• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7

    Melek Hanım Ağıtı Haçin Katliamı

    Melek Hanım ağıtı, Haçin"in kurtuluşundan sonra ele geçen ve Ermeniler tarafından katledilen Yalpurluzade Melek Hanımın, ağıtıdır. Ağıt değil tarih. Her şeyi o kadar etkili anlatıyor:


    Amir memur demiyerek hep bir ipe bağladılar.


    Bakıroğlu Dede Ağayı, demir ile dağladılar.


    Sekiz gâvur bir gelince, Osmanımı şaşırttılar.


    Baban çete başı diye Hacı Ahmet"i pişirdiler


    Muşambaya oturtmuşlar etrafında geziyorlar


    Sen çete topladın diye çalgı ile yüzüyorlar


    Feke"ye sevkedeceğiz diye Taşköprü"yü aşırdılar


    Yoldan geri kaçtın diye kurşun ile pişirdiler


    Kadanı alayım kaynım, son görgün de bu muydu


    Çifte kurşun sıkılınca döşek yerin su muydu


    Meydan kazanı kurdular, bebekleri kaynattılar


    Gün görmedik hanımları süngü ile oynattılar


    Kapı kapı geziyorlar, ifadeyi yazıyorlar


    Düşman başına vermesin, oğlak gibi yüzüyorlar


    Kele Dudu, Kele Dudu, Kanlı gömlek yu diyorlar


    Bebekleri kaynatmışlar, kuzu eti ye diyorlar


    Kaytancı Hüseyin Efendi"nin sarığını sardılar taşa


    Baş katibi öldürdüler değnek ile döve döve


    Genco Çavuşu yüzüyorlar, özne gibi öve öve


    Orfili idin Genco Çavuş gâvurları eyle zavur


    Bebeğimi öldürüyor Çamsaroğlu Koca Gâvur


    Şefikamı öldürmüşler mektebin önünde yatar


    Babam oğlu Koç Bilalim bunu duysa neler yapar


    Zabıt Katibi Mehmet"i topuz ile dövüyorlar


    Enfiyeci Hüzeyni tellerle ile boğuyorlar


    Aman bu ne acı işler babasını öldürmüşler


    Atfiyeme selam söyle gökyüzünde uçan kuşlar


    Haçin oldu kanlı kuyu, uyu Osmanım uyu


    Hücum etti alınmadı, yıkılası Sultan Suyu


    Kara Osmanım Ak Mesudum, bunları ben elimle verdim


    Bu ne hikmet bey Allahım, gâvura el aman dedim


    Hançer bıçak asıcılar, gayri bizi kesiciler


    Ayan olsun Yaşar Beyim, orumluyu basıcılar


    Bohçalarda altın saat, ben bunları neyleyeyim


    El aman olsun Aram Çavuş, iki destan daha söyliyeyim.



    kaynak

    ermeni soykırımı olduğunu iddia eden soysuzların bizlere karşı yaptıkları soykırımları anlatan bir ağıttır bu
    Bu mesaj en son " 13.08.08 " tarihinde saat 15:12 itibariyle FLoRa tarafından düzenlenmiştir...
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  2. #2
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5


    ERMENİ KAYMAKAM'IN HATIRA DEFTERİ


    Fransız işgal yönetiminin Ermeni asıllı kaymakamı Karabet Çallıyan kendi soydaşlarının katliamlarını lanetleyen günlük not defteri tuttu. -Çallıyan’ın günlüğü olan deften savaşın son günlerinde yanan binanın enkazı altında kaldı. -1950’li yıllarda Saimbeyli’de inşaat temeli çalışması esnasında ortaya çıktı. -Süleyman Baytok tarafından koruma altına alının Çallıyan belgeleri işgal ortamında Ermeni silahlı komitacılar/kamavorlar vahşetinden bahsediyor.


    1988 yılında Adana Fen Lisesi lojmanlarındaki evimi ziyaret eden emekli eğitimci ve araştırmacı sayın Mustafa Onar, " Haçin Kaymakamı Karabet ÇALLIYAN'ın günlüğü elimde bulunuyor" dedi. Sonraki bir günde de getirdi. Bir kopyasını aldım. Günlük olarak bahsedilen Osmanlıca yazılmış silinti ve kazıntılarla yer yer tahrip olmuş, yazılanlar okunamaz hale gelmiş, olaylar esnasında yazılan not defteri idi.

    Haçin, Osmanlı döneminde Kozandağlarında bulunan bir yerleşim merkezi idi. 20-25.000'i bulduğu ileri sürülen Haçin nüfusunun büyük çoğunluğu Ermeni idi. Şehir merkezinde 500 kadar da Türk yaşıyordu.

    Adana-Kayseri karayolunun geçtiği, Torosdağları vadilerinin kavşak yerinde bulunan Haçin'de KALEKİLİSE adında bir de kale vardı. İçinden akan Kirkot deresinde değirmenler vardı. Çok sayıda halı, kilim, çömlek, şarap imalathanesi vardı. Canlı bir ekonomiye sahipti. 1910'lu yıllarda Amerika dan gelen Ermeniler şehir içinde Marhasahane adıyla yedi katlı bina yapmışlardı. Bahar ayları geldiğinde Haçin'de karlar erimeye başlar, erik ve kiraz çiçekleri açar, Haçin cennetten bir köşe olurdu. Şehrin az ötesinde bulunan Amerikan Kız Kolejinde okuyan öğrencilerin sevimli halleri, güzellikleri, yürüyüşleri, konuşmaları görenlerin dikkatini çekerdi.

    Torosdağları zirvesinde yer alan Haçin'de insanlık tarihinin unutamayacağı bir acı yaşandı, 1920 yılında. Fransızların Adana'yı işgaliyle birlikte başlayan huzursuzluklar Arşak Artin Cebeciyan, Aram Çavuş gibi silahlı komitacıların Haçin'e gelmeleri, sayıları 10.000'i bulan Ermeni'nin sürgünden dönerek kasabaya yerleşmesi, Türklere düşman gözüyle bakmaları her geçen gün huzursuzlukları artırdı. Mart ayı başları 1920'de başlayan savaş ile birlikte 400'ü aşkın Türk, Ermeniler tarafından esir alındı. Hükümet Binası'na yerleştirildi. Siperlere yerleşen Ermeniler, karşılarında kendi*lerini kuşatan Türk çetelerle çatışmalara başladılar. Fransızlar'ın Haçin'e Kaymakam olarak tayin ettiği Karabet ÇALLIYAN, bir yandan Türklere karşı silahlı mücadeleyi yönetirken, diğer yandan da şehir içinde kamu düzenini sağlamak durumundaydı. Savaşın en basit kuralı, kendisini savunma hakkı bu*lunmayan kadın, çocuk ve yaşlılara dokunulmazdı. Çallıyan’da bu düşünceden yanaydı.

    Nisan ayı ortaları 1920... Haçin savaşları şiddetlendi. Kalekilise'den insan çığlıkları gelmeye başladı. Yırtılmış elbisesi ile kale burçlarına çıkarılan kadınlar, silah tehdidi altında oynamaya teşvik ediliyor. Karşı koyduklarında da süngü ve kurşun darbeleri ile uçurumdan aşağı atılıyorlardı.
    Haçin savaşları aylar sürdü. 16 - Ekim 1920 günü sabahın ilk ışıkları ile birlikte Kadirli Müftüsü Osman Nuri Efendi'nin Kuran'dan okuduğu dua ve "vatanın kurtuluşu için ya şehit ya/da gazi olunmak gerektiği" konusunu içeren konuşması ile birlikte Allah, Allah sesleri ile hücuma geçildi. Sur du*varları aşıldı. Şehir içinde kurşun ve bomba sesleri birbirine karıştı. Direnişi kırmak için paçavralar tutuşturuldu. Evlerin üzerine atıldı. Dumanlar ve arkasından gelen alevler, rüzgarın da tesiriyle koskoca şehri alev yumağı haline getirdi. İnsan sesleri de duyulmaz oldu. Binalar enkaz yığını haline gelmiş, Haçin'in felaketlerle dolu tarihinin son sayfası da kapanmıştı. Şehirden kaçmaya çalışan Aram Çavuş'un yüzlerce kamavoru (milis gücü) Hamurcu gediği'ni tutan Gizik Duran ve adamları tarafından öldürüldü. Kaçabilenler, Bağdaş yaylası üzerinden, Kozan yakınlarındaki Tılan değirmeni'ne sığındılar. Milli kuvvetlerle yapılan çatışmalar esnasında bataklıktan kaçarak Ceyhan'a gittiler. ENKAZIN ALTINDAN ÇIKAN FERYATLAR
    Haçin savaşları esnasında yüzlerce Türk tutsak içinde kadınlar da var*dı, ki Yarpuzizade Melek Hanım da bunlar arasında idi. Melek Hanım, esirlere yapılan vahşi uygulamalara dayanamamış, söylediği ağıdı bir kağıda yazarak bohçasının içine yerleştirmişti. Savaş sonrası bohça içinden çıkan ağıt okundu. Dinleyenler ağladı. Ağıt'ta "annelerinin kucağından zorla alınan bebek ve çocukların, Hükümet binasının yanında kurulan meydan kazanında kaynar su*larda pişirildikleri, pişmiş cesetlerin anneleri önüne konularak yedirilmek istendiği" açıklanıyordu.

    Savaşın son gününün son anlarında odasında masası başında son kağıdı yazmakta olan Kaymakam Çallıyan'da sukılan kurşunlar ve atılan bombalarla öldü. Yazdığı ve bir cere içine koyduğu kağıt tomarı da bina enkazının altın da kaldı. Yıllar sonra, 1950'lerde, inşaat çalışmaları yapılırken, işçilerin toprağa vurduğu kazma "çatt" sesi verdi. Kırılmış bir cerenin için*den sararmış, yırtılmış, yazılı kağıtlar çıktı. Süleyman BAYTOK'a götürdüler Okunabilenler okundu. Yazılanların harb hatırası olduğu anlaşılıyordu. Ancak defteri ellerinde bulunduranlar, çok az bir kısmını okuyabilmişlerdi.

    Ve ben, defterin bir kopyasını alıp, masamın üzerine koydum ve okuma ya başladığımda, elimdeki mercekle harfleri büyüttüm. Yazıların şeklini, yazılanları çözümlemeye çalıştım. Böylelikle Çallıyan'ın yazdıklarının büyük bölümünü okumayı başardım. Yazılanlara bakılırsa Ermeni asıllı bir kaymakamın, hukuktan ve insan haklarından yana olduğu anlaşılıyordu. Kendi soydaşı Ermeni kamavorların tutsaklara yaptığı işkenceleri önlemek için çaba harcadığı ve önleyemediği anlaşılıyordu. Yazılanlar dikkatlice incelendiğinde görülenler: "Hükümet Konağı'na misafir olan İslam eşrafından Hacıağazade Ali Efendi ile Bekiroğlu Dede Ağa ve Mahkeme Başkatibi Nazır Efendi ve Ali Efendi'nin oğlu Zahit Efendi Jandarma Dairesine götürülüp hanelerinden silahlarını tes*lim etmelerini teklif ederler. Bunlar kendilerinde silah olmadığını ve hanelerinde şüpheleri var ise taharri etmelerini (aramalarını)... müteakip(daha sonra) derhal Ali Efendi'yi falakaya yatırırlar. Ayaklarından kan fışkırıncaya değin darp ederler. Bu kadarı ile iktifa etmeyerek hasbellüzüm (gerek görerek) sobanın içinde taş kızartarak merkumun (adı geçenin) koltukları altına koymak suretiyle Engizisyon işkencesine başlarlar. Bunlar, Aram Çavuş, Arsak Artin Çallıyan dahi Daire Hükümetten islamla*rı (Türkleri) getirerek her birine üçer-beşer yüz değnek vurmak suretiyle felç bir hale getirirler.
    Artık bu kadar canavarlığa tahammül edemiyorum. Canileri bundan mesned (yaptıklarından dolayı) ve hempakerleri (işbirlikçileri) ile beraber tutup yeddi adalette (adaletin elinde) boğulmuş görmek istiyorum!"...

    Ermeni Kaymakam Karabet ÇALLIYAN’ın savaş ortamında yazdıkları gerçek*ten de insan görünümlü vahşi canavarları lanetleyen bir yöneticinin itiraf*ları idi. Adaletin elinde boğulmuş olarak görmek isterken herhalde tarihin huzurunda sorgulanmasını istemiştir. Bu satırların yazarı Ermeni Kaymakamın hukuk anlayışına saygılı olarak "itiraflarını içeren" açıklamalarını Anadolu Ajansı kanalından dünya kamuoyuna açıkladı. Arkasından da devletin desteğiy*le, görgü tanığı Mehmet Baykal'ın da bilgisine başvurarak KALEKİLİSE (Hacin soykırımının dehşet yeri) isimli kitabını yayınladı.
    Bu mesaj en son " 13.08.08 " tarihinde saat 21:49 itibariyle TruckTurkey tarafından düzenlenmiştir...


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •