Biz Biliriz O Düdüğü
Türkiye'de son yıllarda medya ve diğer yazılı basın aracılığyla ''ermenilerin acılarını anlamak'' konu başılığıyla birçok haber ve makale yayınlanıyordu ve bunların çoğu görsel medyaya fazlaca yansıtılmadan ince bir ''zavallı masum ermeniler'' propagandası sürüp gitti.
Geçen birkaç ay öncesinde Taraf gazetesinde Taner Akçam ile Yusuf Halaçoğlu arasındaki tartışmada, Taner Akçam'ın Osmanlı'ya soykırım suçunu yamadığı ''Ermeni Meselesi Hallolunmuştur''adlı kitabında ''Murahhas'' kelimesini Osmanlıca'dan Türkçe'ye yanlış olarak ''devlet görevlisi'' olarak çevirdiği ortaya çıkınca; Halaçoğlu ve Akçam Arasındaki bu tartışma apar topar Taraf Gazetesi'nin internet sayfasından kaldırılmıştı.Yaklaşık 2 hafta kadar sonra da hepiniz bildiği gibi Halaçoğlu görevinden alındı.
En son Abdullah Gül'ün Ermenistan ziyareti ile ise bütün bu ''zavallı masum ermeniler '' söylemi bir anda başka bir boyuta geçti ve ''Ermenistan'dan Özür Dileme'' söylemine dönüştürüldü Taraf gazetesi tarafından.
İşte bu Osmanlının soykırım yaptığını iddia ederek ''Ermenistan'dan Özür Dileme'' söyleminin en uçuk yazısını Ahmet Altan yazdı, ''Ah Ahparik'' başlığıyla !
http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?mid=1820
Yazısına ''boğuk ve hüzünlü bir düdük dinlemek istediğini '' söyleyerek başlayan Altan,ermenilerin için ''sakın onlarda bizi öldürdü demeyin; Bursa'daki,Adana'daki,Sivas'taki ermeninin Rus sınırındaki ermeniyle ne ilgisi var? '' diyor.
Bu konuda tarihsel bir yetkiliğe sahip olduğuna inanarak bunları yazan Ahmet Altan'ın Ermeni Milli delegasyon Başkanı Boghos Nubar'ın ,Rus sınırında 150bin , Anadolu'da ise 50 bin ermeni çetecinin Osmanlıya karşı savaştığını belirten yazısının hem 1919 da The Times of London gazetesinde yayınlandığını bilmemesi ve hem de dönemin Fransız dışişleri bakanı Picbon'a yazdığı aynı içerikli mektubu bilmemesi mümkün müdür?
Osmanlı 1914 'te 3 cephede fiili olarak savaşır ve Anadolu'daki kolluk kuvvetleri bile askere alınmışken, Anadolu'da 50bin kişilik ermeni çeteleriyle başbaşa kalmış Müslüman ahaliden bahsediyoruz.
Ama Ahmet Altan'ın ''Adana'daki,Bursa'daki,Sivas'taki Ermeninin ne suçu vardı?'' söylemi ise Taner Akçam'ın ''Edirne'deki Ermeni'nin ne suçu vardı?'' söyleminin aynısı.
Ahmet Altan çok yetkin bir tarihçi kişilik tarzıyla ''soykırım vardır'' derken, internet sitelerinde bile bahsedilmiş olan Taşnak İdeolojisti Varangian'ın 1910 yılında (tarihe dikkat edin 1910 yılından bahsediyorum) Kopenhag'taki 2. Sosyalist İnternasyonel Konferansında verdiği raporu bilmemesi mümkün müdür?
Ki Mikail Varangian bu raporunda bağımsızlık için terörist mücadeleyi seçtiklerini, Seyyar ve sabit silahlı birlikler olarak Anadolu'nun hemen her yerleşiminde örgütlendiklerini anlatıyor.
Bu organizasyonun diğer oluşumlarının; malzeme ve finansman için lojistik organizasyon, propaganda için entellektüellerden oluşan organizasyon, haberleşme ve nakil için kadınlardan oluşan organizasyon olduğunu Varangian bu raporda bizzat kendi anlatıyor.Bu raporda Taşnakların cinayetleri ile ilgili bilgilerde var.Bu rapor Belvedere arşivlerinde duruyor.Birinci elden resmi belgedir.
Bu yüzden, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Ermeni nüfustan misli misli fazla olan Müslüman nüfus varken , Ermenilerin o yıllarda nasıl Büyük Ermenistan'ı kurabilecekleri izah edemeyenler, ''Ermeniler Bağımsızlık İstemiyorlardı'' iddiasıyla Osmanlı'nın ırkçı bir düşünceyle ''Ermenileri Etnik Temizliğe'' tabii tuttukları söylemini geliştirmeye çalışıyorlar.
Bütün bu palavralar içinde kimin kimi etnik temizliğe tabii tuttuğu konusunda tarihsel ve toplumsal terbiyeye sahip olan kişilerin Ermeni Tarihçi ve devlet adamları Boryan,Gabrielyan ve Lalaian'ın yazılarını rededebilmeleri için işgal altındaki Damat Ferit hükümetinin hukukiyeti şaibeli evrakları yerine İttihatçıları yargılayan Malta mahkemelerinin akibetini çok iyi düşünmeleri gerekir.Yoksa adama ''madem Arnold Toynbe ve Morgenthau'nun hikayeleri doğruydu da neden Malta'da İttihatçılar delil yetersizliğinden beraat ettiler?'' diye soruverirler.
ABD hükümetinin 1 dünya savaşında müttefik ülkeler arasında yer almadan önceki Amerikan gazetelerinden ''Ermeni Cinayetleri ve faaliyetleri'' hakkındaki köşe yazılarından Ahmet Altan'a bir demet yapıp göndermek gerekiyor herhalde.
Osmanlı'nın Teşkilat-ı Mahsusa aracılığyla etnik temizlik yaptığına ilişkin referanslarını açıklayamayacak durumdaki Ahmet Altan'a Ermeni çete lideri Boyacıyan'ın (Murad)
''Tüm Türk çocukları Ermeni Milleti için Tehlikeli bir formdur ve öldürülmelidir'' sözünü["History of the Dashnaktsutiun" (Alternately known as "History of the A.R.Federation" ["H. H. Dashnaktsutyan Patmutiwn," Paris,1932 and Cairo,1950]. anlatabilmek için ne yapmak gerekmektedir?
Ama Altan'ın yazısının en seçme kısmı ; '' Bir vicdanımız var bizim..... Aynı kandan geliyoruz diye katilleri, İttihatçıları,Teşkilat-ı Mahsusa'yı mı tutacağız,yoksa başka bir ırktan bir bebeğin ölümüne mi ağlıyacağız?'' kısmı olmuş.
Eğer ; İttihatçıların ve Teşkilat-ı Mahsusa'nın bebekleri öldürdüğünü hiçbir hukuksal ve tarihsel belgeyle ispat edemeyen Ahmet Altan'a göre , bizler İttihatçılar ve Teşkilat-ı Mahsusa'nın suçlu olduğunu kabul etmezsek vicdansız ve ırkçı sıfatını taşıyan insanlarız.
Aman herkes çok dikkat etsin, sadece Ermenilerin çektikleri acılar haricinde , Türk ve Kürtlere19yy başlarında Ermeniler tarafından yapılan mezalim hakkında ''Soykırım Yaftası'' nı şaibeli hale getirecek kadar üzülürseniz, her an vicdansız ve ırkçı damgasını yiyebilirsiniz.
Hele hele üç taşnak çete lideri olan Dro, Hamazasp ve Kulkhandanian'ın Zengasur,Sürmeli ve Etchmiadzin'de ki Müslimanları katletmesine [Avetis Aharonian, From Sardarapat to Sevres and Lausanne,Armenian Review, Vol. 16, No. 3-63, Autumn, Sep. 1963, pp. 47-57.] üzülür ve ''peki Azeriler Ermenilere ne yaptı?'' diye sorarsanız hiç şansınız yok ''İnsanlık düşmanı'' ilan edilirsiniz.
En iyisi Monte Melkonyan gibi çocuk katili teröristleri milli kahraman ilan edip, parlamentolarda ''soykırım tasarısı'' geçirmeye çalışanlar hakkında yorum yapmamak ve
Amerika'daki tarikat şeyhlerinin bizim adımıza pazarlıklar yapmasına müsade edip,Türk medyası ve yetkili tarih kurumları gibi bu tip yazıları muhattap almamaktır.
Ama yinede düdük sesi sevenlerin hangi düdüğün sesini sevdiklerini hep bileceğiz.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla







