• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #FFFFFF'><span class='glow_800080'>hüsobaba</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    9,267
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    İsteyene Üniversite, İsteyene Limon!


    İsteyene Üniversite, İsteyene Limon!




    YÖK Başkanı, kısmen "adalet" ilkesinden yola çıkıp "Seneye kimse açıkta kalmayacak" diyor. Yani, "Üniversite isteyen herkese üniversite..."
    Umur Talu'nun Yazısı / SABAH

    YÖK Başkanı, kısmen "adalet" ilkesinden yola çıkıp "Seneye kimse açıkta kalmayacak" diyor.
    Yani, "Üniversite isteyen herkese üniversite".
    "Açık" ta kalmamanın yolu ise "Açık Öğretim".
    Formül şu:
    "Açık" öğretimi hakikaten herkese "açık" yaparsanız "açık" ta kimse kalmıyor!

    Aslında Prof. Özcan'ın söylediği doğru: "Bu bir sıralama sınavı".
    İlkesi de yanlış değil: Tüm gençlere üniversite hakkı!
    Her ikisi de "adalet"e, "hakkaniyet"e atıf yapıyor.
    Hele, "Hakkarili çoban"ın başarısını dikkate alırsanız, bütün sorun azimden, çalışmaktan, "sıralama"da bir yere ulaşmaktan ve ne olursa olsun bir üniversiteye, fakülteye, yüksek okula kayıt yaptırıp "açık"ta kalmamaktan oluşuyor.

    Bu tartışmada, ilköğretimdeki 10 milyon çocuğun 10 milyon kişisel öyküsünün nasıl oluştuğu, nasıl geliştiği yok.
    Tamam bu YÖK Başkanı'nın asli işi değil; tamam, tamamen 6 yıllık bir iktidarın tek başına sorumluluğu da değil.
    Ama, bu tartışmada "bir üniversiteye, fakülteye, yüksekokula kapağı atan" herhangi bir gencin öyküsünün sonradan ne olduğu da yok.
    Günlerdir, eğitimin belkemiği sayılan "öğretmenler"i öğretmen olarak yetiştirip öğretmen yapamayan, "açık"ta bırakan, birbiri üstüne yığan, bunalımlara sürükleyen, derslik ve dershanelerde "mevsimlik işçi" olarak çalıştıran, sonra onlara cevap olarak "Tıbbı kazansaydı, yapamadı, Kars Kafkas'ı kazandı diye ben ne yapayım" diyebilen bir "Sistem"den söz ediyoruz.

    İlköğretimini, oradaki binlerce öğretmen ile öğretmen olabilmek için bekleyeni, eğitimin niteliğini, okullar ve yöreler arasındaki anormal eşitsizliği, itilmişliği çocukların önlüklerine, çantalarına, defterlerine ve ruhlarına kazıyan imkansızlıkları mesele etmiyoruz ki.
    Ağaçları yaşken eğmek için abanıp duran bir "eğitim zihniyeti"nden hiç bahsetmiyoruz.
    Yaşken eğilmeleri yetmediği için, okulu bırakıp atıldığı "emek pazarı"nda da, okulları devirip çıktığı "iş ortamı"nda da hemen köleleştiren bir piyasa...
    Akademik hali ile öğrencilerden beklentisi "lise talim ve terbiyesi" kıvamındaki "özgür ve özerk üniversite" de tartışılmıyor pek.
    Eldeki diplomalarla, memlekette her yıl en fazla 30 ila 40 bin kadar üniversitelinin, yani 1.5 milyon genç arasından ancak o kadarının, "mutlu olma hakkı" bulabilmesini de konuşan yok.

    Lakin, üniversite sınavında sıralamaya girip kimse açıkta kalmamalı!
    Hiç yoktan iyi tabii.
    O güne kadar gelememiş milyonlarca çocuğu kırıp dökerek eleyen sistemi unut...
    Üniversiteye kapağı atmış onbinlerin diplomasına yapıştırılmış umutsuzluğu, işsizliği, hatta niteliksizliği unut...
    Okullar, öğretmenler, çocuklar, imkanlar arasındaki büyük eşitsizliği, kamu eğitiminin nasıl kurutulduğunu unut...
    İlköğretimin özgürlük, hak bilinci; eleştirel düşünce, yaratıcı fikir oluşturma bakımından nasıl çorak, nasıl kaba, nasıl despotik olduğunu unut...
    Meslek liselerinin çok üst düzey çekişmelerimiz yüzünden çürüdüğünü unut...
    Kimse açıkta kalmasın!
    Dibi kırık şişeye şık bir kapak iyi gider doğrusu.
    Ayılana üniversite, bayılana limon sandığı.
    Beddualarım her gece seninle,
    Konuştuğumuz saatlerde istisnasız tek bir cümle tekrarlıyorum;Sende birinin elinde oyuncak ol ve o kişiyi herşeyin sandığında aslında bir şerefsize gönül verdiğini anla.Yolladığın öpücükleri hatırladığım her anda yine tek bir cümle var aklımda; Kalbin alev olsun ve tüm bedenini sarsın,sarsın,sarsınki ateş bedenini ebedi dünyada karşıma geldiğinde yaşayacaklarını hisset.Özür dilerim dayanamam aslında acı çekmene ama helal olmaz sana hakkım,hesap soracak sana o masum duygularım...
    ---Hüsobaba---

  2. #2
    piüçolsunhocam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-08-2008
    Mesajlar
    1,383
    Karizma Gücü
    0
    bu bir sıralama sınavı değil bu saçma bir sınav hayatının tamamı bu sınava bağlı ama çok ilginç birşey söyleyeyim üniversite çözüm değil iş yok
    24 mart 2009 hoşgeldin kızım KATREM


    Bu imzaya erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. (SansüreSansür Yay! Hareketi)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Deniz Feneri’nin eski savcısı: Limon satarım!
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde 27 mayıs devrimdir tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 28.08.11, 22:41
  2. Türk erkeği limon aromalı prezervatifi seviyor
    2003 - 2004 Konuları bölümünde babaorhan tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 24.06.04, 16:17

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •