• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    [!]Material adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-04-2008
    Mesajlar
    436
    Karizma Gücü
    0

    Atatürklede Aldatılıyormuyuz Hocam ?/Nuh Gönültaş

    [Mehmet Ali Erbil bile böyle cümle kuramaz!]


    Yaşar Nuri Hoca'nın şahane cümlesi...

    Ey Yaşar Nuri Öztürk Hoca...

    Ey Aziz insan...

    Her soruya "Ben bunun cevabını kitaplarımda yazdım" diye cevap verebilen büyük zat...

    Muhteşem enaniyet abidesi...

    En baba narsisistlerin bile yanına yaklaşamayacağı alçak gönüllü muhterem.

    Yanında Zekeriya Beyaz Hoca'nın bile fazlasıyla alim kaldığı kişi...

    Time Dergisi’nin gerçekleştirdiği “20. Yüzyılın En Önemli Kişileri” (The Most Important People of 20th. Century) anketinin “En Önemli Bilim Adamları ve Islahatçılar” (The Most Important Scientists and Healers) listesinde, dünya kamu oyunca belirlenmiş yüz ismin, 2001 yılı itibariyle ilk onu arasında yer alan aziz şahsiyet...

    Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi’nde doğup büyüyen allame-i cihan...

    Çıplak uyarıcı zat....

    Allah aşkına hocam bu cümleyi nasıl yazabildiniz?

    Hiç mi hiç yakıştıramadım size.

    Defalarca ve defalarca kim yazmış bu cümleyi diye baktım. Acaba Mehmet Ali Erbil'e ait bir söz olabilir mi, inşallah öyledir filan diye bir süre aranıp durdum.

    Ama Mehmet Ali Erbil böyle şahane bir cümle kuramaz diye düşündüm.

    Tamam çıplak uyarıcısınız da bu işi artık iyice belden aşağıya düşürmenin alemi var mı?

    Bakın şu Hürriyet Gazetesi'nde yazdığınız cümleye:

    "Hortlamış bir sürü Damat Ferit ve Mustafa Sabri ile bütün bunlar yapılır, bütün kaleler bir bir düşürülürken, ülke, aydınlanmanın önünü açanlardan biri olan adamın anıtlaşmış eserlerini yaratan açıktaki o büyük kafasını bırakıp fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor."

    Size hiç yakıştıramadım bu "Fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor" sözlerini.

    Çıplak uyarıcıydınız ama işi iyice belden aşağı düşürmeye hakkınız yok!

    Şahane bilmem kim.

    Hangi muhabbetin şuuraltı ifadesi.

    Demek ki iş oralara kadar varmış.
    Valla, Şahanenin de gururunu rencide edecek kaba bir savunma cümlesi bu.

    Böyle bir cümleyi yazabildiğinize göre gerçekten büyük kafaymışsınız.

    Ama şunu hatırlatırım hocam, büyüklük önemli değildir, önemli olan...

    Bizi Atatürk ile aldatmaya çalıştığınıza göre galiba yeni kitabınızın adı "Atatürk ile aldatmak" olacak!

    Kaynak..

    Yaşar hoca adı üstünde çapkınlığıylda meşhur olduğunu gördük zaten Allah ile Aldatılmak kitabında bu tür yazılarda yazar ne kitabı ne partisi lazım değil artık yaşar hocayıda kaybettik diyebilirmiyiz

    Bizde soralım
    ATATÜRK İLE BİZDE ALDATILIYORMUYUZ HOCAM?

    Bildiğiniz üzere Yaşar Nuri Öztürkün Allah ile Aldatılmak adlı kitabı yayınlanmıştı bende bunun üzerine bugün gazetesinin köşe yazarı Nuh Gönültaşın yaşar hocaya hitaben yazdığı yazı dikkatimi çekti ve bu konuya bu tartışmayı açayım dedim aslında arada hiç fark yok
    sakın yanlış anlamayın bir takım çıkar çevrelerinin Atatürk ile aldattığını ve aldatıldığımızı burda tartışmak istiyorum

    Bende burda hazır sırası gelmişken ufaktan köşe kapmaca dedim bir yanlışım olursa Affola ., sadece yaşar hocayla kalsa, Atatürkümüzle aldatan okadar isterik muhalefetet partisi varki bunların başında CHP geliyor yaşar hocada ordan gelmeydi değilmi? hazır sırası gelmişken şu taşları yerine oturtalım diyorum ,amacım yazı düzenin den bir şeyi cımbızla çekmem gerekiyor ki öylede oldu , evet yaşar hoca Allah ile aldatmak diye bir kitabı ortalıkta dolaşıyor, peki biz bunun yan ürününde istifade ederek Atatürle aldatan kesimleri hiç irdelemedikmi? tabikide, ama buna güç yetiremeyenlerin sadece Atatürkümüzün gerçek kişiliğinive sözlerini çarpıtarak, ve özellikle islama karşı yaptırımları sözgelimi Atatürkümüzün arkasına saklanan kesimlerin milleti, gençliği gerçek Atatürkten öte yalan yanlış beyanatlarla Atatürkle aldattığını düşünemiyormuyuz elbette bunun farkına varan çok insanımız var, örneğin ADD ve CHP ve kurmaylarının baskılarıyla oluşturulan Aldatım şekilleri var neyse kısa keselim bu konuda sizlerinden görüşlerini alalım Atatürkle Aldatılıyormuyuz?

    Bu mesaj en son " 01.09.08 " tarihinde saat 02:48 itibariyle [!]Material tarafından düzenlenmiştir...
    YUMUŞAK BAŞLIYIM AMA UYSAL KOYUN DEĞİLİM Recep Tayyip Erdoğan

  2. #2
    Bilge Kaan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-08-2005
    Mesajlar
    1,405
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Nuh Gönültaş ve bilumum cumhuriyet düşmanlarının sevdikleri tarzdır cımbızlamak. Bazı söylemleri bağlamından çıkararak amacından saptırmak ve verilmek istenen mesajı sabote etmek. Daha iyi anlaşılması için yazının tümünü okumanızı tavsiye ederim.

    Bir tereddüdün romanı
    Yaşar Nuri Öztürk

    Romandan filan söz edecek değilim.

    Sözünü ettiğim tereddüt, Millî Mücadele sürüp giderken gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi'nde hayatının en uzun konuşmasını yapan Atatürk'e dinleyiciler arasından gelen müthiş bir sorunun yarattığı ve bugün kahırlı acılara dönüşen bir tereddüttür.


    Benim tespitlerime göre, Atatürk'ün hayatında yaptığı en uzun süreli konuşma, 2 Şubat 1923'te İzmir Kordon'da, İzmir İktisat Kongresi toplantılarından birinde yaptığı konuşmadır. O tarih yaratan ve kendisi de bir tarih olan konuşma, halkın da dinlediği, canlı sorular sorduğu ve cevaplar aldığı destanî bir konuşmadır. 2 Şubat 1923 günü birkaç oturumda tamamlanmış, saatlerce sürmüştür.

    Halk, konuşmaya zaman zaman tezahürat cümleleriyle, bazen de Gazi'ye sorduğu ve cevabını anında aldığı canlı sorularla katılıyordu.

    O konuşma bu yönüyle de eşsizdir, örnektir, tarihtir.

    İşte, zabıtlarda ‘hazır olanlardan biri' diye geçen bir yurttaşın uzun sorusundan ibret verici, keramet gibi cümleler. Parantez içi sözler bizim açıklamalarımızdır. Uzun sorunun özeti şu:

    “İslam'ın kurtarıcısı! Müsaade-i devletleri olursa bendeleri de memleketimin ve devletin mukadderatıyla alakadar bir noktadaki müşkülümün hallini zatı devletlerinden rica ediyorum. (Şu vakara, şu ciddiyet ve nezakete, şu öngörüye bakın). Köylüleri karşısına alıp büyük bir tevazu ile her türlü ihtiyaçlarını ve yaralarını dinlemek için lütfen teşrif buyuran yüce Gazi'den bütün köylü rica ve istirham eder ki, bu millî hâkimiyetin ebediyen bekasını temin edecek yollar ve bunlara ait hususlar tespit olunsun.”

    “Paşa Hazretleri! Devletlilerince de malumdur ki, halkımız eğitimsizdir ve masumdur. Bu cehalet ve masumiyetin neticesidir ki, (şimdi şu bilince, şu idrake bakın) memlekete dün mebus sıfatıyla o millet kürsüsünden hitap eden Mustafa Sabri (Damat Ferit ve İngilizlerle Bağımsızlık Savaşı aleyhine işbirliği yapan ve halkı Allah ile aldatan hain şeyhülislam) ve emsali bugün büyük felaketler getirmiştir. Yarını kim temin edecek ki, Mustafa Sabri veyahut o mayadaki adamlar memlekete girmesin. Gençlik bunda bütün ruhuyla, bütün mevcudiyetiyle tereddüttedir…” (Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15/52)

    Şimdi de, aynı oturumdaki bir bürokratın sorusunu yine özetleyerek verelim. Maarif Müdürü Vasıf Bey soruyor:

    “Paşa Hazretleri! Çöken imparatorluğu teşkil eden saray ve o sarayın etrafındaki menfaatperestler zümresi ve o zümrenin menfaatini temin etmek için dini araç kabul eden zümre tamamen yıkıldı mı?”

    “Osmanlı İmparatorluğu yaşarken herkeste genel bir kanaat vardı: Padişaha karşı değil silah atmak, padişah konuşurken titrememek bile günahtır. Fakat görüyorsunuz ki, Anadolu halkı ve köylüsü üç yıldan beri padişahın hilafet ordusu diye gönderdiği kuvvetlere silahla karşı koydu. (Örtülü bir putperestlik olan bir anlayışın yıkılışına ilişkin ibret verici şu cümleye çok dikkat) Ruhlarda ve fikirlerde husule gelen bu değişikliğin sebebi nedir?” (Adı geçen eser, aynı yer)

    Türkiye seksen yıldır bu tereddüdün romanını yaşamaktadır. Kahırlanarak söyleyelim ki bu roman, bu tereddüdü duyan o büyük ruhlu dedelerimizin kaygılarını haklı çıkarmış, Allah ile aldatmanın Haçlı ile işbirliği yapan tezgâhı, onlarca Damat Ferit ve Mustafa Sabri üretip ülkenin subaşlarına oturtarak aydınlanmanın mirasını çürütmüştür.

    ABD'si, AB'si, yeni Damat Ferit ve Mustafa Sabrilerle işbirliği halinde o mirastan intikam alıyor.

    Son olarak, Atatürk'ün büyük eserlerinden biri olan Montrö sözleşmesini de deldiler.

    Hortlamış bir sürü Damat Ferit ve Mustafa Sabri ile bütün bunlar yapılır, bütün kaleler bir bir düşürülürken, ülke, aydınlanmanın önünü açanlardan biri olan adamın anıtlaşmış eserlerini yaratan açıktaki o büyük kafasını bırakıp fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor.

    Ne için?

    Velinimetlerine ihanet etmiş iki üç ağır ruh hastasıyla, aydınlık aleyhine kiralanmış politika bezirgânı birkaç namussuzun işbirliğinden doğan iğrenç çıkar değirmenine su taşımak için…

    Bu hale getirilmiş bir ülkenin akıbeti nasıl olabilir? Cevabı vicdanlarınız versin, sevgili okuyucularım!




    Kaynak
    Bonum vinum lætificat cor hominum

  3. #3
    necatikaya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2006
    Mesajlar
    3,102
    Karizma Gücü
    6
    Nuh gönültaş yoruma değecek birisi değil.Bir numara Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıdır..

  4. #4
    Uye ostrakismos adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2007
    Mesajlar
    4,973
    Karizma Gücü
    5
    Kendini Köşe yazarı zanneden Lümpenlerin başında gelen Nuh GÖNÜLTAŞ özüne uygun bir yazı yazmış.. ATATÜRK e saldırayımda nasıl olursa olsun mantığı
    [CENTER][B]
    [QUOTE]'' Her ağacın kurdu nasıl özünden gelirse, köpek de kurdun çürük yanlarından doğup gelişir. Köpek haindir ve karın tokluğuna satın alınmıştır. Zayıf olandır k[COLOR="Red"]öpek, dönek olandır. Ama kendi soyuna karşı öyle bir yetiştirilir ki, kurdu gördüğünde ağzı cehennemleşir[/COLOR]. Kolaylıkla devşirilebildiği için de insanda en ağır aşağılama ve hakaret sözü yerine geçer.'' [/B][/QUOTE][/CENTER]

  5. #5
    Kalemşör adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-01-2008
    Mesajlar
    2,743
    Karizma Gücü
    5
    Yaşar Nurinin ne olduğunu herkes biliyor zaten, din üzerinden gelir sağlamaya çalışan laikçilerin önde gideni...
    "Ey türk faşisti!

    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli, gazeteleri çamurlara serip, üzerlerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. Bu temel partinin hazinezidir.

    Muhtaç olduğun kazma, balta, sopa, demir çubuklar, halk partisinin ambarlarında mevcuttur."

    Aziz Nesin, 1948

  6. #6
    MeliS_34 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2008
    Mesajlar
    66
    Karizma Gücü
    0
    Atatürkle değilde ; İslamla çok güzel aldatıyoruz.

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    31-08-2008
    Mesajlar
    370
    Karizma Gücü
    0
    bunlar tam sapıttı ya

    fetoş bunların zaten az kalan beynini de içmiş

    nuhmusun nesin

    Atatürk din adamımı

    beyin fukarası

  8. #8
    Deathangel adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-01-2007
    Mesajlar
    7,963
    Karizma Gücü
    7
    Nuh Gönültaş bir numaralı Atatürk düşmanıdır..

    Okumaya bile gerek yok bu şahsı

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •