• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 56 123456789101151 ... SonSon
559 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6

    "Tasavvuf ve Zikrullah"

    .

    Dünya ve ahirette mesut olmak istiyorsak yaratanımıza kul olmanın zevkine erme çabasında olalım. Rabbımıza layık kul olmanın hazzından, zevkinden uzak durmayalım. Sonsuz rahmet-i ilahiden nasipli, ihya olmuş Rahmeti ilahiyeye vesile kılınmış bahtiyar kullarının saflarında bulunmak gayemiz ve zevkimiz olsun. Kulluk vazifemizi iman ve samimiyetle icra edebilmemiz gene yaratanımızın rahmeti olan mana ve gönül gözü ile görmek ve gerçeği lüzumu kadar bilmek..rahmetinden mahrum eylemesin

    Hazret-i ALLAH’TAN lutfedilen tavır ve hareketlerimizle, lisan-ı hal ile yakarmayı ve istemeyi bilelim. Nazargah-ı ilahi olan kalbe yolu uğramayan arzu ve isteklerin huzur-ı ilahiden iltifat gördüğü ender görülür. Kalpten beyine geçen gönül yolu, ehl-i halin ehl-i aşkın yoludur. Beyinden kalbe akış ise ilmel yakından öteye yolu muhaldir ..Muhammet İkbal’in uyarısını gönül kulağı ile dinle, tefekkür et. Rahmet-i ilahi olan sebeplere tevessül etmeden maddeyi de manayı da elde etmek zehabına kapılmak safdillik olur. Bu saflık tertemiz safiyet değil, kusura bakma, salaklıktır.

    “İlim toplayıp yığmışsın, gönlü ihmal etmişsin, o kaybettiğin servete acıyorum.”

    Ey beni Adem ! Sen Adem’e musahhar kılınan mahluk ve eşya değilsin. Hazret-i ALLAH’ın bilinmesine vesile kıldığı, yaratılışın sırrı ve çekirdeğisin. Diğer mahlukata benzer yönün aşikar, amma sen mana denizi insan olmaya müsait yaratılmış beni ademsin. Aşk-ı ilahiden yaratıldın. Yaratanını bilmeye müsait kılındın. Aczini bildiğin kadar yaratıcını bilmene imkan ve fırsat verildi.

    Bu fırsatı bildiğin kadar yaratanına hamd ederek, şükrederek, kesir zikrederek, emr-i ilahiye intibak etme zevki ile hayatını idame ettirmeye çaba gösteren, gerçeği hayatının her safhasında görerek, yaratıcına hayranlık duyan, sadık insan ! Hiç şüphen olmasın, bu meziyetlerin hepsi şahit ki, sen yaratanına aşıksın.

    Aşk mana itibariyle ilahidir. Mecazi aşk olmaz. Mecazi olan istektir, arzudur., Nefsin ihtiyacıdır., Mecazi aşk özlemini duyduğu o nesneye vuslatla biter. İlahi aşk ise yakınlıkla artar. Vuslatda ilahi aşkın sonu değildir. Aşk-ı ilahinin tecellisi nefsin hazzının dışında, ruhun gıdası ,.yaratılışın sebebi hikmeti, İnsanlığın hal belgesi mana anlamı TASAVVUFTUR !

    Hazret-i ALLAH’ın tanzim ve tertip ettiği ile kullarını vazifeli kıldığı “ey insan arzı ben yarattım sen düzene sokacaksın” hitabını hiç hatırdan çıkarmadan, emr-i ilahiye uygun, kulun aczine uygun, kulluğuna uygun vazifelerimizi iyi bilelim. ALLAH’ın tertip ve tanzimine teslimiyette kusur etmeyelim. Üzerimize terettüp eden kulluk vecibesini yerine getirmeyip, “bunu da, sana havale ediyoruz, bu işlemlerimizi de sen yapıver” deye köşe-yi vahdete çekilip, aczini bilip , kulluğunun dışına çıkmayasın. Bu küstahlığın adına sakın “teslimiyet ve kulluğumuzun aczi, falan” deye ahkam kesme. Yaptığın bu tembelliğine sakın tasavvuf, tarikat, şeriat, İslamiyet de demeyesin. ALLAH’ın emri hilafına yaşayanlarda küllü rahmet olan kıymetli sıfatlar bulunmaz.gafil olma !...

    Eşi, şeriki, benzeri olmayan ALLAH’ın iradesine bağlanmak İslamiyyettir. Amma sen bu bağlılığı yanlış düşünüyorsun. Neye yanlış ? Beraber araştıralım. “Kur’an’dan başka bir şey tanımam” diyorsun, “yalnız kelamullahtan başka bir şey tanımam” diyorsun, amma bazı ayetlerin manalarını yaptığın meallerde kendi hissiyatına göre tanzim etmekten çekinmiyorsun. Hazret-i Resulullah’ın hayatı Kur’an değil mi ? Niçin sünnetlerine ve tevatüren zamanımıza kadar sıhhatını koruyan hadislere, tasavvuf, tarikat, cemaatle ve ferdi yapılan zikrullaha, adet tertip ve tanzimine kütüb-i sittede geniş yer verildiği halde soğuk bakıyorsun.ve onları İslamiyet’in dışında gösterme gayretindesin. ALLAH’A ve Resulüne inanmayan bir toplum var ki, onlarda dinlere düşmanlık ve dinsizliğin ilericilik olarak algılandığının acı faturasını nasıl ödüyoruz görelim lütfen!... ALLAH cümlesini hidayete erdirsin.


    PİRİ GALİBİ H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU.


    Kalp insanın en önemli organıdır.kalb Allahın zikri ile ihya olduğu zaman sıratı müstakimi bulur.Dolayısıyla bütün vucut hayat bulur,gelişme gösterir.Tasavvuf dinin kalbi mertebesindedir.Tasavvufsuz yaşanılan din ruhsuz cesede benzer.Tasavvuf dinin özüdür.Zikir ise kalbin doğru ve eğriyi ayırt etmesi için verilen anahtarıdır.Zikir,tasavvuf ünüversitesi yolcularının rızkıdır.Kalbin pasını silen zikrullahtır.Akılcı din olmaz.Din nakildir.

    AYETLER


    Nahl 43
    Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

    Tâ-Hâ 99
    Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana katımızdan bir zikir verdik.

    Enbiyâ 42
    De ki: 'Gece ve gündüz sizi Rahman (olan Allah)tan kim koruyabilir?' Hayır, onlar Rablerini zikirden yüz çevirenlerdir.

    Kâf 8
    (Bunlar,) 'İçten Allah'a yönelen' her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir.

    Bakara Suresi 114
    ALLAH’ın mescitlerinde ALLAH’ın adının zikredilmesine engel olan ve onların harap olmasına çalışandan daha zalim kim vardır !.. Aslında bunların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. Bunlar için dünyada bir rezillik, ahirette büyük bir azap vardır.

    Bakara Suresi 152
    Öyle ise siz beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, sakın bana nankörlük etmeyin.

    Bakara Suresi 198
    Hac zamanı ticaret yapmakta bir günah yoktur. Arafat’taki vakfeden ayrılıp akın ettiğinizde meş’ar-i Harem'de zikir ile ALLAH’I anın. ALLAH’ın size gösterdiği şekilde zikredin. Onun göstermesinden önce yanlış gidenlerden idiysenizde..

    Bakara Suresi 200
    Hac menasikinizi bitirince atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir zikirle ALLAH’ı zikredin. O insanlardan öyleleri var ki, “bize dünyada ver” derler. Böyle isteyenlerin ahirette nasibi yoktur.

    Ali İmran Suresi 41
    Zekerriya : Rabbim ! (Oğlum olacağına dair) bana bir alamet göster, dedi. ALLAH buyurdu ki : Senin için alamet, insanlara üç gün işaretten başka söz söylememendir. Ayrıca Rabbını çok
    zikret sabah akşam tesbih et.


    Ali İmran Suresi 135

    Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında ya da bizzat kendilerine zulmettiklerinde ALLAH’ı zikrederler, derhal günahlarından dolayı hemen tövbe istiğfar ederler. Zaten günahları ALLAH’tan başka kim bağışlayabilir ki ?. Bir de onlar işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  2. #2
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    .

    Büyük bir kesim var ki, ALLAH’A ve elçilerine inanmış, namazında, niyazında, haccında, zekatında, hayır ve hasenatında bu mana zenginlerinin ALLAH adetlerini artırsın amin !.Bir zümre daha varki dindar kesimde ekseri görülen bunlardır .Akıldan öteye yolu olmadığı azabı ilahiyeden başka sermayeleri de yoktur. Gazabı ilahiyeyi ve rahmeti ilahiyeyide kalıplaştırdığı gibi bu tutumlarıyla hazreti ALLAH'ı çarpık zihniyetlerine râm ettiğinin zannı ile cennet aşkı ve cehennem korkusundan başka zevki olamayan, gönül diye bir rahmet tanımayan, ihlas, takva, veradan habersiz toplumların rehberi, üstadı tabir caizse mürşidi manası olmayan şeriat, arısı ve balı olmayan boş kovan, misali gerçek iman zafiyeti çeken yalnız samimiyetine güvenmekle ferahlık duyan dindar geçinen kitleler! Bu zümre samimiyyetleri derecesinde rahmeti ilahiyyeden nasiplerini alacaklar amma Bu çarpık hali alkışlayan bilge kişiler Bu tahribatın hesabını verebilmen için ğüvencen nedir !... Pek inanmazsınız amma belki inanan bulunur. Peygamber Efendimiz öyle buyurdular :

    “Onlar kurtarıyoruz zannediyorlar, öldürüyorlar. Kendileri de ölüyor.”

    Bu kadarlıkla iktifa(yeterli)et. Uyan !

    Beşeri Kanunlar kanunu ilahiyeye uygun gibi görülsede Şeriat devleti ,şeriat hükümeti ifadeleri her zaman hakiykatı yansıtamazlar zamanla değişen görünümleri kanunu ilahiyeye ters düşmediği müddetce içtihada (Şeriatın fer'î mes'elelerine âit hükümleri, İslâm müçtehidlerinin, usulüne uygun olarak, Kur'an ve Hadis-i Şeriflerden çıkarmaları ve bunun için tam gayret etmiş olmaları. Böyle içtihad eden zâtlara Müçtehid denir)lüzumlu kılınmıştır. dünya nizamı kulun içtihadına bırakılmıştır zamanla değişen güzellikler ehlinin içtihadı ile toplumların yaşantılarında ilahi yakınlığı sağladığı gibi salikini emri ilahiyi yaşantısında kalbi mutmain(İçi rahat. Müsterih. Şüphesi kalmamış. Emin)kılar!.. tertibi ilahi budur bazı ayetler muhkem ,bazısı müteşabihtir. zaman bunlar üzerinde değişiklik yapamaz kıyamete kadar geçerlidir içtihada tabi ayetler vardırki şeriattır zamana göre ehli ise o günkü güzelliğe uygun içtihat yapabilir örneğin peygamber efendimize ashab sordular ya resulALLAH şu dünya işini nasıl yapalım diye en son gelen şeriat mimarı, ilmiledün sultanı, gerçek gönüller fatihi, nuru muhammedinin peygamber efendilerimizde zuhurunun son karargahı en mütekamil şeriatı garranın(Parlak ve nurlu şeriat. İslâmiyet)yetkili sahibi buyurdular ki !...


    "Sizler dünya işini benden iyi bilirsiniz."

    yeri gelmiş iken fakirin zevki ile ihya olduğum hazreti ALLAH'ın rahmeti resuli ekrem efendimizin şahsında bu abdi acize lutfettiği mesajı tekrar etmekle islami gerçeklere vesile kılındığım için manevi hazzımı ve mana zevkimi izahtan acizim !...

    30 ocak 1995 mekke-i mükerremede otelde sabak namazdan sonra peygamberimiz efendimiz hali yegazada şu mesajı ihsan ettiler!


    "ÜMMETİM GEÇMİŞ ZAMANA GÖRE DEĞİL YAŞAYACAĞI ZAMANA GÖRE HAZIRLANSIN."

    buyurdular. Yataktan fırladım unuturum korkusu ile not aldım.Yazdığım yazı ile ilgili gördüğüm için inanan din kardeşlerime tekrar tekrar duyurmak istedim. Sene 2001
    45senedir veraset vazifesini taşıyorum !...

    Her devirde geçerliliğini koruyan gerçek ifşaatı(meydana çıkarma,açıklama) peygamberiye!... Seksen ikiye yaklaştım , Rabbımın verdiği irşat(Evliyaullah bir zâtın, bir kimsenin hidâyete ermesine vesile olması)vazifesini taşıyorum. Vazifem haricinde ALLAH’ın kuvvet ve kudreti karşısında aciz kulum. Beşer karşısında inandığım gerçekleri anlatmak için kimseyi kırmadan, incitmeden, enaniyyete düşmeden, imanımdan ve vazifemden pirim vermeden, yerlerde ve göklerde bütün alemde zuhur(açığa çıkan)eden peygamber efendilerimizin, bilcümle evliyaullahın, insanı kamilin ve aklı selimin hassasiyetle üzerinde durdukları ayetler ve indi ilahiden .uyarılar!.. :


    Yusuf 105

    “Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.”

    PİRİ GALİBİ H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU.
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    15-09-2007
    Mesajlar
    104
    Karizma Gücü
    5
    Tasavvuf; dinin manası ve özüdür, ariflik ve irfaniyettir, salikinde bariz zuhuru görülen ehli zikirdir. kemali aşkı ilahidir.


    PİRİ GALİBİ H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU

  4. #4
    thrdrmml adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-07-2007
    Mesajlar
    1,352
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Yalnız zahiri ilmi olan onunla yetinen topluluklar zalim.

    Sadece ahlaklı olmaktan başka bir bilgisi olmayan toplumlar mazlumdur.

    Hem ilmi, hem de ahlaklı olan milletler hakim ve mesut olur.

    Piri GALİBİ
    H. Galip Hasan KUŞÇUOĞLU Hz.



    Günümüzde örnekleri fazlasıyla mevcut, öyle değil mi kardeşler.

  5. #5
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    .
    .

    Hazret-i ALLAH’ın ilim ve iradesinin tenezzülen(isteyerek inme)lutuf ve ihsan eylediği ayetler manzumesinin çekirdeği beni adem!.. arzda ve bilemediğimiz nice alemde adaleti ve rahmeti ile tecellisi hazreti ALLAH'ın fiiliyatı , fiili sıfatlarının bizatihi(kendisi) olmayan zuhuruna(açığa çıkışı)vesile kılınan nizamı alem !..hazreti ALLAH'ın lutuf ve ihsanı ile anlaşılacak olan ilmi manayı ilmel(ilim yoluyla kesin biliş)yakin ile çözemiyeceğinin bilgisine ne zaman varacaksın ? Sıkıştığın zaman kabul etmiş gibi görünsen de, kendi düşünce ve davranışlarını daha üstün görme hastalığın, dışarıya nüksetmiş(yerleşmiş). Zahmet etme, gizleyemiyorsun. Haddi aşmışsın. Settarü’l-uyub(Ayıpları, kusurları örten. Kusurları göstermeyen, günahları bağışlayan Allah (C.C.)) rahmeti üzerinden kaldırıldı. Takke düştü. Kel göründü misali. İyi bil. ALLAH’A karşı günah işliyorsun. İslam’a karşı, resullerine karşı, İslam’ın ne olduğunu müdrik(Aklı eren. Anlayan. Kavrayan, akıllı.)yaşayan mü’minlere karşı, veraset(varis olan)taşıyan varisü’n-nebiye nedim-i ilahiye(Evliyaullah,Mürşidi Kamil)karşı bu tutum ve davranışların beşere karşı ayıp, ALLAH’A karşı günah oluyor.

    Şunu bilesin ki, akli ve nefsani duygularını cihan-şumül (alemi kaplayan)din-i İslam’dan, en mütekamil şeriat-ı garradan(Parlak ve nurlu şeriat. İslâmiyet)ve vahy-i ilahiden daha cazip gördüğün için Hazret-i ALLAH’ın tertip ve tanzim ettiği manevi teşkilata küfür gözü ile bakıyorsun. İman zannettiğin küfür buradan başlıyor.

    Bu türlü ilimler na-ehil(ehil olmayan)toplumlarda her zaman alkışlanmıştır ? Sakın aldanma, o alkışlara. Dikkat edersen hakikat gözü ile bakabiliyorsan göreceksin ki şakşaklardan çıkan ses emr-i ilahiye muhalefet..

    Nefsi duyguların sesi insan-ı kamili tanımayıp, kendini insandan üstün görüp, bunu kanıtlamak için hazret-i ALLAH’TAN kıyamete kadar sapıtmak için ruhsat alan şeytanın sevinç çığlıklarını duyamıyor musun ? Alkışların sesinde bir yerde nefis akılla şirket kurar, müşterek(beraber)çalışırlar. Put üretmekte mahirdirler. Nefsin ürettiği put aşikardır. Aklın ürettiği put kabiliyeti nispetinde avamdan gizlenmeye çalışır. Ama ehlinden gizlenemez. ALLAH’TAN hiç bir şey gizli değildir.

    Rica ediyoruz, manevi teşkilata inanmasan da na-ehlin küfrüne ortak olma. Gavsü’l-A’zam Seyyit Abdulkadir Geylani buyurdular ki :

    “Atan bizdendir, attıran değil."


    Bir kişi inanmadığını açıkça ilan eder, hatır için konuşmaz. Sözünün eri ve merttir. Böyle insanların bu halleri de meziyettir. Rahmettir. Bizim rahmet topluluğumuzun üyesidir. Mutlaka bir gün gelecektir. Çünkü mizaç(huy, yaradılış)ve manası bize uygundur. Kendisi kenarda durup sinsi sinsi attıranda makbul meziyet(güzel özellik)yoktur. Bizden değildir, Bazı hakikat fukaralarına hakikat dışı telkinlerinle(aşılama)ehl-i tarika karşı hakaret ve küfrettiriyorsun. Buna hakkın var mı ? Hesabını Hazret-i ALLAH sormayacak mı ?

    Muhammet İkbal’in veciz gerçeklere uygun bir hitabını dinle :

    “Milletler manevi büyüklerinin kalplerini incitmedikçe ALLAH hiç bir zaman milleti rezil ve rüsvay etmez.”

    Yaptığın bu tahribatı Kur’an-ı Kerimin manasını, bazı ayetleri nefsinin hazzına göre ilan edip, semavi tevhit dini ki islamiyettir.Saliklerini Hazret-i Kur’an’a düşman kıldığının hesabını ALLAH’A verebilecek misin ? ALLAH affetse dahi, masum kulların manalarını iteklediğinin(Allahtan uzaklaştırdığının) farkında değil misin?

    İsmini henüz düşünmediğim bu kitapçığı daima sitem ve kahır(derin üzüntü)etmek kastı ile yazmadım. Maksadım bazı hakikat fukarası “her şeyi biliyorum” hastalığının zebunu(güçsüz, aciz)kişilerin yaptığı, tahribattan başka görünüm taşımayan telkinatlar ve icraatları açıklamak . Bu abd-i acizin imanıma , Rabbimin rahmeti ve muaveneti(yardımcılık,yardım)ile şer düşünce ve şer icraatlar yaklaşamaz. Buna rağmen Ebu Cehil misali düşünce ve tahribatlardan Rabbıma sığınırım.

    "Yalnız zahiri ilmi olan onunla yetinen topluluklar zalim. Sadece ahlaklı olmaktan başka bir bilgisi olmayan toplumlar mazlumdur. Hem ilmi, hem de ahlakı olan milletler hakim ve mesut olur."

    Hakikat dışı telkinler ve manayı tahrip eden icraatlarla milyonlarca mana ehlini ruhen taciz ettikleri gibi, imanlarını zayıflatarak yükümlü oldukları manayı bilemediklerinden hakikatleri katletmeye(Zor duruma sokmak)çalıştıkları tarih boyu görülen vakıadır.


    PİRİ GALİBİ H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU.
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  6. #6
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    .

    ALLAH’ın zikrini toplu olsun, münferit olsun ilim adına yasaklayıp katlediyorsunuz. Bu yetkiyi nereden aldınız ? Kur’an’dan diyemezsiniz. Zikir ayetlerini açık ve seçik yazdım. Havf(Korku) u reca (ümit) üzere oku. Anlayarak oku Anlamıyorsan erbabına sor da, oku. Hazret-i ALLAH Nahl Suresi, 43. ayette emretmiyor mu :
    “Siz bilmediklerinizi erbab-ı zikirden sorunuz."
    Lütfen hocam, bu bencil enaniyyetten kurtul. Sen ilminle bana lazımsın. Ben de hal ilmi ile sana lazımım. Gel yoksa bilmeden yaptığın tahribatların enkazı altından çıkamazsın. Üzerindeki enkazları göremiyormusun ?

    Gördüğüm ve hatırladığım kadarı ile göstereyim. Gel, yeteri kadar Arapça bilmeyen fakat “men araf” sırrını anlayan bu abd-i acize yakın gel. Hazret-i Mevlana’nın feryadını dinle. Rahmet-i ilahinin zuhuruna vesile kılındığı gönül sultanına yakarışını dinle :

    “Gel, başını kille ıslattınsa yıkamadan gel. Ayağına diken batmışsa çıkarmadan gel.

    Gel de ufalmış ekmekler gibi yollara döküldüm, topla beni. Gel ki, gel. git sözü bitsin artık, gel..."


    Bu sancıyı çeken bilir.gülme ! Sizlerin yazdığı tefsir ve Türkçe mealleri çok çok tetebbu(araştırma, inceleme)eden ilmihalini, kelime ve yaşantısı ile edille-yi şer’iyeye(Kitab,sünnet,icma,kıyas) uygun şeriat-ı Muhammediyi imanı ile birleştirmeye çalışan bu abdi aciz itikatta “Maturidi,” mezhep de ( amelde ) “Hanefi,” meşrebim alevi “Kadiri-Rufai birleşiminin kolu Galibi”dir.

    Şu gerçeği bildirmede faide görüyorum : Şeriat-ı Muhammedi yede yüz küsur mezhep ve meşrep var. Hazret-i ALLAH cümlesini rahmeti ile bezesin!. Mana ilminden yoksun madde ve akılcı din ihdas(yeni bir şey ortaya çıkarma)eden bilgelerin!. rahmeti ilahiyenin sonsuzluğunun zevkini yaşayan samimi kullarınıda rahmeti ile bezediğinin garibi olmaları hasebi( dolayı, sebebi, gereği )ile , rahmet zevki almamış ilahi vazifesiz, ölçüsüz, hayli sadık kullarını kendi nefsani eğitim ölçülerine göre değerlendirip şeriatı muhammediye ümüt bağlamış 105 kadar meshep ve meşrep varken yalnız 4 adedini kabul eden gerisini rahmeti ilahiyeden mahrum ,dalalette göstermekten çekinmeyen rahmet yollarını kapatıp yalnız gazabı ilahiye giden yolları benimseyip açık tutan beni ademin rahmet yaratılışını gazabı ilahiyeye dönüştürme memuru imiş gibi olanca ğücü ile çalışan mana ve ledünni(Allahü teâlânın vergisi, ihsânı olan mânevî ilim)kaynağı tasavvuf(Ahlâk ve kalb ilmi)sıratı müstekim(Doğruluk üzere olan, doğru yolda yürüyen. Doğrulukla sıfatlanmış kimse)garibi bilge kişi ümmetleri tarih boyu bilmeden meshep ve meşrep çatışmalarına iteklemiş tasavvufa rahmeti sonsuz rabbımızın rahmetini tasarrufunu yedine(yanına)alarak rahmeti zulme dönüştürmüştür!.. mezhep ve meşrep tenkitleriyle veya bunların reddiyle toplumlara fitne, fesat, düşmanlıktan gayrı bir şey verememişlerdir!.. . Her kul karakterine, mizacına ve inancına göre mezhebini ve meşrebini seçmekte yetkili kılınmıştır. Samimiyetinin ölçüsünde ALLAH’ın bu türlü rahmetinden nasip alacağından kimsenin şüphesi olmasın. Bir kişi çeşmenin yanına bir kazık çaktı binitlerini oraya bağlasınlar diye rahmeti ilahiyeye uygun hizmet olmuştu ...bir başkası görmüyenin ayağı takılırda düşer diye kazığı söktü çakanda sökende rahmeti ilahiyeye nail oldu "Müğminin niyyeti amelinden hayırlıdır." buyurulmadımı ?

    Şunu hiç unutmayalım hazreti ALLAH kullarını gazabı için yaratmadı.Dünyaya başka gözle bakmayasın dünya kazanç ve rahmeti ilahiyenin kaynaştığı yerdir mendubdur(Yapılması hâlinde sevâb, yapılmazsa günâh olmayan şeyler. Edeb ve müstehab da denir.) !...dünyadaki manevi kazancı başka bir yerde bulamazsın ileri gitme hazreti ALLAHa malum olan niyyetlerini bilebilirmisin kazık çakanın ve sökenin niyyetlerinin ne olduğunu ? dikkat edelim aczimizi unutmayalım .
    “Yetmiş iki milleti bir gözle görmeyen halka müderris olsa hakiykatta asidir.”

    "Leküm dinüküm veliye din."

    Kafirun Suresi 6. ayette buyurduğu
    “Sizin dininiz size, benim dinim bana”
    buyruğuna dikkat et. ALLAH’ın izni ile göstermeye çalışacağım. Lütfen itirazın olursa itirazının yanıtını Kur’an’dan bulmanı isterim. Çünkü bu abd-i aciz kelamı kadim olan Kur’an’dan ayrı düşünceye iltifat etmem eriştiğim kadarı ile aczimle alemde zuhur eden ayetlerin hayranlığını yaşamaya çalışıyorum ...

    “Sonraki gelen semavi din evvelki gelen dini iptal etmez” başka din yokki islamiyetten gayri iptal edesin şeriatlar dahi iptal edilmez iken sonra gelen şeriatlara salikin geçmesi emri ilahiyeye uygun olup geriye gidilmemeside emri ilahidir... Sonra gelen şeriatlar kulların kültür ve bilgilerine göre ihsan edilmiş, kişinin inisiyatifine göre lutfedilmiştir, rahmettir. “Dinde cebir yoktur” anlamı budur. Hazret-i Kur’an’ın da bildirisi budur. “Hala bir şeriat geldi mi, evvelki şeriatlar iptal olur” iddiasında ısrar edenler Hazret-i ALLAH’A zulüm isnat ederler. Hazret-i Kur’an’la çelişkiye düşerler çünkü Hazret-i ALLAH’ın lütfettiği küllü rahmeti ilahiler geçici değildir.mizaç itibarı ile kul inandığı bir davayı kolayca bırakmaya müsait olmayıp daha kemalatlısını seçe bilmesi kültürünün kemalatına bağlıdır !.. Samimiyetle arayan kul, hiç şüphesi olmasın, bilgisi müsaitse mutlaka bulur. “Kırk senelik kani olur mu yani ?" Kani olur ise yani, daha mütekamil(Kemâle erişmiş, olgun, üstün)kullarına gönderdiği şeriata tabi olup yaşayabiliyorsa, yani kemalattır, uygundur. Tertib-i tanzim-i ilahidir. Tarih boyu ne kadar gösterebildin ki, kani olmuş yani.

    Dini konuları anlatırken de insaflı, merhametli, mülayim ve sevecen olalım. Yaratılışın sırrı rahmettir. Gerçek ölçü ALLAH’A mahsustur. Aczini bil, ileri gitme. Sen kendi vazifene bak. ALLAH’ın işine burnunu sokma.


    PİRİ GALİBİ H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU.
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  7. #7
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    .

    Bütün semavi dinler tevhit dinidir.islamiyettir Kitapların ve suhufların anlamı, özü kelime-i tevhittir. Lisanen “ALLAH’TAN başka ilah yoktur, illa ALLAH vardır” manasını, anlamını hangi lisan ile söylüyorsa bir kişi, beşer ölçüsüne göre o anda o kişi müslimdir. Gerisi ALLAH’A aittir. Konuşmasında ve muamelatında tevhide aykırı bir hal gördünse muktedir isen mülayemetle “emiri bi’l-ma’ruf, nehiy ani’l-münker...” Güzellikleri anlat ve sevdir. Nehyedilmiş(yasaklanmış) çirkinliklerden kaçması için tatlı tatlı ikaz et. Muktedir isen irşat(Doğru yolu göstermek)et. Telaffuzuna(söylediğine)şahit oldunsa müslimdir, gayr-ı müslim değil. Kafir, gavur kesinlikle değildir. Hep aksini düşündük yanlış telkinde bulunduk. Bütün beşeri İslam’dan dışladık. Düşman ettik. Ehl-i kitaba kafir, gavur demekle teselli oluyoruz zannettik. Gayretullaha(Allahü teâlânın kullarındaki beğenmediği hallerine rızâ göstermemesi)dokunduk. ALLAH affetsin.

    "Şüphe yok ki, iman edenler, Yahudiler, Nasraniler ve Sabiiler’den kim ALLAH’A ve ahiret gününe inanır, bununla beraber salih amelde de bulunursa, elbette onların Rableri katında ecirleri vardır. Hem onlara korku da yoktur. Onlar mahzun olacak da değillerdir." ( Bakara Suresi, 62 )

    Kur’an-ı Azimü’ş-şan’da ehl-i kitaptan bahseden hayli ayetler vardır.

    Peygamber efendilerimize, ALLAH’ın elçilerine sakın ha, derece vermeye kalkışmayalım ve ilahlaştırmayalım. Bu hareketlerimiz hem Kur’an’a, hem de imanın şartı olan Amentüye ters düşer. Cümlesi müslümandır. ALLAH’A şirk koşmayan, peygamberinin getirdiği şeriatına bağlı olanlar elbet müslümandır. Yalnız ALLAH’A inanıyorsa ehl-i imandır.
    “Size din olarak İslam’ı seçtim, size dininizi tamamladım”

    hitab-ı ilahisi bütün semavi dinleri kapsar.islamiyettir Hazret-i peygamber ( s.a.v. ) Efendimizden başka peygamber gelmeyeceğinin ALLAH tarafından bildirilmesidir. “İsa aleyhisselam gelecek” diyenlere iltifat etmeyin. Tertib-i ilahiye uygun değil, nefislerin uydurmasıdır. Kanun-ı ilahiye ters düşer. Gülünç olmayalım, peygamber efendilerimizi sınıflandırmayalım. Hakikat dışı olur. ALLAH gücenir. Hele başka peygamber efendilerimizin şeriatlarına tabi olanlara gayr-i müslim, kafir, gavur demeye hiç hakkımız olmadığı gibi telafisi mümkün olmayan peygamber efendilerimize ihsan edilen şeriatlara ve takip ettikleri yollara karşı ileri geri uyarılarımız düşmanlıktan başka bir şey getirmez, getirmedi de...

    Akılcı din olmaz.
    ALLAH’ın elçileri vasıtası ile kullarına bahşedilen din tertib-i tanzim-i ilahidir. Din nakildir. Nur-ı Muhammedi cihan-şumuldür. Adem safiyyullah’tan kıyamete kadar devam edecektir, bakidir.
    “Lev lake lev lak, le-ma halektü’l-eflak “ ( sen olmasa idin, eflaki yaratmazdım )
    hitabının mana itibarı ile cümle peygamber efendilerimizde görülen, veraset taşıyan evliyaullahta veraset yolu ile zuhuru müşahede edilen, mü’min ve müslim, cümlesinden zuhura vesile kılınan yaratılışın sırrı rahmet-i ilahinin ismidir.

    Nur-ı Muhammediyi kalıplaştırmak, dar bir çerçeve ve zamana sığdırmak hakikat anlamı taşımadığı gibi gerçek imanla da bağdaşmaz. Senlik-benlik davasından öte izahı yoktur. Cümle ehl-i kitabda bariz görülen hastalıktır. Hazret-i ALLAH cümlesine şifa versin. Semavi dinler, yani tevhit dini salikleri biri diğerini esasta kardeş gördükleri zaman yaratılışın sırrının beni Ademde zuhuru görülecek, bütün beşer kardeşliğe akın akın yürüdüğünde, gerçeğin böyle olduğunu anladığında, beni Ademi kıskandığından, ademi hakikat dışına çıkarmak için vazifesi sevdirilen şeytan, inkisar-ı hayale uğrayıp, melanet icraatının sonu hezimete dönüşüp , her şey güllük gülistanlık olacak. Dünyada düşmanlık, çirkinlik, bilcümle ihtilaflar, bencillikler, ister istemez, yerini hep güzele bırakacak. Öylemi ?

    Şu halde beniğ ademin derecesinin yücelmesi için rahmeti ilahiyyeden lutfedilen tertibi ve tanzimi ilahi olan imtihan olmayacak mı? Bu düşüncene göre dünya beşerin nefsani zevklerine uygun devam eylese ezeli ervahda beli diyememe gafletine kapılan ruhlar öyle küfrü inadide mi kalacak ademlikten mana yokluğundan kurtulup insan olmaya vesile olan rahmeti ilahiyeyi nefsi emmarede (hayvani duygu ve yaşantılarında)lutfen tefekkür et bu düşünce ve yaşantı kasdi ilahiye rahmeti ilahiyeye uygun mu? Görüyorsun. Uygunsa isim değişikliği gerekli. “Dünya” demek abes olur. “Cennet” diyelim. Çünki isteğin cenneti bilmesende özlemini duyuyorsun ..Öyle ise bir nebzede olsa tertibi ilahiyeyi merhamet ve rahmeti ilahiyenin dışında düşünmenin kullukla bağdaşmadığını iyi bilelim hattı aşmayalım . Bu türlü ölçülerin zevkini Hazret-i ALLAH’A samimiyetle,teslimiyette bulmaya çaba gösterelim!.. . Ve bilelim ki :
    “Her ne kılmışsa adalettir, Cenab-ı Kibriya, her kazaya her belaya kıl rıza, ALLAH kerim.”
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  8. #8
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Bu sırrı iyi anlayalım da ALLAH’ın tertip ve tanzimine rıza gösterelim. Bu tutum ve inancımızla kuvvet-i kudret-i ilahi karşısında aczimizi ve kulluğumuzu kanıtlayalım. Havf u recanın dışına çıkmayalım. İrademizi kullanalım, hayali isteklerden uzak, teslimiyetle İslam’ı yaşayalım. Yaşanıyorsa güzellikler, güzeldir. Cumhuriyet, demokrasi, insan hakları, laiklik, tasavvuf, tarikat, şer-i şerif anlamında yaşanıyorsa güzeldir. Yaşanmıyorsa kelime oyunları ile bir yere varamazsın. Bilmeden bilenlere zulmedersin.

    “Zaman duygusallık ve akılsızlık zamanı değil. Sabur ve idrak, medeniyet ve teknolojiyi, güzellikleri tevhit dininde görme zamanı.”

    Bu rahmet-i ilahileri idrak edip, imanınla orantılı düşünce ve yaşantını bu rahmet-i ilahiye teksif ettiğin zaman ALLAH yardımcın olacak, hiç şüphen olmasın.. Dünya Hazret-i Kur’an’a hayran olacak. Hazret-i Peygamber ( s.a.v. ) Efendimizin getirdiği şeriat-ı garraya hayran olacak. Pek ilerisini bilmesede haddini bilecek En azından küfretmeyecek.

    “Habibim, evvela yakınlarından başla” hitabını göz ardı etmeyelim. Evvela ülkemizdeki kardeşlerimize anlatalım. Düşmanlıktan başka bir şey getirmeyen, ayetlerin gerçeğini tefsir, meal yapalım. Bu hususta yetişmiş elamanlarımız var. Gerçeklere hemen uyum sağlayacaklarına şüphesiz inanıyorum. Hazret-i ALLAH o günleri göstersin inşaALLAH!..

    cümle melanetlerin kaynağı cehalettir. “Her şeyi biliyorum” zanneden adem bu tutumu ile cehaletini ilan etmiş olur. İnsan efdal ve eşref-i mahluktur. “Yer yüzünde halifemi yaratacağım” hitabının tecellisidir. Kasd-ı ilahi kamil insandır. Yapmacık hilafetler kaybolmaya mahkumdurlar. ALLAH’ın tertip ve tanzim ettiği hilafetler kalıcıdır, bakidir. Yasaklanır fakat kaldırabilmek beşerin gücü dahilinde değildir. Hazret-i Resulullah’ı iyi tanı. Tanıtırken “Eşhedü enne Muhammedden abdühü ve resulühu” diye, gerçek şahit olasın. Perde kalkmadan hayrını ve şerrini bilesin.

    Kastım herhangi bir usul ve idareyi eleştirmek rejim eleştirisi yapmak haddim olmadığı gibi bilgim ve görgümün garibi olan siyasetin daima kenarında kalmada salah gördüm. (Selametler daima kenardadır.) Bu veciz ifade başlıca prensibim olmuştur. Daima siyaseti ilmimin dışında tuttum. Haddi aşmamaya hayatım boyu özen gösterdim, zannediyorum. Siyasetle ilgili değilim. Her güzeli severim. Çünkü ALLAH’ın halkettiği güzellikler islâmiyettir. Manevi vazifemden na-ehlin düşüncelerine pirim vermem. Kimden gelir ise gelsin, güzele muhalefet etmem. Çünkü güzellik hikmettir, "Hikmetse mü’minin kayıp malıdır, nerede bulur ise alsın." hitabı yolumun ve arzularımın özünü oluşturur .

    Daha evvel “Muhtaç Olduğumuz Kardeşlik” diye yazdığım kitapçıkta bütün semavi dinlerin ve ilahi emirlerin, yaratıcımız Hazret-i ALLAH’ın emri hilafına beşeri düşünce ve görüşlerin altında ezilmeye mahkum edildiğini, tarih boyu bariz olarak görmek mümkündür. Bu hastalığın ilacı elbet var. “Nerede ?” Kesin kes Rabbımın lütfu ihsanı ile haber vereyim : Hazret-i Kur’an’da. Amma nefsin enaniyyetinden anlamsız varlık ve benlikten kurtulmadıkça kalp aynasında hakikatlerin zuhurunu elbette göremezsin.

    Yazım herhangi bir toplum ve düzeni eleştiri değil, haşa. ALLAH’ın lütfu ihsanı ile kul olmanın zevkini aldım. Gerçekleri yaşadım, hayran oldum. Taltif-i ilahiye(Allah'ın övgüsü) nail oldum. ALLAH’ın ihsanı, rahmet hazinesi peygamber efendimizin ve varislerinin himmet ve tasarrufatlarına şahidim.
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  9. #9
    عشق HaYaL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2007
    Mesajlar
    4,961
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    ALLAH'I ZİKRETMEK İBADETLERİN EN BÜYÜĞÜDÜR

    Sana vahyedilen kitabı oku. Ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. ALLAH’ı zikretmek elbette en büyük ibadettir. ALLAH yaptıklarınızı bilir. ( Ankebut Suresi, 45 )

    ALLAHU TEALA Hazretlerinin ayet-i kerimede buyurduğu gibi, ALLAH’ın zikri en büyük ibadettir. Bütün ibadetlerin kasti ALLAH’ı zikretmektir. Her ibadet ve taat zikrullah ile bezenmiştir. Zikrullah başlı başına en büyük ibadettir. Ashab sordular : “Efdal-i zikir nedir, ya Resulallah ? : “Efdal-i zikir, fa’lem ennehu la ilahe illallah, efdal-i şükür el-hamdü lillah” buyurdular.

    Bir kul “ALLAH’tan başka ilah yoktur, illa ALLAH vardır” diyor ise, en efdal zikri ve ibadetlerin cemisini lisanen dile getirmiş olur.
    O an o kişi kelime-i tevhidi lisanen ikrar ettiği için müslümdür. Tertip ve emr-i ilahi olarak manasını yaşamaya yükümlü kılınmıştır. Sadakati imanının zuhurudur. Yaşayan insan MÜ’MİN’dir. Rabbım bu gerçekleri cümle kullarına yaşama fırsatı verdiği gibi, yaptığımız ibadet ve taatlarımızı kusuru ile, noksanı ile dergah-ı izzetinde kabul buyursun, amin.

    ALLAH’ın zikrine çeşitli bahanelerle, tahrif edercesine karşı çıkıp “ben biliyorum” edası ile ehl-i zikrin , ehl-i şükrün, ehl-i tevhidin yolunu şaşırtan, suret-i Hak’tan görünüp, şeytanın dahi yapamayacağı tahrifatı yapan, sudan bahaneler göstererek, kendini haklı göstermeye çalışan kişiyi ALLAH ıslah etsin. Hazret-i ALLAH alimlerimizi zü’l-cenaheyn eylesin, amin. Ve selamün ale’l-mürselin ve’l-hamdü lillahi Rabbi’l-alemin.

    Kim Rahman’ı zikretmekten gafil olursa yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz. ( Zuhruf Suresi, 36 )



    PİRİ GALİBİ H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU.
    Ey Yar!.. Ömrümün miladıdır yüreğimin yüreğine hicreti, Senden öncesi cahiliye dönemidir... Af'oluna...
    Mevlana

  10. #10
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    .

    Bu abd-i aciz Kur’an’daki ALLAH kelamından, göklerde ve yerdeki ayetlerden edindiğim ve yaşadığım intibalarımla derim ki: Samimi olalım. Manada tahrifat yapmayalım ve kesinlikle bilelim ki: İslamiyyetten başka din yoktur. Cümle peygamber efendilerimiz müslim idiler. Tabi olanlar da müslümandırlar. Şeriatları ben-i ademin intibak derecesine göre ihsan edilmiştir. Bir sonraki ALLAH elçisinin getirdiği şeriata tabi olmak kulun kemalatıdır. Evvelki şeriatta samimiyetle sebat edenlerin de yaratanına şirk koşmadıkları müddetçe rahmet-i ilahiye nail olacaklarını Hazreti ALLAH Kur’an’da bildiriyor. Ehl-i kitaba “gayri müslim, kafir, gavur” diyemezsin.

    İyi anlayalım: Semavi dinlerin hepsi tevhit dinidir, islamiyyettir. Sonra gelen şeriat evvelki şeriatı iptal etmez. Kişi tabi olduğu şeriatını yaşamakla mükelleftir. ALLAH’ın elçilerini biri birinden ayrı görmek tertib-i ilahiye ters düşer. Peygamber efendilerimiz kardeştirler. Tabi olanlar da biri diğerinin kardeşidir. Cümlesinde zuhur eden rahmete “Nur-u Muhammedi” ismi verilmiş olup, bu nur ise adem safiyyullahtan başlar, kıyamete kadar bakidir. “Yalnız şu zamana mahsustur” diye kısıtlamak küfürdür. ALLAH’A zulüm isnat etmektir, gerçeğe aykırıdır. Hiç bir tevhit dininin ölçüsü akıl zevkini alır amma esas değildir, nakildir. “Akıldır” diyenler tevhit dininin dışında kalmışlardır. Emr-i ilahiler akıl ve mantıkla ölçülmez. Akılla ölçülen dinde ibadet ve taat kaybolmaya mahkumdur. Emr-i ilahileri ölçmek aklın işi değildir. Akılsıza teklifat yoktur.

    Akılcı dinden felsefe, nakilden tasavvuf, hakikat zuhur eder. Akılcı dinden mürteci yetişir. Nakli yaşayan, derviş sıfatının tecelli ettiği bahtiyar toplumlarda irtica-i hal kesinlikle olmaz. Dervişin anayasası kulluk vazifesini yerine getirmektir. Teslimiyete ne kadar sadık kalırsa o kadar makamı rızadan nasip alır ve “Her ne kılmışsa adalettir Cenab-ı kibriya, her kazaya her belaya kıl rıza, Allah Kerim” imanını zevkle taşır. “Ve Yarabbi verdiğin nimetlere çok şükür el-hamdülillah” diye yaratanına teslimiyetle memnuniyetini günde yüz defa mutlaka arz eder. Bu hissiyatını her gün virt ve tespih eder. Tevhit Dinini nakilden çıkarıp akla dönüştürenler de ALLAH a karşı itminan-i kalbe , teslimiyet rıza ve rahmetine yeteri kadar rastlayamazsın. İnancı fer’idir. Fer’i inancın hakikatte tamamı ile zuhuru muhaldir(imkansız). Tasavvufsa dinin aslı ve özüdür. Tertib-i tanzim-i ilahidir. Falan ve filanın yaşantısı ile ölçü kabul etmez. Bi-zatihi rahmettir.

    Tarik yoldur. Mahlukatın nefesinin adedinden de çoktur.bazı naehil bazı tarikler topluma zarar veriyor ise men edilir.

    Tasavvuf tertib-i tanzim-i ilahidir yasaklanamaz. Dinin özüdür. “Muhtaç olduğumuz kardeşlik” kitabında dinin özünü anlatmaya ve dünyaya duyurmaya çalıştım. Kitaptan içeride ve dışarıda her beldeye göndermeye çalışıyorum.Türkiye’deki internete ve Kanada internetine Türkçe ve İngilizce yazarak kitabı bildirmeye çalıştık. Düşünerek okuyan, akl-ı selim ben-i adem mutlaka islamı anlayacak. Kardeşliği anlayacak. Dinler arası düşmanlık getirenleri tasvip etmedikleri gibi, bu nefsi arzularını prensip edinmiş hakikatları da bu hislerine uydurmaya çalışan alimleri dinlemeyecek. En azından Hazreti Kur’an anlaşılacak.

    Peygamber efendilerimizin cümlesi ALLAH’ın elçileridir. Onları rahmet mağfiret sıfatının zuhuruna Hazreti ALLAH’ın vesile kıldığını iyi anlayıp ALLAH’ın tertib-i tanzim-i ilahi olan nedim-i ilahi, Varisü’n-Nebi’ye manevi vazifesini yansıtmayan “dost” demeyip Hazret-i ALLAH’ın Kur’an’da beyan ettiği “evliya” demek cesaretini gösterecekler, inşaallah.

    Bu beyanlarımı dünyaya duyurmak için sen de yardımcı ol. Dinler arası düşmanlığı kaldırmak için işte “CIHAT”.

    Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın adıyla başlarım.

    Vücudu ile mevcut, sıfatı ile muhit, esması ile zahir, ef’ali ile malum olan Hazret-i ALLAH’A hamd olsun. ALLAH birdir, eşi, benzeri, şeriki yoktur, olamaz da.


    PİRİ GALİBİ H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU.
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. neyi merak ediyoruz"""forum üyeleri hakkında"""" (arak konu :M)
    TF Üyeleri-TF Olayları-TF Ekseni bölümünde SlamDunk tarafından açılmış
    Yanıt: 26
    Son Mesaj: 18.07.05, 13:50

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •