• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7

    Türkiye'nin AB Süreci, BOP Süreci Oldu-Erol Manisalı

    2010 ya da 2011 ilerleme raporunda neler olacak dersiniz?

    1) Güneydoğu'da referandum ve özerklik

    2) Ermenilere para ve toprak tazminatı

    3) Fener Patrikhanesi'nin ABD ve AB himayesine girmesi

    4) Dicle ve Fırat'ın denetiminin ABD ve AB'ye bırakılması

    5-6 yıl önce medyamızın manşetlerinde neler vardı? " AB ile önümüzdeki tek engel Kıbrıs sorunudur "!.. Halkın beyni bu yalanla yıkanmıştı. 1 Mayıs 2004'te Rumlar, " Adanın bütününü temsilen ve uluslararası anlaşmalara aykırı olarak AB'ye alınırken " Abdullah Gül Selanik'teki kutlamalara katılıyordu.

    AB sürecine dahil edilip bir sucuğun dilimleri gibi neler koparılmakta;

    - Kıbrıs ve Ege...

    - Stratejik tesislerin ve piyasanın Batı'ya devri...

    - Türkiye'nin federal bir yapıya dönüşmesine yönelik ayrıştırıcı kanunlar ve uygulamalar...

    - Tarımın (ve köylünün) AB'nin emrine sunulması...

    - AB ve Batı sermayesinin.. ekonomiyi, medyayı, eğitimi, sağlığı, enerjiyi, ulaştırmayı, bankaları ve sonuçta siyaseti yavaş yavaş işgal etmeye başlaması...

    - Türkiye Cumhuriyeti'ne alternatif, " Ilımlı İslam Devleti'nin " yerleştirilmeye çalışılması.

    6 Mart 1995'te Gümrük Birliği belgesini imza ederek Türkiye'yi ticari olarak AB (ve Batı) ipoteği altına sokan Tansu Çiller ve ortakları, " en geç iki yıl içinde AB'nin içindeyiz " yalanını söylüyorlardı. Buna karşılık " o günkü Abdullah Gül " itiraz ederek,

    " Siz Türkiye'yi arka bahçedeki köpek kulübesine kapatıyorsunuz " diyor ve 8 Mart 1995'te TBMM'de haklı bir tepki gösteriyordu.

    AKP iktidarı 2004 ve 2005'te AB ile yeni tek yanlı anlaşmalar imzalarken Kızılay'da " AB'ye giriyoruz diye büyük şenlikler " düzenlendi...
    'AB süreci' bir alışveriş sürecidir...

    AB süreci adı altında Türk halkına yutturulan durum " içimizdeki oligarşinin Batı emperyalizmi ile yürüttüğü bir alışveriştir ."

    Bu süreci yürüten oligarşi,Türkiye'nin AB'ye hiçbir zaman alınmayacağını herkesten iyi bilir. Ama " oligarşinin, Türkiye'nin yönetimine egemen olabilmesi için " emperyalizm canavarına onun istediği ödünü (ve kanı) vermesi gerekir.

    Dedim ya, bu bir alışveriştir. Hani, " mafyaya ödenen haraç gibi..." Oligarşi, topuğundan vurulup iktidardan düşmemek için mafyaya (emperyalizme) bu bedeli Türkiye üzerinden öder.

    - Kimi zaman ekonominin en değerli stratejik varlıklarını, evdeki mücevherler gibi, tetikçilere altın bir tepsi içinde sunar, Meclis'ten en olmayacak kanunları çıkartır.

    - Kimi zaman, gönlü el vermese de vatan topraklarını parçalayarak yavaş yavaş ülkeyi böler. Kendi özel hedefleri ve iktidarları her şeyin üzerinde olduğu için istemeden de olsa vermek zorundadır.

    Bu alışverişe çok güzel kılıflar bulunur; kimi zaman din özgürlüğü adı altında ülke din faşizmi aracılığı ile Batı emperyalizminin hizmetine sunulur. Bazen fikir özgürlüğü adı altında emperyalizmle işbirliği yaparak, ülkeyi bölmek isteyenlerin yolları açılır.

    Ve her zaman olduğu gibi, sermayenin güçlü ve sihirli eli ile dinciler ve bölücüler aynı şemsiye altında toplanır.
    'AB sürecini' isteyenler elini kaldırsın!

    Önce dışarıdakilere bakalım;

    - Atina'nın, Rumların, Barzani' nin, Ermeni diyasporasının elleri hemen havaya yükselir...

    - Washington, Londra ve Bürüksel sürecin en hararetli savunucularıdır. Türkiye'yi bekleme odasında iğfal edebilmenin en kolay yoludur bu. Tek sıkıntıları Sarkozy, Merkel gibi dilini tutmasını bilmeyenlerin, maskeyi indirmeleridir.

    Washington'ın (ve AB), Türkiye'nin AB sürecini artık " BOP süreci " haline dönüştürdüklerini görüyoruz.

    - Türkiye'deki işbirlikçi dinciler ve bölücüler de kuşkusuz " AB sürecini bir cankurtaran simidi olarak görüyorlar ". İşbirlikçi şeriatçılar " AB süreci sayesinde " Atatürk Türkiyesini İslam devletine dönüştürmek isterler.

    Türkiye'deki bölücüler de AB sürecini (ve BOP'u) amaçlarının bir parçası haline getirdiler. AB süreci olmazsa Türkiye'nin parçalanamayacağını çok iyi biliyorlar.

    İçerdeki ve dışarıdaki Sevr sevdalıları kaderlerini, Türkiye'nin AB süreci ile boyunduruk altına alınmasına bağlamışlardır. Abdullah Gül'ün Türkiye-AB ilişkileri konusunda gösterdiği değişimin izini sürersek, iç ve dış çevrelerin bu süreçten beklentilerini, onun kimliğinde daha net görebiliriz. (*)
    Karşıdevrim süreci mi?

    Türkiye'nin AB süreci aynı zamanda, " Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı bir sivil darbe süreci niteliğindedir ."

    - "AB istiyor diyerek" ekonominin yönetimini Batı emperyalizmine devrediyorsunuz.

    - Avrupa'nın (ve Batı) talebidir diyerek ulus-devlet kimliğini, çıkardığınız yasalarla (ve anayasalarla) bozuyorsunuz.

    - Türkiye'de siyasi, sosyal ve iktisadi düzeni ve üniter devlet yapısını değiştirerek ülkeyi yavaş yavaş Sevr'e taşıyorsunuz.

    Evet, AB süreci kesinlikle bir Sevr sürecidir. Zaten savunanlarla karşı çıkanlara baktığınız zaman bir tarafta Atatürk' ü, öte yanda ise Ali Kemal' leri görürsünüz...

    İnanmıyorsanız televizyon ekranlarına dikkatlice bakın!...


    kaynak


    fazla söze gerek yok BOP eşbaşkanı RTE AB(D) ilişkisiyle Türkiye Cumhuriyeti ve topraklarında bölünme için elbirliği içinde çalışan teslimiyeçi işbirlikçilerdir.Ali Kemallerde iç destekçileri
    Bu mesaj en son " 16.08.08 " tarihinde saat 13:14 itibariyle FLoRa tarafından düzenlenmiştir...
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  2. #2
    eli_f adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-06-2008
    Mesajlar
    560
    Karizma Gücü
    0
    Kesinlikle katılıyorum; AB süreci'nin Sevr'den hiçbir farkı yoktur.Zaten neticesinde Türkiye kaç parça olarak varlığını sürdürür bilemiyorum.
    Avrupa Birliği denen bu birliğin amacı Türkiye'yi Türkiye yapan her şeyi yok etmek ve bölmektir.Hem adı üstünde; "Avrupa Birliği" !!!
    "Biz doğrudan doğruya millet severiz ve Türk Milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk Kültürüyle dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur."
    M. Kemal ATATÜRK

    °••[Bye Bye Türkçe Birligi]••°

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    13-04-2008
    Mesajlar
    430
    Karizma Gücü
    0
    ben bu adamı en son tv de siyaset meydanında stüdyoyu terkederken izledim adam baştan aşağı saçma laflar ediyor zaten köşeye sıkışınca stüdyoyu terketti tabii ona göre bu onurlu bir davranıştı

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Mirel: Tarama süreci iyi gidiyor
    2005 Konuları bölümünde Pire tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 13.12.05, 09:33
  2. msp nin kapatılış süreci..(gerçekler)
    2005 Konuları bölümünde yigit58 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 25.11.05, 21:09
  3. Müzakere Süreci
    2005 Konuları bölümünde Pire tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 07.11.05, 23:58
  4. ÖSS’de tercih süreci başladı
    2005 Konuları bölümünde AriSStoKRat tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 25.07.05, 23:56

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •