.
Dünya ve ahirette mesut olmak istiyorsak yaratanımıza kul olmanın zevkine erme çabasında olalım. Rabbımıza layık kul olmanın hazzından, zevkinden uzak durmayalım. Sonsuz rahmet-i ilahiden nasipli, ihya olmuş Rahmeti ilahiyeye vesile kılınmış bahtiyar kullarının saflarında bulunmak gayemiz ve zevkimiz olsun. Kulluk vazifemizi iman ve samimiyetle icra edebilmemiz gene yaratanımızın rahmeti olan mana ve gönül gözü ile görmek ve gerçeği lüzumu kadar bilmek..rahmetinden mahrum eylemesin
Hazret-i ALLAH’TAN lutfedilen tavır ve hareketlerimizle, lisan-ı hal ile yakarmayı ve istemeyi bilelim. Nazargah-ı ilahi olan kalbe yolu uğramayan arzu ve isteklerin huzur-ı ilahiden iltifat gördüğü ender görülür. Kalpten beyine geçen gönül yolu, ehl-i halin ehl-i aşkın yoludur. Beyinden kalbe akış ise ilmel yakından öteye yolu muhaldir ..Muhammet İkbal’in uyarısını gönül kulağı ile dinle, tefekkür et. Rahmet-i ilahi olan sebeplere tevessül etmeden maddeyi de manayı da elde etmek zehabına kapılmak safdillik olur. Bu saflık tertemiz safiyet değil, kusura bakma, salaklıktır.
“İlim toplayıp yığmışsın, gönlü ihmal etmişsin, o kaybettiğin servete acıyorum.”
Ey beni Adem ! Sen Adem’e musahhar kılınan mahluk ve eşya değilsin. Hazret-i ALLAH’ın bilinmesine vesile kıldığı, yaratılışın sırrı ve çekirdeğisin. Diğer mahlukata benzer yönün aşikar, amma sen mana denizi insan olmaya müsait yaratılmış beni ademsin. Aşk-ı ilahiden yaratıldın. Yaratanını bilmeye müsait kılındın. Aczini bildiğin kadar yaratıcını bilmene imkan ve fırsat verildi.
Bu fırsatı bildiğin kadar yaratanına hamd ederek, şükrederek, kesir zikrederek, emr-i ilahiye intibak etme zevki ile hayatını idame ettirmeye çaba gösteren, gerçeği hayatının her safhasında görerek, yaratıcına hayranlık duyan, sadık insan ! Hiç şüphen olmasın, bu meziyetlerin hepsi şahit ki, sen yaratanına aşıksın.
Aşk mana itibariyle ilahidir. Mecazi aşk olmaz. Mecazi olan istektir, arzudur., Nefsin ihtiyacıdır., Mecazi aşk özlemini duyduğu o nesneye vuslatla biter. İlahi aşk ise yakınlıkla artar. Vuslatda ilahi aşkın sonu değildir. Aşk-ı ilahinin tecellisi nefsin hazzının dışında, ruhun gıdası ,.yaratılışın sebebi hikmeti, İnsanlığın hal belgesi mana anlamı TASAVVUFTUR !
Hazret-i ALLAH’ın tanzim ve tertip ettiği ile kullarını vazifeli kıldığı “ey insan arzı ben yarattım sen düzene sokacaksın” hitabını hiç hatırdan çıkarmadan, emr-i ilahiye uygun, kulun aczine uygun, kulluğuna uygun vazifelerimizi iyi bilelim. ALLAH’ın tertip ve tanzimine teslimiyette kusur etmeyelim. Üzerimize terettüp eden kulluk vecibesini yerine getirmeyip, “bunu da, sana havale ediyoruz, bu işlemlerimizi de sen yapıver” deye köşe-yi vahdete çekilip, aczini bilip , kulluğunun dışına çıkmayasın. Bu küstahlığın adına sakın “teslimiyet ve kulluğumuzun aczi, falan” deye ahkam kesme. Yaptığın bu tembelliğine sakın tasavvuf, tarikat, şeriat, İslamiyet de demeyesin. ALLAH’ın emri hilafına yaşayanlarda küllü rahmet olan kıymetli sıfatlar bulunmaz.gafil olma !...
Eşi, şeriki, benzeri olmayan ALLAH’ın iradesine bağlanmak İslamiyyettir. Amma sen bu bağlılığı yanlış düşünüyorsun. Neye yanlış ? Beraber araştıralım. “Kur’an’dan başka bir şey tanımam” diyorsun, “yalnız kelamullahtan başka bir şey tanımam” diyorsun, amma bazı ayetlerin manalarını yaptığın meallerde kendi hissiyatına göre tanzim etmekten çekinmiyorsun. Hazret-i Resulullah’ın hayatı Kur’an değil mi ? Niçin sünnetlerine ve tevatüren zamanımıza kadar sıhhatını koruyan hadislere, tasavvuf, tarikat, cemaatle ve ferdi yapılan zikrullaha, adet tertip ve tanzimine kütüb-i sittede geniş yer verildiği halde soğuk bakıyorsun.ve onları İslamiyet’in dışında gösterme gayretindesin. ALLAH’A ve Resulüne inanmayan bir toplum var ki, onlarda dinlere düşmanlık ve dinsizliğin ilericilik olarak algılandığının acı faturasını nasıl ödüyoruz görelim lütfen!... ALLAH cümlesini hidayete erdirsin.
PİRİ GALİBİ H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU.
Kalp insanın en önemli organıdır.kalb Allahın zikri ile ihya olduğu zaman sıratı müstakimi bulur.Dolayısıyla bütün vucut hayat bulur,gelişme gösterir.Tasavvuf dinin kalbi mertebesindedir.Tasavvufsuz yaşanılan din ruhsuz cesede benzer.Tasavvuf dinin özüdür.Zikir ise kalbin doğru ve eğriyi ayırt etmesi için verilen anahtarıdır.Zikir,tasavvuf ünüversitesi yolcularının rızkıdır.Kalbin pasını silen zikrullahtır.Akılcı din olmaz.Din nakildir.
AYETLER
Nahl 43
Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.
Tâ-Hâ 99
Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana katımızdan bir zikir verdik.
Enbiyâ 42
De ki: 'Gece ve gündüz sizi Rahman (olan Allah)tan kim koruyabilir?' Hayır, onlar Rablerini zikirden yüz çevirenlerdir.
Kâf 8
(Bunlar,) 'İçten Allah'a yönelen' her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir.
Bakara Suresi 114
ALLAH’ın mescitlerinde ALLAH’ın adının zikredilmesine engel olan ve onların harap olmasına çalışandan daha zalim kim vardır !.. Aslında bunların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. Bunlar için dünyada bir rezillik, ahirette büyük bir azap vardır.
Bakara Suresi 152
Öyle ise siz beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, sakın bana nankörlük etmeyin.
Bakara Suresi 198
Hac zamanı ticaret yapmakta bir günah yoktur. Arafat’taki vakfeden ayrılıp akın ettiğinizde meş’ar-i Harem'de zikir ile ALLAH’I anın. ALLAH’ın size gösterdiği şekilde zikredin. Onun göstermesinden önce yanlış gidenlerden idiysenizde..
Bakara Suresi 200
Hac menasikinizi bitirince atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir zikirle ALLAH’ı zikredin. O insanlardan öyleleri var ki, “bize dünyada ver” derler. Böyle isteyenlerin ahirette nasibi yoktur.
Ali İmran Suresi 41
Zekerriya : Rabbim ! (Oğlum olacağına dair) bana bir alamet göster, dedi. ALLAH buyurdu ki : Senin için alamet, insanlara üç gün işaretten başka söz söylememendir. Ayrıca Rabbını çok
zikret sabah akşam tesbih et.
Ali İmran Suresi 135
Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında ya da bizzat kendilerine zulmettiklerinde ALLAH’ı zikrederler, derhal günahlarından dolayı hemen tövbe istiğfar ederler. Zaten günahları ALLAH’tan başka kim bağışlayabilir ki ?. Bir de onlar işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


