• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    4,264
    Karizma Gücü
    0

    Rektörlerin çiftliği olan üniversiteler!

    KOLTUK SEVDASI ÜNİVERSİTELERİ NE HALE GETİRDİ?
    Rektörlerin çiftliği olan üniversiteler!
    Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz, rektörlerin çiftliği haline getirilen üniversite yönetimlerini yazdı.

    Gelişmeyle birlikte değişimin geleceğine inanırız. Mesela ekonominin gelişmesi, ortaya yeni aktörlerin çıkmasına yol açar, böylece eski manzara değişir.

    Ancak bu varsayım her zaman doğru değil. Bazı durumlarda gelişme, eski iktidar yapısının güçlenerek sürmesini de sağlıyor, yani gelişme, değişime neden olmayabiliyor .


    Üniversite yönetimleri açısından da benzeri bir örneği verebiliriz.
    Devlet üniversitesinde bir rektör şöyle seçiliyor:

    Önce oylama yapılıyor. Akademisyenler en az 6 adaya oy veriyorlar.
    YÖK'e en çok oy olan 6 adayın ismi bildiriliyor. YÖK bu sayıyı 3'e indirip Cumhurbaşkanı'na sunuyor. Cumhurbaşkanı da o üç adaydan birini rektör olarak atıyor.

    Saçma sapan bir sistem bu.

    Daha önce de defalarca yazdım: Üniversitedeki seçimde tek oy alan ( yani pratikte kendisinden başkası tarafından desteklenmeyen ) bir kişi rektör atanabilir.

    Geçen yıl bunu birlikte yaşamadık mı? Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, sadece iki oy alan kişiyi rektör atanmıştı. (Daha sonra, öteki oyun aynı üniversitede çalışan eşi tarafından verildiğini öğrenmiştik.)

    Bu sistemin bir an evvel değiştirilerek, akılcı bir yapıya kavuşturulması gerekiyor.

    Ama o arada, şunu sormamız gerek: Niye okuldaki oylamada birinci gelen aday doğrudan atanmıyor?

    Bunun birkaç sebebi var.

    Birincisi, hiç kuşkusuz, ideolojik kaygılar: " Ya hocaların seçtiği kişi yeteri kadar devlete bağlı değilse? "

    İşte yukarıda anlattığım seçim sistemi, bu olasılığı engellemek için çalışıyor.

    Bu mekanizmanın sonucunu geçen yıl görmüştük: Eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, üstüne hiç vazife olmamasına rağmen, 367 meselesi gündeme geldiğinde, atanmalarını sağladığı rektörleri ardına dizerek, parti başkanı edasıyla basın toplantısı yapmıştı.

    Gelelim ikinci sebebe:

    İkinci sebep aynı zamanda, yazının başında sözünü ettiğim varsayımla ilgili.

    Bildiğiniz gibi üniversitelerimiz gelişiyor. Öğrenci sayısıyla birlikte, kaynakları artıyor, kadroları genişliyor.

    Peki, bu gelişme, yönetimi nasıl etkiliyor? Gelişmeyle birlikte ortaya yeni tipte kadrolar mı çıkıyor?

    Hayır!

    Hatta tam tersi oluyor.

    Üniversite büyürken, rektör, gerek yönetim kadrolarını, gerek diğer atamaları, görevlendirmeleri kendi çıkarına uygun bir biçimde yapıyor.
    Böylece rektör, üniversitenin gelişmesinden, yandaşlarını ve müstakbel destekçilerini nemalandırmış oluyor.
    Seçim zamanı geldiğinde de, o kişiler oylarını kendilerine koltuk çıkan rektöre veriyor.

    Haberlerde izlemişsinizdir: Bu işi öylesine abartanlar var ki görev süresi dolduğu için mecburen çekilecek olan kimi rektörler, yerlerine eşlerini getirmek için uğraşıyorlar!

    Yani " Avantajlarınızın devamını istiyorsanız, eşime oy verin, merak etmeyin perde arkasında ben olacağım " demiş oluyorlar.

    İşte o saçma rektör belirleme sisteminin bir amacı da bu: Hazine'den aldığı parayla ve tahsis edilen yeni kadrolarla gelişen üniversiteleri kendi çiftlikleri haline getirmeye çalışan, koltuk sevdalısı rektörleri engellemek.

    Yani eski rektörün kurguladığı oylama tezgâhına karşı, icabında tek oy alan adayı rektörlüğe atayarak, okulun çiftlikleşmesinin önünü kesmek.
    Ancak olayın bu yönü, sistemi haklı çıkarmaz. Bilime değil, ideolojiye öncelik veren YÖK Kanunu'nun ve dolayısıyla rektör belirleme sisteminin kökten değişmesi şart.

    EMRE AKÖZ/SABAH

    05.Ağustos.2008 09:56:14

    http://www.samanyoluhaber.com/haber-111570.html
    Türkiye üniversitelerinde 'keşke' biyolojik, mekanik vb. çalışmalar yapılsa.

    Biz üniversiteleri sadece bazı insanların ideolojilerine hizmet etmesi için yetiştirilen öğrenciler topluluğu olarak izliyoruz.

    Gençlerin duygularını kullanarak üzerinden pirim sağlayanlara yazıklar olsun.

    Meydanlarda ilk kez duyduğu sloganları atan,
    Polisden jop yemeği marifet sayan,
    Felsefesinin ne olduğunu bilmediği topluluklarla gezen,
    en acısı da
    KENDİNİ, GENÇLİĞİNİ BAZI İNSANLARIN KULLANMASINA İMKAN TANIYAN öğrencilere de sitem ediyorum.

  2. #2
    serdarselim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-09-2006
    Mesajlar
    398
    Karizma Gücü
    0
    onu bırakında akp nin çiftliği olan ve elden giden ülkeyi düşünün.

  3. #3
    ûravzanuri CDuman2 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    7,862
    Karizma Gücü
    8
    Hangi üniversiteler bunlar?
    Biz Önemli Değiliz,
    Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
    Türkiye ‘yi Sevelim !




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ata Çiftliği Araplara Satılıyor
    2005 Konuları bölümünde ESHQUIA tarafından açılmış
    Yanıt: 22
    Son Mesaj: 24.07.05, 15:22
  2. Rektörlerin elinden kadro silahı alınıyor 18.06.2005
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 19.06.05, 09:30

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •