• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,064
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    Erdoğan’ın kısa tarihi: Medya ona, o medyaya vurdukça büyüdü >Ruşen Çakır<

    Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi kariyerinde medyanın ve medyayla ilişkilerin, daha çok da çatışma ve kavgaların özel bir yeri vardır.



    Onun bugünlere pekala “medyaya rağmen” gelmiş olduğunu söyleyebiliriz. Ama daha derinlemesine bir analizden hareketle “medyaya rağmen” yerine “medya sayesinde” demenin daha isabetli olacağı sonucuna da varabiliriz. Kısacası Erdoğan’ın siyaseti yaşamını “medya ona, o medyaya vurdukça büyüdü” cümlesiyle özetlemek mümkün olabilir.

    Erdoğan’ın medyayla kavgasının tarihini bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçirdiğimizde hep aynı senaryoyla karşılaşıyoruz: Onun bir şekilde açığını bulduğunu düşünen medya büyük bir şiddetle kendisine yüklenir Erdoğan başta bocalar, ürker ve öfkeli tepkiler verir ardından bundan kendisinin kârlı çıktığını fark ettiğinde kavgayı bilerek tırmandırır ve uzatır. Özellikle seçim arifelerinde bu filmin vizyona girdiğini biliyoruz.

    Seçim yatırımı

    Yine bir seçim arifesindeyiz. Şaban Dişli olayından bir şekilde sonuç alındığını düşünen muhalefet ve medyanın bir bölümü, Almanya’daki Deniz Feneri davasıyla Erdoğan ve AKP’nin kötü yakalandığını düşünüyor ve bastırıyor. Erdoğan yine bu haberlerden çok rahatsız oluyor, bocalıyor ve sert tepkiler veriyor. Ve her zaman olduğu gibi rakiplerini kendi silahlarıyla vurmak için bu tartışmayı uzattıkça uzatıyor.

    Geçen hafta sonu medyanın yayınlarından rahatsız ve tedirgin olup öfkeyle tepki veren bir Erdoğan vardı. Dünse kendinden emin ve kaba deyimle bu kavganın rantını yiyen, hatta bunun keyfini çıkaran bir Erdoğan gördük. Anlaşılan, yıllardır rakip medya grupları ve kimi zaman değişik siyasi partiler ve hükümetlerle çelişen ve kavgalar yaşayan Doğan Grubu’nun bütün bu süreçte daha büyüyüp gelişmesine rağmen, aynı zamanda çok yıprandığını özetle söylemek gerekirse kamuoyunun en azından bir bölümü nezdinde bir “imaj sorunu” yaşadığını düşünüyordu. Ve Doğan Grubu, Aydın Doğan ve Ertuğrul Özkök ile sert polemiklere girmeyi yerel seçimler için çok iyi birer yatırım olarak görüyordu.

    Çoksesliliğe bakış

    Burada geniş bir parantez açıp, Erdoğan’ın dünkü konuşmasının önceki medya kavgalarından bazı noktalarda farklılık arz ettiğini belirtelim. Eskiden “bir kısım medya”dan yakınan Erdoğan karşısına pek bir şey koyamazdı, artık “özgür medya” diye tarif ettiği bazı gazete ve televizyonların varlığından memnuniyetle söz etti. Fakat buralarda çalışıp AKP hükümetini en sert şekilde eleştiren birkaç ismin bulunduğunu söyledi hatta bunların Doğan Grubu ile bir tür pazarlık içinde olduklarını, “yerin kulağı vardır” diyerek ima etti. Anlaşılan iktidara yakın bazı gazetelerin yöneticilerinin “çokseslilik” olarak övdüğü, yazarlarının farklı görüşlere sahip olmasını Başbakan bir tehlike olarak görüyor ve kısa süre içinde bunu çözmek için kolları sıvayacağa benziyor.

    Diğer yandan, Doğan Grubu’nda çalışan her yazarın “maaşlı silahşör” olmadığını, içlerinde istisnalar bulunduğunu iki kez, bu durumdan memnuniyetini gizlemeye gerek duymadan vurguladı. Özetle Erdoğan kendi saflarında en ufak bir fireye, hükümete yönelik herhangi bir eleştiriye bile tahammülsüzken, Doğan Grubu yazarlarını çoksesli davranmaya, patronları hakkındaki her türden iddianın sonuna kadar takipçisi olmaya çağırıyor.

    Erdoğan, daha önceki deneyimlerinden hareketle bu sefer de medyayla kavgadan son tahlilde kârlı çıkacağını düşünüyor olmalı. Bununla birlikte, dünkü konuşmasında “medya terörü”, “medya diktatörlüğü” gibi çok sert suçlamalar yer alsa da Erdoğan’ın üslubunu ölçülü ve kimileri kızacak biliyorum ama, “nispeten yumuşak” buldum.

    Erdoğan temkinliydi çünkü sanırım, medya silahının bir gün elinde patlayacağını, bunun kaçınılmaz olduğunu biliyor ve o günün belki de bugün olma ihtimalinden endişe ediyor.

    Galiba Türkiye yine kazananın olmadığı, olmayacağı yeni bir savaş yaşıyor ve bu savaş epey süreceğe benziyor.


    Ruşen Çakır
    rcakir@gazetevatan.com
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  2. #2
    nadogma adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-08-2008
    Mesajlar
    1,770
    Karizma Gücü
    4
    Erdogan dediginiz kisi ,bir medya elestirmeni mi,yoksa Basbakan mi?
    Eger Basbakansa , onun gorevi medyalarla ugrasmak mi,yoksa baska bir gorevi mi var?
    Turkiyenin Yargi organlari devlete bagli degiller mi,yani bir devlet adami usulsuzluk buldugu zaman medyalarda show mu yapmali,yoksa yargiya mi bas vurmali?
    Erdogani hanki becerilerinden dolayi desteklerler yandaslari,herzaman merak etmisimdir ? ...yani : durust , tarafsiz , adil , demokrat , hosgorulu , aydin ... bunlardan hankisine sahiptir kendisi,sizce ?
    Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
    İşin kolayına kaçmadan ama,
    Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
    Ne de ak örtüde elmaların
    Ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini
    Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?


    Ampulle kararan tek ülkeyiz, gururluyuz !!!


  3. #3
    hiddenpage adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2005
    Mesajlar
    186
    Karizma Gücü
    0
    Birgün halkta AKP ye vurursa hiç şaşırmam doğrusu zaten arada bir Halkada vurmaya başladı nereye saldıracağını bilmiyor
    ''Siz bana Bakmayın benim hayatım başka türlü düzenlenmiştir.
    Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız. Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsan, uzaktan bütün doğu milletlerinin de uyanışlarını öyle göruyorum. Bağımsızlık ve egemenliklerine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yer yüzünden yok olacak ve yerlerini milletler arasında hiç bir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hakim olacaktır."
    M.Kemal ATATÜRK


    Karşıdan karşıya geçerken eli bırakılan çocuklardık.

  4. #4
    nur76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-12-2007
    Mesajlar
    2,182
    Karizma Gücü
    5
    Başbakan haddini bilmeyenlere sadece küçük uyarılar gönderiyor sonradan canları acımasın diye..nede olsa Başbakan halkının medyasınıda düşünmek zorunda ..
    :hz paylaştıkça çoğalan tek şey sevgidir :hz





    sessiz fırtınaların yıkımı beklenenden çok olur..

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    06-09-2008
    Mesajlar
    455
    Karizma Gücü
    0
    Bu Devirde Kimse Sultan değil ,Padişah değildir..

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Esad’dan Erdoğan’a mesaj: Antalya’da değil Rize’de buluşalım
    2005 Konuları bölümünde KöprülüPaşa tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 22.07.05, 15:40

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •