• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #8B0000'>Gündüz</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-07-2007
    Mesajlar
    10,791
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Başarılı Hurafeler karşısında hz. Muhammed (sav)

    HURAFELER KARŞISINDA HZ. MUHAMMED (SAV)


    Prof. Dr. İbrahim Sarıçam
    Hurafeler, mantıksal temeli ve gerçek hayatla ilgisi bulunmayan yanlış inanç ve uygulamalardır. Din dışı alanlarda görülmekle birlikte dînî konularda daha yaygındırlar. Irk ve din ayrımı gözetmeksizin çeşitli toplumlar arasında mevcutturlar. Din bazında ele alınacak olursa, tarihte ve günümüzde yahudiler ve hristiyanlarda olduğu gibi müslümanlar arasında da görülmektedir. Önceki dinlere ait kültürlerden bazı unsurların müslümanlar arasına taşınması ve bilgisizlik gibi nedenler, ulûhiyet, gayb, uğur-uğursuzluk ve ölülerden yardım beklemek gibi belli başlı hurafelerin ortaya çıkmasına ve uygulanmasına yol açmıştır.

    Batıl inanışlar ve hurafeler, çağımızın olumsuz anlamda gelişme gösteren değerlerinden biridir. Pozitif bilimlerin başdöndürücü bir şekilde ilerleme kaydettiği, sosyal bilimlerin geliştiği, bilimsel araştırmaların hayatın her alanına nüfuz ettiği günümüzde hurafelere ilginin azalması gerektiği düşünülür. Ancak sayısız hurafe ve halk inançlarının coğrafî sınır ve kültürel seviye farkı bile tanımaksızın zamanımızda ilgi gördüğü ve insanları etkilediği görülmektedir. Bu noktada, diğer alanlardaki faaliyetlerinde olduğu gibi, Hz. Peygamber'in hurafeler karşısındaki tutumunun da günümüzde değerini ve önemini koruduğu ortaya çıkmaktadır. Hz. Peygamber bu açıdan da insanlara örnekliğini göstermiştir.

    Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde, insanın kaderini değiştirme iddiası taşıyan, Allah'tan başka varlıklardan yardım alma gayesi güden, insanları sağlam bilgi kaynaklarından ve sebeplere başvurmaktan alıkoyan her türlü hurafe, batıl inanç ve uygulamalar, açık ve kesin bir şekilde reddedilmiş ve yasaklanmıştır.

    Hz. Peygamber'in hemen tüm faaliyetlerinde hurafelerle mücadele ettiği görülmektedir. Sözgelimi kehâneti ve kâhinlerin eylemlerini kesinlikle hoş görmemiş, çeşitli tekniklerle gelecekten ve bilinmeyenden haber verme, gizli kişilik özelliklerini ortaya çıkarma sanatı olan ve hemen bütün milletlerde bâtıl inanç ya da folklor olarak varlığı görülen falcılığı yasaklamıştır. Araplar arasında falcılık son derece yaygındı. Câhiliye dönemi Arap toplumunda görülen ve kuşların adları, sesleri ve uçuşlarından uğursuz anlamlar çıkarma, kuşların uçuş tarzını inceleyerek yorumlar yapma veya çakıl taşı, nohut, bakla gibi maddelerle fal tutma gibi bütün fal çeşitleri Hz. Peygamber'in yasakladığı hususların kapsamına girmektedir.

    Hz. Peygamber, su dolu bardağa, güneşe, billur parçasına bakarak remil atıp secili ve kafiyeli sözlerle ve bunların yanısıra, sözgelimi çocukların vücut yapılarına bakarak gelecekleriyle ilgili tahmin yürütmek gibi daha başka usullerle gâibden haber verdiğini iddia eden kâhinlere müracaatı yasaklamıştır. Muaviye b. Hakem es-Sülemî adlı sahâbî, kendisine "Biz birtakım şeyleri câhiliye döneminde yapıyorduk. Kâhine gidiyorduk" deyince "Kâhinlere gitmeyin" buyurmuştur. Adı geçen şahsın "Uğursuzlukta bulunuyorduk" demesi üzerine de, kendilerinin öyle zannettiklerini, ancak buna itibar edilmemesini ve niyetlenilen işten geri kalınmamasını söylemiştir. Bir grup insanın kâhinler hakkında bilgi almak amacıyla sordukları soruya "Kâhinler birşey değildir” demiştir. Kâhin veya arrâfa giderek onları tasdik etmekle iman arasında bağlantı kurmuştur. Nitekim "böyle hareket edenlerin kendisine indirileni inkâr etmiş sayılacaklarını ve namazlarının kırk gün kabul edilmeyeceğini” bildirmiştir.

    Hz. Peygamber, İslam'da uğursuzluk telakkisinin bulunmadığını, uğursuzluğa inanmanın kişiyi şirke götürebileceğini haber vermiştir. Kuşun ötmesinin ve uçmasının uğursuzluk sayılamayacağını belirterek, ilginç görünen nesne ve olayların iyiye yorulmasını tavsiye etmiştir. Büyü yapmanın ve muska taşımanın tevhid inancını zedeleyeceğini bildirmiştir.

    İslam öncesinde Araplar, başta güneş ve ay olmak üzere birtakım gök cisimlerine ve melek, cin ve şeytan gibi ruhanî varlıklara taparlardı. Bunun yanısıra, bu cisimler hakkında çeşitli batıl inançlara da sahip idiler. Sözgelimi yıldızların yağmur yağdırdığına inanırlardı. Hz. Peygamber ise bunun câhiliye inancı olduğunu söylemiştir. Araplar güneşin melek olduğunu, şeytanların putları mekân edindiklerini kabul ederlerdi. Bir yıldızın kaymasını veya düşmesini, o beldede bir büyüğün doğmasına, yahut ölmesine, ve yahut da bir felaketin geleceğine işaret sayarlardı. Hz. Peygamber bu tür inançların bâtıl olduğunu bildirmiştir. Bu konudaki görüşünü açıkladığı bir olay şöyle gelişmiştir: Bir gece vakti Hz. Peygamber sahabelerle birlikte otururken bir yıldız kayar ve ortalığı aydınlatır. Bunun üzerine câhiliye döneminde böyle bir durumda ne dediklerini yanındakilere sorar. Onlar da "'Bu gece büyük bir adam doğdu; büyük bir adam öldü derdik" cevabını verirler. Bunun üzerine Hz. Peygamber "Yıldız ne bir kimsenin ölümü için kayar, ne de dünyaya geldiği için" der.

    Kırlarda yaşadığına, çeşitli renk ve şekle girerek insanlara göründüğüne, onları yollarından saptırıp helak ettiğine, kılıçla vurulan ilk darbede öldüğüne, ikinci darbede ise dirildiğine inanılan ve efsânevî bir varlık olan "Ğûî" hakkında Hz. Peygamber "Gûî yoktur" buyurmuş, bu türden hayaletlerin varlığına dair telakkilerin bâtıl olduğunu kesin bir şekilde ifade etmiştir. Bunun yanında, câhiliye inançlarının kalıntısı olarak bir hayaletin görünmesi durumunda besmele çekmek ve ezan okumak gibi müslümanların maneviyatını güçlendiren uygulamalar da tavsiye edilmiştir.

    Hz. Peygamber, Arapların Kabe ve Mekke'nin kutsallığıyla ilgili inançlarını hurafelerden arındırmıştır.

    İslam'ın doğduğu sırada cincilik, düğüm atmak, üflemek, fal okları ve yıldıza bakmak gibi usullerle yaygın bir şekilde putperestlikle birlikte uygulanmaktaydı. İslam buna şiddetle karşı çıkmıştır. Sihir-büyü yapılmasını Hz. Peygamber büyük günahlar arasında saymış, hatta bir sözünde Allah'a şirk koşmanın hemen ardından zikretmiştir. Sihir yapanın imanının zayi olacağını bildirmiştir. Bunun yanında büyü yapan için cezalar öngörülmüştür.

    Hz. Peygamber'in 9. ve 10. hicrî yıllarda yoğun bir şekilde Medine'ye gelen heyetlerle yaptığı görüşmeler, İslam'ı tanıtma ve yayma bakımından olduğu kadar, batıl inanışlar ve hurafelerle mücadele açısından da önem arzeder. Peygamberimiz kabilelerin öteden beri sahip oldukları batıl inançları ve bunlarla ilgili uygulamaları ortadan kaldırmaya çalışmıştır. Esed kabilesi heyeti kuşları azarlamak, onların isimlerinden, seslerinden ve geçişlerinden anlamlar çıkarmak, taşları işaretleyip avuçlarında sallayarak birtakım anlamlar çıkarmak ve kehânet gibi uygulamaların hükmünü sorduklarında Hz. Peygamber bütün bunları yasaklamıştır.

    Sonuç olarak, Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde okumaya, bilgiye, akla, düşünceye, araştırmaya son derece önem verildiği malumdur. Hz. Peygamber hayatında ve faaliyetlerinde batıl inanışlara ve hurafelere göre değil, bilakis daima inanç, azim, sebat, sabır, çalışma, sebeplere bağlanma ve danışarak hareket etme gibi esaslara riayet etmiş, faaliyetlerini somut adımlar atarak gerçekleştirmiştir.
    http://www.sonpeygamber.info/tr/cont...81/14/lang,tr/
    Bu mesaj en son " 11.09.08 " tarihinde saat 10:11 itibariyle Gündüz tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    Hz muhammed ve Hurafe mi? bu konu ne kadar saptırma bir konu ..
    işte gerçekler.

    "..Hz AYşe :.Resûlullâh her zaman hastalandiginda Muavvize sûrelerini okuyup kendi (elleri)ne üflemek (ve ondan ifâkat için / hastaliktan kurtulmak için) eliyle vücûdunu sivamak i'tiyadinda (aliskanliginda) idi. Sebeb-i vefâti olan hastaliga tutulunca Resûlullâh'in nefes ettigi Muavvize sûreleriyle ben de kendisine nefes etmege (ve hastaliktan kurtulmasi niyetiyle) eline üfleyip kendi eliyle vücûdunu meshetmege basladim" [Bkz. Sahih-i Buharî Muhtasari... (Diyânet Yayinlari, Cilt 11, sh. 10 ve d. Hadîs no. 1664).


    HZ.Muhammed bir gün rahatsizlik hisseder; yemek yiyemez ve cinsî münasebette bulunamaz. Fakat az geçmeden Cibril ve Mikail adiyle bilinen iki melek gelip Hz.Muhammed'e, rahatsizliginin nedeni'ni bildirirler; ve anlatirlarki Yahudi'ler, Lebîd Ibn-i A'sam adindaki bir büyücü'ye para vermisler ve Hz.Muhammed'i büyülemesini istemislerdir. Ve onlarin bu istegi üzerine büyücü, bir ipe on bir dügüm atmis, ayrica da saç ve sakal tarantisi ile erkek hurmanin kurumus çiçek kapçigini koyarak bunu bir iple "Zervan" kuyusuna indirmistir. Ve iste HZ.Muhammed'in yemek yiyemeyip, cinsî münasebette bulunamamasinin nedeni, bu büyü'dür. Cibril ve Mikail bunu anlattiktan sonra Tanri'nin kendisine sifâ gönderdigini bildirip giderler. Bir rivâyete göre güyâ Cibril, kuyu'daki ipin çikartilmasini istedigi için hz.Muhammed Ali'ye emir verir ve ipi kuyudan çikartip dügümlerine çözdürtür; böylece büyü ve sihir bozulmus olur. Bir baska rivâyete göre, yanina bir kaç kisiyi alarak kuyu'nun bulundugu yere gider ve kuyuyu kapattirir [Bu konuda bkz. Sahih-i Buharî Muhtasari... (Cilt VIII, sh; 471, Hadis no. 1312; ve Cilt 9 sh. 52, Hadis no. 1352);


    Her kim sabahlari aç karnina yedi tâne Avce hurmasi yerse, o gün içinde o kimseye ne sem (zehir), ne sihir zarar vermez" [Bkz. Diyânet yayinlari, Sahih-i Buharî Muhtasari... cilt 11, sh. 393. Hadis no. 1863]

    peygamber Sahadet parmagina tükürür, sonra tükürüklü bu parmagini topraga sokar, ve parmagina bulastirdigi toprakla hastayi sivardi [Bkz. Diyânet Yayinlari, Sahih-i Buharî Muhtasari... cilt 12, sh. 92].

    Salt Oglu Hârice 'nin amucasi olan Ilâka adinda biri müslümanligi kabul ettikten az sonra, Muammed'in yanina gelerek, deli ve cinnet getirmis bir kisi'yi, Fatiha sûresi'ni okuyarak ve üfleyerek tedavi ettigini, ve karsilisinda yüz deve aldigini söyler. Muhammed kendisine, deli'yi tedavi ederken Fatiha sûresi'nden baska bir sey okuyup okumadigini sorar. Ve ondan: "Hayir, Fatiha sûresi'nden baska bir sey okumadim" yanitini alinca, bu sekilde üfürükle tedavinin ve üfürük karsiliginda yüz koyun kazanç edinmenin hak ve helâl oldugunu, yeminler ederek bildirir; söyle der: "Canim üstüne antiçerek söylerim ki sen hak olan bir üfürükle tedavinin karsiligini alip yiyorsun" [Ebû Dâvut ve Ahmed Ibn Hanbel )


    Muhammed, akrep sokmasi yüzünden hastalanan kabile baskaninin üfürük usûlleriyle tedavi edilmesini çok yerinde bulur, ve bu tedavi karsiliginda ücret olarak alinmis olan koyunlarin, bölüstürülmesine karar verir, fakat kendisine de bir pay ayrilmasini ister. Söyle der: "(Bu tedavi ve ücret isinde) Çok iyi etmissiniz, Koyunlari simdi paylastirin ve benim payimi da ayirin..." (Buharî'nin e's-Sahih, Kitabu't-Tibb, ve Müslim'in e's-Sahih, Kiyabu's-Selâm

    "Yemek yedigin çanagin ya da su içtigin bardagin içine sinek düstügü zaman sinegin her tarafini batir, sonra çikar at, ve yemegine ya da içmene devam et. Çünkü sinegin iki kanadinin birisinde hastalik, öbirisinde de sifâ vardir. Sinek idrak ve ilâhî ilham sahibi oldugu için, önce zehirli olan kanadini sokar, devâ olan kanadini disarda birakir. Eger sinegin, disarda kalan kalan "sifâ" kanadini yemegin (ya da içecegin) içine batiracak olursan, sifâ hastaligi gidermis olur" .

    Sahih-i Buharî Muhtasari.... (Diyânet Yayinlari, Cilt 9 , sh. 70 ve d. Hadîs no. 1365)]

    Beni Israil'den bir kavim (mesh olup) beser tarihinden silindi, yok oldu. Bilinmez ki, okavim ne (fenalik) islemistir. Ben zannetmem ki, o ümmet fare'den baska bir seye mesh ve tahvil edilmis olsun. Cünkü fâre (içsin) diye (bir yere) deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer" [Muhammed'in bu sözleri, Diyânet yayinlarindan alinmadir. Bkz. . Sahih-i Buharî Muhtasari... Cilt 9, sh. 68, Hadis no. 1364; ayrica benim Seriât'tan Kissa'lar 1 adli kitabima bakiniz]

    kaynaklara kimse laf söyleyemez.en sahih buharinin en sahih kitabı hemde diyanet şerhi..

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    25-11-2005
    Mesajlar
    92
    Karizma Gücü
    0

    Hadis örnekleri

    Merhabalar,

    Bu konuda daha fazla geniş bilgi için

    Kur'an'a uygun hadis örnekleri: http://www.erdemyolu.com/?p=294

    Kur'an'a aykırı hadis örnekleri: http://www.erdemyolu.com/?p=88
    Saygılar

  4. #4
    İmhotep adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2007
    Mesajlar
    1,425
    Karizma Gücü
    5
    demişki
    İslam'ın doğduğu sırada cincilik, düğüm atmak, üflemek, fal okları ve yıldıza bakmak gibi usullerle yaygın bir şekilde putperestlikle birlikte uygulanmaktaydı. İslam buna şiddetle karşı çıkmıştır. Sihir-büyü yapılmasını Hz. Peygamber büyük günahlar arasında saymış, hatta bir sözünde Allah'a şirk koşmanın hemen ardından zikretmiştir. Sihir yapanın imanının zayi olacağını bildirmiştir. Bunun yanında büyü yapan için cezalar öngörülmüştür.

    diyorumki: Büyü ve sihir demekki var vede tanrınız bunun yapılmasını istemiyor peki her kudret tanrınızın elindeyse büyünün tesirini uygulayan güç kimin gücü?

    Birde kabirlere gidenler var yatır mezarlarına anahtar sürüyorlar, mum diliyorlar, kafalarını taşa sürütüyorlar, halay çekiyorlar, zurna def çalıyorlar bunlar saçma şeyler arkadaşlar... Zaten vahhabi araplar mezarları dümdüz etmiş arabistanda iyide yapmışlar kabirleri tapınak haline getirmişler. ya bu kadar cehalete pes ya! Atatürk olmasa bu memleket ne halde olurdu düşünmek bile istemiyorum.
    (Tanrı öldü.)
    Religulous _ 1. ve 2. bölümler kendi uploadım.
    http://www.vimeo.com/11457696
    Cosmos serisinin 1.2.3. filmleri toplam 10 part kendi uploadım
    http://www.dailymotion.com/relevance/search/cosmos
    BBC Walking With Cavemen CD1- 1. bölüm ve devamı 2. bölüm ekran üzerine gelecek bittiğinde (Türkçe altyazı)
    http://www.dailymotion.com/video/xb3...cd1-bolum_tech
    BBC Walking With Cavemen CD2 bölüm 1/3 (Türkçe altyazı) kendi uploadım.
    http://www.youtube.com/watch?v=XpXn0hxuyPw 3. 4. seriler youtube da mevcut.

  5. #5
    İmhotep adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2007
    Mesajlar
    1,425
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı insanca tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Merhabalar,

    Bu konuda daha fazla geniş bilgi için

    Kur'an'a uygun hadis örnekleri: http://www.erdemyolu.com/?p=294

    Kur'an'a aykırı hadis örnekleri: http://www.erdemyolu.com/?p=88
    Saygılar
    Üstteki yazıya çok güldüm, uygun? aykırı?

    bak orda ne yazıyor

    ÖLDÜRMEYLE İLGİLİ UYDURMA HADİS ÖRNEKLERİ

    1. Namazı terk eden dinden çıkar-2354-2355-2356-2357-1080/6307

    2. On yaşında namaz kılmayan çocuklarınızı dövün-2336

    3. İslam ‘dan döneni öldürün-1585-1586-1558-676

    4. Beşinci kez ısrarla içki içeni öldürün-1643

    5. Peygamber deve sütünü ve sidiğini içmeyi tavsiye etti-1587(Buhari-Müslim)

    6. Yaşlı müşrikleri öldürün-1048

    üstteki hadisler buharinin kütübi sittesi içinde mevcut, Buhari'ye inanmayan hani kafirdi?
    (Tanrı öldü.)
    Religulous _ 1. ve 2. bölümler kendi uploadım.
    http://www.vimeo.com/11457696
    Cosmos serisinin 1.2.3. filmleri toplam 10 part kendi uploadım
    http://www.dailymotion.com/relevance/search/cosmos
    BBC Walking With Cavemen CD1- 1. bölüm ve devamı 2. bölüm ekran üzerine gelecek bittiğinde (Türkçe altyazı)
    http://www.dailymotion.com/video/xb3...cd1-bolum_tech
    BBC Walking With Cavemen CD2 bölüm 1/3 (Türkçe altyazı) kendi uploadım.
    http://www.youtube.com/watch?v=XpXn0hxuyPw 3. 4. seriler youtube da mevcut.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •