AKP yeni bir siyasal gerginliğin işaretlerini vermeye başladı.

Anayasada değişikliğe hazırlanıyor.

Siyasal bir iktidar ülkenin koşulları gerektiriyorsa, elbette anayasada değişiklik yapabilir. Partisinin siyasal ve partisel kimi yararlarını korumak amacını gütmemek koşuluyla!

Bugüne kadar deneyimler aksini gösteriyor.

Yargıtay Başsavcısı kapatma davası açtığı günden beri AKP anayasa değişikliği yaparak parti kapatılmasını olanaksız konuma getirmeyi hesaplıyor.

Bir ara Anayasa Mahkemesi davayı görüşürken AKP’nin kapatılmasını olanaksız duruma getirecek anayasa değişikliğini gündemlerine aldılar.

Sıkıştığı her olayda yangına koşan itfaiye gibi bu konuda da desteğini esirgemeyeceğini sandıkları MHP (Bay Bahçeli), nasıl olduysa bu kez bu içerikte bir anayasa değişikliğine yeşil ışık yakmadı.

AKP liderlerinin hevesleri kursaklarında kaldı.

Fakat parti kapatılsın veya kapatılmasın, “yola devam” diyerek laiklik karşıtı davranışları sürdüreceğini duyumsatan RTE; yarınlarda yine yeni bir kapatma davası ile karşılaşacağını biliyor.

Batı’da da içeride de ortam elverişli. AKP geleceğini güvenceye almaya hazırlanıyor.

***

RTE, yeni bir anayasa hazırlattı. 22 Temmuz seçimlerinden hemen sonra açıkladı.

Bir AKP Anayasası! Gerçekleştirmeye gücü yetmedi.

Zaman ve zeminin elverdiği ölçüde AKP’yi koruyacak anayasa değişikliklerine razı oldu.

Genel merkezden sızan işaretler, gelecekte AKP’yi kapatmaktan kurtaracak kimi önlemler düşünüldüğünü gösteriyor:

Önce parti kapatma davalarına bakan Anayasa Mahkemesi’ne, İslam yolunda yürüyen AKP ve benzeri partilere ikide bir dava açıp kapanmalarına olanak sağlayan Yargıtay Başsavcılığı’na yeni bir çeki düzen vermeli! Yüksek mahkeme üyelerinin seçimi AKP’nin çoğunluğu elinde tuttuğu TBMM’de yapılmalı ve -şayet kabul ettirebilirse- kapatma davası açılmasına TBMM karar vermeli!

Bu nedenle parti kapatma koşulları bir güzel hadım edilmeli. Bundan sonra AKP hakkında laikliğe karşı hareketlerin odak noktası olduğunu saptayan bir dava açılması engellenmeli!

Sorun; demokratik bir düzen yaratmak değil, AKP’yi kurtarmak!

***

İddianame ile birlikte içeride ve dışarıda yargıya saldırıyı hedef alan, parti kapatmalarına son verilmesini isteyen bir kampanya açıldı.

Ne ki: Tökezlediği her olayda AKP’yi elinden tutup ayağa kaldıran MHP; değişikliğe yeşil ışık yakıyor. Bölücülük ve ırkçılık suçu işlemeyen partiler kapatılmasın, ancak sorumlu görünen üyeleri cezalandırılsın, istiyor.

-RTE’ye göre- CHP ıslah olmaz. MHP, DTP veya kapatılırsa yeni DTP, al takke ver külah ikna edilebilirler artı AKP çoğunluğu ile, gerekli ve yeterli sayıya ulaşılabilinir. Çankaya’daki AKP’li zaten onaya hazır!

Baş yardımcı Çiçek Cemil, anayasa değişikliğinin AB ile ilişkileri düzenleyecek 3. Ulusal Program taslağından söz ediyor ve:

“…AB müktesebatına uyum sağlayabilecek öğeler arasında anayasa değişikliğinin yer aldığını…” açıkladı.

Bu görüşle; AKP, AB’de olgunlaşan dayatmaları ön plana alıyor. Kendi amaçları doğrultusunda anayasada yapılacak değişiklikleri demokrasinin gelişmesi gerekçesiyle AB’nin istediğini içeren bir kurnazlığa sığınıyor.

Neredeyse parti kapatılmasını ben değil; AB, Batı demokrasileri istiyor gibi bir gerekçeye sarılıp savunacak.

Asıl amaç, yeni bir kapatma davasına karşı anayasada gereken önlemleri almak! Yargının sesini kısmak! CHP dışında -MHP başta- bu masalı yutanlarla birlikte AKP; ekim ayında gerekli girişimlere başlayacağa benziyor.

Kuşku yok; AKP, AB ve içerideki yandaşları ile parti kapatmayı olanaksız duruma getirecek değişikliğe hazırlanıyor.

Kurnazlığın adı da AB müktesebatına uymak!


kaynak


Taslakta Laikliğin tanımını kafalarına uygun yapmışlar bile..bunlar Sistemi çökertmeden rahat edecek insanlar değil...Amaçları uğruna papaz elbisesi giyeceklerini söyleyenlerden her şey beklenir.
Anayasada “kutsal din duygularının devlet işlerine ve politikaya karıştırılmaması” olarak tanımlanan laiklik, AKP hükümetinin hazırladığı AB Ulusal Programı’nda “vicdan özgürlüğüne dayalı laiklik” olarak nitelendiriliyor.
Laiklik karşıtı olmaları bir yana laikliğe tanım bularak kendilerince yollarında devam edeceklerini sanıyorlar.