Onlara, MÜSLÜMANLARIN eti de, sütü de helal!
Dincilikten geçiniyorlar
Hasan Karakaya’nın Vakit’teki yazısının küfür, kafir, hakaretten geriye kalan kısmını tamamlamak isterim. Ne demişler ‘akıl akıldan üstündür’. ‘Bir elin nesi var iki elin sesi var’... Hasan Amca, ulusalcılık ve Atatürkçülük’ün geçim kapısı olduğunu yazmış. Söylemeye lüzüm yok, mübalağa üstüne mübalağa... Okuyan, ucunda rant olmasa, bu memlekette bir Allah’ın kulunun da Atatürk’e minnet etmeyeceğini, vatanını milletini sahiplenmeyeceğini sanır.
Milliyetçilik’ten kendine bir rant kapısı aralamaya çalışanlar vardır.. Nereden yok ki... Örneğin, dincilikten geçinenler ...
“Dincilk” adı altında; Kurdukları sistemi yaşatmak için;
“Müslümanın malı ortaktır” deyip, milletin kazancına, çoluğunun çocuğunun rızkına ortak olanlar...
Kadınların kollarındaki bileziklere göz dikenler...
Küçücük kız çocuklarını okul kapılarına zircirletip, kendi kızlarını Viyana’da okutanlar...
Cemaati ‘cayır cayır yanmak’la korkutup, oğurlarına ‘gâvur’ gelin alanlar...
Aileleriyle çatışan sahabeleri örnek gösterip, çocukları ailelerinden koparanlar...
“Allah’ın emri” diyerek küçücük çocuklarla “Allah huzurunda” nikahlanıp, ikinci, üçüncü, dördüncü karıları yapanlar... Tecavüzü meşrulaştıranlar...
Köylü’den mahsül, esnaftan erzak, işadamından burs ve bağış toplayanlar...
Sistemin kâra dönüştüğü noktada cüppeleri çıkarıp, sarıkları atıp İtalyan takımları çekenler, ‘nohut oda, bakla sofa, ebruli evler’den yalı dairelerine, tabanvaylardan 4x4’lere, jet-skilere, yatlara yatay geçiş yapanlar...
Gözünden kaçtıysa diye yazdık Hasan Amca, dincilikten geçinenler de var bu ülkede!
Cahilin okumuşu...
“Modenleşme Cumhuriyet’le değil Osmanlı ile başladı... Yeniliklere direnenler oldu... Bugün de oluyor; AB karşıtları... O zaman Patrona Halil oldu, şimdi Ergenekon... Değişen bir şey yok buralarda...” Ben demiyorum, Ergun Babahan diyor bunları. Hem de ‘Tarih ve gerçekler’ başlığı altında, büyük bir iddia ile diyor. Halbuki değişen ne çok şey var ; 1935’e kadar ‘milli bayram’larda alkışlanan ‘istibdatı yıkan ittihatçılar’, şimdi ‘istibdatçı’ olmakla suçlanıyor. Dün özgürlükçüydüler, bugün baskıcı ve gerici!
Cehaletin bu kadarı ancak tahsille mümkün galiba!
Selcan TAŞÇI
Yeniçağ Gazetesi
kaynak
Bunlar böyle işte,milleti dinimizi kullanarak sömürüyorlar,sonra sağa sola çamur atıyorlar, ama perdenin arkasında malı götürüyorlar,yazıklar olsun.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




