Zaman ağır yaralar bırakırken korkulara,
paslı bir yıldız gibiyim eğreti göğümde.
çok güvendiğim aynanın sırlarına bulandım,
kırıkları içimde
beklemedi beni peşinden koştuklarım,
ben nasılsa koşuyordum diye,
ben nasılsa kayboluyordum diye girdiğim ormanlarda
ben nasılsa acıyordum anılarıma, herkesin yerine.
kimse defter tutmasın sırrı dökülmüş ömrüme
benim acılarım sahipsiz bir çocuğun göğü delmesi
benim yarınlarım, bilinmeyene bir yolculuk denemesi
benim aynalarım sürgün bir göçebenin yüz erimesi
benim sözcüklerim tanrının kör alfabesiydi.
sözcüklerim içimde, eriyen yüzüm elimde
ve bütün yolculuklarım kilitli bir sandığın içinde.
kov beni karanlığından,
paslı bir yıldıza kanıp tuttuğum dileklerimden yorgunum
sök beni ciğerinin köşesinden,
tutuldu ayım, köreldi dilim, umutsuzum.
beni oyunundan çıkar,
kuralları koyanlarınkine eş değil dileklerim,
aynalar, paslı yıldız, çıkılmamış yolculuklarım ve ben,
bu toprakta yurtsuzum


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
