• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
29 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ayneyn adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-04-2008
    Mesajlar
    1,926
    Karizma Gücü
    0

    Kâfirler, Allah'ın yarattığı her şeyin gölgesinin uzayıp kısalarak ...

    48- Kâfirler, Allah'ın yarattığı her şeyin gölgesinin uzayıp kısalarak sağdan sola döndüğünü ve böylece O'na boyun eğerek secde ettiğini görmüyorlar mı?

    49- Göklerde ve yerde bulunan bütün canlılar ve melekler, büyüklük taslamaksızın, Allah'a secde ederler.

    50- Çünkü onlar üstlerindeki Rabblerinden korkarlar ve kendilerine emredileni yaparlar.


    "Kâfirler, Allah'ın yarattığı her şeyin gölgesinin uzayıp kısalarak sağdan sola döndüğünü ve böylece O'na boyun eğerek secde ettiğini görmüyorlar mı?" Uzayıp kısalan, dik uzanan ve kırılan eğilim, gösterip giden gölgelerin manzarası ile dolu sahne, kalbini açan, duygularını uyandıran, etrafını kuşatan, evrenle diyalog içine girenler için etkili bir sahnedir.

    Kur'an varlıkların ve eşyanın ilahi yasalara boyun eğişini -boyun eğişin en belirgin görüntüsü olan- "secde" ifadesi ile vermektedir. Dikkatleri -uzadıktan sonra geri dönen- gölgelerin hareketine çekmektedir. Gölgelerin hareketi gerçekten de gizli, saf duygular üzerinde etkili olan, köklü ve derin bir harekettir. Burada bütün yaratıklar gönülden boyun eğmiş, teslim olmuş ve itaatkâr olmuş biçimde çizilmektedir. Ayrıca bunlara yerde ve göklerde bulunan her canlı ilave edilmiştir. Bu evrendeki tüm varlıklara bir de melekler ekleniyor. Sonra bakmışız ki sahne, nesneler, gölgeler, hayvanlar ve meleklerle dolup taşmıştır. Hepsi boyun eğmiş, itaate yönelmiş, ibadete ve secdeye kapanmıştır. Allah'a kulluk yapmaya karşı büyüklük taslamıyorlar ve O'nun emrine aykırı hareket etmiyorlar. Bu ilginç ve hayret verici ortamda kural dışı kalanlar, sadece büyüklük taslayan ve inkâra kalkışan insanlardır.

    İşte bu sahne ile, büyüklük taslayan ve inkâra kalkışanlara değinerek başlayan ve onları sonuçta koca evren sahnesinde büyüklük taslamak ve inkâra kalkışmakta yalnız bırakmayı amaçlayan bu ders de sona ermiş oluyor...


    Seyyid Kutub
    Sadece Bakarak Göremezsin !

  2. #2
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    allah razı olsun aziz kardeşim malumdur ki camid varlıklar yani cansızlar allaha boyun eğerler.şuuru olanların ise boyun eğmemeleri onların camidlerden daha camid olduğunu gösterir.çünkü herşey allah der.

    "Peygamberleri onlara dedi ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden ALLAH hakkında şüphe olur mu?" (İbrahim Suresi: 14.10)

    allahın varlıgından şüphe olmaz.
    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ayneyn tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    48- Kâfirler, Allah'ın yarattığı her şeyin gölgesinin uzayıp kısalarak sağdan sola döndüğünü ve böylece O'na boyun eğerek secde ettiğini görmüyorlar mı?
    49- Göklerde ve yerde bulunan bütün canlılar ve melekler, büyüklük taslamaksızın, Allah'a secde ederler.

    50- Çünkü onlar üstlerindeki Rabblerinden korkarlar ve kendilerine emredileni yaparlar.


    "Kâfirler, Allah'ın yarattığı her şeyin gölgesinin uzayıp kısalarak sağdan sola döndüğünü ve böylece O'na boyun eğerek secde ettiğini görmüyorlar mı?" Uzayıp kısalan, dik uzanan ve kırılan eğilim, gösterip giden gölgelerin manzarası ile dolu sahne, kalbini açan, duygularını uyandıran, etrafını kuşatan, evrenle diyalog içine girenler için etkili bir sahnedir.

    Kur'an varlıkların ve eşyanın ilahi yasalara boyun eğişini -boyun eğişin en belirgin görüntüsü olan- "secde" ifadesi ile vermektedir. Dikkatleri -uzadıktan sonra geri dönen- gölgelerin hareketine çekmektedir. Gölgelerin hareketi gerçekten de gizli, saf duygular üzerinde etkili olan, köklü ve derin bir harekettir. Burada bütün yaratıklar gönülden boyun eğmiş, teslim olmuş ve itaatkâr olmuş biçimde çizilmektedir. Ayrıca bunlara yerde ve göklerde bulunan her canlı ilave edilmiştir. Bu evrendeki tüm varlıklara bir de melekler ekleniyor. Sonra bakmışız ki sahne, nesneler, gölgeler, hayvanlar ve meleklerle dolup taşmıştır. Hepsi boyun eğmiş, itaate yönelmiş, ibadete ve secdeye kapanmıştır. Allah'a kulluk yapmaya karşı büyüklük taslamıyorlar ve O'nun emrine aykırı hareket etmiyorlar. Bu ilginç ve hayret verici ortamda kural dışı kalanlar, sadece büyüklük taslayan ve inkâra kalkışan insanlardır.

    İşte bu sahne ile, büyüklük taslayan ve inkâra kalkışanlara değinerek başlayan ve onları sonuçta koca evren sahnesinde büyüklük taslamak ve inkâra kalkışmakta yalnız bırakmayı amaçlayan bu ders de sona ermiş oluyor...


    Seyyid Kutub
    Basit bir fizik kanunundan nasılda bir mucize çıkartıyorsunuz hayretki ne hayret?

    Hadi 1400 yıl önceki insanlar buna hayret verici bir tesbit olarak bakıyorlardı,ya siz nasıl bunu buraya alarak,mucize kabilinden bizlere yutturmaya çalışıyorsunuz hayretki ne hayret?

    Aynı gölge mucizesi neden acaba gölgede gerçekleşmiyorda,sadece güneşin ortasında kaldığımızda oluyor.

    Ve dahada komiği,akşam oynanan futbol maçlarında aynı mucize hemde 4 kere gerçekleşiyorFutbolcuya faül yapıldığında tüm gölgeler secdeye kapanıyor.Ama benim anlamadığım,kaleci cepheden gelen,ve doksana giden sert şutu çıkarmak için uçtuğunda,gölgelerin bu hareketi neye işaret ediyor?

    Bu fizik olayınada kurandan bir ayet bulursunuz artık.Siz bulamazsanız Harun Yahya abimize başvurun,o ne eder eder,bulur bir tane.

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    17-09-2007
    Mesajlar
    415
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ayneyn tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    48- Kâfirler, Allah'ın yarattığı her şeyin gölgesinin uzayıp kısalarak sağdan sola döndüğünü ve böylece O'na boyun eğerek secde ettiğini görmüyorlar mı?

    49- Göklerde ve yerde bulunan bütün canlılar ve melekler, büyüklük taslamaksızın, Allah'a secde ederler.

    50- Çünkü onlar üstlerindeki Rabblerinden korkarlar ve kendilerine emredileni yaparlar.


    "Kâfirler, Allah'ın yarattığı her şeyin gölgesinin uzayıp kısalarak sağdan sola döndüğünü ve böylece O'na boyun eğerek secde ettiğini görmüyorlar mı?" Uzayıp kısalan, dik uzanan ve kırılan eğilim, gösterip giden gölgelerin manzarası ile dolu sahne, kalbini açan, duygularını uyandıran, etrafını kuşatan, evrenle diyalog içine girenler için etkili bir sahnedir.

    Kur'an varlıkların ve eşyanın ilahi yasalara boyun eğişini -boyun eğişin en belirgin görüntüsü olan- "secde" ifadesi ile vermektedir. Dikkatleri -uzadıktan sonra geri dönen- gölgelerin hareketine çekmektedir. Gölgelerin hareketi gerçekten de gizli, saf duygular üzerinde etkili olan, köklü ve derin bir harekettir. Burada bütün yaratıklar gönülden boyun eğmiş, teslim olmuş ve itaatkâr olmuş biçimde çizilmektedir. Ayrıca bunlara yerde ve göklerde bulunan her canlı ilave edilmiştir. Bu evrendeki tüm varlıklara bir de melekler ekleniyor. Sonra bakmışız ki sahne, nesneler, gölgeler, hayvanlar ve meleklerle dolup taşmıştır. Hepsi boyun eğmiş, itaate yönelmiş, ibadete ve secdeye kapanmıştır. Allah'a kulluk yapmaya karşı büyüklük taslamıyorlar ve O'nun emrine aykırı hareket etmiyorlar. Bu ilginç ve hayret verici ortamda kural dışı kalanlar, sadece büyüklük taslayan ve inkâra kalkışan insanlardır.

    İşte bu sahne ile, büyüklük taslayan ve inkâra kalkışanlara değinerek başlayan ve onları sonuçta koca evren sahnesinde büyüklük taslamak ve inkâra kalkışmakta yalnız bırakmayı amaçlayan bu ders de sona ermiş oluyor...


    Seyyid Kutub
    Özür dilerim ama tam olarak neyi kastetdiğinizi anlayamadım.Eğer böyle bir olay varsa dünyanın neresinde durmak gerekiyor.Mesela kutup noktalarında bu olabilir ama ekvatorda bu oluyormu veya orta kuşakta.Sonra oluyorsa bundan ne çıkartıyorsunuz.Newtonun baş parmağı gibi bu olayı Allahı anlatmakta yeterlimi buluyorsunuz.

    Bence dini kopyala yapıştırla, kafa karıştırmakla anlatmış gibi olabilirsiniz ama bundan cesaret alıp sakın Allahı anlatmaya kalkmayın.Yeterince bilmediğiniz Allahı ,anlatıyormuş gibi gözüküp ,gülünç olmayın günaha girmeyin.Ben Allahı son derece basit gölgelerden öğrenecek değilim ,bunun için çok daha güzel milyonlarca kanıt varken.

  5. #5
    ayneyn adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-04-2008
    Mesajlar
    1,926
    Karizma Gücü
    0
    Ben Kuran ayetlerini tefsir edecek bilgiye sahip değilim Bu bilgileri araştırıp bizlere sunan tefsir alimleri bilir Ben alim değilim

    Bildiğim kadarını sizinle paylaşayım
    Burdaki secde kelimesini namazla karıştırmamak gerek Zaten Kuran'da geçen namaz emri sadece insanlar ve cinler içindirBunu göz önünde bulundurduğumuzda secdenin hangi anlamda kullanıldıgını daha iyi kavrarız Bütün cisimler Allah ın onlara verdiği görevi yerine getirirken itaat üzeredirler Ona boyun eğmişler ve görevlerini kendilerinden istendği gibi harfiyyen yerine getirmektedirler Namazla mükellef değildirler Ama görüntüleri ,Allah karşısında eğilimişliklerinin gözle görünen yanıdır Namazla mükellef insanlara bu görüntü çok hoş gelir
    Sadece Bakarak Göremezsin !

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Apacık olduğu söylenen Kuranı açıklamak için birde ALİM'lere neden ihtiyaç duyulurki.Açıklayacağıda altı üstü gölgeler!

  7. #7
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı ayneyn tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    48- Kâfirler, Allah'ın yarattığı her şeyin gölgesinin uzayıp kısalarak sağdan sola döndüğünü ve böylece O'na boyun eğerek secde ettiğini görmüyorlar mı?

    49- Göklerde ve yerde bulunan bütün canlılar ve melekler, büyüklük taslamaksızın, Allah'a secde ederler.

    50- Çünkü onlar üstlerindeki Rabblerinden korkarlar ve kendilerine emredileni yaparlar.


    "Kâfirler, Allah'ın yarattığı her şeyin gölgesinin uzayıp kısalarak sağdan sola döndüğünü ve böylece O'na boyun eğerek secde ettiğini görmüyorlar mı?" Uzayıp kısalan, dik uzanan ve kırılan eğilim, gösterip giden gölgelerin manzarası ile dolu sahne, kalbini açan, duygularını uyandıran, etrafını kuşatan, evrenle diyalog içine girenler için etkili bir sahnedir.

    Kur'an varlıkların ve eşyanın ilahi yasalara boyun eğişini -boyun eğişin en belirgin görüntüsü olan- "secde" ifadesi ile vermektedir. Dikkatleri -uzadıktan sonra geri dönen- gölgelerin hareketine çekmektedir. Gölgelerin hareketi gerçekten de gizli, saf duygular üzerinde etkili olan, köklü ve derin bir harekettir. Burada bütün yaratıklar gönülden boyun eğmiş, teslim olmuş ve itaatkâr olmuş biçimde çizilmektedir. Ayrıca bunlara yerde ve göklerde bulunan her canlı ilave edilmiştir. Bu evrendeki tüm varlıklara bir de melekler ekleniyor. Sonra bakmışız ki sahne, nesneler, gölgeler, hayvanlar ve meleklerle dolup taşmıştır. Hepsi boyun eğmiş, itaate yönelmiş, ibadete ve secdeye kapanmıştır. Allah'a kulluk yapmaya karşı büyüklük taslamıyorlar ve O'nun emrine aykırı hareket etmiyorlar. Bu ilginç ve hayret verici ortamda kural dışı kalanlar, sadece büyüklük taslayan ve inkâra kalkışan insanlardır.

    İşte bu sahne ile, büyüklük taslayan ve inkâra kalkışanlara değinerek başlayan ve onları sonuçta koca evren sahnesinde büyüklük taslamak ve inkâra kalkışmakta yalnız bırakmayı amaçlayan bu ders de sona ermiş oluyor...


    Seyyid Kutub
    Biz burada İnsanlara verilen ayrıcalığı farkediyouz.Bize verilen irade ile Rabbimize secde ederek bu evrene uyum sağlıyoruz.



    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  8. #8
    ayneyn adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-04-2008
    Mesajlar
    1,926
    Karizma Gücü
    0
    Türkçede açık ve anlaşılır bir dil ama yinede türkçe kitaplar okuyorsunuz

    Alıntı DÜZEN tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Apacık olduğu söylenen Kuranı açıklamak için birde ALİM'lere neden ihtiyaç duyulurki.Açıklayacağıda altı üstü gölgeler!
    Siz matematik bilgisini Türkçe bilgisini vs vs neden o konunun uzmanlarının yazdıgı kitaplarda okuyorsanız bizde ,bize verilen mesajları okuyarak alıyor uyguluyoruz Geri kalan islam tarihiyle alkalı ,bizim bilmediğimiz taraflarınıda sadece öğrenmek amaçlı işin uzmanından destek alıyoruz

    Kuran ,tıoplumda yaşanan olaylardan savaşlardan ,kişisel kavgalardan vs vs örnekler vererek ,bu olaylar başımıza geldiğinde nasıl davranmamız gerekir onları söyler Bizm ilk etapta okudugmuzda anladıgımız ve bizim hayatımıza yön verecek olanlar bunlardır Emir ve yasaklar Toplum düzenini sağlayan İslam hukuku ...
    Birde işin tarihi boyutu vardır Bu olaylar nerde geçmiş ve emirler hangi zamanda ve nasıl verilmiş Bunun raştırmasını yapmak birçok insan için kolay olmayan,hatta imkansız birşeydir.Bizde bu konuların uzmanları tarafından araştırılmış,hazırlanmış tefsirleri okuruz İslamı daha iyi anlamak için
    Sadece Bakarak Göremezsin !

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ayneyn tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Türkçede açık ve anlaşılır bir dil ama yinede türkçe kitaplar okuyorsunuz



    Siz matematik bilgisini Türkçe bilgisini vs vs neden o konunun uzmanlarının yazdıgı kitaplarda okuyorsanız bizde ,bize verilen mesajları okuyarak alıyor uyguluyoruz Geri kalan islam tarihiyle alkalı ,bizim bilmediğimiz taraflarınıda sadece öğrenmek amaçlı işin uzmanından destek alıyoruz

    Kuran ,tıoplumda yaşanan olaylardan savaşlardan ,kişisel kavgalardan vs vs örnekler vererek ,bu olaylar başımıza geldiğinde nasıl davranmamız gerekir onları söyler Bizm ilk etapta okudugmuzda anladıgımız ve bizim hayatımıza yön verecek olanlar bunlardır Emir ve yasaklar Toplum düzenini sağlayan İslam hukuku ...
    Birde işin tarihi boyutu vardır Bu olaylar nerde geçmiş ve emirler hangi zamanda ve nasıl verilmiş Bunun raştırmasını yapmak birçok insan için kolay olmayan,hatta imkansız birşeydir.Bizde bu konuların uzmanları tarafından araştırılmış,hazırlanmış tefsirleri okuruz İslamı daha iyi anlamak için
    Yahu dünyada görebileceğiniz en basit fizik olayının mucizeyle,secde etmekle ne alakası var?Siz güneşte zıplayınca,gölge secde ediyorsa asıl mucize budur.

    Ben giderim o gider,önümde tin tin eder.Alimler bunuda bulsun.Asıl mucize bu işte

  10. #10
    :(WeEp): adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-06-2008
    Mesajlar
    323
    Karizma Gücü
    0
    48. ve 49. ayetler için denilecek pek fazla birşey yok. Herşeyin Tanrı'ya secde ettiği söylenirken gölgelerin secdesine dikkat çekiliyor. 50. ayet ise Tanrı'nın yukarda olduğunu tekrarlıyor. İslam inancına göre Tanrı, yukarıya bakıldığında görülen maviliğin üstüdür. O mavilik bir su olarak düşünülür. Tanrı'nın arşı da o suyun üzerindedir.

    Atmosferdeki maviliğin su olarak algılanışı:

    Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık.

    (KAMER suresi 11. ayet) (Resmi:54/İniş:37/Alfabetik:52)
    ALEMİN YARATILIŞI BÖLÜMÜ|Alemin Yaratılışı Hakkında|buharitirmizi|İmran İbnu Husayn|Mescidde, Resulullah (sav)'ın huzuruna girmiştim. (O sırada) Beni Temim kabilesinden bir grup insan geldi. Onlara: "Ey Beni Temim, size müjde olsun!" diyerek söze başlamıştı. Onlar hemen: "Bize müjde verdin, öyle ise (beytül-malden) iki kere bağış yap!" diye talepde bulundular. Onların bu cevabı karşısında Resulullah (sav)'ın yüzünden rengi attı. Hz. Peygamber (sav)'in huzuruna (Hayberin fethi sırasında) Yemen halkından bir grup (Eş'ari) girmişti. Onlara: "Ey Yemenliler! Beni Temim 'in kabul etmediği müjdeyi siz bari kabul edin!" dedi. Onlar: "Kabul ettik ey Allah'ın Resulü!" dediler ve arkadan ilave ettiler: "Biz dinimizi öğrenmeye ve bu (yaratılış) işinin başı ne idi, onu senden sormaya geldik!" dediler. Bunun üzerine Resulullah (sav), mahlükatın ve Arş'ın başlangıcını anlatmaya başladı: "Bidayette Allah vardı, O'ndan önce başka bir şey yoktu. O'nun Arş'ı suyun üzerinde bulunuyordu. Sonra gökleri ve yeri yarattı. Sonra zikr (denen kader defterinde ebede kadar cereyan edecek) her şeyi yazdı." |Buhari, Megazi, 67, 74, Bed'ul-Halk 1, Tevhid 22; Tirmizi, Menakıb, 3946|1684
    O zamanlarda insanlar bir kuşun uçmasını hayretle karşılıyorlardı. O kuşların düşmemesini Tanrı'nın onları tutmasına bağlıyorlardı:

    Göğün boşluğunda, O'nun emrine boyun eğdirilmiş olan kuşlara bakmadılar mı? Onları Allah'tan başka tutan yoktur. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için âyetler (Allâh'ın büyüklüğüne işâretler) vardır.

    (NAHL suresi 79. ayet) (Resmi:16/İniş:70/Alfabetik:75)
    ALEMİN YARATILIŞI BÖLÜMÜ|Alemin Yaratılışı Hakkında|tirmizi|Ebu Rezin el-Ukeyli|"Ey Allah'ın Resulü," dedim, "mahlukatını yaratmazdan önce Rabbimiz nerede idi?" Bana şu cevabı verdi: "el-Amd'da idi. Ne altında hava, ne de üstünde hava vardı. Arşını su üzerinde yarattı." (Ahmed İbnu Hanbel dedi ki: "Yezid şunu söyledi: "el-Ama, yani "Allah'a birlikte başka bir şey yoktu" demektir.") |Tirmizi, Tefsir, Hud (3108)|1685
    ALEMİN YARATILIŞI BÖLÜMÜ|Alemin Yaratılışı Hakkında|tirmiziebu davudİbnu mace|Abbas İbnu Abdilmuttalib|Batha nam mevkide, aralarında Resulullah (sav)'ın da bulunduğu bir grup insanla oturuyordum. Derken bir bulut geçti. Herkes ona baktı. Resulullah (sav): "Bunun ismi nedir bileniniz var mı ?" diye sordu. "Evet bu buluttur!" dediler. Resulullah (sav): "Buna müzn de denir" dedi. Oradakiler: "Evet müzn de denir" dediler. Bunun üzerine Resulullah (sav): "Anan da denir" buyurdu. Ashab da: "Evet anan da denir" dediler. Sonra Hz. Peygamber (sav): "Biliyor musunuz, sema ile arz arasındaki uzaklık ne kadardır?" diye sordu. "Hayır, vallahi bilmiyoruz!" diye cevapladılar. "Öyleyse bilin, ikisi arasındaki uzaklık ya yetmiş bir, ya yetmiş iki veya yetmiş üç senedir. Onun üstündeki sema(nın uzaklığı da) böyledir." Resulullah (sav) yedi semayı sayarak her biri arasında bu şekilde uzaklık bulunduğunu söyledi. Sonra ilave etti: "Yedinci semanın ötesinde bir deniz var. Bunun üst sathı ile dibi arasında iki sema arasındaki mesafe kadar mesafe var. Bunun da gerisinde sekiz adet yabani keçi (süretinde melek) var. Bunların sınnakları ile dizleri arasında iki sema arasındaki mesafe gibi uzaklık var, sonra bunların sırtlarının gerisinde Arş var, Arş'ın da alt kısmı ile üst kısmı arasında iki sema arasındaki uzaklık kadar mesafe var, Allah, bütün bunların fevkindedir" |Tirmizi, Tefsir, Hakka, (3317); Ebu Davud, Sünnet 19, (4723); İbnu Mace, Mukaddime 13, (193)|1689
    Not: Bu hadiste ve aşağıdaki ayette kullanılan fevka kelimesi üzerinde/üstünde anlamındandır. Mesela uçak bizim fevkimizden/üstümüzden geçip gider.

    Tanrı'nın gökte olduğu:

    Not: Bundan başka örnekleri de var.

    Üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyi yaparlar.

    (NAHL suresi 50. ayet) (Resmi:16/İniş:70/Alfabetik:75)
    Tanrı göğü yerin üstüne düşmesin diye tutması:

    ...Yerin üstüne düşmesin diye göğü tutuyor...

    (HAC suresi 65. ayet) (Resmi:22/İniş:88/Alfabetik:32)
    Tanrı'nın azabının gökten geliyor olması:

    Not: Azabın geliş yerindeki Kur'an'da işlenen genel mantık budur.

    "Biz yoldan çıkan şu ülke halkının üstüne gökten bir azâb indireceğiz."

    (ANKEBÛT suresi 34. ayet) (Resmi:29/İniş:85/Alfabetik:8)
    (Allâh'ın) Karayı ters çevirip sizi batırmayacağından, yahut üzerinize taşlar savuran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? (Ki bunlar olduktan) Sonra kendinize bir koruyucu bulamazsınız!

    (İSRÂ suresi 68. ayet) (Resmi:17/İniş:50/Alfabetik:46)
    Yoksa siz, gökte olanın, üzerine taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? (O zaman) tehdidimin nasıl olduğunu bileceksiniz.

    (MÜLK suresi 17. ayet) (Resmi:67/İniş:77/Alfabetik:68)
    Gökteki dağlardan Tanrı'nın insanlar üzerine dolu yağdırdığı:

    Not: Parantez aslına dahil değildir.

    Görmedin mi Allâh bulutları sürer, sonra onları birbirine geçirir, sonra onları birbiri üstüne yığar (sıkıştırır), arasından yağmurun çıktığını görürsün. Gökteki dağlar (gibi büyük bulut parçaların)dan bir dolu indirir de onunla dilediğini vurur, dilediğinden de onu öteye çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

    (NÛR suresi 43. ayet) (Resmi:24/İniş:102/Alfabetik:84)
    Tanrı'nın kitabı gökten indirdiği:
    (Allâh) Emri gökten yere tedbir eder (buyruğunu indirir).

    (SECDE suresi 5. ayet) (Resmi:32/İniş:75/Alfabetik:92)
    Kitâp ehli, senden, kendilerine gökten bir Kitâp indirmeni istiyorlar...

    (NİSA suresi 153. ayet) (Resmi:4/İniş:98/Alfabetik:82)
    İslam inancında bu ve buna benzer birçok inanış şekilleri vardır.

    Eski insanları anlamak bazen çok zor olabiliyor. O imkanlarla yaptıkları gözlemlerin sonucunda böyle olması gerektiğini düşünmüş olmalılar.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •