Sevdiğim gözlerimde buğusu bilinmezliğin. Yaralarımı sarışıma emanet şimdi gözlerim. Öyle çok özlemler yağıyor ki üzerime, altında kalıp üşüyorum. Bu hasret, bu çırpınış pes ettiriyor beni. Yanında olmayı istediğim kadar uzağında da olmayı istiyorum. Bilemiyorum ki sevdiğim seni kalbimin hangi köşesine koysam da içimde bir parça huzur duysam bilemiyorum ki. Sevgimin çokluğundan yüreğim karmakarışık dolanıyorum geceler ve gündüzler boyu. Düşüncelerime aklar düştü sen bana geldiğinden beri. Her sabaha gülümseyiş kondururken gözlerim; her geceye vakti belirsiz bir gün için küçük hayaller bırakıyor. Uyusam ve vakitsiz o güne biraz daha yaklaşsam diye günleri eksiltiyorum takvimin işlek sayfalarından. İçinden çıkamadığım bir sokağın çıkmazlığında köşe bucak peşinde koşuyorum varlığının. Bugün seni düşünmesem diye kendime telkinler verdiğimde bile seni düşünmek oluyor tek yaptığım. Mutluluğumun canı alınıyor sanki sevdiğim. Küçük gülümseyişlerimden tek tek ayıklanıyor içim ve ben üzünçler çoğaltıyorum kendimde ve söz geçiremiyorum hesapsız içime gelene.
Özledim seni. Nasıl anlatılır bilmiyorum ki sevdiğim. Bu duyguyu alfabemde ki yirmi dokuz harf tanımlayamıyor. Hep eksik oluyor benim anlatışlarımda. Gözünün görmediğinden gönül ırak duramıyor. Her ata bir yalan konuşuyor kendini teselli etmek için. Gözden ırak olan gönülden ırak olamıyor. İçimde dışımda hep senken.
Özlediğim; düşüncelerimin içinde sen, kulağımda, uzağımda, yakınımda, varlığımda hep sen, sende yitip giden ben. Sana söyleyemediklerimle kocaman dünyada yapayalnız kalıyorum. Yalnızlığımı geçiremiyor hiç kimse. Gecelere yaslandığımda hayaller biriktiriyorum bize dair. -canlı ve diri hayaller- Sabahları uyandığımda bir de bakıyorum ki tarumar edilmiş bütün gerçekleşmesi hayallere kalmış düşünmelerim. Yoruyorlar beni sevdiğim. Gün gecenin ve gece günün sonundaki bitişi beklerken seni beklediğimi bilen umarsız yürekler yoruyorlar beni. Bir olmaza sevdalanmanın yükünün altında ezilirken bedenim itiraz edemiyorum kimselere.
İçimde kalsan sevdiğim. Kaldığın yerlerde sonbahar esintileri dolansa ama sen kalsan. Üşüsem yokluğunun kapıma bıraktıklarıyla. Bak dudaklarım gülümsüyor, gözlerim ağlıyor. Elim kalemin siyahlığına boyanırken yüreğim senin gölgene özlem dolu hayaller bırakıyor. Adın dilimin kekemeliğine bir iç çekiş olarak takılıyor. İçim titriyor sevdiğim sen gönlüme düşünce içimde depremler oluyor ve ben artçı şokların hezimetinde kalıyorum, itiraz etmeden.
Gözlerine bakmaya cesaret edemediğim; her bakışımda boynumu utanmalara eğdirenim ne anlatabilir seni satırların yitmişinde, eksiğinde ne anlatabilir?. Ne söylersem birisi “tamam işte bu” diyebilir. Adını koyabilir bu duyguların. Kim tamir edebilir yüreğimi çareleriyle.
Züleyha nasıl yanıyordu Yusuf için ne gönül dağıtıyordu onu gören gözlere. Bende öyleyim işte sevdiğim. Senin geçtiğin yerleri kazıyorum beynimin içine. Her karesine ayrı bir anı düşürüp kurguluyorum geceler boyu. Yanına geleceğim vakit eksilirken, yanına gelemediğim vakitler çoğalıyor sanki. Gün düşmanlık yapıyor aklaşmış saçlarıma. Sen beni anlayabilir misin sevdiğim? Adını iç çekişlerin ardına düşürdüğümde anlayabilir misin nasıl eridiğimi? Yüreğim küçük alevler alıyor ve her yanım kıvılcımlanıyor bir ucundan. Ve ben küçük yanışlarla gün ve gün yanıyorum. İçimdeki yangını söndüremiyor hiçbir güç. Bu yanış bir gün tükenir mi sevdiğim ya da ben kıvılcımların yüreğimi tutuşturduğu bir vakitte gözlerim açık ölebilir miyim acını hissetmeden?
Bilmiyorum sevdiğim bana eksik gelen sana fazla gelirken ben özlemlerimin içinde çırpınıyorum. Bir umut uzat önüme. Birkaç teselli cümlesi kur. Ferahlasın az içim. Sevdamı dikenli tellerin ardından çekip al ve başucunda dinlendir beni. Bunca yükün altında çok nefessiz hissediyorum kendimi. Hadi sevdiğim hasta yüreğim dinlendir beni.


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla
