Ağlamakla dolu içerim ...
Öyle ulu orta değil ama saklnaıp da bir köşeye , hıçkırıklarımı tıkayarak boğazıma sessiz sedasız ağlamak !
Kendimi bile rahatsız etmeyecek kadar sus pus akıtmak zehrimi ..
![]()
Ne zaman bulaştı üzerime çaresizlik , yenilmişlik ve hevessizlik kokan bu çok koyu bir başınalık ......
Düşüne düşüne eskittiğim ve artık sonsuza kadar kaybettiğim düşlerimin cenazesindeyim !
Nasıl bilirdiniz diyen tok bir ses ve hayallerine aç bir iç ses ;
-Ulaşılmaz bilirdik- diye bozan sessizliği ..
Tüm sessizliklerin içinde bile duyulan kanamalı bir haykırış sonra ,
-uzansam tutacaktım sanki-
Ne de çabuk toplandı eşyalar ve terk edildi varlığınızın sahibi ben !
Ama gerçek işte ..
Zaman beklemiyor ki !
Sorular soruyor , seçeneklerden birini işaretleyiniz diyor ve yoksa yanıt alıp da başını gidiyor ..
Gidince hiç oluyor !
Tam da şimdi işte farkedince insan yokluğun yüreğe düşen sızısını , olanı da var sayamıyor ..
Yani aslında bir umutluk bile ses olmuyor !
![]()
Yalnızım ..
Yeniğim ..
Tamda aksime küçücüğüm ..
Laf ola beri geleni çürütmüşlüğün keyifli kıvamında çaresizim !
Sesler .. İnsanlar .. Kalabalık .. Telaş .. Panik ..
Yorgunum !
"Bir yelkene koy beni ,
Al götür uzaklara
Kaçıyorum bu dünyadan ,
Nedenini hiç sorma !"
Alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

