• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    Lo[R]D adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2008
    Mesajlar
    525
    Karizma Gücü
    0

    Anıtkabir Farizası - Engin Ardıç

    Ahmedinecad bizim buralara gelecek ya, adam şeriatçı tabii, Anıtkabir'e gitmek istememiş, bizimkiler de bir "hile-i şeriye" uydurmuşlar, resmi ziyaretin adını "çalışma ziyareti" yapmışlar, böylece Anıtkabir "tavafı" zorunlu olmaktan çıkmış, Türkİran ilişkileri kurtulmuş! (Şunu "Necad" mı yazacağız, "Nejad" mı yahu, bir karar verin!)

    Bütün bunlara gülecekleri yerde kızıyorlar bazı arkadaşlar...
    Ahmedinecad'a küfür etseler "Amerikancı" görünecekler, onu pek yapamıyorlar. En fazla, "İstanbul'da cuma namazı kılacakmış, vay kıro vay" gibilerden küçümsüyorlar (sonra da "niçin bizim parti hiçbir seçimi kazanamıyor" diye şaşarlar.)
    Onun yerine, alavere dalavere, dönüp hükümete giydirmece...
    çok haklı olarak da diyorlar ki, bu iş yalnızca bir mezar ziyaretinden ibaret değildir, ülkemize gelen yabancı bir devlet adamının Anıtkabir'e gitmesi, "Türkiye Cumhuriyeti'ne saygı belirtisidir" ...

    Bu saygıyı da elbette herkesten bekleriz! Buraya kadar tamam. Ama bizim politikacı da Ayetullah Humeyni türbesine gidecek Tahran'a yolu düşerse, onlar da saygı beklerler! Var mısınız? (Devletlerarası ilişkilerde "mütekabiliyet esası" var ya...)
    Bu arkadaşların, kendi kendilerine bazı sorular daha sormaları gerekir...

    Niçin herhangi bir çağdaş ve ileri devletin resmi protokolunda, "yabancıları zorla kurucusunun mezarına götürmek" yoktur?

    Daha doğrusu, niçin başka herhangi bir devletin "şahıs" olarak "kurucusu" yoktur? Niçin başka herhangi bir devlet, kendi varlığını "tek adamla" açıklamamakta ve tanımlamamaktadır? Düşman işgalinden kurtarılmış tek ülke Türkiye midir? Rejim değiştirmiş tek ülke Türkiye midir? George Washington "kurucu" mudur yoksa yalnızca "ilk başkan" mı?

    Birkaç kişi var, diyelim... Niçin bu adamların mezarları "turistik merak alanları" olarak bırakılmıştır da resmi hüviyet kazanmamıştır? Geçen yüzyılda Sovyetler Birliği'ne gelip giden hiçbir resmi ziyaretçinin (hangi siyasi renkten olursa olsun) kolundan tutulup Lenin "mozolesine" zorla götürüldüğünü ben duymadım.

    İsterseniz soruyu şöyle de çevirip sorayım: Niçin o adamların birer mezarı vardır da bunlar "mozole" değildir?
    Diktatörün mozolesi olur, Lenin'in, onun hemen yanında kısa bir süre, üç yıl kadar da Stalin'in... Hitler'in de, Mussolini'nin de olacaktı, savaşı kazansalardı...

    İmparatorun mozolesi olur, Avgustus'un, Hadrianus'un (Roma'daki Castel Sant'Angelo'nun dibi...)
    Fransa, Napoleon'a bile mozole yapmamıştır da, onu Malul Gaziler Yurdu'nun (Invalides) kilisesinin kubbesinin altına gömüvermiştir. Charles de Gaulle, köyünün kilisesinin avlusunda yatmaktadır.

    Ona bakarsanız bana Hitler döneminde Almanya'da Hitler heykeli de gösteremezsiniz, yalnızca büstleri vardı... üzerinde Hitler resmi olan hiçbir Reichsmark banknotu da gösteremezsiniz, gamalı haç vardı, o da her "kupürde" değil.
    Siz, Anıtkabir'i tapınağa çevirdiniz, Nutuk'u kutsal kitaba çevirdiğiniz gibi. Her gelip gidenden de, sevsin sevmesin, istesin istemesin, orada "arz-ı übudiyet" etmesini bekliyorsunuz.
    Bu, geri kalmışlıktır, "batılı" geçinen arkadaşların hiç hoşlanmayacakları üzere "doğululuktur".

    Roma'ya resmi bir ziyarette bulunup Octavianus ve Marcus Antonius'la görüşmeler yapan Mısır kraliçesi Kleopatra, kendi tanrıları olmasa, onlara inanmasa bile çeşitli Roma tanrılarının sunaklarında kurbanlar kesmiş, dualar etmişti... Bu, yüce Roma'ya bir saygı gösterisiydi...
    Ben aradan 2048 yıl geçtiğini sanıyordum.

    Engin Ardıç.



    Not: Parantez içi ifadeler, yazara aittir.

    Euro 2008'de yaşanan, Atatürk portresine batıl inançlar yükleyen bazı çevreleri eleştiren makalesinden sonra bu makalesi de yeni tartışmalara sebep olacak gibi.
    Lord Gürzon: " Türkiye İslâmî alâkasini ve İslâmi temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa, bizimle hulûs birliği etmiş olur ve Hıristiyan dünyasinin hürmet ve minnetini kazanir; biz de kendisine dilediğini veririz. "

    Lozan Muahedesinden sonra, İngiltere Avam Kamarasında, "Türklerin istiklâlini niçin tanıdınız?" diye yükselen itirazlara, Lord Gürzon'un verdiği cevap:
    " İste asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski şatvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onlari, mâneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz. "
    ...

  2. #2
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    T.D.K.
    mozole: Anıt mezar (Fr., mausolée )

    İngilizcesi
    mausoleum: Büyük defin odası

    Hitler'siz banknotlardan, mozolesi olmayan Romalılardan bize ne? İslamiyet'te de mezarların gösterişten uzak olması durumu vardır ama Türkiye'de sayısız türbe var. Üstelik türbeler ahşap veya mermer (kimi zaman da uyduruk restarasyon nedeniyle betondan) sandukalar barındırır. O sandukalar ile Anıtkabir'deki mermer mozolenin ne farkı var?

    (Bunu yazdığım için birileri lafı gerisinden anlayıp din alimlerinin türbeleri ile Anıtkabir'i bir tuttuğumu düşünmesin. Türbelerden medet ummak kadar Anıtkabir'de mermer okşayandan da nefret ediyorum. İlgililerin bilgilerine...)

    Ardıç kelime oyunlarını bıraksın da "adam olma"yı tanımlasın bir de...

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  3. #3
    Lo[R]D adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2008
    Mesajlar
    525
    Karizma Gücü
    0
    İslamiyet'te ölülerden, insanlardan medet ummak şirk demektir. Ülkemizde bu amaçlara hizmet eden yüzlerce türbe var. Çocuk sahibi olamayanlar, maddi durumu iyi olmayanlar vs. bazı türbelerde dilekte bulunuyorlar. Bu da onların Din'i yanlış bilmelerinden kaynaklanıyor.

    Engin Ardıç, bir önceki makalesinde de buna benzer yanlış yorumlamaları eleştirmişti. Bu makalede de Anıtkabirin bu amaçlara doğru sürüklendiği anlatılmaya çalışılmış. Eğer türbelerden medet umanlardan değilseniz, alınmanıza gerek yok.
    Lord Gürzon: " Türkiye İslâmî alâkasini ve İslâmi temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa, bizimle hulûs birliği etmiş olur ve Hıristiyan dünyasinin hürmet ve minnetini kazanir; biz de kendisine dilediğini veririz. "

    Lozan Muahedesinden sonra, İngiltere Avam Kamarasında, "Türklerin istiklâlini niçin tanıdınız?" diye yükselen itirazlara, Lord Gürzon'un verdiği cevap:
    " İste asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski şatvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onlari, mâneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz. "
    ...

  4. #4
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Demek istediğim şu ki; türbeler kadar Anıtkabir'i de elbette yanlış yorumlayanlar var. Ancak mesele hangi açıdan baktığınıza göre değişir. Anıtkabir ziyaretini, "bir yabancı devlet adamının ziyaret ettiği ülkenin kurucusuna saygılarını sunması" olarak görmek ve doğru algılamak gerek. Öte yandan bu ziyaret gerçekleşmesin diye protokoller geri plana itilerek milli marşların çalınması da, temsil (tören) kıtasının selamlanması da iptal edilmiş olunuyor. İstanbul'a gidilmesi vs. gibi durumlara girmiyorum bile.

    Anıtkabir'e gidilmemekle Atatürk eksiklik hissetmez ama uluslararası siyasette söz sahibi olmak bambaşka bir önem taşır. Ulusal prestijin neresinde durduğumuza bakalım.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  5. #5

    Kayıt Tarihi
    29-11-2005
    Mesajlar
    1,640
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı AlpeR tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    Ardıç kelime oyunlarını bıraksın da "adam olma"yı tanımlasın bir de...
    Onu Yekta Bey tanımlamıştı duymadınız mı ?

    "Atatürkçü olmak, adam olmaktır" diye buyurmuştu hazret.

    Enternasyonel kabul de gördü bu tanım hatta. Pek çok ülkeden gelen ve Yekta Beyi destekleyen "adamlık neymiş kemalistlerden öğrendik" tarzı açıklamalar birbirini izledi.

    Liboş tanımını ne yapacaksınız ?

    Konunun adamlıkla alakasını, sizin ve sizin gibilerin bu "adamlık" meselesini yerli yersiz tartışma hevesinizi anlayamasam da tanımsa tanım işte, tepe tepe kullanın.

  6. #6
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Sn. Özden'in tanımına itirazımız yok, ben Engin beyin tanımını rica ettim. Yukarıdaki mozole bilgileri ile birleştirip "Lüzumsuz Bilgiler Cep Kitabı" çıkartma düşüncem var da...

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Engin Ardıç’tan Hıncal Uluç’a şok sözler !
    2005 Konuları bölümünde nuri140 tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 31.01.08, 00:01
  2. Anıtkabir defteri 'şaka' kaldırmadı
    2005 Konuları bölümünde KARECHi tarafından açılmış
    Yanıt: 49
    Son Mesaj: 09.07.05, 23:09
  3. Ardıç, YÖK Başkanı'nı taşladı
    2005 Konuları bölümünde murathan tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 23.05.05, 10:21

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •