Antalya, tarihinin en büyük yangınıyla karşı karşıya. Alevlerin bir türlü kontrol altına alınamamasında, yetkililerin vurdumduymazlığının payı var.
soL (ANTALYA) Manavgat ilçesine bağlı Karabük köyü yakınlarında dün öğle saatlerinde başlayan orman yangınında, 4 bin hektarlık kızılçam alanı küle dönüşürken, yüzlerce hayvan da telef oldu. Antalya'nın gördüğü en büyük yangın olduğu açıklanan Manavgat yangınında üç köy boşaltıldı, iki mahalle de yandı.
Uçak ve helikopterle yapılan müdahaleye, dün hava karardığı için ara verilmişti. Gece boyunca rüzgârın da etkisiyle büyüyen yangın, geniş bir alana yayıldı. Eskişehir, Kütahya, Denizli, Konya ile civardaki ilçelerden takviye ekiplerin söndürme çalışmalarına katılmasına rağmen, alevler halen kontrol altına alınamadı.
Vali tatilde
Manavgat'ta başlayan ve Serik ilçesinin beş köyünü, tarihi Aspendos Tiyatrosu'nu tehdit eden yangın büyürken, Antalya Valisi Alâaddin Yüksel, tatilde olduğundan, olayla ilgilenmedi. Bölgedeki çalışmaları Vali Vekili Hasan Özhan yürütüyor. Yaşanan doğa katliamı karşısında bölgede üst düzey bir yetkili bulunamaması, Çevre Ve Orman Bakanlığı veya İl Çevre Müdürlüğü'nün halen bir açıklama yapmaması, bölge halkı tarafından duyarsızlıkla suçlanmalarına neden oluyor.
Çevreciler yangın alanına gitti
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Antalya Şubesi, başta kendi üyeleri olmak üzere bölgede yaşayanlara çağrıda bulunarak, yangın söndürme çalışmalarına destek olmaya gitti. Görüştüğümüz Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz, büyük üzüntü içinde olduklarını söylerek "gerekli şartlar sağlanamadığı için yardım edemedik" dedi.
Bölgenin dağlık bir arazi olması ve rüzgârın da şiddetiyle Manavgat'ın iki yanına dağılan yangının çok geniş bir alana ulaştığını ifade eden Gündüz, pek çok evin yandığını, riskli bölgelerin boşaltıldığını, insanların sokaklarda kaldığını ve eşyalarını kamyonlarla taşımak zorunda kaldıklarını söyledi. Doğal yapı ve ekosistemin altüst olduğunu da belirten Hediye Gündüz "kızılçam ormanları yanıyor, Türkiye'nin en önemli milli parklarından biri yanıyor, kimse hiçbir şey yapamıyor" dedi.
Küresel ısınmanın bu tarz doğal afetlere daha fazla zemin hazırladığının altını çizen Gündüz, 900'den fazla bitki türünün bulunduğu bölgedeki bu yangının söndürülememesinin ihmalkârlıktan kaynaklandığını söyledi.
Bakan, neden yangın alanında değil
Çevre ve Orman Bakanı'nın çıkan yangın konusunda duyarsız kaldığını ve böyle bir yangında bölgede bulunması gerektiğini belirten Hediye Gündüz, "Köprülü Kanyon Milli Parkı için, Bakan, Dünya Bankası'ndan kredi aldı. Bu parkı korumak, onun görevi olmanın dışında, dünya için bir sorumluluğu da, bu alanı korumak konusunda müdahalede bulunmalı" dedi. "Bakan'ın burada olmaması bir gaftır, böyle bir durumda burada en azından çalışmaları takip edip yürütmesi bölge halkına moral vermesi gerekirdi."
Yardım etmemize bile olanak sağlamıyorlar
Yangın sonrası, başta bölgede yaşayanlar olmak üzere herkesin söndürme çalışmalarına katılmak istediğini, kendilerinin de çevreciler olarak bölgeye gittiklerini ama yardım olanağı bile bulamadıklarını söyleyen Gündüz, yetkililerin bu konuda artık adım atmaları gerektiğini, devletin bu durumu koordine etmesini, insanların söndürme çalışmalarında aktif olarak yer almak istediğini dile getirdi.
Yangından notlar
- Yangına müdahale amacıyla Kütahya'dan gelen bir su tankerinde bulunan ekip, sabaha karşı dörtten beri orda olduklarını ama kendilerine nereye gideceklerini ve ne yapacaklarını söyleyen kimsenin olmadığını belirterek, "nerede ateş kümesi görürsek, oraya gidiyoruz" dediler.
- Kütahya'dan gelen bir başka araç, mazotu bitmek üzere olduğu halde, nereden mazot ikmal edeceğini bilemez bir halde, yangına müdahaleye çalışıyordu.
- Yardım amacıyla da olsa, bölgeye sivil halkın girmemesi yönünde Valilik kararı var.
http://haber.sol.org.tr/kentgundemleri/2100.html
cıgerlerımız yanıyor orman kalmayacak ulkede!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




