Başbakan Tayyip Erdoğan ile medya patronu Aydın Doğan arasında kişisel bir sürtüşme yaşanıyormuş görüntüsü verilmek istendiğini belirten CHP lideri Deniz Baykal, Türkçeye tercüme edilen iddianame üzerinden Erdoğan’a şu soruları sordu:
Türkiye gerizekalı mı?
* Bu olaylar yaşanacak ama konuşulmayacak, ürkeceğiz, korkacağız, susacağız! Türkiye gerizekalı mı?
* Bunun örtbas edilmesi, bastırılması söz konusu olabilir mi?
* Neyin yazılacağına, neyin yazılmayacağına Başbakan mı karar verecek?
* Deniz Feneri soruşturmasını niye örtbas etmeye çalışıyor Başbakan?
* Niye bundan rahatsız?
* Eğer kendisi ile bir bağlantısı yoksa çıksın açıkça ‘sonuna kadar cezalandırılsın, ne gerekiyorsa yapılsın’ desin. Yapamıyor. Niye yapamıyor?
Bu telaş neden Sayın Başbakan!
Deniz Feneri davasında ortada dolaşan iddialarla ilgili soruşturma açılmamasına hayret eden Baykal, Başbakan Erdoğan’a çarpıcı sorular yöneltti
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Deniz Feneri soruşturması ile ilgili kendini ve Aydın Doğan’ı topa tutan Başbakan Erdoğan’ı, Almanya’daki soruşturmayı yürüten savcıların hazırladığı iddianame ile vurdu. Partisinin genel merkezinde gazetecilerle bir araya gelen Baykal, toplantıyı ortaya atılan iddiaların, tozun dumanın arkasından gerçeğin yakalanmasına yardımcı olmak için düzenlediğini ifade etti.
Baykal satırbaşları ile şunları kaydetti:
* Alman savcılığı incelemeleri sonucunda, Türkiye’ye gönderilen paraların Türkiye’deki iktidara yakın bir televizyonun ihtiyaçlarına yönelik harcandığı belirlendi. Bunun gerçekleştiğini biz nereden öğreniyoruz? Almanya’dan öğreniyoruz. Ama Türkiye’de adli mekanizma, hukuk, savcılıklar, soruşturmalar ne yazık ki etkin bir şekilde işlememiştir ve ne yazık ki Almanya çerçevesinde bu konu aydınlatılabilmiştir.
Hükümet mani olmak istedi
* Alman savcılığı iddianameyi yeminli tercümanlar aracılığıyla Türkçe’ye çevirdi ve metnin elimizde. Olayla ilgili deniliyor ki, ’milli görüş ve AKP’nin siyasetine sıkı sıkıya bağlıymışlar, soruşturma süresince soruşturmalara defalarca siyasi etki yapılmaya, bilhassa Türk hükümeti tarafından devam etmekte olan tutukluluğa mani olunmaya çalışılmıştır’. Bunu kim söylüyor? Bunu söyleyen Alman savcı
AKP’liler Gürhan’ı iyi bilir
* 2 Şubat 2005 tarihli bir belgede, herhangi yazılı bir meblağ olmamasına rağmen Mehmet Gürhan’ın, Firdevs Ermiş’ten parayı Türkiye Başbakanı’na vermek üzere aldığını tasdik ediyor. Sanık Ermiş 7 kez tasdik ediyor bunu. Bu da Alman savcılığının hazırladığı iddianamede yer alıyor. Bu olayın kahramanı Mehmet Gürhan’ı AKP’li pek çok kişi çok yakından tanır. Sorulması gereken soru, bu konuyla ilgili bütün ayrıntılar niçin kapsamlı şekilde ortaya konulamıyor?
Türk yargısı neyi bekliyor?
* Türk yargı makamlarının şu ana kadar somut hiçbir adım atmamış olması üzüntü verici. Niçin acaba? Bir hukuk devletinde, demokratik bir toplumda böyle bir konu Almanya ayağından mı yakalanacak?
İyice paniğe kapıldı
* AKP adının karıştığı yolsuzluklar birbiri ardına gündeme geldi. Başbakan panikte, telaşta, çıkıyor diyor ki ’bunları nasıl haber yaparsınız’. Bunların haber yapılmış olması değil, yeterince haber yapılmış olmaması sorgulanması gereken olaydır. Neyin yazılacağına neyin yazılmayacağına Başbakan mı karar verecek? Deniz Feneri soruşturmasını niye örtbas etmeye çalışıyor Başbakan? Niye bundan rahatsız? Eğer kendisi ile bir bağlantısı yoksa çıksın açıkça ’sonuna kadar cezalandırılsın ne gerekiyorsa yapılsın’desin. Yapamıyor. Niye yapamıyor? İlişkiler, yakınlıklar temaslar ortada...
Türk halkı geri zekalı mı?
* İddialar karşısında sessiz kalınmamalı, Türkiye geri zekalı mı? Bu olaylar böyle yaşanacak, konuşulmayacak, ürkeceğiz, korkacağız sesimizi çıkarmayacağız ve yıldıracaklar, susturacaklar, korkutacaklar. Başbakan şimdi bunu deniyor.
* Başbakan Doğan’a 1 hafta süre verdi. Bunun adı hukukta şantajdır. TCK Madde 107... Bir yıldan üç yıla kadar hapis. Başbakan’a şantaj yapmak yakışır mı? Bir hafta süre veriyor ve ’yayıncılığını toparla’diyor. ’Beni rahatsız edecek şeyler yapma’diyor.
İlişkiler açıklansın
* Başbakan Erdoğan’ın kamuoyuna net açıklamalar yapması, Deniz Feneri Derneği ile ilişkisi olup olmadığını aydınlatması gerekir. Almanya’daki bu yardım kuruluşunun içine gerdiği yolsuzluk konusunun başbakanlık ayağının netleşmesi lazım ortada ciddi iddialar var.
Baykal’ı yaşıyla vurmaya çalıştı
AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, AKP Grup Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Bekir Bozdağ ile TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek CHP lideri Baykal’a cevap verdi. Ergün şunları kaydetti: “Türkiye’de Başbakanımızı, bu tür spekülatif olayların içine, bir Alman savcısının iddianamesinden yola çıkarak çekmeye çalışmak, Türkiye’nin gündemini buraya taşımak, açıkça 70 yaşını aşmış bir siyasi lider için, siyasi ahlak ilkeleriyle bağdaşmayan bir tutum olmuştur.”
Miniklere şikayet etti!
Bu arada, Başbakan Tayyip Erdoğan, bir İlköğretim okulundaki törende minik öğrencilere okullara kitap ve derslik yaptıklarını söyledikten sonra, miniklere Aydın Doğan’ı şikayet etti. Erdoğan, “Bu çalışmaları yürüten bir iktidara yolsuzluk yakıştırması yapan medya grubu, acaba gelip de benim belediye başkanımla gelip de oturup bir konuştu mu? Ondan bilginin gerçeğini aldı mı, almadı. Çünkü onların mantığında, onların anlayışında ’iftira at tutmasa da iz bırakır’mantığı yatıyor, bugüne kadar böyle geldiler, böyle yürütecekler zannediyorlar. Bugüne kadar bu kervanı böyle götürdünüz ama bundan sonra götüremeyeceksiniz, götüremeyeceksiniz...
CHP lider parti genel merkezindeki tohlantısında yeni yasama yılının başlamasının ardından Deniz Feneri Derneği konusundaki iddiaları TBMM gündemine taşıyacaklarını söyledi.
Kaynak
Cevaplari bizde 4 gözle bekliyoruz sayin(!) rte
Arkadaslar Dava iddia namesinin tam metni'ni okumak istiyenler Buradan indirebilirler..


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla





