Mustafa Balbay - Sabancı da Yabancı Olursa…
Ağustos 30, 2008 - CUMHURİYET, MUSTAFA BALBAY
Ekonominin görünümünde değişen fazla bir şey yok:
Rakamlar iyi, durum kötü!
Hükümet ve çevresine bakılırsa, büyüme hızında, bütçe dengelerinde, hedeflerde büyük bir sapma yok. Her şey tıkırında gidiyor… Bir de ayrıntılara bakalım:
- Tekstilciler Ankara’nın kapısına dayandı. Çözüm için yeni önlemler istiyorlar.
- Pek çok fabrikada üretim kısıntısına gidiliyor. Kimi fabrikalar 3 vardiyadan 2’ye iniyor. 1’e inen de var. Fabrika açık göründüğü için olumsuzluk fazla hissedilmiyor.
- Bankacılık sektörü ABD’deki bunalımdan ne kadar etkilenirim, ona bakıyor. Tedirginlik var.
- İnşaat sektöründe tuğla kıpırdamıyor. Sektör durgun ama, bina fiyatları da formunu koruyor.
Bu tablo yeni yatırım ikliminin olmadığını, bir başka anlatımla yatırım kuraklığının da gündemde olduğunu gösteriyor.
Hükümet bu haberlere ulusal programda karşılık vermiş:
Tam gaz özelleştirmelere devam edeceğiz, elde ne varsa satacağız!
Hükümetin AB’ye sunmayı planladığı ulusal program taslağının, sadece adında “ulusal” sözcüğü var, desek yeridir!
***
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı yukarıdaki haber yelpazesinin yanına bir de “Nil rengi” koydu; dedi ki:
“Lastik fabrikamızı Mısır’a taşımayı planlıyoruz.”
Forbes’in “dünyanın en güçlü kadınları“ listesine 75. sırada girmeyi başaran tek Türk olan Sabancı, açık sözlülüğü, kararlılığı ile ayrıca dikkati çeken bir girişimci. Sabancı, Japonlarla ortak kurdukları Brisa lastik fabrikasının işçi maliyetleri nedeniyle Mısır’a taşınabileceğini söylerken, bir anımsatma da yapıyor:
“Bu alanın öteki önemli isimleri Pirelli Romanya’yı, Goodyear da Polonya’yı yatırım üssü seçti. Keşke onları ülkemizden kaçırmasaydık…”
Tümceyi tersten okursak:
“Eğer kalış koşulları oluşturulmazsa Brisa da Türkiye’yi terk edecek, haberiniz olsun…”
Küreselleşmenin emeğin değerini büyük ölçüde erozyona uğrattığı bir gerçek. Yıllar önce Alman Mercedes firması da işçi maliyetlerini gerekçe göstermiş ve Almanya’daki yatırımlarının önemli bölümünü Çek Cumhuriyeti’ne kaydırmayı planladığını açıklamıştı. Sendika yöneticileri bunun üzerine hemen fabrika yönetimiyle temasa geçmişler ve fabrikanın kalış koşullarını güçlendirme arayışına girmişlerdi. İki tarafı da buluşturan bir öneri geliştirilmişti.
***
Yukarıda sıraladığımız tablo, üretim ekonomisinin iyiye gitmediğini gösteriyor. Türkiye’de medya ekonomisi, faiz-döviz-borsa şeytan üçgeninden başka bir şey tanımadığı için konunun bu yanı ne yazık ki öne çıkmıyor.
Bize göre, Sabancı‘nın da Türkiye’de yatırıma yabancı hale gelmesi, kimsenin yararına değil… Ne sendikaların, Sabancılar’ın, ne hükümetin, ne de şeytan üçgenine tapanların…
Türkiye’ye yabancı sermaye çekelim derken, mevcut yatırımların da dışarı çıkması gündemde…
Hükümetin sığındığı tek gerçek gibi görünen ihracat rakamları da ne yazık ki, yarım sunuluyor. Evet, ihracat 130 milyar dolara dayandı. Peki ya ithalat?
200 milyar doları geçti…
Burada gerçekçi rakam; ihracatın ithalatı karşılama oranı… Bu rakam Türkiye’de yüzde 60 civarında… İhracat-ithalat rakamları bugünkünün onda biri iken de oran böyleydi!
Türkiye’nin rakamları büyüyor ama, dengelerinde olumlu bir gelişme görünmüyor…
http://www.ilk-kursun.com/2008/08/30...abanci-olursa/
------------------------------------------------------------------------
ekonomik durum içler acısıyken iktidar hala masal anlatmaya devam ediyor, millet te bu masallara inanmaya devam ediyor. uçak düşmeden önce oksijeni çekip kafayı bulan ve ne olduğunun farkında olmayan yolcular misali.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla