• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    [!]Material adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-04-2008
    Mesajlar
    436
    Karizma Gücü
    0

    İşte Aydın Doğan'ın Hilton planı



    İşte Aydın Doğan'ın Hilton planı
    08 09 2008 09:30
    Başbakan'ın dünkü açıklamaları ile iyice gündeme oturan Aydın Doğan'ın Hilton planı neydi? İşte bazı satırbaşları ile planın ve sürecin geniş detayları:


    Aydın Doğan'ın 2005'te satın aldığı Hilton Oteli'nin arazisinde, proje sayesinde sağlayacağı kazancın, 3 milyar doları bulacağı belirtiliyordu. Şişli Belediyesi tarafından 0.7'den 2.7'ye çıkarılan emsal oranı ile, 63 dönümlük arazide inşaat alanı 233 bin metrekareye çıkıyordu

    Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu bölgeyi SİT alanı ilan etti. Böylece Doğan'ın arazi üzerinde inşaat yapma şansı kalmadı.

    Başbakan Tayyip Erdoğan ile Aydın Doğan arasında yaşanan ve son günlere damgasını vuran sert tartışmanın odağında, Hilton Oteli'nin İstanbul Taksim'deki arazisi yatıyor. Peki, özellikle Başbakan'ın dünkü son açıklamaları ile iyice gündeme oturan "Hilton sürecinin" etapları ve Aydın Doğan'ın Hilton planı neydi?.. İşte bazı satırbaşları ile planın ve sürecin detayları...




    1-Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan 2005 yılında Hilton Oteli'nin arsasını 255 milyon dolara satın aldı. Daha sonra Şişli Belediyesi'ne plan değişikliği yapılması için başvurdu. Şişli Belediyesi Şişli Merkez ve Çevresi Nazım İmar Planı çerçevesinde hazırladığı planlarda Hilton Oteli arsasındaki yerüstü yapılaşma emsali olan 0.7'yi 3.5 kat arttırıp 2.7'ye yükseltti.

    233 BİN METREKAREYE İNŞAAT
    2-Aydın Doğan'ın istediği plan tadilatı değişikliği Şişli Belediyesi tarafından yapıldı. Böylece 63 dönümlük arazi üzerindeki 43 bin metrekarelik yerüstü inşaat alanı, emsalin 3.5 kat artırılması sonucu 233 bin metrekareye çıkartılmış oldu. Uzmanlara göre bu plan değişikliği, Aydın Doğan için 3 milyar dolar değerinde bir kazanç anlamına geliyordu.

    3-Şişli Belediyesi, Hilton Oteli ile ilgili plan tadilatı değişikliği teklifini hazırladıktan sonra Şişli Merkez ve Çevresi Nazım İmar Planı içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) sundu. Planlama Müdürlüğü'nün 5545 no'lu teklifi ile Hilton planı İBB Meclisi'ne ilk kez Ocak 2007 tarihinde geldi.

    TEMASLARINI SIKLAŞTIRDI
    4-İBB Meclisi, kendilerine gelen ve 3.5 kat fazla yapılaşma istenen plan tadilatı teklif dosyasını, 444 gündem numarasıyla İmar Komisyonu'na havale etti. İmar Komisyonu ise dosyayı değerlendirmek için İBB Planlama Müdürlüğü'ne gönderdi. Bu arada Aydın Doğan da Hilton Oteli planını hayata geçirebilmek adına, seçim sürecinde Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürlüğü nezdinde yürüttüğü temaslarını daha da sıklaştırdı.

    NİSAN 2007'DE RESMEN SİT OLDU
    5-Bu sırada İstanbul 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu bazı sivil toplum kuruluşlarının müracaatını değerlendirerek, Hilton Oteli'nin de bulunduğu bölgeyi SİT alanı ilan etti. Hilton Oteli binasını da taşınmaz kültür varlığı olarak tescil etti. Bu da, arazi üzerinde hiçbir şey yapılamayacağı gibi otel binasına da dokunulamaması gerektiği anlamını taşıyor. Dolayısıyla Doğan'ın planı da hayata geçemiyor.

    6-Planların İBB'ye gönderilmesinden ve detayların ortaya çıkmasından hemen sonra itirazları değerlendiren İstanbul 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, bölgeyi 1759 No'lu Yapı Adası Kültür Varlığı olarak 11 Nisan 2007'de onayladı.

    Arazi nasıl SİT alanı ilan edildi?

    İstanbul 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun SİT alanı ilan ettiği bölge, Hilton Oteli'nin yanı sıra 11 Mart Vakası'nın yaşandığı Taşkışla gibi önemli tarihi noktaları da barındırıyor. Harbiye'de, tarihi, mimarı, estetik özellikleri nedeniyle değer taşıdıkları için taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen; Radyoevi, Açıkhava Tiyatrosu, Lütfi Kırdar Spor Sarayı, Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi, Demokrasi Parkı içindeki yapı ve yapı kalıntıları, Küçük Çiftlik yapıları, havuz ve bahçeleri ile Dolmabahçe Sarayı'nın aydınlatılması için yapılmış olan binalar da yer alıyor. Kısmen imara açılmış olmasına karşın, 1937 tarihli ve Mustafa Kemal Atatürk'ün de onayladığı 'Prost' planda da, Dolmabahçe, Maçka, Taşkışla, Harbiye arasında planlanan yeşil alanların günümüze gelebilen, Beyoğlu Kentsel SİT alanının devamında yer alan bölgenin, tarihi ve kentsel SİT alanı olarak belirlenmesine karar verildi. Alınan bu karar 11 Nisan 2007'de resmiyete dönüştürülerek yürürlüğe girdi.

    Hilton Oteli ve çevresindeki yeşil alan, proje ile betona boğulacaktı

    Resmi bir açıklama olmasa da, Aydın Doğan'ın planının, 6 binadan oluştuğu ve rezidans ile iş merkezi yapımını öngördüğü belirtiliyordu. Ancak yapının Boğaz'ın silüetini dahi bozacağını belirten çevreler, projeye sert tepki gösterdi. SİT'in kalkması için bölgeye İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin koruma amaçlı plan yapması ve ardından yapılan planı kurulun görüp onaylaması gerekiyor. Belediyenin değerlendirmesinden sonra da kurul projeye bakıp, onaylar veya reddeder.

    'Başbakana rafineri için gittim'

    Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan, Kanal D'de dün Başbakan Erdoğan'ın sözlerine Mehmet Ali Birand'la özel söyleşide yanıt verdi. Başbakanın gündemi değiştirmek istediğini belirten Doğan, Hilton'la ilgili açıklamalarına ilişkin şunları söyledi: "Çok ucuz bir polemik. Ben Hilton için gitmedim diyorum. Velev ki, başbakanın deyimiyle, ben ona Hilton için gitmedim Karıştırıyor. 2.5 milyar dolar param var. Sizden ne teşvik ne yatırım istiyorum bir ruhsat istiyorum. 15 bin kişiye iş vereceğim. Rafineri kuracağım Ceyhan'da. Kendisi bana Hilton'u ne yapacaksın dedi. Şu anda ne yapacağımı bilmiyorum. Ama şu haliyle demode olmuş bir yapı, yenilenmesi lazım dedim. O zaman ben de belediye başkanı ile görüşeyim dedi." Doğan, inşaatla ilgili değişiklikler isteğini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a ilettiğini de söyledi.

    Sabah

    Kaynak..


    Aydın Doğanın İstanbulu, İsdoğanbul haline getirmeye çalışacaktı ama birileride buna dur demeyi bilebildi
    Bu mesaj en son " 08.09.08 " tarihinde saat 21:09 itibariyle [!]Material tarafından düzenlenmiştir...
    YUMUŞAK BAŞLIYIM AMA UYSAL KOYUN DEĞİLİM Recep Tayyip Erdoğan

  2. #2
    ûravzanuri CDuman2 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    7,862
    Karizma Gücü
    8
    Ürdün Kralı geldiğinde de ona da yatırım için çabalıyorlardı. Yerliye yardımcı olmayıp da yabancıya niye yardımcı olmaya çalışıyorlar? Keza Aydın Doğan'a bu konuda bilgi verilmiş. O da yasal yollardan başvurulması gereken yerlere baş vurmamış mı? Aydın Doğan açıklama yaptı. Beklemesin 1 hafta diyor. Hemen açıklasın diyor. O 1 haftayı da neden denildiği gün gibi ortada. Ellerinde birşey yok, birşeyler bulmaya çalışacaklar. Kolay gelsin her 2 tarafa da...
    Biz Önemli Değiliz,
    Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
    Türkiye ‘yi Sevelim !




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

  3. #3
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    Niye ben oraya rezidans yapmıyacagım dıyordu o zaman

  4. #4
    ûravzanuri CDuman2 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    7,862
    Karizma Gücü
    8
    Dalan döneminden bugüne kadar peşkeşçilikler bir araştrılsın bakalım neler neler ortaya çıkar. İmar durumuna göre işlem yapmak gerekir. Olay Bir Hilton meselesi değildir. Başka başka birçok işler vardır altında.

    Gene diyorum Erdoğan yanlış adres ile güreş tutuyor. Kendisi ile ilgili durumları Almanya savcılığı iddanameye almış. Medya da yayınlamış. NTV de satır satır iddanameyi okuyan Baykal'a da bulaşsın o zaman.. Alman Yargı Sisteminde de atıfta bulunsun... Medya sadece Aydın Doğan'dan mı ibaret?

    Dökülsün bakalım öncelikle hükümet yanlısı basın ve yayın organlarının hesap defterleri. Bakalım neler çıkacak.

    Eğer yasal ve temiz bir hayır işi ve para toplama yaptıysan. Niçin paraları bavullara Türkiye'ye sokuyorsunda, Banka havalesi, EFT,IBAN veya SWIFT yapmıyorsun?
    Biz Önemli Değiliz,
    Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
    Türkiye ‘yi Sevelim !




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-09-2008
    Mesajlar
    32
    Karizma Gücü
    0
    3 yıl önce Hilton için ne demişlerdi 08 09 2008 16:33
    Hilton bilinmeyen bir mesele miydi? İçinizde, “Hilton”u sohbetine dahil etmemiş kimse var mı? Ama bakın on yıl önce Doğan medyası Hilton için ne demişti:
    Kürşat Bumin'in köşe yazısı

    Güzel bir haber: 'Bundan sonra artık her şey açık ve net olacak'

    Başbakan, Güngören İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada sözü “Hilton” meselesine getirerek “Bundan sonra artık saygılı götürelim, gizli götürelim yok, her şeyi açık ve net millette duyuracağız” dedi.

    Bu “paradigma” değişikliğinden sizler de benim gibi çok memnun olmuşsunuzdur muhakkak.

    İşte nihayet, özlediğimiz şeffaflık-saydamlık bu ülkeye de giriyor.

    Biliyorsunuz; Türkiye, işlerin nasıl yürütüldüğüne dair toplumun tamamının birbirine oldukça yakın kanaat sahibi olduğu bir ülkedir. İş ve siyaset çevrelerinin ilişkisi ne merkezdedir; ülkenin varlıklı kesimi bu konuma nasıl ulaşmış ve ulaşmaktadır; hızlı şehirleşmenin yarattığı büyük ölçekli “rantlar” nasıl oluşmakta ve dağılmaktadır; her yıl ürününü (tütün, fındık vb.) maliyetinin altında sattığını söyleyen tarım kesimi hâlâ bu zararına alış verişte niçin ısrar etmektedir; memleketin “Okul”u ne işe yaramaktadır, vesaire... Bu ve benzer konular hakkında toplumun büyük kesiminin -birbirine çok benzer- güçlü bir kanaati mevcuttur.

    Bu kanaat sadece “ekonomik hayat”a ilişkin de değildir. Toplum, ülkedeki, genel olarak “güvenlik meselesi” olarak adlandırabileceğimiz konunun içinde bulunduğu hal hakkında da kanaat sahibidir. Hatırlayın mesela; “Ergenekon” dosyasının içeriğine dair ortaya dolaşan haberlere hangimiz “Yok daha ne!” diyerek tepki gösterdik? Aktarılan olaylar toplum tarafından, neredeyse, “Biz bunları zaten biliyorduk” şeklindeki sakin bir ruh hali ile karşılanmadı mı?

    Yani kısaca, toplum, ülkede neler döndüğünün son derece farkındadır...

    Başbakan'ın Güngören İlçe Kongresi'nde dile getirdiği “Hilton” meselesi de, tabii ki, toplumun bildiği ya da en azından farkında olduğu bir mevzuu değil miydi?

    Söyler misiniz: İçinizde, “Hilton” meselesini sohbetine dahil etmemiş kimse var mı?

    Konu sadece arkadaş-dost meclislerinin sohbet konusu da değildi. Gazeteler de (önce “rakipler” tabii ki) bugüne kadar bu meseleyi kim bilir kaç kere gündeme getirdi. Hakkında kim bilir kaç haber ve köşe yazısı yayımlandı. Bırakalım başkalarını, bizde Fehmi Koru-Taha Kıvanç tek başına konuda ilişkin kim bilir kaç yazı yayımladı.

    Herkes bu konuda da bir kanaat sahibiydi, çünkü her şeyden önce, Doğan Holding bünyesinde yer alan bir şirketin özelleştirme kapsamında satışa çıkarılan Hilton Oteli'ne 1995'te 225 milyon dolar ödemesi hemen herkes tarafından yadırganmıştı. İşletmecisinden (Hilton) (sözleşme 2015'e kadar) yıllık 2 milyon dolar (sözleşmeyi görmedim, öyle diyorlar) kira geliri elde eden bir otele 225 milyon dolar ödemek akıl kârı mıydı? Değildi tabii ki; büyük çoğunluğumuz “işletmeci” olmasak da, mülk değeri/kira bedeli oranının bu alışverişte doğru işlemediğini anlayabilirdik.

    Yapı Dergisi'nin 1995 yılına ait sayılarının birinde karşılaştığım bir yazı, Hilton'un satışının hemen arefesinde, Hürriyet ve Milliyet gazetelerinde yer alan iki yorumdan yaptığı alıntılarla meselenin Doğan Grubu açısından nasıl görüldüğünü güzel anlatıyor.

    Milliyet gazetesinin 30 Temmuz 2005 tarihli Emlak ekinde (Hilton'un satışı 12 Ağustos) şu satırlar yer alıyormuş:

    “Şimdi gelelim ihaleyi kazanacak firmaya. Piyasada yaygın olan kanaate göre yabancılar bu ihaleye teklif verecekler. Ama yüksek teklifler genelde yerlilerden gelecek. Çünkü 62 bin 337 metrekarelik arsaya sahip olan İstanbul Hilton, siyasi bağlantıları güçlü yatırımcılara, alışveriş merkezi, dev otopark ve residence sitesi gibi farklı alternatif proje olanakları sunuyor. Bu açıdan bakıldığında hiçbir yabancı kurumsal gayrimenkul şirketinin bu işlere girmeyeceği belirtiliyor....”

    Görüyorsunuz; eklenecek bir şey yok , çünkü Milliyet Emlak söylenebileceklerin hepsini söylemiş zaten...

    Hürriyet yazarlarından Ege Cansen'in 10 Ağustos 2005 tarihli yazısında yer alan şu satırlar da dikkat çekici:

    “... Ancak ihaleyi yapacak ilgilileri uyarmak istiyorum. Bu otel binasını ve arsasını alacak olanların verecekleri 'çok yüksek' bir fiyatın gerekçesi o emsalsiz arazi parçasının 'imar durumu'nu değiştirmek olabilir. İhalenin âdil bir şekilde yapılabilmesi ve maksimum fiyatın oluşması için arsanın 'yeni imar durumunun' şimdiden belirlenmesi ve tüm teklif sahiplerinin bunu önceden bilmesi gerekir. Bina ve arsası satıldıktan sonra, imar durumu değiştirilerek oluşacak ve aslında kamuya, ama şimdilik Emekli Sandığı'na ait bir 'rantın' özel bir kişiye transfer edilmemesi için bu şarttır...”

    Ne diyelim, makul bir öneri doğrusu....

    Yazıyı bitirmeden “Hilton” meselesinin geneline ilişkin bir değerlendirmeyi de unutmayalım:

    Başbakan'ın AK Parti'yi ve kendisini eskinin “alışılmış” parti-hükümet ve başbakanlarından ayırırken sarf ettiği sözler uygun kaçmamış doğrusu. Ayrıca Başbakan'ın partisinin bir kongresinde bir işadamını doğrudan hedef alması da bir aşırı tepki tezahürü. Çünkü normalde parti başkanları (ve başbakanlar) politikalarına ilişkin açıklamalarını diğer rakip partileri düşünerek yaparlar. Tamam, özellikle ana muhalefetin hükümeti yıpratmak amacıyla bir müddettir toplumun çok hassas olduğu “yolsuzluk” temasına sarılması Başbakan'ın kafasını attırmış olabilir. Ama yine de, bana kalırsa, “Hilton” meselesinin salon konuşmalarına indirilmesi doğru olmamıştır.

    Son söz olarak da çok daha genel bir değerlendirme: Şahit olduğumuz bu polemiğin bir benzeriyle demokrasilerde karşılaşabilmek imkansızdır. İmkansızdır, çünkü bu diyarlarda devletin (bunun içine “belediyeler”i sokmayı sakın unutmayalım) bir biçimde istediğine “rant” yaratabilme iktidarı çok büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Darısı bizim başımıza... Belediyelerin, bakanlıkların ya da başka devlet kurumlarının “rant yaratabilme” gücü bir gün bizde de son bulacak inşallah. İşte ancak o zaman bu tartışmalar ve polemiklerin sonu bizde de gelecek.

    kbumin@yenisafak.com.tr

    (Yeni Şafak)

  6. #6
    necatikaya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2006
    Mesajlar
    3,102
    Karizma Gücü
    6
    Material bırak hiltonuda ceyhanda a. doğanın kumak istediği rafineri için başbakanın verdiği cevabı söyle.''orasını çalık gurubu ve sarkoziye söz verdim''Bunu vevapla şu meşhur at gözlüğünüde bir müddet çıkar..

  7. #7
    <span style='color: #FF0000'>Kutadgu Bilig</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-03-2008
    Mesajlar
    5,141
    Karizma Gücü
    6
    O imar değişikliği asla olmayacak Aydın doğan bunu kafana sok.
    Sen ne kadar her zaman yaptığın gibi basın yoluyla islama, dine saldırıp aklınca intikam almak istesen de...

    Ama bu saatten sonra gazetelerinin yapacağı saldırıları kimse yemeyecek! Çünkü takke düştü Kel göründü!
    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic389535_2.gif

    Rehber Kur'an Hedef Turan

    Türk Dünyası ve Türkiye, Hz. Muhammed (SAV) Gibi bir Önder Arıyor

  8. #8
    necatikaya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2006
    Mesajlar
    3,102
    Karizma Gücü
    6
    Bırakın hiltonu miltonuda şu ceyhanda kurulacak daha doğrusu a.doğanın kuracağı rafineriden bahsedelim.Adam ne diyor elimde ikibuçuk milyar dolar var ceyhana rafineri kurmak istiyorum.Başbakan ne diyor olmaz...orasını çalık gurubu ile sakkoziye söz verdim.
    Peki..sizin yorumunuz ne acaba..

  9. #9
    [!]Material adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-04-2008
    Mesajlar
    436
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı necatikaya tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Material bırak hiltonuda ceyhanda a. doğanın kumak istediği rafineri için başbakanın verdiği cevabı söyle.''orasını çalık gurubu ve sarkoziye söz verdim''Bunu vevapla şu meşhur at gözlüğünüde bir müddet çıkar..
    Biz başbakanın ve Sayın İstanbul Büyükşehir belediye başkanı Topbaşın yalancısıyız sanki onlar söylüyor sayın Topbaş bizzat doğanla oturduk çay içtik diyor başbakana söylemiş olmaz demiş, sen birde başkan topbaşla görüş demiş, oda gitmiş çay içmişler, bu hilton yanına rezitans için izin istemiş oda olmaz demiş, gerçeği bunlar rafineri hikayeden ibaret.

    bu sefer, hatta bugün hürriyetin internet sayfaları, dünkü yazdığı yazıyı bugünde değiştirmiş dünkü haberlerinde

    dünkü haber-biz sadece rafineri olayı için teklif ettik başbakanda olmaz biz orayı çalık gurubuna verdik demiş ,

    bugünkü haberinde daha değişik şöyle aynen veriyorum
    bugünkü haber -biz rafineri için başbakanla konuştuk hayır orasını çalık gurubuna vereceğiz, olmaz sonra başbakanımız nasıl eklediyse hilton ile bir şikayetin varmı, var dedim şikayetimi belirttim varsa söyle sayın topbaşa gereken düzenlemeyi yapsın

    bu nasıl bir kıvırma belli değil dünkü yazdıkları bugünkü cevaplarıyla hiç örtüşmüyor,
    YUMUŞAK BAŞLIYIM AMA UYSAL KOYUN DEĞİLİM Recep Tayyip Erdoğan

  10. #10
    fightclub11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    5,458
    Karizma Gücü
    8
    Kısacası Doğan-Tayyip ortaklığı bozuldu
    ne güzel gül gibi birbirlerini destekliyorlardı
    oh olsun
    sevsinler sizi çevreci Doğan ve Takkiyeci Tayyip

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Petrol Ofisi Aydın Doğan'ın oldu
    2005 Konuları bölümünde murathan tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 03.09.05, 01:13
  2. İşte AKP'nin kat sayı planı!!!
    2005 Konuları bölümünde ESHQUIA tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 31.08.05, 01:59

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •