• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    komando57 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-11-2005
    Mesajlar
    24
    Karizma Gücü
    0

    “İnsan zayıf yaratıldı”

    İnsan, zaafları olan bir varlıktır. Kur’an, şu ayetiyle bu gerçeği bildirir: “İnsan zayıf yaratıldı” (Nisa Sûresi, 28.) Bu zayıflık, daha dünyaya gelir gelmez kendini göstermeye başlar. Diğer canlıların yavruları kısa zamanda hayata uyum sağlayıp, kendi başlarına hayatlarını devam ettirebilecek seviyeye ulaşırlar. İnsan yavrusu ise, bir-iki yılda ancak ayağa kalkar. 15-20 yılda ancak bir kısım fayda ve zararları öğrenir. Ömrü boyunca da, hayat kanunlarını öğrenmeye muhtaçtır.

    Ayrıca, insan çok hassas bir canlıdır. Ne fazla sıcağa gelebilir, ne fazla soğuğa... Ne açlığa dayanabilir, ne susuzluğa... Bir mikrop onu yere serer. Bir kuyruklu yıldız onu ürkütür. Geçmişi düşünür, üzülür. Geleceği düşünür, endişe eder. Emelleri ebede uzanır.

    Bir de,” beşeri zaaflarımız” vardır. Bu zaaflar, birtakım huy ve karakterlerimizdir. Bunlardan bir kısmını şu şekilde ele alabiliriz:

    1. Nisyan (Unutkanlık).

    İnsan, nisyana müpteladır. Her insanın hayatında pek çok nisyan örnekleri vardır. İlk insan Hz. Adem de aynı nisyanı yaşamıştır. Ayet bunu şöyle anlatır: “Doğrusu daha önce Adem’den ahid almıştık da, unuttu...” (Taha Sûresi, 115.)
    Hz. Adem’e, yasak ağaca yaklaşmaması emredilmiştir. Şeytanın vesvesesiyle yaklaşır ve o ağaçtan yer. Bunun sonucunda dünyaya gönderilir. (Bakara Sûresi, 35-37.)

    Hz. Adem’in tabiatı aynen Ademoğullarında da vardır. Nisyanın en kötüsü, insanın kendini unutması, ne için yaratıldığını aklına getirmemesidir. Buna, gaflet denir. Cenab-ı Hak, bazı musibetlerle insanı gaflet uykusundan uyandırır. Onu, yaratılış gayesine yöneltir. Fakat pek çok insan yine unutur. Kur’an, bu hali şöyle bildirir:
    “İnsana zarar dokunduğunda gerek yatarken, gerek otururken, gerek ayakta iken bize dua eder durur. Fakat ondan zararı giderdiğimizde, daha önce o zarar için bize dua etmemiş gibi, geçer gider...” (Yunus Sûresi, 12.)

    2- Harislik ve cimrilik

    Beşeri zaaflarımızdan biri de, mala düşkünlüktür. Kur’an, bu hususu şöyle haber verir:
    “İnsan helu’ (haris ve cimri) yaratıldı. Kendisine bir zarar dokunduğunda feryadı basar. Bir hayır dokundu mu ( yoksullara) yardım etmez (sıkı sıkı tutar)...” (Mearic Sûresi, 19-21)
    “Ademoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, ikinci bir vadi dolusu altını ister...” (Müslim, Zekat, 117.) hadisi, bu beşeri zaafımıza dikkat çeker. Bebeklerde bile aynı tabiatı görmek mümkündür. Onun elindekini almak çok zordur, ama sizin verdiğinizi hemen alır.

    3- Acelecilik

    İnsan, aceleci bir varlıktır. Bir anda neticeye ulaşmak ister. Ahiret saadetini dünyada tatmaya çalışır. “Ya Rabbena! Bize dünyada ver’ der. Bu kimsenin ahirette bir nasibi yoktur.” (Bakara Sûresi, 200.)
    Halbuki, bu dünya sabrı ve sebatı gerektirir. Asıl olan dünya mutluluğu değil, ahiret saadetidir. Ahiretin elmaslarını, bu dünyanın cam parçalarıyla değiştirmenin bir anlamı yoktur. Sonsuz hayata nispetle bu kısa hayat, bir an gibidir. Fakat insan, ahireti bilmediğinden bütün himmetini dünyaya sarf eder. “Hayat ancak bu hayattır” deyip, onun lezzetlerini elde etmeye çalışır. Kur’anın bildirdiği gibi, “İnsan çok acelecidir.” (İsra Sûresi, 11.)

    4- Övülmek

    Hemen her insan övülmeyi sever. Yaptığını sever, beğenir. Halbuki, övündüğü şeylerde kendisinin hissesi pek azdır. Mesela, sesinin güzelliğiyle iftihar eder. Halbuki, Allah ona böyle bir ses vermeseydi, elinden hiçbir şey gelmezdi.

    Kur’an-ı Kerim, bu meselede şu hatırlatmayı yapar:
    “Yaptıklarıyla gururlanan ve yapmadıklarıyla övülmeyi sevenlerin, azaptan emin bir yerde bulunduklarını zannetme!” (Al-i İmran Sûresi, 188. )
    Ayette reddedilen iki durum vardır:
    1. Yaptığıyla gururlanmak.
    2. Yapmadıklarıyla övülmekten hoşlanmak.
    Halbuki insan, kendini methetmek için değil, Allah’a hamd etmek için yaratılmıştır.

    5- Hizmette ihmal

    İnsanın tabiatında hizmetten kaçmak, ücrete koşmak vardır. Bir iş yapılacağı zaman kimse ortalıkta görülmek istemez. Fakat ücret ve mükafat zamanında, herkes talip olur. Kur’anda zikredilen şu olay, buna güzel bir örnektir. Şöyle ki:
    Peygamberimiz, 1400 sahabeyle umre niyetiyle Mekke’ye doğru yola çıkar. O zaman Mekke henüz müşriklerin idaresindedir. Bir savaş çıkabileceği endişesiyle, bir kısım bedevi insanlar sefere katılmazlar. Sudan bahanelerle geri kalırlar. Fakat aynı insanlar, Hayber ganimetleri için yola çıkıldığında orduya katılmak isterler. Cenab-ı Hak, onların bu sefere katılmalarını men eder. (Fetih Sûresi, 11-15 )

    6- Bahanecilik

    Müsbet alanlarda bir varlık gösteremeyenler, birtakım bahanelerle kendilerini avuturlar. Nedense kendi kusurlarını görmek istemezler. Mesela, Hudeybiye Seferine katılmayan bir kısım bedevilerin bahanelerine bakalım: “Mallarımız, ailelerimiz bizi alıkoydu. Bizim için mağfiret dile’ diyecekler. Onlar, ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlar...” (Fetih Sûresi, 11)
    “Suçun sahibi olmaz” derler. Halbuki, “Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur” (Nursi, Lem’alar, 84.) Kusurunu gören o kusurdan kurtulmaya çalışır.

    İşte, insanın mahiyetinde böyle nice zaaflar vardır. Bu zaaflar, aslında insanın manevi terakkisinde mühim birer esastırlar. Meleklerde böyle zaaflar olmadığından, onlarda mücadele de yoktur. Mücadele olmayınca, terakki de söz konusu değildir.

    İnsanın meleklere üstünlüğünün mühim bir sırrı, bu zaaflarında gizlidir. Fıtraten cimri bir insanın, nefsini aşarak cömertlikte bulunması, elbette kolay bir şey değildir. Nefsini methe meyilli bir kişinin, “Bütün medih ve muhabbet Allah’adır. Bütün iyilikler, güzellikler O’ndandır” diyebilmesi şüphesiz az bir hüner değildir.



    Bu zaaflar aşılmayacak zaaflar değildir. Zira “Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez” (Bakara Sûresi, 286

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Sizin bu yukarıda anlattığınız insanlar öldüklerinde ne cennete, nede cehenneme gideceklerdir.İmalat hatası olarak sadece hurdaya ayrılacaklardır.Çünkü bu gibi insanlardan ne köy olur nede kasaba.

    Allah ne diyor.Ben çamurdan yeni bir kul yaratacağım bu kul tüm kullarımdan daha makbul olacak.

    Sizin bu bahsetdiğiniz avare insanlarmı meleklerden daha makbul olup cennette sonsuza kadar makara kukara geçinip giderek yaşayacaklar.Bu insanlar Allaha hakaret edip onu salak yerinemi koyuyorlar.

    Hayatta hiç bir şey üretmemiş,gram faydası dokunmamış,kendini geliştirmemiş,ancak yemiş içmiş her türlü fetbazlığı yapıp sonunda göstermelik ibadetini yapmış birde arkasında hac patlatmış,oh ne güzel ondan sonra Allah sizin hizmetçiniz, sonsuza kadar sizi kuş tüyü yastıklarla yatıracak.Siz Allahı bu kadar basitmi sanıyorsunuz.

    O size atomu parçalama ,dna yı yeniden yapılandırma yeteneği bağışladı.O size eğer becerebilirseniz dünya çapında tanrı olabilme hakkı bağışladı.Sizin bu söyledikleriniz kemal Sunal ve karşısındaki artistler,uyduruk bir senaryo ve ağzından salyalar akıp izleyen seyirciler çizgisinde doğru.
    Ama dünya ve hayat ,vede Allah yolu çok daha karmaşık.

  3. #3
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    bu komando denen zat sürekli dinci sitelerden kes -yapıştır yapıyo.

    Arkadaşın saydığı bu özelliklerin tam zıttı olan insanlarda var..

    meleklerden üstün olan insana bak..

    şeytan haklı ozaman secde etmemekte..

    bütün kötülükleri yapabilen
    peygamberlere bile yanlış ayet söyletebilen şeytan..bu kadar zayyıf(mış) insana niye secde etsin ki?


    birde arkadaşın yazısında yaratılış fıtratları birden konun sonunda zaaf oluveriyor..
    ne olacak canım zaaf işte.

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    25-02-2008
    Mesajlar
    265
    Karizma Gücü
    0
    Evrenin sebebi Allahsa Allah ın sebebi nedir? Allah ı kim yarattı? Allah ne zamandan beri var? Evreni acıklamak için Allah ihtiyac gerekir mi? İnsanlar Allahsız yasayabilir mi?
    ''Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.''
    'Mustafa Kemal Atatürk

  5. #5
    XLEONX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    1,513
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı tugrul-hakan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Evrenin sebebi Allahsa Allah ın sebebi nedir? Allah ı kim yarattı? Allah ne zamandan beri var? Evreni acıklamak için Allah ihtiyac gerekir mi? İnsanlar Allahsız yasayabilir mi?
    acaba sen nasıl varoldun
    bunun cevabını verebiliyomusun yaratanın olmadığına inanan birisi olarak

    bir sebep olup yaratılma yani yaratılma kavramı dediğin şeyi yaratan zaten Allah tır

    sen Allahın sebebini sorarken o sebebi yaratanı kastediyosun

    selam ve dua ile

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    25-02-2008
    Mesajlar
    265
    Karizma Gücü
    0

    Mutlu

    Alıntı XLEONX tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    acaba sen nasıl varoldun
    bunun cevabını verebiliyomusun yaratanın olmadığına inanan birisi olarak

    bir sebep olup yaratılma yani yaratılma kavramı dediğin şeyi yaratan zaten Allah tır

    sen Allahın sebebini sorarken o sebebi yaratanı kastediyosun

    selam ve dua ile
    Ben yaratan kesin yoktur demiyorum.Agnostikim.Varlıgı ve yoklugu ispatlanamaz.Ama din Tanrılarına inanmıyorum.Hawking ne demiş:
    Yaptığım şey evrenin başlangıcının bilimsel kurallarla açıklanabileceğinin mümkün olduğunu göstermekti. Bu sayede, evrenin başlangıç kararının bir Tanrı'ya başvurularak açıklanmasının gereksizliği ortaya çıkar. Bu bir Tanrı'nın olmadığını kanıtlamaz, sadece Tanrı'ya bir ihtiyaç olmadığını gösterir.

    (Stephen Hawking)
    ''Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.''
    'Mustafa Kemal Atatürk

  7. #7
    XLEONX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    1,513
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı tugrul-hakan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ben yaratan kesin yoktur demiyorum.Agnostikim.Varlıgı ve yoklugu ispatlanamaz.Ama din Tanrılarına inanmıyorum.Hawking ne demiş:
    Yaptığım şey evrenin başlangıcının bilimsel kurallarla açıklanabileceğinin mümkün olduğunu göstermekti. Bu sayede, evrenin başlangıç kararının bir Tanrı'ya başvurularak açıklanmasının gereksizliği ortaya çıkar. Bu bir Tanrı'nın olmadığını kanıtlamaz, sadece Tanrı'ya bir ihtiyaç olmadığını gösterir.

    (Stephen Hawking)

    ewet weep arkadaşımda senin gibi Agnostik ilk defa weep den öğrenmştim bunu
    ama bence Stephen Hawking gibi saçma bi adamın sözlerini örnek alma kendine
    tanrıya ihtiyacı yok ama onun yarattığı oksijeni soluyor adam bide nankörlük edip tanrıya ihtiyacımız yok diyor
    oksijenin bi makinası yok Allah yarattı bizde soluyoruz
    şükredeceğimize hala nankörlüğe devam ediyoruz

    ediyoruz derken dinsizleri veya dinlileri de kastediyorum
    çünkü dindarlarda bazen Allaha inanmasına rağmen nankörlük edebiliyolar

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Atatürk'e “mandacı”, Türk milletine de “işgalci”
    2005 Konuları bölümünde kartals tarafından açılmış
    Yanıt: 13
    Son Mesaj: 21.11.05, 17:54

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •