LAİKLİK CUMHURİYETİN TEMEL TAŞI
Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevini devralan Orgeneral Işık Koşaner, laiklik ilkesinin, Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan tüm değerlerin temel taşı, Türkiye’nin varoluş felsefesi ve anayasal düzenin temelini oluşturduğunu bildirdi.
Orgeneral Koşaner, küreselleşmenin, etkilerine maruz kalan ülkelerin olumlu ve olumsuz olarak algılayabilecekleri hususları ihtiva etmesi nedeniyle, aslında ulusal çıkarlar doğrultusunda yönetilmesi gereken bir süreç olduğunu dile getirdi.
İç, bölgesel ve küresel anlamdaki güvenlik algılamaları ile tehdit ve risklerin iç içe geçmiş çok yönlü yapısının, doğal olarak bütün milli güç unsurlarının koordineli bir şekilde kullanılması zorunluluğunu dikte ettirdiğini ve klasik anlamda tehdit ve risklerin iç ve dış olarak algılanmasınını geçersiz kıldığını vurgulayan Orgeneral Koşaner, şöyle konuştu:
“Bundan sonra iç ve dış değil, küresel tehdit ve riskler söz konusudur. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) başta olmak üzere güvenlikten sorumlu kurumlar, küreselleşme ile ortaya çıkan tehdit ve risklerin oluşturduğu çeşitlilik ve bunların ulaştığı boyutu dikkate alarak; küresel gelişmeleri ve ülke güvenliğine tehdit oluşturan oluşumları bütün yönleriyle takip etmek, incelemek, değerlendirmek ve oluşacak tehditleri zamanında etkisiz kılacak proaktif yaklaşımlar geliştirmek zorundadırlar. Güvenlik ihtiyacı ve tehdit neyi gerektiriyorsa tereddütsüz yapılmalıdır.”
Orgeneral Koşaner, Türkiye’nin bütünlüğüne, ulusal birliğine ve siyasal rejimine yönelik çok boyutlu ve giderek artan küresel tehdit, risk ve dayatmalarla karşı karşıya bulunulduğunun bir gerçek olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bu güvenlik sorunlarına karşın ülkemiz bugüne kadar birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü ve istikrarını koruyabilmiştir. Bunda en önemli etken; hiç şüphesiz, sağlam temeller üzerinde kurulmuş insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, anayasamızın başlangıç bölümünde belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan devlet yapımız, ulus devlet, üniter devlet ve laik devlet temeline dayanan anayasal düzenimiz ve her türlü etnik ve dinsel ayrımcılığı reddeden, hoşgörü, dayanışma, birlik ve beraberliği öngören toplumsal yapımızdır.Tüm çabalara karşın, sağlam bir Atatürk Milliyetçiliği ve Atatürkçü düşüncenin var olması ve Cumhuriyetin anayasal kurumlarının ulusal çıkarlardan ödün vermeyen kararlı duruşu, ülkemizin küresel sistemin egemenliğine tam olarak girmesini önlemiştir. Cumhuriyetin, devrimlerin, varlığımızın ve geleceğimizin korunmasının tek yolu Atatürkçü düşünce sistemidir.”
“LAİKLİK, TÜRKİYE’NİN VAROLUŞ FELSEFESİDİR”
Orgeneral Koşaner, aklın ve bilimin yol göstericiliğinden ve çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkılması hedefinden ayrılmanın söz konusu olamayacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhuriyet devrimi ile ümmet toplumdan laik ulus devlete geçişte etnik ve dinsel farklılıklara bağlı olmayan, ancak dil, kültür ve ülkü birliği ortak paydasında buluşan siyasal, hukuksal ve sosyal bir birliktelik sağlanmıştır. Ulus devletimizin var olması ve daha da güçlenmesi, bu ortak paydanın herkes tarafından içtenlikle benimsenmesi ve gözetilmesiyle gerçekleşir. Etnik, kültürel, ideolojik ve benzeri nedenlerle farklılık iddiaları, sadece ulusumuza zarar verir. Ülke, ulus, egemenlik unsurları ve yasama, yürütme ve yargı erkleri bakımından teklik öngören üniter devlet, eşitlik ilkesinin korunmasının, bölgecilik, ırkçılık yapılmamasının ve azınlık yaratılmamasının garantisidir. Laiklik ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan tüm değerlerin temel taşıdır. Türkiye’nin varoluş felsefesidir. Anayasal düzenimizin temelini oluşturur. Demokrasi, ancak, devlet ve toplum düzeninin akla ve bilime dayalı olması şeklinde ifade edilebilecek laiklik sayesinde kurulup yaşatılabilir. Ulus devlet, üniter devlet ve laik devlet temeline dayanan anayasal düzenimizden, aklın ve bilimin egemenliğinden, cumhuriyetin kazanımlarından ve küreselleşme dayatmalarına karşı ulusal duruş sergilemesinden, değişik amaç ve beklentiler nedeniyle rahatsız olanlar da vardır. Bizlere düşen, cumhuriyetin temel kuruluş felsefesine sahip çıkmak ve ona yönelecek tehditlere karşı daima duyarlı olmaktır.”
“TERÖRE KARŞI MÜCADELEDE TARAFIZ”
Orgeneral Koşaner, ülke bütünlüğüne ve ulusal birliğe yönelik etnik bölücü terörün, ülkenin güvenliğini ve huzurunu tehdit etmeye devam ettiğine işaret ederek, etnik terörün, küreselleşmenin yarattığı imkanlardan da yararlanarak, hukuk devletinin ve demokrasinin sağladığı özgürlükleri istismar etmek suretiyle amacına ulaşmak istediğini belirtti. Orgeneral Koşaner, şunları söyledi:
“Bölücü terör ve ayrılıkçı hareketin temelinde etnik milliyetçilik bulunmaktadır. Hedefleri ulus devlet ve üniter devlet yapısının ortadan kaldırılmasıdır. Dünyada hiçbir ülke, eli silahlı kişilerin devlet otoritesine karşı çıkmasına, isteklerinin zorla kabul ettirilmesine, vatandaşlarının güvenliklerinin tehlikeye atılmasına müsamaha göstermez ve bu gruplarla muhatap olmaz. Teröre karşı yürütülen mücadele, silahlı tek terörist kalmayıncaya kadar kararlılıkla sürdürülmeye devam edilecektir. Bunun dışındaki her düşünce teröre taviz vermek olacaktır. Teröre karşı mücadelede tarafız ve böyle olmaya devam edeceğiz.”
Orgeneral Koşaner, teröre yönelik mücadelenin devlet tarafından topyekun şekilde güvenlik, ekonomi, sosyo-kültürel, psikolojik harekat ve uluslararası alanda, birbirine paralel ve eş zamanlı yürütülmesinin ve öncelikle örgüte katılımı ve destek sağlanmasını önleyici tedbirlerin alınmasının önem arz ettiğini de vurguladı.
TSK ve güvenlik güçlerine düşen görevin ise teröristleri arayıp bulmak ve etkisiz hale getirmek olduğunu belirten Orgeneral Koşaner, “Ancak, silahlı kadro etkisiz hale getirilmeden, sadece diğer alanlarda alınacak tedbirlerle bir sonuca ulaşılması da mümkün değildir” dedi.
kaynak:www.ntvmsnbc.com


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla


