• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    ûravzanuri CDuman2 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    7,862
    Karizma Gücü
    8

    Deniz Feneri için savcılıktan ilk adım

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İşçi Partisi’nin suç duyurusu üzerine Deniz Feneri davasının Türkiye’deki bağlantıları hakkında soruşturma başlattı. Farklı suç iddaları nedeniyle soruşturma 5 ayrı savcı tarafından yürütülüyor.

    NTV
    Güncelleme: 12:11 TSİ 12 Eylül 2008 Cuma

    İSTANBUL - İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Cengiz, “Savcılık, suç duyurusu dilekçemizden 4 nüsha daha istedi. Konuyu suç türlerine göre ayırdıklarını ve 5 ayrı savcının araştırma yapacağını ifade etti” dedi.

    Deniz Feneri Derneği’nin merkezinin İstanbul’da bulunması nedeniyle dosya yetkisizlik kararı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na da gönderilebilecek.

    Soruşturma kapsamında Alman savcının hazırladığı iddianameyi de mercek altına alan başsavcılık, gerek duyulması halinde Alman makamlarından dava dosyasını isteyebilecek.

    Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/news/459069.asp

    Delil toplama ve araştırmaların sonucunda bakalım neler çıkacak. Hayırlısı diyelim....
    Biz Önemli Değiliz,
    Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
    Türkiye ‘yi Sevelim !




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

  2. #2
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    yine bir ramazan ayıydı.. ekonomik krizlere doğru sürükleniyorfu ülke. arjantin olacakmı, olmuyacakmı diye tartışıyordu herkes. bir emmineyt müdürü, bila ömür hapiste yatması gereken azılı mahkum ve kendi koloni devleti olan bir aşiret lideri aynı otomobilde bulunuyorlardı. imkansız, normal bir devlette olamıyacak ilişkiler ağıydı bütün bunlar. medya ayaklanmış halkı sokağa döküyordu. halk karanlığa küfredercesine mumlar yakıp, ceyranlarını söndürüyordu. aslında medya biliyordu zaten işin içinde kendiside vardı, kullanılması gereken besleme kobay olduğunun farkındaydı. asıl çığrışma baştaki hükümetin islamcı bişreylerden müteşekkil oluşuydu.

    necmettin erbakana koalisyon ortagı olan tansu çillere tuzaklar kuruluyor yine almanya menşeli bir haber ülkeyi karıştırıyordu. tansu çiller uyuşturucu ticaretimi yapıyordu. olay sonra aydınlatıldı almanya özür diledi ancak iş işten gecmişti..

    yine bir ramazan ayıydı, sakinliğin ayyuka çıkarılması gereken günlerdi. aksarayda telekızlık yapan birine türban taktırılıp sanki uçkurunu hiç havalandıramamış bir şeyhe gönderilmişti. olanlar oldu işte arab basınında başı örtülü ne kadar bayan varsa fatihte oturan cinci hopcalar diye lanse dilmişti. kalkancı bir ayyaş içkici adama önceden sakal bıraktırıp, bir iki dini bilgiler öğretilip ekranlara şeriat getirecek yobaz diye nasılda gümbürtüyle tanıtılmıştı.

    yine bir ramazan ayıydı, mubarek ayların içiydi insanlar açlık ve nefis tezyikeleriyle uğraşıyorlardı. eğer din buysa dedirtmek içindi bütün bunlar.. bayrama az kala bir zibidid ilahiyatcı ekranlara çıkartılıp tavuk kurban kesilir diye fetva vermeye dursun bayram da tavuk kesilirmi kesilmezmi taraneleriyle zehir edildi..

    ülke arjantin olmadı bilim adamları bunu sosyal dayanışmaya, zekata, fitre ve yardım kuruluşlarına bağladı yani komşusu açken kendisi tok yatan bir din kültürü algılayışına bağladılar. bilim litaratürünede böyle geçti.

    3 tane hükümet devrildi. yine mütedeyyin bir başbakan iktidar oldu ve ekonomiyi rayına koydu. arada binlerce hayat kaydı.. onbinlerce işzilik oldu. ülke bir anda yarı yarıya fakirleşti. ülkenin ideolu olmuş işadamaları tv lere çıkıp ağlaşıyorlardı. okullar kapatıldı, ülke tuz buz olmanın eşiğine geldi.

    keşke hükümet sine i millete dönse. seçimlere katılmasa. ekonomimi batıyor, kürtler devletmi kuracak, kafkaslardaki ateş bizedemi çarpacak, ortadoğu kavgalarınamı karışacagız umrunda olmasa.. çünkü bizim artık zalimin zülmüyle başadecek bir gandhi ye iytiyacımız var artık. umutlarımızla, hayellerimizle, inançlarımızlka oynamaya kimsenin hakkı yok. ha bir genaral veya genaral kafalı biri başa geçsin başa.. kendileri çalsın kendileri oynasınlar..
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  3. #3
    Koyu Siyah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    3,067
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Uyarı Deniz Feneri için savcılıktan ilk adım

    Deniz Feneri için savcılıktan ilk adım


    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı İP’sinin Almanya’da patlak veren Deniz Feneri yolsuzluğu ile ilgili yaptığı suç duyurusunu işleme koydu


    Almanya’da patlak veren Deniz Feneri yolsuzluğu ile ilgili olarak İşçi Partisi’nin (İP) yaptığı suç duyurusunu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı işleme koydu. İP’in 8 Eylül’de yaptığı başvurunun işleme konulmasıyla, Türk yargısı harekete geçmiş oldu. Başsavcılık soruşturmayı sürdürecek savcıyı henüz belirlemedi.
    İP Genel Başkan Yardımcı Mehmet Cengiz tarafından verilen suç duyurusu dilekçesinde, Başbakan Tayyip Erdoğan, RTÜK Başkanı Zahid Akman, Türk Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin yöneticileri, Kanal 7 Televizyonu ile başta Kanal 7’nin sahibi ve Yeni Dünya İletişim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriye Kahraman olmak üzere, iddianamede belirtilen Türkiye’de kurulu şirketlerin yöneticilerinin hakkında soruşturma yapılarak haklarında kamu davası açılmasını istemişti.
    Savcılık soruşturma sonucunda suç tespit ederse, Erdoğan ve Akman dışındaki isimler hakkında dava açabilecek. Savcılık, Başbakan Erdoğan’ın dokunulmazlığının bulunması nedeniyle dava açamazken, Akman hakkında dava açabilmesi için de Erdoğan’ın izni gerekiyor.
    İşçi Partisi’nin verdiği suç duyuru dilekçesinde özetle şu görüşler dile getirilmişti: “Anılan derneğin, Türkiye’de kurulu Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ve Kanal 7 Televizyonu ile yakın ilişki içinde çalıştığı, adı geçen televizyon kuruluşunun bu iki dernek üzerinden toplanan paralarla finanse edildiği iddia edilmiştir. Para aklamak için kurulan şirketlerin ortakları arasında tutuklu sanıkların yanısıra RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın da bulunduğu saptanmıştır. Dikkat edilirse bunlardan bazıları Zahid Akman’ın RTÜK Başkanı olduğu döneme denk gelmektedir. Bu iddiaların Türk savcıları tarafından araştırılması gerekir.”

    (Radikal)
    ------------------------

    Savcılık soruşturma sonucunda suç tespit ederse, Erdoğan ve Akman dışındaki isimler hakkında dava açabilecek. Savcılık, Başbakan Erdoğan’ın dokunulmazlığının bulunması nedeniyle dava açamazken, Akman hakkında dava açabilmesi için de Erdoğan’ın izni gerekiyor.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 74 teslimatta 7 milyon Euro- İşte Deniz Feneri
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde BilimselSosyalist tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 16.08.11, 15:41

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •