İstanbul Beyazıt’ta 30 yıl önce gerçekleştirilen ve 7 öğrencinin öldüğü onlarca öğrencinin de yaralandığı 16 Mart Katliamı davası devlet kurumlarının mahkemeye bilgi ve belge göndermemesi nedeniyle tıkandı.
NTV
Güncelleme: 23:27 TSİ 31 Temmuz 2008 Perşembe
İSTANBUL - Davada Ergenekon’un yöneticisi olmaktan tutuklu emekli albay Mehmet Fikri Karadağ ile aynı dava kapsamında tutuklu bulunan Behiç Gürcihan’ın tümgeneral babası Ali İhsan Gürcihan’ın görev yaptıkları dönemde mahkemeye Genelkurmay Başkanlığı adına resmi cevap verdikleri ortaya çıktı.
16 Mart katliamı davasının görüldüğü İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne Ergenekon tutuklusu Mehmet Fikri Karadağ imzasıyla gönderilen 13 Haziran 2001 tarihli belgede, tanık ifadelerinde geçen anlatımlara ilişkin araştırma yapılması ve sonucun mahkemeye bildirilmesi yönünde yazdığı yazı görülüyor. Ancak yıllar süren yazışmalarda Genelkurmay ve bağlı birimlerde 16 Mart Katliamı’na ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı bilgisi mahkemeye ulaştırıldı.
Ergenekon tutuklularından Behiç Gürcihan’ın tümgeneral babası Ali İhsan Gürcihan da 13 Aralık 2001 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı adına mahkemeye arşiv araştırmasına ilişkin bilgi verdi. Gürcihan’ın mahkemeye gönderdiği resmi yazıda dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş ile Lokman Kondakçı arasındaki konuşmanın çözümlerinin arşivde araştırılması talimatını verdiğini yer alıyor. Ancak bir önceki belgede olduğu gibi Genelkurmay daha sonra bu kayıtların da kendilerinde olmadığını bildirdi.
Ancak her iki yazışmadan da mahkeme bir sonuca ulaşamadı. Kondakçı-Güneş görüşmesinin çözümleri için yapılan yazışmalar yıllarca sürdü. Dava avukatları mahkemenin soruların resmi makamlar tarafından doğru ve doyurucu yanıt verilmediği için davanın tıkandığını öne sürerek mesleklerini bu koşullarda icra etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle uzun yıllar duruşmalara katılmadılar. Bugün de 30 yıllık davada soru işaretleri birbiri ardına sıralanıyor.
Emekli Astsubay Oğuz Serçinoğlu, tanık olarak verdiği ifadelerinde öğrencilerin üzerine atılan ordu malı TNT’nin Yüzbaşı Mehmet Ali Çeviker tarafından, Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı’ya verildiğini söylemişti. Ancak Genelkurmay Başkanlığı’nın mahkemeye gönderdiği yazı ve bilgi notlarında Yüzbaşı Mehmet Ali Çeviker’in, çalışan, emekli ve ölmüş tüm personel kayıtlarının incelenmesinde bulunamadığını, bulunabilmesi için Çeviker ile ilgili daha detaylı bilgi gönderilmesini istedi. Büyük bir tesadüf eseri Ergenekon davası ile 16 Mart katliamın gelecek duruşması aynı gün 20 Ekim’de görülecek.
16 Mart 1978’de İstanbul Üniversetisi’nden çıkan öğrencilerin üzerine bomba atıldıktan sonra ateş açılmış, olayda Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Hatice Özen, Abdullah Şimşek, Murat Kurt, Hamdi Akıl ve Turan Ören hayatını kaybetmişti. Saldırıda 50 kadar öğrenci de yaralanmıştı. Olaya ilişkin olarak yargılanan Ülkü Ocakları üyesi Sıddık Polat önce 11 yıl hapse mahkum olmuş, ancak bu karar askeri yargıtay tarafından bozulmuştu.
Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/news/454906.asp
Yazıklar olsun bunlara... bir yargılama süreci niye bu kadar uzun sürer. Birşeyler gizlenmeye çalışılıyor belli ki...


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla

