POLİS, GÜRSOY’UN TTB BAŞKANI OLDUĞUNU BİLMİYORMUŞ!
13:02 11 Ağustos 2008


İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Ankara Tabip Odası’nın genel kurul toplantısı için Ankara’da bulunan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Başkanı Gençay Gürsoy’un erken saatlerde kaldığı otele gelen emniyet güçleri tarafından gözaltına alınmasıyla ilgili soru önergesini yanıtladı.

DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın verdiği önergeyi cevaplayan Atalay, “Gürsoy’un yakalama emrinde, ilgilinin kimlik bilgileri dışında profesör olduğuyla veya TTB Başkanı olduğuyla ilgili herhangi bir kayıt yoktur. Söz konusu işlemler, tamamen ilgili mevzuat çerçevesinde yapılmış olup, kanunlar karşısında eşitlik ilkesine bağlı kalınarak, polisimizin mahkemece verilen yakalama emrini yerine getirmesinden ibarettir” dedi.

Gürsoy hakkında 2004’te dava açılmış olduğunu ancak Gürsoy’un bildirilen adreste bulunmaması nedeniyle tebligat yapılamadığını belirten Atalay, şunları kaydetti, “2006’da Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden, ilgilinin adresinin tahkik ve tespit edilmesi istenmiş, belirtilen adrese gidildiğinde şahsı tanıyan ve bilen olmadığı, işyeri olarak bildirdiği Çapa Tıp Fakültesi’nden emekli olup ayrıldığına dair tutanaklar tutulmuştur. Bu aşamalardan sonra mahkeme tarafından 12 Mart 2008’de yakalama emri çıkartılmıştır.

Söz konusu yakalama emrinin sisteme dahil olması üzerine ilgili şahıs Ankara’da kalmış olduğu otelin bağlı bulunduğu Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince 3 Mayıs 2008 günü saat 06.00 sıralarında gözetim altına alınmış, adli işlemler ivedilikle tamamlanarak çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’nce saat 11.25’te serbest bırakılmıştır."


‘BU BİR POLİS DEVLETİ UYGULAMASI’

Yağız ise verdiği önergede, Gürsoy’un gözaltına alınma biçimini polis devleti uygulaması olarak nitelemiş ve şu soruların yanıtlanmasını istemişti: “Demokrasimize zarar veren bu tür uygulamaların ülkemize polis devleti görüntüsü vermesinden rahatsızlık duymuyor musunuz? Gürsoy’un kaldığı otelde sabah saat 05.00’te sanki bir çete başı yakalanıyormuş gibi gözaltına alınmasını bir demokrasi ve insan hakları ayıbı olarak görüyor musunuz? TTB gibi bir meslek örgütünün en üst düzey yetkilisi olarak yeri bilinen Gürsoy’un gözaltına alınması zamanında mümkün değil miydi ki 4 yıl geciktirildi? 4 yıl iddiası doğruysa bu geciktirmenin sorumluları kimlerdir? Bunlar hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır veya yapılacak mıdır? Basın Kanunu’na muhalefet suçu iddiasıyla 4 yıldır arandığı ileri sürülen Gürsoy’un 4 yıl aradan sonra gözaltına alındığı gün serbest bırakılması da uygulamanın yanlışlığını ortaya koymuyor mu?”

ÖZLEM ZORCAN ANKARA

Kaynak

Vay anasını sayın seyirciler, teşkilata bak! Ülkedeki en büyük doktor örgütünün başkanını bilmiyor 4 sene bulamıyor ancak tam toplantı sırasında akıllarına geliyor ve buluyorlar! Sizi uzaylı sandık deselermiş daha inandırıcı olurmuş.