AKP'den Deniz Feneri'ne ilk isyan

Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, Deniz Feneri konusunda ‘Bu şablona kim girerse payını alır’ derken, bu durumu Allah’a havale etmenin yetmeyeceğini söyledi

- Eski Meclis Başkanı ve AKP Manisa Milletvekili Bülent Arınç, Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak ilginç çıkışlarda bulundu. Arınç, Deniz Feneri’ne atfedilen suçla ilgili olarak, “Bunu kim yaparsa yanlış olur. Bunları yapanlar, insanlık onurundan nasibini almayanlardır” dedi. Başbakan’ın Deniz Feneri davasıyla ilgili medyaya karşı tavrı değerlendirilmesi istenen Arınç, “Başbakan’la ilintili olarak bir şey söylemem doğru değil. Ancak bu şablona kim girerse, hangi kurum hangi kişi girerse bence o payını alacaktır” diye konuştu. Davanın iddianamesinde Erdoğan’ı suçlayacak bir konu olduğuna inanmadığını kaydeden Arınç, “İki tane serseri böyle bir laf etti diye Başbakan’ı suçlamaya yeterli olacak delil midir?” dedi.
Arınç, dün TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Deniz Feneri’nin yararlı faaliyetlerine şahit olduğunu belirtti. Arınç, TBMM mutfağı yenilenirken tüm malzemenin bu derneğe verilmediğini, Üstün Hizmet Madalyası’nın ise başka kurumlara da takdim edildiğini hatırlatırken, Deniz Feneri skandalıyla ilgili sorulara şu yanıtları verdi:

Allah’a havale etmek yetmez: (Allah’a havale etmek bu tür durumlarda yeterli midir?): Allah cezasını versin, Allah belasını versin çok söylenmemekle, tavsiye edilmemekle beraber halkın ağzından sık sık çıkan kelimelerdir. (İşi Allah’a havale etmek) yeterli ve doğru değildir. Türkiye bir hukuk devletidir. Her suç ya da her iddia mutlaka araştırılmalıdır. Eğer yasalara aykırı bir işlem varsa yapanlar mutlaka cezalarını görmelidirler. Bunun dışında sadece beddua etmekle veya temenni etmekle bu işler geçiştirilmemelidir.

Şablona kim uyarsa: (Başbakan’ın Deniz Feneri davasıyla ilgili medyaya karşı tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?): Ben bunun ya da şunun söyledikleri ya da davranışları hakkında hüküm verecek değilim. Bu tür olaylar karşısındaki tavrım konusunda bilgi sahibi olduğunuza inanıyorum. Sayın Başbakan’la ilintili olarak bir şey söylemem doğru değil. Ancak bu şablona kim girerse, hangi kurum hangi kişi girerse bence o payını alacaktır.

Lanetlenecek durum: Ben yardım paralarının kişisel menfaatler için kullanılmasını fevkalede yanlış ve çirkin bulurum. Lanetlenecek bir iş olarak görürüm. Bunu kim yaparsa, kim ilgilenirse bu çok yanlış bir şeydir. Çünkü bu insanın insanlığından çıkması ve insanların merhamet duygularının istismar edilmesi anlamına gelir. Bu sadece Deniz Feneri ile ilgili konuşulacak bir konu değil. Bu tür insanları siyasi kimliğine bakmadan dışlamak mecburiyetindeyiz.

Kim takip ediyorsa: Pek çok yardım kuruluşu bu tür yardımları toplayarak muhtaç olan insanlara ulaştırmaya çalışıyor. Deniz Feneri üzerinden hepsini yıpratacak bir kampanyayı açarsak, diğerlerine zarar vermiş oluruz. Prensibimiz, bu çok çirkin bir olaydır, bunu yapanların cezalarını çekmesi gerekir. Bunlarla ilgili kim bir ihbarda bulunmuşsa, davanın sonucunu takip ediyorsa, kim siyasi rant peşinde koşmadan, toplum adına takip ediyor ve sonuçlanması için çalışıyorsa bizim onlara sadece bir teşekkür borcumuz vardır. Ben bu olayı yakınen takip ediyorum, çok üzüntü vericidir.

Savcılar gereğini yapar: Sürekli manşetlerde, AK Parti ve Başbakan’ı suçlayıcı şekilde devam etmesinin siyasi bir amacı olabilir. Suç ortağı gibi gösterilen kişinin Türkiye’nin Başbakanı olması fevkalade ciddi ve üzücü bir olaydır. Almanya’da yargılama sürüyor. Türkiye’de de bir takibat elbette yapılmalı. Savcılar bu konuyla ilgili soruşturma yaparlar ve bir bağlantı tespit ederlerse, kişisel ve kurumsal olarak bunu yargı sürecine taşırlar.

Eroin, fahişe örnekleri: Başbakan hakkında söylenen şey; oradaki bir kişinin ‘Al bu parayı filana ver, filana götürsün’. Üç kişi var, üçüncüsü Başbakan. Ne buraya gelen var, ne paranın verildiğine dair elde bir belge var. Ceza davasının temel bir ilkesi vardır, birisinin ben bu suçu işledim demesi tek başına yeterli değil. Türkiye’de bir Alman yakalansa, üzerinde 10 kilo eroin çıksa, ‘Eroini Merkel verdi, Türkiye’ye ver dedi’ dese ne düşünürsünüz? Yani hemen Merkel’i böyle bir suçun faili olarak kabul edebilir misiniz? Türkiye’de 100 liraya hayatını pazarlayan bayanlar var. Bunun eline 10 bin verseniz, toplumun en itibarlı sayılan kişiyle her gün bir arada oluyorum dese siz ne düşüneceksiniz.

Bir-iki serseri: Almanya’da iki kişi kendi aralarında böyle bir şey konuşmuş olsa bile Başbakan’la ilgisi olabilir mi? Başbakan nasıl suçlanabilir? Başbakan’ın aleyhinde nasıl bir delil olarak kullanılabilir. Bu vicdansızlık, hukuksuzluk değil midir? Başbakan’ı sevmeyebilirsiniz, siyasi görüşlerine muhalif olabilirsiniz. Ama iki serseri böyle bir laf etti diye bu Başbakan’ı suçlamaya yeterli olacak delil midir? İddianamede Başbakan’ı suçlayacak bir şey olduğuna inanmıyorum. Bir bağlantı kurulacaksa bunu biz ya da siz değil savcılar yapacaktır

http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/S...20isyan&ver=35



Hep söyledim, akp de en sevmediğim, görüşleri bana en ters adam Arınç olsada, akp deki en karakterli, en delikanlı adam da Arınçtır.