• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Elizan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-08-2007
    Mesajlar
    1,956
    Karizma Gücü
    5

    ..İlk Orucum..

    İLK ORUCUM

    İlk orucumu dokuz yaşında tuttum. Bu da ömrümde hiç unutamayacağım günlerden biridir. Oruç ben yaşta çocukların ifasına tahammül edemedikleri büyük sevaptır. Eğer bir gün tutmaya dayanabilirsem hacı ninem büyük babamın anası, bu orucu benden bir mecidiyeye satın alacaktı. Çünkü küçüklerin oruçları büyüklerinkinden daha makbul olduğunu söylüyordu.

    Ben yirmi kuruşun, bu büyük kazancın tamahıyla tutmaya karar verdim. Fakat büyük validemle teyzem:

    -Zayıftır, dayanamaz

    itirazında bulunuyorlar, yalvarıyordum yakarıyordum beni sahura kaldırmıyorlardı. Kaldırsalar da elimden tutup sofra başına getirinceye kadar tekrar uyuyormuşum. Nasılsa bir akşam hacı ninemle mukaveleyi sağlayarak sahur yemeye muvaffak oldum. Sofradan kalktık. Beni kıbleye karşı durdurdular, yarının orucuna niyetlendirdiler. Ben o günü iftar topu patlayıncaya kadar bir şey yememeye ALLAH'a ve kullarına karşı söz verdim. Bu taahhüdün ifası benim gibi midesi zayıf çelimsiz bir çocuk için ne müşkül, ne müthiş olduğunu bilmiyordum.

    Bu sevaplı niyetten sonra büyük bir sevinçle döşeğe yattım. Sabah oldu. Büyükler oruçlarının yarısını uykuya tutturmak için hep yatıyorlardı. Ben bermutat erkenden dipdiri kalktım. Oyuncaklarımla oynadım, aşağı yukarı indim çıktım. Bahçede gezindim. O şen, velveleli ramazan gecesinin bu sessiz sabahı ne kadar kasvetli, sıkıntılı oluyor. Yavaş yavaş sahurun tokluğu geçerek içim ezilmeye başladı. Öğleye doğru sabrım tükendi. Gitgide açlığım tahammül- fersâ bir raddeyi buldu. Aç kedi gibi önünde dolaştığım dolaptan ne güzel kokular geliyordu. Her sabah orada karnımı doyururdum. Dolabı açtım kapısı gıcırdadı. İftardan kalma reçeller sucuklar, sahur artığı köfteler, el sürülmemiş kaselerde hoşaflar vardı. Hepsinin kokusu misk gibi burnuma doldu. Baygınlığım arttı. ALLAH'a verdiğim sözü düşündüm. Nal gibi mecidiyeyi gözlerimin önüne getirdim. Hayır... Hayır, midemin ıstırabı her şeye galip geliyordu. Üç dört köfte ile bir pide parçası aşırarak gidip bahçenin kuytu bir köşesinde yemeye karar verdim. Büyük, pek büyük bir günah işlediğimi biliyordum. Halecanlar içinde elimi sahana uzattım. Arkamdan menhus bir ses çıktı:

    -Hu, küçük bey, ne yapıyorsun orada ayol? Bugün sen oruçlu değil misin?

    Döndüm baktım. Ah sesi kısılasıca fellâh... Nezahat arkamda simsiyah, upuzun duruyor. Arap'la zıtlaşacak dakika değildi. En tatlı sadâ-yı istirhamımla:

    -Dadıcığım ayaklarını öpeyim, kimseye söyleme...

    -A, olur mu hiç? Günah değil mi?

    -Akşam hacı ninemden bir mecidiye alacağım.

    -Yarısını bana verirsen söylemem.

    Mecidiyeyi bütün bütün kaybetmedense yarısını kazanmak her hâlde kârlıydı. Parayı bölüşeceğimi Arap'a vadettim.

    O akşam orucumun şerefine iftarda çerkez tavuğu, kaymaklı güllaç vardı. Hacı ninem hususî dolabından bir kutu devâ-yı misk çıkarmış, bitişik Mustafa Paşanın hanım efendi orucumun sevabına iştirak için beni taltifen kocaman bir maden tabakla ince has baklava göndermişti.

    İftar zamanı yaklaştı. Sofraya dizildik. Ben hacı ninemin yanında idim. Bu doksanlık kadının gözleri iyi seçmezdi. Bütün şefkatiyle yüzüme baktı, baktı:

    -Bu oğlanın benzi limon gibi sararmış. Yavrucak hiç de şikâyet etmedi. Gözlerim karşımda ayakta duran Nezahat'a kaydı. Arap iri dudaklarını yutacak gibi ağzının içine alarak boynunu yana yatırdı. Kahkahalarını birer birer içine sindiriyordu.

    Top gürledi. Hacı ninem zemzem fincanını evvelâ benim dudaklarıma uzattı. Sonra kendi ağzına götürdü.

    Üç gün sonra hacı nineme on kuruşa bir oruç daha sattım. Giderek mübarek savmım ucuzluyordu. Birincisi gibi ikincisinin bedelini de Nezahat ile paylaştık. Çünkü artık sahtekarlık sırdaşlığı ikimizi birbirimize bağlamıştı.

    Masumane bu küçük vak'anın içinde emniyeti suistimal ile bir raşi bir de mürteşi vardı. Bozuk oruç satmak ne tatlı bir günah işlemekti. Ah, bu hayatın ifsadı insanı ne küçük yaşta kavrıyor.


    (Hüseyin Rahmi Gürpınar, İkdam, 13 Ramazan 1338/1 Haziran 1920)

    Bu mesaj en son " 31.08.08 " tarihinde saat 18:29 itibariyle Elizan tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    kevcermik adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-01-2007
    Mesajlar
    390
    Karizma Gücü
    0
    çocukluk...

  3. #3
    everlasting~ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-10-2006
    Mesajlar
    4,632
    Karizma Gücü
    0
    Allah kabul etsin
    Dudağımda Bir Damlan Denize Döndü
    21.02.08*





    -


  4. #4

    Kayıt Tarihi
    15-11-2003
    Mesajlar
    1,596
    Karizma Gücü
    0
    Güzel hikaye Yine çabalamış sonuçta.

  5. #5
    evvel adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-02-2007
    Mesajlar
    2,623
    Karizma Gücü
    6
    tskler...
    tüm günahlar kücük bir cocugun bozuk oruc satması gibi olsa...
    ben katıksız bir deliyim
    cocukken
    okudugum
    masal
    kitaplarının
    sayfalarının
    arasına bıraktım

    HAYALLERİMİ
    GÖRPE&BONCUK

  6. #6
    Turk_Perisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-07-2008
    Mesajlar
    4,262
    Karizma Gücü
    4
    ben 7 yaşımda başladım ama annemin tabiriyle UCUNDAN TUTUYORDUM
    O zamanlar tuuttuguma inanıyordum tabi
    Acıkınca yiyor, acıkmadığımda yemiyordum
    ~~уαяєη~~

    TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

    Ne Mutlu Türküm Diyene

    "BABA"
    Öyle bir yara ki kaLbimde ağlasam KANIYOR, gülsem ACIYOR

  7. #7
    Dantedark adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2008
    Mesajlar
    1,656
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Turk_Perisi tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ben 7 yaşımda başladım ama annemin tabiriyle UCUNDAN TUTUYORDUM
    O zamanlar tuuttuguma inanıyordum tabi
    Acıkınca yiyor, acıkmadığımda yemiyordum
    ben bir keresinde 5 yaşındayken küçüğüm herkes oruç diyor bende dedim bu oruç nedir bende tutucam tabi acıkmaya başlamışız o zmanda alış-veriş merkezindeyiz hani bedava sucuk verirler ya tadımlık neyse tabi ben karnım aç sonra annem dedi ki al şunu ye dedi.Bende dedim ki oruç bozulmazmı annem dedi ki bu çocuk orucu
    Güçlü bir adamı zayıf bir halk meydana getirir.Güçlü bir halkın ise güçlü adama ihtiyacı olmaz.
    (Viva Zapata)
    Bir kişiyi öldürürseniz katil olursunuz,10 kişiyi öldürseniz seri katil olursunuz,1 milyon kişiyi öldürürseniz sizi barış konferansına konuşmacı olarak çağırırlar!
    1 kişi ölürse trajedi olur,1 milyon kişi ölürse istatistik [(stalin)saol dalamper ]
    Türkforumun en sıcakkanlı üyesi

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-04-2008
    Mesajlar
    2,234
    Karizma Gücü
    0
    bende öğlene kadr tutardım.annem öyle demişti.çocuklar öğlene kadar tutarmış.yarım gün...bende öyle yarım gün tutardım..
    güzel günlerdi çocukluk.hatalarımız günahlarımız olmuştur ama yüce rabbimiz çocukluğumuzun cahilliğine verip affeder inşallah bizi

  9. #9
    Sözü_1_Özü_1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    0
    ben 30 yıl evvel sanırım temmuz yada haziran dı 12 yaşındaydım başladım oruç tutmaya aralıksız devam ediyoruz hamdolsun

    şimdide çocuklarıma aşılıyorum

    annem ve babam köydeydi ben tek kalıyordum evde sahurda yiyecek ekmek bulamamıştım bayat taş gibi bir ekmek vardı evde tüpü yaktım üstüne tencereye su doldurdum kevgir i de tencereye ters çevirip kapadım

    buhardan ekmek yumuşayacak bende yiyecektim ama ben uyumuşum koltukta otururken uyandığımda sabah olmuş su kaynamaktan bitmiş ekmek yanmış kömür olmuştu aç kalmıştım öyle oruca devam etmiştim hey gidi günler hey
    DERDİ İSLAM OLANIN DERMANI CEHENNEM OLSUN !!!!!!!


    Çekin ipleri kuyudan! belki YUSUF çıkar!

  10. #10
    Dantedark adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2008
    Mesajlar
    1,656
    Karizma Gücü
    5
    vay be güzel bir davranış şimdi olsa aaa bitmiş hadi yiyelim
    Güçlü bir adamı zayıf bir halk meydana getirir.Güçlü bir halkın ise güçlü adama ihtiyacı olmaz.
    (Viva Zapata)
    Bir kişiyi öldürürseniz katil olursunuz,10 kişiyi öldürseniz seri katil olursunuz,1 milyon kişiyi öldürürseniz sizi barış konferansına konuşmacı olarak çağırırlar!
    1 kişi ölürse trajedi olur,1 milyon kişi ölürse istatistik [(stalin)saol dalamper ]
    Türkforumun en sıcakkanlı üyesi

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •