• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    ELaNuR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-02-2007
    Mesajlar
    1,597
    Karizma Gücü
    0

    2040 uzak değil, çocuklarınızı düşünün!Taha Akyol

    Taha Akyol - Milliyet



    TÜRKİYE hızla çölleşiyor! Bu seneki kuraklık, önümüzdeki felaket yıllarının sadece küçük bir işaretidir!
    Dünya yağış haritalarına bakın! Afrika, Türkiye dahil Ortadoğu ve Orta Asya dünyanın az yağış alan bölgeleridir!
    Küresel ısınma ülkemizi yavaş savaş kuraklığa iterken, bizler de ellerimizle su kaynaklarımızı tahrip ediyoruz... Suyu israf ediyoruz...
    Hâlâ "su tasarrufu"nda hiçbir ilimiz yüzde 25 düzeyine ulaşamadı!
    Halbuki... Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülkenin bazı kesimlerinde "çöl karakteri oluştuğunu" açıklıyor! ABD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), erozyonun şiddetlenerek devam etmesi ve etkili tedbirler alınmaması halinde Türkiye'nin büyük bir bölümünün 2040 yılında "çöl" olacağını öngörüyor!
    2040 yılı, çok uzak değil, çocuklarınızı düşünün!

    Devlet Su İşleri
    Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, DSİ, Türkiye'nin en hayati kurumlarından biri. 1954'te kuruldu. Akan her damla suda, yanan her ışıkta, sulanan her metrekare tarlada onun hakkı var. Vereceğim rakamlar DSİ'nindir:


    Yılda kişi başına 8 bin metreküp kullanılabilir su düşen ülkeler su zengini sayılıyor. Biz bunun çok uzağındayız.

    Türkiye'de yılların ortalaması olarak kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1500 metreküptür. 'Su sıkıntısı çeken ülkeler' sınıfındayız!

    Zaten 1000 metreküpün altına düşünce 'kurak' ülke oluyorsunuz! Etiyopya gibi!
    Buna rağmen mesela İsrail'deki "suyu tasarruflu kullanma alışkanlığı" bizde yok!
    Su tesisatı, cihaz ve armatürlerimiz bizden 4-5 kat fazla yağış alan Avrupa tasarımlarına göre yapıldığı için şelale gibi akar! Kullanılmış suyu tuvalet temizliği için tekrar kullanacak tesisattan haberimiz yok!
    Baraj ve göletler dışında, sitelerde, park ve bahçelerde, üniversite kampuslarında yağmur sularını biriktirecek sarnıçlarımız yok!
    'Damlama' tekniğini kullanmadığımız için, tarlalara suyu salıp hem erozyon ve tuzlanmayla toprağı mahvediyoruz hem de suyu israf ediyoruz!
    Aşırı su kullanımı yüzünden Harran tuzlanıyor! Konya Ovası çölleşiyor, yeraltı suları Tuz Gölü'nün seviyesinin altına düştü!

    Patır patır doğurmak!
    Belki en büyük alarm, İran'ın başardığı aile planlamasını başaramamış olmamızdır!
    Yine DİE'nin bir grafiğini size sunuyorum. Bakın nüfusumuz arttıkça, kişi başına kullanılabilir su miktarı nasıl düşüyor!

    Kişi başına kullanılabilir su m3



    1960'larda "kişi başına kullanılabilir su" miktarı, bol yağışlı Avrupa düzeyindeydi! Ama o zaman Türkiye'de bugünkü kadar barajlar yoktu, şehirleşme yoktu, sulu tarım yoktu; nüfusumuz da azdı! Şimdi nüfusumuz patladı, su israfımız arttı; küresel ısınma ise kuraklık getiriyor!
    Sayın Başbakan! Seferberlik lazım! Barajlardan tarlalara, armatür ve klozet tasarımlarından su kaçaklarının önlenmesine kadar, su üreten, su kullanan her birim seferber edilmeli, "psikolojik harekât" bu konuda bilinçlenme için yapılmalı!

    Kaynak

    Sahi bu türban sorunu ne olacak ?
    Bu mesaj en son " 14.08.08 " tarihinde saat 17:18 itibariyle FLoRa tarafından düzenlenmiştir... Neden: yazar ismi eklenmiştir efem
    Derdini SöyLemeyen iyi eder , birde onun derdiyLe ugrasamam !
    Ne kadar kücük seyler icin aglardik
    Bir tutam sac, bir oyuncak araba, bir bebek
    Simdi büyüdük..
    Cok büyük olaylar bile aglatmiyor bizi, ölümler, savaslar, iflaslar
    Simdi daha mi güclüyüz? Yoksa daha mi aliskin?
    Hayati ögrenmek, alismak mi acaba?

    Keşke Hep Cocuk KaLsaydım..da, Dizimdeki Yarayı En Büyük Acı Sansaydım..

  2. #2
    piüçolsunhocam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-08-2008
    Mesajlar
    1,383
    Karizma Gücü
    0
    bunu ormanları yakan arkadaşlara bi sormak lazım sularını boşa harcayan arkadaşlarada tabi yazı için teşekkürler çok yerinde bir yazı olmuş bu ülkede türbandanda daha önemli konular var
    24 mart 2009 hoşgeldin kızım KATREM


    Bu imzaya erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. (SansüreSansür Yay! Hareketi)

  3. #3
    :(WeEp): adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-06-2008
    Mesajlar
    323
    Karizma Gücü
    0
    Biz Türkler eskiden ortam şartları kötüleştikçe göç ederdik. Göçebe bir millettik. Yerleşik hayata geçtik ama göçebe zihniyetini terk edemedik. Artık eskisi gibi değil. Her ülke kendi kaynaklarını tüketerek hayatta kalmak zorunda gibi bir durum söz konusu. Türk milleti askeri güvenliğe önem verirken suyunu boşa harcıyor. Bir insanın kışın sıkı giyinip yiyeceğine dikkat etmemesi gibi.

    Göç etmek bizim DNA'mıza işlemiştir bence. Eminim ki insanlarımızın kafasında "buradaki su biterse başka yere gideriz" düşüncesi hakimdir.
    Sahi bu türban sorunu ne olacak ?
    Lütfen geçelim artık bunları! Sıktı ama yaa

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •