Sayın Hakkı Yılmaz'ın çalışmasıdır.
اعوذ باللّه من الشّيطان الرّجيم
Eûzü billâhi min eş şeytan ir racîm
Kur`an`ı Arapça aslından okuyup anlamak ve anladıklarımı Türkçe anlatmak üzere, Şeytaniracim`den (İblis`ten; hevadan) Allah`a sığınıyorum. Allah`ın izniyle bu kitapta heva, heves, kuruntudan kaynaklanan ham düşünce üretimine yer verilmemiştir. Açıklamalar KUR`AN`cadır, yani Rabbimizin açıklamalarıdır. Bir ayetteki kısa ve öz ifadeler, daha ilerideki surelerde detaylandırılmış olan ayetler ile açıklanmıştır.
بسم اللّه الرّحمن الرّحيم
Bismillâhirrahmanirrahîm
Kur`an`ın bu kitaptaki Türkçe açıklamasına Rahman ve Rahîm Allah adıyla ve O`nun adına başlamış bulunuyoruz. Bu çalışma, kesinlikle maddî ya da manevî bir beklenti söz konusu olmadan, sadece Allah`ın rızasını kazanmak dileği/ duası ile yapılmıştır.
الحمد للّه ربّ العالمين .............
Elhamdü lillâhi rabbil âlemin…….
Ancak kendisi tarafından bilinebilen özelliklerini bilemediğimizden ve tahayyül edemediğimizden her ne kadar Yüce Allah`ı, lâyıkı ile övemesek de, bilebildiğimiz ve tahayyül edebildiğimiz tüm övgüleri sadece, âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahîm Allah için özgülüyor ve bilhassa bize bu Kur`an`ı Türkçe olarak sunma nimetini bahşettiği için ayrıca sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.
والصّلوة والسّلام علينا ...........
Vessalâtü vesselâmü aleyna ……..
Yüce Rabbimizden, peygamberi Muhammed`i, yakınlarını ve arkadaşlarını destekleyip kolladığı gibi, bizlerle birlikte Allah`ın dinine hizmet edenlerin tümünü de kollamasını, desteklemesini ve güvenliklerini sağlamasını diliyor, bekliyoruz.
Bu kitap “tefsir” değil, “tebyin”dir!
“التّفسير Tefsir” sözcüğünün terim olarak anlamı; “Beşerî takat oranında, Yüce Allah`ın muradına delâlet etmesi yönünden Kur`an`ı açıklamak” demektir.
“ تفسير Tefsir” sözcüğünün kökü “ فسر fesr” sözcüğüdür. “Açıklamak, örtülü şeyi açmak” anlamına gelen “ فسر fesr” sözcüğü, ilk olarak tıp alanında, “doktorun suya bakması” anlamında kullanılmıştır. Nitekim bu kökün başka bir türevi olan “ تفسرة tefsireh” sözcüğü de; “hastalığın tespiti için üzerinde araştırma yapılan sidik” demektir. (Lisan ül Arab Fesr maddesi cilt 7, sayfa 101.)
Doktorlar bu “tefsireh”e bakarak hastalıkların sebeplerini bulup açıkladıkları için “فسر fesr” sözcüğü de zamanla, yukarıda verdiğimiz “açıklamak, örtülü şeyi açmak” anlamında kullanılmaya başlanmıştır. “ فسر Fesr” sözcüğünün tef`il babından mastarı olan “تفسير tefsir” sözcüğü de bu anlama paralel olarak “iyice araştırmak, çok açıklamak” anlamında kullanılmaktadır.
Demek oluyor ki “تفسير tefsir” sözcüğü; “anlaşılmamış, kapalı, müşkil, müphem bir sözü, bir konuyu, bir meseleyi anlaşılır hâle getirmek” demektir. Bu tarif, sözcüğün terim anlamı için verdiğimiz tanımla da uyumludur. (Ragıp, el Müfredat`ta “فسر fesr” maddesinde, “تفسير tefsir” sözcüğünü Lisan ül Arab`a uyumlu olarak açıklamıştır. El Müfredat, Fesr maddesi, sayfa 380)
Bu bilgilere göre “Kur`an tefsiri” diye yazılan kitaplar, Kur`an`ın kapalı, müphem, örtülü … olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar.
İşte bu yüzden, elinizdeki bu çalışma Kur`an tefsiri değildir. Bizim anlayışımıza göre Kur`an`ın insanlar tarafından tefsirine ihtiyaç yoktur. Çünkü, zaten Kur`an`ın kendisi tefsirdir hem de yüceler yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsirdir. Nitekim Furkan suresinin 33. ayetinde “Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki, sana hakkı doğrusunu ve en güzel açıklamayı getirmeyelim.” denilmek suretiyle Kur`an`ın en iyi tefsir olduğu, konu ettiği meseleleri en güzel şekilde açıkladığı ve problemleri tamamen çözdüğü bildirilmiştir. Ayrıca Kur`an`da, “ ايات بيّنات Ayatün Beyyinatün”, “ كتاب مبين Kitabün Mübin”, “ بيّنه beyennehü”, “مبيّنات mübeyyinat”, “ تبيان tibyan” ve “ بيان beyan” sözcüğünün başka türevlerinden oluşan sözcükler ile, Kur`an ayetlerinin APAÇIK olduğu bildirilmiş, Kur`an`ın kapalı, müşkil, anlaşılmaz olmadığı yüzlerce kez vurgulanmıştır. Hatta Rabbimiz, bizlerin anlaması için sivrisineği (en basit şeyleri) bile örnek vermekten çekinmemiş, mesajını üniversitedeki akademisyenden dağdaki çobana kadar herkesin anlayacağı şekilde açıklamıştır.
Kur`an`ın, herhangi bir tefsire gerek duyulmayacak kadar açık ve anlaşılır olduğunu gösteren bu gerçekler ortada iken, Kur`an tefsiri yazmak, bize göre en hafifinden “cahil cesareti” yakıştırmasını hak etmektir.
“ تبيين Tebyin” sözcüğü, ezdattan yani iki zıt anlam için de kullanılan sözcüklerden biri olan “ بين beyn” sözcüğünün türevlerinden olup, “ تفعيل tef`il” babından mastardır. “ كتم Ketm (saklamak)” sözcüğünün zıt anlamlısı olan “تبيين tebyin” sözcüğü; “açığa koyma” demektir. Ancak, bu “açığa koyma”, iyi anlaşılmamış bir şeyi açıklama anlamında değil, var olan bir şeyi ortaya koyma, gözler önüne serme anlamında “açığa koyma” demektir. Meselâ Araplar “ بيّن الصّبح لذى العينين beyyene es subhu lizilayneyni (sabah, gözü olanlara her şeyi ortaya koydu)” derler. Bir benzetme ile anlatılmak istenirse tebyin, bir nevi sofra hazırlamaktır. Kilerde, buz dolabında … olan yiyeceklerin yemek masasında yemek için hazır duruma getirilmesi, yani zaten var olan yiyeceklerin bulundukları yerden alınıp ortaya getirilmesi “تبيين tebyin”dir. “Ketm” ise bunun tam tersi, ortada durması gereken bir şeyin ortadan kaldırılıp bir yerlere saklanmasıdır. “ تبيين Tebyin” sözcüğünün bu anlamı Kur`an`da net olarak vurgulanmıştır.
İndirdiğimiz açık-seçik delillerle, kılavuz mesajı; biz onu Kitap'ta insanlara ayan-beyan gösterdikten sonra gizleyenlere, işte onlara, hem Allah lanet eder hem de diğer lanet okuyanlar lanet eder. Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.Kur'an-ı KerimAllah, kendilerine kitap verilenlerden şu yolda mîsak almıştı: "Onu insanlara mutlaka açık-seçik bildireceksiniz, onu saklamayacaksınız." Ama onlar Kitap'ı sırtlarının gerisine attılar, basit bir ücret karşılığı onu sattılar. Ne kötü şey satın alıyorlar!
Bu linkten okuyabilirsiniz :
http://www.istekuran.com/


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla