NuruLik@ tarafından gönderildi.
Azizim bunları ne maksatla yaptığını bilmiyorum fakat işin içinden çıkılmaz bir duruma gireceksin.baksana imhoptep gibi şahıslar dahi senden yana gönülleri hoş.
Bir örnek vereyim sana; Sen ayasofya gibi bir camiye girsen içinde cemaatin en kalabalık oldugu bir zamanda olsan gittiğin gibi kürsüye geçip kurandan bir sure okusan oradaki cemaat sana guzel bir tavır ile bakar hoşlarına gider.yalnız pencereden içeriyi izliyen sakallı cocuklar hükmündeki bir kaç dinsizlerin hoşuna gitmez.üstelik o cemaattekiler nurani ve allahı bilen bir cemaat.
Bunu unutalım; Sen yeniden gel camiye gir fakat kuran yerine şehvet şarkıları ve sarhoşların nidaları gibi sesler çıkar o zaman oradaki bütün cemaat senden igrenir beddua eder.hoşlarına gitmez..Amma o pencereden seni izleyen sakallı cocukların hosuna gider seni alkışlar.sen içinde muhammed mustafa gibi bir cemaati kaybedip bir kaç dinsizi dost edindin kar- zarar? buna sen karar ver.işte bu anadolu bir cami hukmundedir.senin en yakın akrabaların (bilmiyorum ama valide ve pederinde) salih birer müslümandır.onların sana bir zararı dokunmadığı halde allaha küfreden ve milyonlarca kişiyi doğrayan aetisimn mahlukları ve diktadör kuklaları ve lenin ve haccac gibi zalimleri dost edindin. kar-zarar? sen karar ver.
Bir kişi neden ateist olur ki..?daha evvel yazmış olduğum bir makalaenin bir kac maddesini aşağı yazıyorum.belki işine yarar.
"Peygamberleri onlara dedi ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah hakkında şüphe olur mu?" (İbrahim Suresi: 14.10)
elbetteki şüphe olmaz..
Allahu teala demiş ki:
"Biz göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları oyun olsun diye yaratmadık."
(Enbiya suresi, 16)
Bazı noktalara değineceğim ama allahın ne gibi sıfatlarda olduğuna değineyim..
Allah denilen varlık ne gibi sıfatlarda olması lazım?
Allahın sıfatları:
1) En azından kâinatın milyarlarca yıllık ömrünün (bizim bildiğimiz kadarı ile) zamanı suresince bu varlık asla tagayyür etmemesi lazım (değişim geçirmemiş lazım) (felsefede ki sabitlik kuramına göre)
2) Hiçbir şeye ihtiyacı olmaması lazım ki bu sabitlik kuramına göre kâinat dengede dursun
3) Mikroptan galaksilere kadar her bir varlığın her ihtiyacına aynı anda koştuğu gibi mikrobun vücudunda iş gördüğü aynı çekiçle alev toplar olan yıldızları da tamir etmesi lazım
4) Ve her bir ırktan milyonlarca ferdini incitmeyip kendinden küstürmemesi lazım
5) Allah olduğu için sanatı kendisine özgü olması lazım, taklit olmaması lazım
6) Astronomi , tıp , kimya,hendese (mühendislik) , matematik,fizik ve biyoloji gibi ilimlerin en ince ayrıntısına kadar bilmesi lazımdır..
7) Onu kimse yaratmamış olması lazımdır ki kaynak o olsun.
Allah'ın ölümsüz olduğunu nasıl anlarız?
Ölümün bir yaratık olduğunu Allah ayetinde açıklıyor (El mewtu Heyewan)
Ebu Ya'la'nın Enes'ten rivayetinde; koyun kesilir gibi o ölüm kesilir,diye
geçmektedir. (imam Celaleddin es-Suyuti,Kabir Alemi S.76)
Allahın ölüme hükmettiğini ve bazı ölüleri dirilttigine halk dahi şahit olmuştur
Bundan anlaşılıyor ki ölüm Allahın tasarrufundadır ve Allahın ölmesi diye bir şey söz konusu değildir.
Peki,Allah bizden ne istedi ne diye bizi bu dünya denen çöle gönderip zulümlerle baş başa bıraktı?
Bir eylem yapıldığı zaman ve eylemi yapan kişilerin o eylemden netice bekledikleri gayet aşikârdır.(eylem yapan bir örgütün eylemi üstlenmesi gibi)
Allah bizi buraya göndermiş ve sessiz kalıp ne istediğini niçin gönderdiğini söylememesi mümkün değildir bir eylem yapmış neticesi elbette beklenir çünkü Allah kendisinin abes iş yapmayacağını söylemiştir.o zaman insan denen varlıktan birilerini istisna yapıp kendisi ile konuşturacak ve insanlardan ne beklediğini söyleyecektir ve yapmıştır.peygamberleri göndermiştir.peygamberliğine delili ise peygamberinin işareti ile dağları yerinden oynatmış ve davasının hak olduğunu yarattığı mahlûklarına belirtmiştir.
Allah biz onu bilelim ve kendi hür irademiz ile Allah’ı alkışlayıp yaptığı eylemlere maşAllah diyip yaratanı tebrik etmemiz için göndermiştir.
"Ben ins ve cinni, başkalarına değil, bana ibadet etsinler diye yarattım.” Başka bir ayette beni tanısınlar diye yarattım demiştir.
Çünkü Allahında kendisine ait Kutsi zevkleri vardır bu bizim anlamadığımız yüksek bir zevktir. Zaten aklımız her şeyi anlayıp kavrayamaz altın tartıları ile tonlarca yük tartılamaz.Bizim Aklımız sınırlı Allah ise bakidir tam olarak kavrayamamız normaldir.
Her güzel kendi güzelliğini görmek ister ve göstermek ister.o yüzden zahiri güzelliği olan kişiler bu yöne meyletmişler Allah güzeldir önce yarattığı kendi sanatına bakar kendisine has bizim bilmediğimiz Kutsi zevk alır ve sonra hür irade verdiği bir mahlûkunda o sanatı görüp hayretler içerisinde o sanatkârı tebrik etmesini istemiştir.
Peki, Allah denilen bu varlık (haşa) kendi zevkleri yolunda Neden bizi "Denek" olarak kullanmıştır bu zulüm değimlidir?
Haşa yüz bin defa haşa..! Allah zalim bir diktatör değildir ve bizi kendisi için denek gibi kullanıp hür iradeyi verdikten sonra bizi kendisine ebediyen küstürmesi Allahın kendisinden başka bir varlığa dönüşmesi lazımdır bu ise imkânsızdır.
Bize hür irade verdiğine göre bu hür irademiz ile kötülüğü anlar Allahın bizi denek olarak kullandığını kavrar ve ebedi olarak Allaha düşmanlık ederdik bu ise Allahın kabul etmeyeceği bir şeydir.
Bizi Yarattı doyurmadan idam urganını boynumuza takıp bizi ebedi olarak idam etti diyip Allaha küsecektik.
Bir diğeri ise deneğin manası “üzerinde deney yapılan canlı” olarak nitelendirilir.
Peki, bir deneğin o durumda karı nedir ? Ebetteki karı yoktur hele bilimsel bir deney ise canı bile bazen tehlikededir. Fakat bunu imtihan sırrı için kullanmak çok yanlıştır.Eğer bizim gayemiz sadece “denek” lik olsa idi ne “hür irade” ne de "Akıl" verilmezdi.
Diğer yandan bakacak olursak insanlar bu imtihanda kârlıdırlar yani Allah'ın dediği gibi:
"Biz göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları oyun olsun diye yaratmadık."
(Enbiya suresi, 16)
Allahu teala bizi aciz yarattı ki Allah’ı bilelim eğer ki hastalanmasaydık Allahın Şafi ismini bilemezdik ve acıkmasa idik Allahın Rezzak ismini bilemezdik vs vs
Bütün bunlardan sonra Allahu teala madem bizi yarattı ve bu dünyaya gönderdi elbetteki bizden bişeyler isteyecek.eger ne istediğini söylemez ise rablığa yakışan bişey olmazdı.madem isteyecek elbetteki bizden birini istisna edip kendi ile konuşturacak ki bu kişi en şerefli ve yalanı sevmez biri olacak.buda muhammed mustafadır (a.s)
Eğer ki muhammed mustafanın davasında bir tek yalan olsa idi asla ama asla muvaffak olamazdı kendi amcası dahil butun dunya ona düşman..biri ufak bir cemaatte yalanını soylerken tereddut eder çelişki yaşar ama muhammed mustafa yaşamadı tereddütsüz davasına sadık çıktı allahın ayetlerini tebliğ etti allahta onun hak peygamber oldugunu ıspat için binlerce kişiyi şahit gostererek mucize verdi...
Bizden ibadet etmememizi (başka bir ayette ise ) onu tanımamızı istedi.cehhennem gibi zindanı olan allahın cennet gibi saadet sarayıda vardır.
Allah ve ayetleri hakkında konuşurken dikkatli ol herşeyin telafisi vadır ama öldükten sonra telafi olmayacaktır.rotasız gemi olma imanını sımsıkı tut ki kasırgalar dahi senin imanını sarsmasın.dinsiz olsan her gece cehennem korkusu ve toprak olma korkusu ödünü koparacak.
NurulikA