzenlenmiştir...

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Allah veya isterseniz Tanrı'da diyebilirsiniz,bilginlerin bilginidir,Entellektüellerin en entellektüelidir,ressamların en ressamı,heykeltraşların en heykeltraşı,mimarların en mimarıdır.
    Dua etmek iyidir.Yalnış da etseniz o sizi hoşgörüyle karşılar,tebessüm eder.Çünkü o affedendir bağışlayandır.
    Allah en cok tembelleri,aklını kullanmayanları,şımarıkları sevmez.
    Allaha hakaret bile etseniz ,örnek olarak söylüyorum,bir karınca size sövdüğünü varsayalım gülüp geçersiniz,bizimle Allah arasındaki fark tartışılmayacak kadar çoktur,onun size vereceği ceza, sadece, artık sizinle ilgilenmemek olur.Buda çok büyük bir ceza olur aslında.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Sayın Başbakanımız Ve Konuşma Adabı
    2006 Konuları bölümünde orkunpusat tarafından açılmış
    Yanıt: 57
    Son Mesaj: 12.02.06, 01:48

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •