Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, 24 Eylül Tarihinde Yapılacak Olan Nükleer Santral Yapımı İhalesinde Süreyi Uzatmayacaklarını Belirterek, "Süreyi Uzatmayacağız. Bu Noktada Firmalar, Çalışmalarını Daha Sıkı Sürdürerek, Bizim Süremize Uysunlar" Dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, 24 Eylül tarihinde yapılacak olan Nükleer santral yapımı ihalesinde süreyi uzatmayacaklarını belirterek, "Süreyi uzatmayacağız. Bu noktada firmalar, çalışmalarını daha sıkı sürdürerek, bizim süremize uysunlar" dedi. Nükleer santral kurup işletecek ve TETAŞ'a elektrik satacak şirketin belirlenmesi için yapılacak ihale öncesinde Ankara Shraton Otel'de düzenlenen bilgilendirme toplantısında gazetecilere açıklamada bulunan Hilmi Güler, "24 Eylül günü saat 14.30'da zarfları açacağız. Bununla ilgili süreyi uzatmıyoruz. Takvimimiz neyse, bunu hiçbir şekilde uzatmayı düşünmüyoruz" dedi.
11 katılımcı firmadan 6 firmanın ihaleyle ilgili soru sorduğunu, bunlardan 4'ünün ihale için süre uzatımı istediğini ifade eden Bakan Güler, "Finansal sorunlar nedeniyle süre uzatımı olmaması, teklif sayısını azaltır mı ?" şeklindeki bir soru üzerine, "Bu tür ihalelerde zaman zaman süre uzatımı istenir. Ama biz bu süreyi yeterli gördük. Yeterli gördüğümüzü de ihalenin başında ifade ettik. Bu süre uzatımı teklifine olumlu bakmıyoruz. Süreyi uzatmayacağız. Bu noktada firmalar, çalışmalarını daha sıkı sürdürerek, bizim süremize uysunlar, uymalarını bekliyoruz. Onun için de süreyi uzatmayacağız" diye konuştu.
Kaynak
Nükleer enerjinin en büyük sorunu atık sorunudur ve mesela yaygın olarak kullanıldığı ABD'de radyoaktif atık sorunu üst boyuttadır. Toplam 45 bin depolama sahasında, 3 milyon metreküpten fazla yer kaplayan bu maddelerin depolandığı sahalardan temizlenmesi için ortalama 300 ile 500 milyar dolarlık bir bütçenin ayrılması gerekmektedir. Bu rakam yaklaşık olarak nükleer enerji santralleri için yapılan harcamaya eşittir.
Başta Avrupalı ülkeler olmak üzere hiçbir ülke kendi topraklarında nükleer atık depolamak istemiyor. Bunun nedeni nükleer atıkların etrafa yaydıkları radyasyonun çok ölümcül olması ve bir felaketin yaşanmaması için atıkların uzun yıllar büyük bir dikkatle saklanmasının gerekmesidir.
Nükleer enerji işi ciddiyet gerektirir ve atık sorununun yanında en önemli etmen de 'insan faktörüdür'. Santrallerin yüksek maliyetinin beraberinde, bu santrallerde çalışacak elemanların son derece nitelikli, son derece iyi eğitilmiş olması gerekir. Kaldı ki ülkemizde vasıfsız, eğitimsiz ve şark zihniyetini aşamamış bir çok insan ensesi kalın tanıdıklar aracılığı ile mevki ve işyerlerine yerleştirilebiliyor.
Öyle, hop kalkın biz nükleer santraller kuruyoruz demekle olmaz bu işler. İyice araştırıp, tartıp ve toplumsal tartışmaya sunmadan girişilemez nükleer santral olayına.
Türkiye, nükleer enerjiden önce hidroelektrik, jeotermal, rüzgâr, biokütle, deniz kökenli yenilenebilir enerji, hidrojen enerjisi gibi enerji kaynaklarını değerlendirmeyi daha öncelikli olarak ele almalıdır.
Konu nükleer santralleridir, lütfen partiler üzerinden polemiklere girilmesin.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



