• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    [!]Material adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-04-2008
    Mesajlar
    436
    Karizma Gücü
    0

    Deniz Fenerinin Işığı Söndüğünde Can Alıcı Nokta / A.Turan Alkan

    İşte gözden kaçan can alıcı nokta !
    "İsnad edilen suçlar doğru ise facia zaten" diyen Zaman Gazetesi yazarı Alkan, yoğun tartışmalar arasında unutulan bir noktaya dikkat çekti.

    Çöl Hırsızı

    Hikâye mâlum, hatta meşhur, fakat tam yeridir, tekrarında fayda var:

    Çölde yaşayan zengin ve muktedir bir kabile reisinin dillere destan, eşi-menendi az bulunur bir atı varmış.

    Günün birinde kabile reisi, bu pek sevgili atına atlayarak tek başına çöle gezmeye çıkmış. Hayli zaman at koşturduktan sonra dönmek üzere iken uzaklarda bir kımıltı dikkatini çekmiş. Bir insan, yerde yatıyor. Belli ki çok hasta veya ölmek üzere. Yardıma muhtaç.

    Hemen oraya yaklaşıp atından inerek yerdeki adama yardıma gitmiş. Hâlâ nefes aldığını görünce sevinip atının terkisinden su kırbası almak üzere iken, yerdeki mecâlsiz ve hasta adamı, o herkesten kıskandığı değerli atın üzerinde görünce şaşırıvermiş. Adam atı topuklayıp erişilemeyecek kadar uzaklaştıktan sonra dönüp, alay edercesine bakmış atın sahibine,

    Fakat bir gariplik var; atın sahibi ardından koşarak bağırıp çağırmıyor; sadece durduğu yerde ağlıyor.

    - Ne oldu diye seslenmiş hırsız, "Zoruna gitti de ondan ağlıyorsun değil mi? Sen ki bu atı kendi gözünden, evlâdından bile kıskanırdın ama bak, aklım ve çevikliğim sâyesinde şimdi benim oldu atın; ne kadar ağlasan yeridir!"

    Atın sahibi gözyaşlarını silmiş; demiş ki, "Hayır ey hırsız, atımı çok severdim, doğrudur; senin onu benden çalman elbette gücüme gitti, fakat onun için ağlamıyorum."

    - Yaa, niçin ağlıyorsun öyleyse, kadınlar gibi?

    - Şunun için: Bu haber yarın etrafta duyulduğunda, senin nasıl bir hile ile atımı elimden kapıp çaldığın dilden dile gezdiğinde bundan sonra çölde hiç kimse, ölmek üzere olan gerçek bir ihtiyaç sahibine bir damla su vermeye çekinecektir. Üzüntüm ondan!

    ...

    İsnad edilen suçlar doğru ise facia zaten fakat bu meselede şaibe, hatta dedikodu bile duyulması fecî ötesidir ve ne yazık ki o dedikodu ve şaibenin irini patlayıp yayılmış bulunuyor. Bundan sonra çölde susuz kalana bir damla su vermek için atından inmeye yeltenenler bir daha bir daha düşünecek; bîkesliğini anlatmaya tâkat yetirebilenler, artık eskisinden daha fazla "bu adam yalan söylüyor olmalı" zannıyla göz ardı edilecek.

    "Allah, kitap, merhamet, insanlık, kardeşlik, yardım" gibi kelimeler bir araya getirildiğinde, samimi gönüller, "acaba yine mi tufaya getirilmekteyiz" şüphesiyle burkulup kavrulacak.

    Bir kuruşu, tek zerresi bile zimmetine geçirenin boğazında ateşten lâledir zaten; lâkin, eğer varsa böyle irtikâpların sorumluluğu bir şahısla, bir kurumla sınırlı kalmıyor çöldeki bütün yoksulları ve varlıklıları da vurup lekeliyor. Olmamalıydı, hiç olmamalıydı; bırakınız resmî suç isnadı, kapalı kapılar ardında dedikodusunu etmeye kalkışanlar bile, "Allah'a sığınırım" diye hicap ederek titremeliydiler; öyle olmalıydı çünkü parayı en büyük değer bilenlerin arasında "akçalı" işler görmek durumunda olanların mesuliyeti çok farklıdır.

    Yûsuf Sûresi'ni okuyunuz, orada anlatılmaktadır bu haller:

    "Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi. (Yusuf) Dedi ki: "Allah'a sığınırım. Çünkü o benim Efendimdir, yerimi güzel tutmuştur."

    Bu köşeden Ergenekon zanlılarını bile töhmet altına koyacak ifadeleri bile teraziyle tartıp da söyledik. Ahaliden para toplayıp sağda solda çarçur edenlerle ilgili yolsuzluk töhmeti de elbette şu demde bir iddiadır ve herkes gibi o zanlıların da kendini müdafaa hakkı var; o ayrı, ondan bahsetmiyorum. "Benim hırsızım, seninkinden faziletlidir" diye suçlu mübadelesine girişecek hâlimiz yok; zaten bu lâflar konuşulur hale gelmişse dâvâ kaybedilmiştir demek istiyorum.

    A.TURAN ALKAN - ZAMAN
    08.Eylül.2008 18:03:36

    Kaynak..

    Herkez için gerçekten ibret verici bir hikayeydi bundan örnek çıkartalım.
    Evet Birde perdenin bu yüzünden bakarsak her şeyi gözardı etmemek gerekiyor, bir şey bilip bilmeden, karşındaki suçlarsan, bu suç tamamen türkiyeyi ilgilendirir bir kaç kişiyi değil, ama Kullanılmış veya kullanılmamış 2 zanlı suçlu kişinin ağzına bakıpta suçlamaları onaylıyorsak, bu kaçınılmaz iftiralarla bu yardımın önüne set çekilmiş diye düşünelim, Yazarımızında dediği üzere daha suç olabilecek bir onaylama olmadı, ve bu suçlamalara karşı kendini müdafa edecek durumdadır hala iddialar devam ediyor diyor, bizde bilmeden öğrenmeden balıklama dalarak onaylandı suç sabitlendi dersek bu kaosu yıllarca taşıyacağız anlamına geliyor,
    YUMUŞAK BAŞLIYIM AMA UYSAL KOYUN DEĞİLİM Recep Tayyip Erdoğan

  2. #2
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Bugün şu anda cumhuriyet savcılarının hem iddialar hemde Aydın Doğan
    hakkında inceleme başlatması gerek.

    Alman Hükümetinden tüm bilgilerin talep edilmesi, ve iddianamenin ((ergenekon iddianamesi gibi)) yayınlanması gerekir.

    Erdoğan hakkında da inceleme başlatılması gerekir. Aydın Doğan hakkındaki iddiları yeni mi aklına gelmiştir.Eğer Aydın Doğan suç işlemiş ise yeni mi aklına gelmiştir?
    Yok işlememişse neden söylüyor?


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •