• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5

    Savcı Öz’ün oğlundan Savcı Öz’e tam destek

    1978’de Kontrgerilla’yı soruştururken öldürülen Savcı Doğan Öz’ün oğlu Turan Öz Taraf‘a bir mektup göndererek Ergenekon tartışmalarında babasının ismi üzerinden yapılan yorumlara cevap verdi: “30 yıl önce babam hedefti, şimdi Savcı Zekariya Öz”


    Halkımızın iyiliğini düşünmek babam için her zaman yolun doğru yönünü aydınlatan bir fener oldu. O; Doğan Öz, savcılığın kendine verdiği sorumluluğu, dürüst ve yürekli bir biçimde, halkımızın iyiliği için üzerine verilmiş bir görev bildi. O seçkin; halkı sevdiğini iddia edip, aslında onlardan nefret eden ve aşağı gören bir aydın zümresinden olmadı. Halkın içinde taşıdığı potansiyelin; iyiliğin potansiyelinin gelişebilmesi için tutarlı bir adalet inancına sahip oldu. O yüzden bazı şeyler şaşırtıcı değil.
    Ülkeyi bir bulaşıcı hastalık gibi pençelerine alan ve bulaştığı her şeyi kirleten, kendisine benzeten Ergenekon; başka isimlerle Gladio, Kontrgerilla, onun çalışmasının odak merkezi haline geldi. Bu bulaşıcı virüsün; kendi iddiasının tersine, ulusallıktan uzak, her şeyden önemlisi insanlıktan uzak, yok edilmediği sürece gerçek ulusa, halkımıza, insanımıza gelişim hakkı tanımayan en önemli düşman olduğunu belirledi. Onlar da babamı düşman olarak belirlediler.

    ERGENEKON’LA UĞRAŞIRDI • Her şey farklı olabilirdi. Babam zamanın ötesindeydi. Yalnızdı. Kazansaydı her şey farklı olacaktı. En azından, Susurluk olmayacaktı. Yıllarca egemen olan bir sindirme, korku salma, umutsuzluk kafalarımıza hâkim olamayacaktı.
    Babamın yarım kalan davasına sahip olmak çok zor. Daha da kötüsü; babamı tanıdıklarını zannedip veya iddia edip, onların kendi kafalarında oluşturdukları babama sahip çıkmak daha zor. Çünkü onların kafalarındaki Doğan Öz ve onun ne yapıp ne yapmadığı hakkında oluşturdukları fikre karşı söylemek gereken acı şey şu; Babam yaşasaydı eğer onun uğraşısı şu an AKP’nin kapatılması olmayacaktı. Ergenekon olacaktı.

    12 EYLÜL OLMAZDI • Çünkü babam siyasal şeylerin siyasal, adaletle ilgili şeylerin adaletle çözülmesine inanırdı. Bunu o babanın oğlu olarak söyleyebilme cesaretinde bulunuyorum. Hukuksal bir düzene, gerçek bir demokrasiye inanan ama her şeyden önce hiç ödün vermeyen, geri adım atmayan yapısını ve o büyük geniş yüreğini bilerek söylüyorum.
    Babam yaşasaydı eğer Ergenekon kaybederdi. Ergenekon kaybetseydi eğer 12 Eylül olmazdı.12 Eylül olmasa eğer, şu andaki 12 Eylül Anayasası da olmazdı, onu savunacak mahkemesi de.
    Bu söylediklerime gelecek cevabı biliyorum. Önce babamın kendi kafalarındaki mirasına ihanet ettiğimi söyleyecekler. Bu da çalışmazsa babamı da karalamaya çalışacaklar...

    ŞİMDİ DE ZEKERİYA ÖZ • Boş kalan yerleri ben doldurayım. 12 Eylül mahkemelerinde babamı düşünemiyorum ben. Ya onlar kazanırdı, ya da babam yargılanmalarını sağlardı o MGK denilen çetenin. Üstelik o çok tartışılan 141 ve 142’den. Çünkü onlardı gerçekte Anayasayı tantan eden, bir sınıfın veya tabakanın öbürleri üzerinde tahakkümünü sağlayan.
    Ve bütün yaşadığımız çirkinliklere rağmen belki başka bir paralel evrende farklı yaşandı her şey. Ve babamdı Ergenekon davasını açan ve onlar tam bir eşzamanlılık örneğiyle saldırıyorlardı babama, şimdi Zekeriya Öz’ün kişiliğine saldırdıkları gibi. Geçmişte yürekli Adana Savcısı Sacit Kayasu’yu ve Şemdinli’yi soruşturan Sarıkaya’yı meslekten men ettikleri gibi. Ayrıntılarını bilmediğimiz onlarca yüzlerce yürekli dürüst görevliyi yaşamlarından, mesleklerinden ya da onurlarından kopardıkları gibi.

    KEŞKE KEŞKE • Bu insanları unutmayalım. Çünkü onlara hak ettikleri onur ve yaşam geri verilmezse, bu toplum o onur ve yaşamı da kendisinde bulamayacaktır. Bu davanın seyri ne olur bilmem. Çünkü burası Türkiye. “Şuna dokunalım, ama buna dokunmayalım” anlayışıyla yeterli derinliğe inmeyebilir. Epey derine inip en önemlileri atlayabilir. Ama bugün olmasa yarın, bir gün her şey çıkar ortaya ve denir ki “keşke keşke... Daha önce olsaydı...” Gene!
    Gönül ister ki bugün çözülsün bu şey. Bir daha gerekmesin. Bu ülke bu parazitten çok çekti. Hâlâ yanlış, suni bir polarizasyondan ötürü bilinçsiz bir kesimin desteklediği bu çete, kendilerini şu an destekleyen insanların bile aile üyelerine yapmadığını bırakmadı. Durup da o geçmişteki ruhların adalet haykırışını dinleme zamanı gelmedi mi hâla?
    Nasıl mümkün senin çocuğunu öldürdüğünü bildiğin haydutlarla bayrak sallamak?
    Hâlâ bilinçli ya da bilinçsiz onların dezenformasyon tekniklerinin elçisi olmak.
    Gönül ister ki bütün geçmişin aydınlanmamış sayfaları bu incelemeyle açığa çıksın. Bu adalet anlayışı cezai bir yaptırım isteği değil. Zaman aşımı bile önemli değil. O suçlarından dolayı ceza alıp almamalarına bakmadan sadece gerçeklerin ortaya çıkması bir toplumsal zorunluluk değil mi?

    SULH İÇİNDE NASIL YAŞARIZ • Bir geçmişi affedebilmek için bile önce bilmek şart değil mi? Affedebilmek; yani bilmek, bu toplumun geleceği için şart olan bir merhem değil mi? Nasıl yaşar insan bilemeden, bir toplumda ‘buydu oğlumu öldüren buydu babama işkence eden’ diyemeden. Bilmiyorsan eğer, bütün toplum işkenceci, bütün toplum katil değil mi?
    Birbirine güvenmeyen, sulh içinde yaşamayan bir toplum, bu travmayla her şeyi yalanlayarak, problemlerini inkâr ederek, nasıl sahip olabilir bir geleceğe.
    AKP’li, Cumhuriyetçi, eşarp takar, kalpak taşır, sağcı, solcu... Bu zıtlıklar mı hayatımızda belirleyici, yaşamı onurlu ve dürüst bir şekilde yaşamayı olanaksız kılan, yoksa; bütün bu suni çelişkileri konuşulamaz, tartışılamaz, oylanamaz hale getiren bu parazit ve bu paraziti besleyen, kendini seçkin, gerisini vasat gören anlayış mı?

    KONTRGERİLLAYI ARAŞTIRIYORDU • Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz, bundan tam 30 yıl önce 24 Mart 1978’de öldürüldü. Öz’ü öldürmek suçundan tutuklanan sanık İbrahim Çiftçi, Askeri Mahkeme’de yargılandı. Çiftçi’nin avukatı Can Özbay, mahkemeye verdiği bir dilekçede, müvekkilinin Milli Savunma Bakanlığı’nda dosyasının olduğunu belirtti. İbrahim Çiftçi için verilen idam kararı Askeri Yargıtay tarafından dört kez bozuldu. İbrahim Çiftçi beraat etti. Öz öldürülmeden önce kontrgerilla konusunda kapsamlı bir soruşturma yürütüyordu. Savcı Öz tarafından dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e sunulan ön raporda şu ilginç tespit yer almaktaydı: “Şiddet olayları, anarşik eylemler olarak nitelendirilebilecek kadar basit değildir. Amaç, demokrasi umudunu yok etmek; onun yerine faşist düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır... Bize göre bu sonuca ulaşmada CIA, kontrgerilla gibi gizli örgütlerin yönlendirmesi vardır. Bu örgütler devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun şekle dönüştürerek demokrasi düşmanı akımları iktidar yapmayı öngörmüşlerdir.”

    bir savcı neden öldürülürki.. failleri neden bulunmaz.. neden korunamaz..

    http://www.taraf.com.tr/haber.asp?id=13613
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Hain pkk'nin gizli destekcisi ab'ye satilmis altan kardeslerin satilmis kalemleri ne ise yararlar?Baska kapiya yurruuu..
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Fuhuş yaptığı için TRT’den atılan spiker mahkemede Savcı Yüksel’i emsal gösterdi
    2005 Konuları bölümünde selcuktr61 tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 18.08.05, 21:21
  2. Adalet Bakanlığı savcı ve hakimlere 'chat’i yasakladı
    2005 Konuları bölümünde espriler tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 30.01.05, 18:33

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •