• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
38 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Jan
    Jan çevrimdışı
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    09-12-2007
    Mesajlar
    1,062
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Milli Mücadelede Çerkesler

    -Bugünkü Türk Basını’nın temeli ve yeni cumhuriyetin sesi olan Anadolu Ajansı’nın Kuzey Kafkasya hükümeti tarafından Şark Cephesi kumandanı Kazım Karabekir Paşa’ya gönderilen 45.000 Lira’nın 8.000 lirası ile kurulduğunu,

    -Erzurum Kongresi'ne katılan delegelerden

    Hüseyin Rauf Orbay (Abaza)
    Bekir Sami Kunduk (Asetin)
    Ibrahim Süreyya Yigit (Abaza)
    Muzaffer Kılıç (Abaza)
    Rize Delegesi Avukat Hakkı Bey (Abaza)
    Suşehri Delegesi Ismail Hakkı Bey (Çeçen)
    Bekir Kubat (Asetin)
    Osman Nuri Tufan (Dağıstanlı)
    olduğunu...

    -Sivas Kongresi'ne katılan delegelerden

    Hüseyin Rauf Orbay (Abaza)
    Bekir Sami Kunduk (Asetin)

    Hakkı behiç bey (Adige)
    İbrahim süreyya bey (Abaza)
    Emir Marşan paşa (Abaza)
    Ömer Mümtaz Tanbiy (Kaberdey)
    Hikmet Boran bey (Abaza)
    Muzaffer Kılıç bey (Abaza)
    Osman Nuri Tufan bey(Dağıstan)
    Rize delegesi Osman bey (Abaza)
    Manyaslı Yusuf bey (Adige)
    Uzunyaylalı Kamil polat bey (Kaberdey)

    olduğunu...

    - Sivas Kongresi’ne katılan delegelerin konuk edilip ağırlanması ve güvenliklerinin sağlanmasında daha sonrasın da ise 3.Kolordu’nun iaşesinin temininde Sivas ve Uzunyayla yöresi beylerinin çok önemli yardımları olduğunu... Maraş işgali ile mücadeleye giden Kılıç Ali bey'in Pınarbaşı’na uğradığını kendisine At ve Gönüllü asker verildiğini...

    - Beşiktaş Kulübü’nün bir Çerkes aydını önderliğinde Mehmet Fetgerey Şöenu tarafından kurulduğunu,

    - Osmanlı İmparatorluğu’na sürülen Çerkeslerden bir bölümünün Kafkasya’ya geri dönmek istediğini ancak bunun Osmanlılar ve Ruslar tarafından sınırın her iki tarafına yerleştirilen 25.000 kişilik silahlı birlik tarafından engellendiğini

    - Amasya Tamimi, Yeni Cumhuriyetin kuruluş manifestosu olarak kabul edilir. O Dönemde Amasya vilayetinde: Güvenlikten sorumlu birliklerin başında 5.Kafkas Tümeni’nin geldiğini; Tümen komutanı Cemil Cahit Toydemir, Alay komutanı Şemsettin Jular, Tabur komutanı Osman Onarak gibi pek çok üst düzey komutanın Çerkes olduğunu Yörenin Asayişten sorumlu bir diğer birliği olan Amasya Jandarma kumandanlığının başında bulunan binbaşı Mmer bey'in Çerkes olduğunu...

    - Karadeniz bölgesinde Pontus Rumlarının yarattığı teröre karşı oluşturulan milis güçlerinin başında (Berzeg Kazım bey,Berzeg Ekrem bey, Zeşo Tahir,Şetoh Musa gibi) pek çok ulusal mücadele yanlısı Cerkes müfreze kumandanının
    bulunduğunu... (İlk Müfreze)

    - Bunların Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak bastığı andan başlayarak bölgedeki seyahati boyunca güvenliğini sağladıklarını...

    - Kurtuluş Savaşı'nın ilk Kuvay-i Milliye Birliğinin Beyşehir Çeçenleri tarafından oluşturulan "Yoldaş Birliği" olduğunu...

    -Batı Cephesinde Kuvay-i Milliyenin ilk kurşununun bir Cerkes köyü olan Hacı İlyas(İlk Kurşun) köyünde atıldığını

    Biliyor musunuz!

    Alıntı.

    Allah hepsinden razı olsun.

  2. #2
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Kaynak da verebilseniz daha güzel olurdu.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  3. #3
    adigenazım adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-12-2007
    Mesajlar
    2,065
    Karizma Gücü
    0
    "Çerkesler başlangıçtan beri olağanüstü duyarlı oldular. Herhalde eski çağlardan beri kendi yurtları olan Kuzey Kafkasya'da bağımsız yaşamak arzusunu duymuşlar ve bunun için çalışmakta bulunmuşlardır ... Ve bizimlede içten ilişkilerde bulunmuşlardır. O derece ki kendi canları, kendi varlıklarını Türkiyenin kurtuluşu, varlık ve bağımsızlığıyla yakından ilişkili görmüşler ve buraya kalplerini bağlamışlardır."

    ( Mustafa Kemal Atatürk - 24 Nisan 1920 , T.B.M.M.'NİN 2. birleşmesi)



  4. #4
    istemi yabgu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    1,756
    Karizma Gücü
    0
    Vay be, Kurtuluş Savaşı'nı çerkesler kazanmışta haberimiz yok. Peki Mustafa Kemal'de çerkes mi?

    Hey Allah'ım ya.
    EY MENIM TÜRK HALGIM, ÖZÜNE DÖN! ÖZÜNE DÖN! VE SEN BÖYÜK OLURSAN!

    Ebulfeyz Elçibey 1938- ....

  5. #5
    adigenazım adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-12-2007
    Mesajlar
    2,065
    Karizma Gücü
    0
    gücünüze giden kısımı neresi ?

  6. #6
    orkunpusat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-12-2005
    Mesajlar
    2,784
    Karizma Gücü
    7
    Kendisine hayrı olmayan çerkezler gelip Türklere mi yardım etmiş

    Rusya'dan kaçıp hamsilere yem olacaksın ondan sonra gelip burada Kurtuluş savaşımıza ortakçı çıkacaksın , madem o kadar basiretlisiniz aha yanıbaşımızda Gürcistan'da savaş çıktı , siz önce kendi topraklarınızı savunun.

  7. #7
    adigenazım adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-12-2007
    Mesajlar
    2,065
    Karizma Gücü
    0
    "Çerkesler başlangıçtan beri olağanüstü duyarlı oldular. Herhalde eski çağlardan beri kendi yurtları olan Kuzey Kafkasya'da bağımsız yaşamak arzusunu duymuşlar ve bunun için çalışmakta bulunmuşlardır ... Ve bizimlede içten ilişkilerde bulunmuşlardır. O derece ki kendi canları, kendi varlıklarını Türkiyenin kurtuluşu, varlık ve bağımsızlığıyla yakından ilişkili görmüşler ve buraya kalplerini bağlamışlardır."

    ( Mustafa Kemal Atatürk - 24 Nisan 1920 , T.B.M.M.'NİN 2. birleşmesi)

  8. #8
    istemi yabgu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    1,756
    Karizma Gücü
    0


    Atatürk Çerkes Ethem'e hain diyor mu? Diyor. Bitmiştir.
    EY MENIM TÜRK HALGIM, ÖZÜNE DÖN! ÖZÜNE DÖN! VE SEN BÖYÜK OLURSAN!

    Ebulfeyz Elçibey 1938- ....

  9. #9
    adigenazım adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-12-2007
    Mesajlar
    2,065
    Karizma Gücü
    0
    ÇERKEZ ETHEM VE KARDEŞLERİNİN İLK DEFA DİKKATİ ÇEKMEYE BAŞLAYAN BAZI TAVIR VE DAVRANIŞLARI

    Efendiler, bu girişten sonra, Çerkez Ethem Beyve kardeşlerinin, ilk defa dikkati çekmeye başlayanbazı tavır ve davranışları hakkında yüksek hey'etinizi aydınlatmak isterim. Çerkez Ethem Bey millî bir müfreze ile önce A n z a v u r' un takibinde ve sonra da Düzce isyanında, başarılı bazı hizmetleryapmış olduğu için, Yozgat'a gitmek üzere Ankara'ya çağrıldığı zaman ,hemen herkesten iltifat ve takdirler gördü. Şüphesiz, kendisini abartmalıbir tarzda beğenenler ve övenler de bulunmuştur. Ethem Bey ve kardeşlerinindaha sonraki davranışları, gördükleri övücü muameledenmağrur olduklarını ve bazı hayallere kapıldıklarını gösteriyor. EthemBey ve kardeşlerinden Tevfik Bey, Yozgat'ta, isyanı bastırmaklameşgul oldukları sırada, kendilerine yakın uzak ne kadar askerî ve millîkomutanlarımız varsa, bunların rütbe ve mevkilerine değer vermeksizinhepsine birer birer aşağılayıcı ve saldırgan davranışlarda bulunmaktahiçbir sakınca görmemeye başladı. Ethem Bey'in şahsını, niteliğinive değerini tanımayan komutanların çoğu, memleketin ateş içinde bulunduğunu ve Ethem Bey'in abartmalı olarak işittikleri hizmetinidüşünerek, mümkün olduğu kadar kendisiyle fazla çekişmeden kaçınmışlardı.

    Bundan cür'et alan Ethem ve kardeşi Tevfik Bey'ler, Türk ordusunda değerli hiçbir subay ve komutan bulunmadığı ve kendilerininherkesten üstün birer kahraman oldukları zannına kapılmışlar ve bu zanlarını açıktan açığa pervasızca herkese söylemekten çekinmemeye başlamışlardı.Doğrudan doğruya valilere ve herkese emirler veriyorlar veemirlerinin yerine getirilmemesi halinde idam edilecekleri gözdağını daekliyorlardı. Ethem Bey, Ankara ve Ankara'daki hükûmet üzerinde bile otorite kurma denemesinde bulunmuştur. Sözde, Yozgat isyanı, Yozgat'ın bağlı bulunduğu Ankara valisinin kötü idaresinden çıkmış; bundan dolayı isyana sebep olanlar için uyguladığı cezayı, ki o ceza asılarakidamdı, Ankara valisi için de olay yerinde doğrudan doğruya kendisi uygulamaya karar vermişti. Yozgat'a gönderilmesini istediği Ankara valisi Millî Mücadele'de fevkalâde hizmet etmiş, yararlık göstermiş ve göstermekte olan Yahya Galip Bey'di.Yahya Galip Bey'in, hizmetiözellikle bizce takdir edilmiş pek gerekli ve yararlı bir zat olduğu biliniyordu. İşte böyle bir zatı, kendi eline, idam sehpasına vermeye bizi mecbur etmekle en büyük otorite ve etkiyi kazanabileceğini düşünmüştü. Elbette Yahya Galip Bey'i veremezdik ve vermedik. Ethem ve kardeşleri bu konu üzerinde fazla ısrar edemediler. Fakat Yozgat'ta, özelliklemilletvekillerine:"Ankara'ya dönüşümde Büyük Millet Meclisi BaşkanınıMeclis önünde asacağım"yollu boşboğazlıkları duyulmuştur. Yozgatmilletvekili Süleyman Sırrı Bey'de bu boşboğazlığı işitenlerdendir.Biz, bütün duyup öğrendiklerimize rağmen bu kardeşleri daima yararlanabileceğimiz bir durumda bulundurmak yolunu tercih ettik. Bu sebeple kendilerini idare ettik. Yozgat'tan sonra Ankara üzerinden Kütahya bölgesine gönderdik. Bu konuya tekrar dönmek üzere, sözü asıl konumuz olan Yeşilordu'ya getireceğim.

    Bilginize sunmuştum ki, her yerde, Yeşilordu teşkilâtını benim adımakuruyorlardı. Şahsen tanıdığım kimselerden birinin, ErzurumluNazım Nazmi Bey'in, görevli bulunduğu Malatya'dan gönderdiğibir mektupta, Yeşilordu teşkilâtının beni sevindirecek biçimde genişletilmesineçalışıldığı bildiriliyordu. Bu haberden uyanarak, bu gizli dernekhakkında araştırmalar yaptım. Bu derneğin nitelik bakımından zararlı birşekil aldığı görüşüne vardım. Hemen kapatılması gerektiğini düşündüm.Bu konuda tanıdığım arkadaşları aydınlattım. Görüşümü söyledim. Onlarda gereğini yerine getirdiler. Fakat, Genel Sekreter olan Hakkı BehiçBey, derneğin kapatılması ile ilgili teklifimin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Ben, kapattırırım, dedim. Bunun da imkânsızolduğunu, çünkü, durumun tahminden daha büyük ve daha güçlü olduğunuve bu derneği kurmuş olanların sonuna kadar maksatlarından ayrılmayacakları hususunda birbirlerine söz vermiş olduklarını kendine has bir tavırla söyledi. Olaylar gösterdi ki, biz bu gizli derneğin faaliyetine son vermeye çalıştığımız halde, tam olarak başaramadık. Reşit,Ethem veTevfik kardeşler başta olmak üzere, dernek ileri gelenlerinden bir kısmı bu defa faaliyetlerine yıkıcı yönde ve bize karşı olarak devam etmişlerdir.Eskişehir'de çıkarttıkları Yeni Dünya gazetesi ile de, düşünce vemaksatlarını saldırgan bir şekilde yayınlatıyorlardı.
    ben hain nerde yazıyor bulamadım .....

  10. #10
    istemi yabgu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    1,756
    Karizma Gücü
    0
    Bizi mi kandıracaksın? En baştaki yerini gösteriyor bize. Peki buraya ne diyeceksin?

    Edhem ve kardeşleri, kuvvetleri ile birlikte düşman saflarında, hak ettikleri yeri aldılar

    Efendiler, Edhem kuvvetlerini takip eden birliklerimiz, 5 Ocak 1921 gübü Gediz'i işgal ederk, o yörede toplandılar. Edhem ve kardeşleri de, kuvvetleriyle birlikte düşman saflarında HAK ETTİKLERİ yeri aldılar. Artık, Edhem olayı kalmamıştı. Ordumuzun içinde bulunan DÜŞMAN kovularak, cephesine püskürtülmüştü. Bundan sonra, yalnız bir düşman cephesini ve hareketini göreceğiz. Gerçekten, bir gün sonra 6 Ocak 1921 bütün Yunan ordusu, bütün cephe üzerinde her noktadan saldırıya geçti.
    Bak senin gibi alıntı da yapmıyorum, Nutuk önümde açık, bizzat oradan bakarak yazıyorum. Diğer sayfada Atatürk şöyle buyurmuş(sadece başlığı yazıyorum) : Edhem ve kardeşleri canlarını Refet Paşa'ya borçludurlar. Her neyse, sana Nutuk'tan kanıtımızı da gösterdik. Daha fazla bilginlik taslamak istiyorsan ben buradayım
    EY MENIM TÜRK HALGIM, ÖZÜNE DÖN! ÖZÜNE DÖN! VE SEN BÖYÜK OLURSAN!

    Ebulfeyz Elçibey 1938- ....

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •