Sahi, siyasi felsefesi ve hedefleri, “Ergenekon” efsanesiyle, özdeşleşmiş, Milliyetçi MHP, sahte Ergenekon komplosu, milliyetçi ve Atatürkçü olan herkese, akıl almaz dedikodular ve yakıştırmalarla bulaştırılan bu davanın, nasıl dışında kalabildi?
Sosyalist Birikim Dergisi Yayın Yönetmeni Ömer Laçiner’e göre, MHP yönetimi, parti üzerinde oynanmak istenen oyunun farkına erken vardı, bu nedenle MHP, ele geçirilemedi… Bahçeli emekli paşalarla (Ordu ile) partinin arasına son derece net bir mesafe konulması, istismara açık olduğu gerekçesiyle Ülkü Ocakları'nın bir kısmının kapattı ve nihayet, Kayseri'nin Tekir Yaylası'ndaki kurultayın iptal etti. Ömer Laçiner’e göre, “Ergenekon”da neredeyse tamamı Türk milliyetçiliğine ve Atatürkçülüğe vurgu yapan isimlerdi. Ne var ki, Türk milliyetçiliğinin geleneksel mecrasının adresi olan MHP ile bir türlü istedikleri ilişkiyi kuramamışlardı.”
Bu tespitler, genel olarak doğru da, ben son analizimi, özetleyim: “Devlet Bahçeli’nin Genel başkan olalı beri icraatında ve son zamanlarda AKP iktidarına en önemli davalarda, omuz, Abdullah Gül’e Çankaya’ya çıkması için ip verdi ve TSK’ya karşı bir tavır gösterdi! Ve Bana kalırsa, MHP’yi kökten değiştirmeye çalıştı… Partinin kurucusu Başbuğ Türkeş’in emanetine sahip çıkmadı! Rahmetli Türkeş hayatta iken, bizzat bana söylediği gibi, Bahçeli’ye güvenmemekte haklıymış!
HİKMETLER
Ben başından beri Bahçeli’nin yaptıklarında, siyasetinde, bizim künhüne vakıf olamayacağımız bazı hikmetler vardır, diye düşündüm… APO’nun idam edilmemesine ortak oluşundan beri!
O “hikmetler” Sayın Genel Başkanın son Basın toplantısında söylediklerinden, büsbütün anlaşıldı! Kısacası AKP’nin “sessiz ortağı”, AKP’nin, siyasetine gene omuz verdi! Bahçeli yönetiminde MHP, adeta AKP'nin “sessiz ortağı.” İktidar, bu kadar faydalı bir ortağı, yardımcıyı harcayabilir mi? Hele Bahçeli’nin son söylediklerinden sonra!
YENİ HİKMETLER
Bahçeli konuşmasında ülkenin asıl güncel dertlerine İktidarın mali ve ekonomideki hatalarına yaşama şartlarının zorlaşmasına ve yolsuzluklara, pek değinmedi.
Başlıca derdi Anayasa Mahkemesinin Türban konusundaki kararı ve Parti kapatma yetkisinin kaldırılması ve Anayasa'nın değiştirilmesi!
Söylemiyor: çığırından çıkan ve laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu tespit edilmiş bir Parti kapatılmazsa ne olur? Bahçeli, bu konuda alternatifleri düşünmüyor; bu sübap-sigorta olmazsa hangi güç TC’ni savunmak durumunda kalacak? Bunu da düşünmüyor. Ve Anayasa’da değişiklik yapılacaksa, bunun aslında “kapatılan partilerin bir daha açılmaması” şeklinde olması gerekeceğini de düşünmüyor! Nihayet, bütün demokrasilerde, Kuvvetlerin ayrılığı ilkesine göre dengeler ve kontroller olduğunu kabul etmiyor! Ve sorarım; Sayın Bahçeli, aynı mantığıyla, Bölücü DTP'nin de kapatılmasına da karşı mı?
İHTİMALLER
Hemen akıla, iki ihtimal geliyor. Başından beri olduğu gibi, entelektüellere aydınlara hoş görünmek… Bunda başarılı da oldular; aydınlar Bahçeliyi koyacak yer bulamıyorlar! Bana “dostlarını söyle kim olduğunu bileyim”
KUTSAL EMANET
Ne var ki, Milliyetçi Hareket, Sayın Bahçeli’nin boyunu da, Partiyle ilişkilerinin tarihini de, aşan kutsal bir emanettir! Böyle günlük politika hesapları ve amaçları uğruna harcanamayacak bir emanet!
Kaynak
Güzel bir yazı olmuş,katılmamak elde değil


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




