• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
57 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Tevbe süresi-23 üzerine

    Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin! İçinizden onları dost edinenler, zalimlerin ta kendileridir. (Tevbe 23)

    Ey müminler! Babalarınızı, kardeşlerinizi, imana karşı küfrü benimseyip sevdikleri takdirde kendinize dost edinmeyiniz. Yani başkaları ve yabancılar şöyle dursun, velileriniz olan öz babalarınızı, öz kardeşlerinizi bile kâfirliği müminliğe tercih edip de sevgi duydukları takdirde, hele hele küfürden vazgeçme ümidi kalmadığı takdirde onları kendinize dost edinmeyin, sırdaş tutmayın...

    evet sızın de hayatınızda en sevdıgınız ınsanlar bu anne baba kardeş sevgılı eş acaba ınancsızlığa düştugunde sızın tepkınız ne olur ?
    ............
    imza

  2. #2
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    Seyhi olanlar şeyhine danışır..onun insafına kalır.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Değerli Dostum......

    Burada anlatılanın manası senin görüşün olmayabilir ama tavır aslında çok güzel yani doğru bildiğinizi sonuna kadar savunun.Önünüzdeki engeller ananız veya babanız dahi olsa...Değerlerinizi her şeyin üstünde tutun.

    Ama senin sıkıntın şu..Adam talibansa ,bu ona empoze edilmişse, o zaman doğru nedir.?.Heleki adam en saygı duyulabilecek şeylere bile ilgi duymuyorsa.

    O halde aynı ideoloji bizim içinde geçerli, mücadele edeceğiz, neyle ,fikirle...

  4. #4
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Tevbe Suresi 23. ayet ( Elmalılı Hamdi Yazır - Hak Dini Kuran Dili )

    23- Ey müminler! Babalarınızı, kardeşlerinizi, imana karşı küfrü benimseyip sevdikleri takdirde kendinize dost edinmeyiniz. Yani başkaları ve yabancılar şöyle dursun, velileriniz olan öz babalarınızı, öz kardeşlerinizi bile kâfirliği müminliğe tercih edip de sevgi duydukları takdirde, hele hele küfürden vazgeçme ümidi kalmadığı takdirde onları kendinize dost edinmeyin, sırdaş tutmayın, onları veli tanımayın, sizin üzerinizdeki velayet haklarını kabul etmeyin, ve onu kullanmalarına izin vermeyin, onların emirlerine uyup da küfre hizmet etmeyin, küfre yardımcı olmayın. Hasılı yakınlık duygusunun etkisine kendinizi kaptı r ıp da onları kendinize dost ve yardımcı saymayın, yakın akrabalığı, ve yakınların gözetilmesi hakkındaki ilâhî emirleri, yukarıdan beri durumları gözler önüne serilen müşriklerden berâete engel zannetmeyin. ve sizden her kim onlara dost olur dostluğu kabul eyleyip onların velayeti altına girerse, onların isteklerine uyup onlara yardım ederse, onlara bel bağlar, onlardan uzak durmazsa, işte onlar da (yani onların dostluğuna bel bağlayan ve velayetlerine sığınanlar da) o zalimlerden başkası değillerdir. Zira velayet hakkını ehlinin ve mevkiinin gayrine koymak da haksızlığı irtikâp etmektir. Allah böyle yapanlara da hidayet nasib etmez.

    Bu ve bundan sonraki âyetin Mekke fethinden önce, bu akrabalık bağlarını hicrete engel zannedenler hakkında veya dinden dönüp tekrar Mekke'ye dönen dokuz kişi hakkında nâzil olduğuna ilişkin iki rivayet varsa da bunlar nüzûl tarihi hakkındaki esas rivayetlere aykırı bulunduğundan delil olarak kabul edilmeye layık görülmemiştir. Bundan dolayı Cessas'ın "Ahkam-ı Kur'ân"da zikrettiği üzere, müminler münafıklardan ayırdedilmek için bununla emrolunmuşlardır. Çünkü münafıklar, kâfirlerle dostluk ilişkilerine giriyor ve buluştukları zaman onlara saygı gösteriyor ve ikram ediyorlardı, onlara velayet ve taraftarlık izhar e d iyorlardı. Allah Teâlâ da bu âyetteki emrini mümin ile münafıkın farkına alâmet kılmış ve böyle yapmayanın nefsine zulmetmiş ve böylece cezaya hak kazanmış olduğunu haber vermiştir. Ancak şunu da unutmamak lazım gelir ki, Allah, kâfir olan anaya, babaya i hsanı ve belli ölçüler içinde yakınlığı dahi emreylemiştir. Nitekim Lokman Sûresi'nde beyan buyurulduğu gibi: "Biz insana, anasıyla babasına itaat etmesini emrettik... Bununla beraber ananla baban, bilmediğin bir şeyi Bana şirk koşman hususunda sana baskı yaparlarsa onlara itaat etme. Fakat onlarla dünyada iyi geçin..." (Lokman 31/14, 15). Aynı şekilde Nisâ Sûresi'nde "Allah'a ibadet edin, hiçbir şeyi ona ortak koşmayın, anaya babaya iyilik edin." (Nisa, 4/36) ve En'âm Sûresi'nde "De ki: "gelin size Rabb'inizin neleri haram kıldığını ben okuyayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyilik edin.". (En'âm, 6/151. âyetin tefsirine bkz.) Bu âyetin başı ile sonu göz önünde bulundurulduğu zaman anlaşılıyor ki, bu âyet biraz yukarıdaki "Si z kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyordunuz? " âyetindeki "Allah'dan, Resulünden ve müminlerden başkasına sığınmazlar..." ifadesinin daha geniş bir açıklaması şeklindedir. Bunun hikmeti de biraz ilerde gelecek olan âyetiyle gösterilecektir.

    24- De ki, eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, zevceleriniz ve aşiretiniz, birlikte yaşadığınız, düşüp kalktığınız yakın akrabalarınız ve aile fertleriniz ve kazanıp biriktirdiğiniz mallar, yani mal varlığınız ve kesadından korkacağınız tica r et ve hoşunuza giden meskenler, içlerinde yaşamak arzusunda bulunduğunuz evler, konaklar, köşkler, bahçeler, iller, obalar, yani bütünüyle bunlar, aile ve akrabalar, mal ve ticaret, vatan ve meskeninde rahat ve huzur içinde oturmak, insan grupları arasında başlıca dostluk ve kaynaşma sebepleridir. Ve savaşın bunlardan ayıran bir hicran tarafı vardır. Savaş insanları, sevgili babalardan, oğullardan, kardeşlerden, zevcelerden, hısım ve akrabadan, konu komşudan, eşten dosttan ve hemşehrilerden ayırır. Uğraşıp kazandığı kıymetli mallardan eder, ticareti durdurur, rahat döşeklerde
    yatmaya engel olur. Bu yüzden de savaş sevilecek şeylerden değildir. Bundan dolayı durup dururken savaş çıkarmak da iyi değildir. Fakat rahatı sevmenin de bir sınırı vardır. Bunlar insanoğlu açısından ne son gaye ve maksattır, ne de ebedi kurtuluş için yeterli olan şeylerdir. Bunlara sevgi göstermek, din ve Allah yoluna hizmete vesile olduğu müddetçe güzel şeydir, din sevgisine ve Allah yolundaki hizmete ters düştükleri ve engel ol d ukları zaman da birer bela ve musibettirler. Bunları her sevgiye tercih edecek şekilde sevenler, insanlıkta ve ahlâkta yükselemezler, hakkı ve hukuku ihlal ederler, zulüm ve haksızlıklara sebebiyet verirler, her türlü bayağılığa rıza gösterirler de gerektiği zaman Allah yolunda mücadele edemezler, cihada gidemezler. Can ve mal, evlat ve iyal kaygısıyla her zillete, her alçaklığa boyun eğerler. Onun içindir ki, bunlara şöyle deniliyor: Eğer bütün bu sayılanlar size Allah ve Resulü'nden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevgili ise o halde bekleyiniz ta ki, Allah'ın emri gelsin. Bu durumda size yapacağını yapsın, başınıza ne felaket verecekse versin, işinizi bitirsin, belasını başınıza musallat etsin, ne haliniz varsa görün. O vakit kurtulmak ümidi var mıdır, yok mudur yakından görürsünüz. Var mı zannediyorsunuz? Hayır, asla yoktur. Biliniz ki, Allah fasık bir kavmi hidayet etmez. Yoldan çıkmış fasıklar güruhuna doğru yolu bulmayı nasip etmez. Yani siz, Allah'ı ve Resulü'nü ve Allah yolunda cihad etmeyi, mal, mülk ve evlad u iyal sevgisine üstün tutup, onlardan daha çok sevmedikçe yapacağınız en iyi şey, başınıza gelecek felaketi durup beklemektir. Böylece Allah Teâlâ tarafından sizin iradi sevginize ve tercihinize bağlı olarak farz kılınan cihadı terketmekle siz taatten çıkmış, vazifenizi yapmamış, kendi mukadderetanızı kendiniz ihlal etmiş fasıklar olacağınızdan artık her türlü helaki ve cezayı bekleyip durmanız gerekir.

    Görülüyor ki, önceki âyet imana karşı küfrün velayetinden uzak durmayı, ondan teberriyi emretmektedir. Bu âyet de Allah ve Peygamber sevgisine aykırı düşen ve dinî görevlerin yerine getirilmesini engelleyen her türlü sevgi ve ilişkiden uzak durmayı emrediyor. Bundan dolayı önceki âyette yalnızca baba ve kardeşler zikredilmiş olduğu halde bu âyette eşler, çocuklar ve hatta hısım akraba ve aşiret dahi zikredilmiştir. Çünkü sevgi ve muhabbet bunların hepsinde geçerli olduğu halde, velayet işi yalnızca baba ve kardeşlere mahsustur, hatta zevce ve oğullar için bile velayet mutad değildir. Bütün bunlara iyilikle emrolunduğu halde, bilinmelidir ki, bunların hiçbiri "Allah'a hiçbir şeyle ve hiçbir şekilde şirk koşmayınız!" emrine göre; bunlara gösterilecek sevgi hiçbir zaman Allah'a şirk derecesine varmamalıdır. Allah'a ve Resulü'ne aykırı düşecek bir noktaya vardığı zaman hepsi hiçe sayılmalıdır.


    Elmalılı Hamdi Yazır
    Hak Dini Kuran Dili tefsirinden alıntıdır.



    Din düşmanı olan Sanat Tarihçi gibiler Meseleyi dini yönden değilde , Vatan sevgisi yönünden düşünürlerse ,kendi ülkeleri ile savaşan anne ve babalarını sırdaş edinirlermiydi ? Kendi Devletleri onlara düşmanlarla aileniz bile olsalar dost olmayın ,onları sırdaş edinmeyin dese ne yaparlardı?



    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  5. #5
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tevbe Suresi 23. ayet ( Elmalılı Hamdi Yazır - Hak Dini Kuran Dili )

    23- Ey müminler! Babalarınızı, kardeşlerinizi, imana karşı küfrü benimseyip sevdikleri takdirde kendinize dost edinmeyiniz.

    Din düşmanı olan Sanat Tarihçi gibiler Meseleyi dini yönden değilde , Vatan sevgisi yönünden düşünürlerse ,kendi ülkeleri ile savaşan anne ve babalarını sırdaş edinirlermiydi ? Kendi Devletleri onlara düşmanlarla aileniz bile olsalar dost olmayın ,onları sırdaş edinmeyin dese ne yaparlardı?



    selam ve dua ile,
    benı dın dusmanı dıye lanse etme burda dını ögretıcem dıye yalan yanlıs bılgıler verdıgın bellı barı benım ustumden bılgısızlıgını gösterme hacı.
    ayet cok acık ve net.kufurden kasıt ınanmaması ayetı anlamamak ıcın bır neden yok bı ton yazı dökmussun ayetı guzel gösterım dıye...

    sana soru eger aılenden bırısı yanı cocukların eger kı dınden cıkar da dınsız olursa onlarla konusur musun konusmaz mısın ?
    sızın dınınıze göre cocukların cehennemlık oluyor dıyelım kı sen de cennete gıttın,cocukların ınanmıyor dıye cehennemde yanarken sen cennette keyıf catabılır mısın ? soruyu farklı yöne cekme iyi düşün ve öyle cevapla yoksa tekrar tekrar aynı soruyu soracagım...

    cunku bu forumda allaha ınanmazsa babamı bıle tanımam dıyen oldu da malum kımın dedıgı...

    hadı bakalım ver cevabını.
    ............
    imza

  6. #6
    BJK_15 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    2,334
    Karizma Gücü
    7
    sanattarihçi dinimize göre (ben de inançlı biriyim) evet bu böyle emredilmiş. Yai inanmayan insanların Allah düşmanı olduğu bu nedenle de Allah'a düşman olanlara düşman olmamız gerektiği belirtilmiş.
    Ben kendi adıma yanıt verecek olursam ;
    bir çok arkadaşım var ateist olan.Hatta kuzenlerimin çoğu da öyle.Ama onlarla konuşuyorum...
    Bu anlamda sanırım günahkarım...
    B E Ş İ K T A Ş K



    Alıntı ... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sen hiç gitme burdan e mi? 12345


    Gitme Sevgili!
    Sokak aralarında yitirdiğim aklımı geri ver bana..
    yüreğim yüreğinde..
    Böyle kuru bir beden ne işe yarar sensiz?
    Ya dünümü ver ya da hakkımı!
    çok mu arzu ettiklerim?
    Hayatının kısa film akropollerinde hiç mi karem yok?
    Senaryoda figüran olarak ölmek istemiyorum.. Al beni gözlerine…

  7. #7
    Turk_Perisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-07-2008
    Mesajlar
    4,262
    Karizma Gücü
    4
    Bizler çevremizdeki herkezi din konusu hakkında bilgilendirmekle yükümlüyüz.
    Bilgilendirediğimiz halde inkar edenler "bizden değildir."

    Yakınlık ne derece olursa olsun
    Allah'ı red edenler Şeytan'a yakın olanlardır....
    Vicdani duygularını ve mantığını yitirmiş şahıslardır bunlar!
    Allah'a dönmesine vesile olabiliyorsan ne mutlu sana
    Ama yok bunu yapamıyorsan onun senin fikirlerini etkilememesi için uzak durucaksın!

    Ben bir tek Allah'ını inkar eden insandan korkarım...
    ~~уαяєη~~

    TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

    Ne Mutlu Türküm Diyene

    "BABA"
    Öyle bir yara ki kaLbimde ağlasam KANIYOR, gülsem ACIYOR

  8. #8
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Turk_Perisi tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bizler çevremizdeki herkezi din konusu hakkında bilgilendirmekle yükümlüyüz.
    Bilgilendirediğimiz halde inkar edenler "bizden değildir."

    Yakınlık ne derece olursa olsun
    Allah'ı red edenler Şeytan'a yakın olanlardır....
    Vicdani duygularını ve mantığını yitirmiş şahıslardır bunlar!
    Allah'a dönmesine vesile olabiliyorsan ne mutlu sana
    Ama yok bunu yapamıyorsan onun senin fikirlerini etkilememesi için uzak durucaksın!

    Ben bir tek Allah'ını inkar eden insandan korkarım...

    Ben ateist değilim ama herkesin fikrine saygılıyım..sana da şu soruyu iletmek isterim..
    Dünya tarihinde hangi ateist milyonlarca insanın ölümüne sabep olan savaşları çıkarmış...Hangi ateist inananları bir otelde diri diri yakmış..Bütün savaşlar din adına çıkmamış mı ....

    Ayrıca ateislerden nefret edenler..Amerika ve ingiltere de yapılam araştırmaya göre bilim adamlarının %90 ı ateist

    örneğim Einstein,HAvking, Heisenberg hepsi ateistti.

    Hem ateistlerden nefret edeceksin hemde onların buluşları sayesinde gelişen teknolojiden sonuna kadar yararlanacaksın..yok öyle yağma bu riyakarlıktır..

    Ataist babam olsa tanımam diyenlere..Atın o zaman elinizdeki cep telefonlarını, bilgisayarları çöpe kullanmayın ateistelrin ürünlerini..

    En koyu müslüman geçinenler..hasta olunca amerikadaki bile bazı ateist doktorların elinde çare arıyorlar..Aman yardım diyolar..

    işte herşey ne kadar riya değil mi bu dünyada


    dindar Cumhurbaşkanı Ateist japonlardan paranızı gönderin ülkemizi kalkındıralım diye yatırım için japonya ya gidiyo...Müslüman, Ateistlerden yardım istiyo

    Bu nasıl Dünya demiş Ferdi baba Bu nasıl dünya?

  9. #9
    Turk_Perisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-07-2008
    Mesajlar
    4,262
    Karizma Gücü
    4
    Söylediklerinle benim anlatmaya çalıştığımın hiç bir alakası yok

    Tartışılacak bir konu olarakda görmüyorum

    " Allah'ını inkar eden kendini de inkar edendir "

    Benim yaşam felsefem bu hesabını verecek değilim
    ~~уαяєη~~

    TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

    Ne Mutlu Türküm Diyene

    "BABA"
    Öyle bir yara ki kaLbimde ağlasam KANIYOR, gülsem ACIYOR

  10. #10
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    "Vicdani duygularını ve mantığı yitirmiş insanlar" ın ürettiklerini kullanmayacaksın. o zaman.ürettikleri de mantık dışı çünkü..

    Sana yaşam felsefenin hesabını ver demiyorum..Hayatında da başarılar diliyorum..Yalnız yaşam felsefen kendi içinde tezzat düşmüş..

    Ateistelerde inanalar kadar bu dünyada var ve dünyaya katma değer sağlıyolar..Ve müslümanlarda bunlardan yararlanıyo..
    Ateist düşmanı olmanın bir anlamı yok ..onlar sana saldırmadıkça..(DArb yoluyla ) şimdiye kadar da böyle bişi görmedim.

    Yurduma Müslümanı hristiyanı, hindusu ,şamanisti hepsi saldırdı ama hiç ateist saldırmadı.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •