Kanal 7'ye bağış parası

SPK'nın tespit edemediği hisse satışı, Deniz Fener'i iddianamesinde yer aldı.
Sermaye Piyasası Kurulu, ‘Kanal 7’nin ‘halka arz faaliyeti’ konusunda somut bir tespite ulaşılamamıştır’ derken, Almanya’daki Deniz Feneri iddianamesinde, yurtdışına satılan ve daha sonra geri alınan Kanal 7’nin sahibi Yeni Dünya İletişim A.Ş.’nin hisselerinin ele geçirildiği belirtiliyor.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), dün, Kanal 7’nin sahibi olan Yeni Dünya İletişim A.Ş.’nin kâr payı vaadiyle hisse satışı yaptığına ilişkin iddiaların incelendiğini ve 14 ay önce karara bağlanan raporda, herhangi bir suç unsurunun tespit edilmediğini açıkladı. Almanya’daki Deniz Feneri e.V. davası iddianamesinde ise, Deniz Feneri ve Euro 7’ye (Kanal 7 Avrupa) ait evrakın incelenmesinde yurtdışında satışı yapılmış ve daha sonra geri alımı gerçekleştirilmiş Yeni Dünya İletişim A.Ş.’nin hisse senetlerinin ele geçirildiği belirtildi.

Ele geçen belgeler

SPK’dan yapılan açıklamada, “Kanal 7’nin ‘halka arz faaliyetinin’ gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin uzman raporunda, iddia edilenin aksine, bu konuda somut bir tespite ulaşılamamış ve herhangi bir yaptırım ya da suç duyurusu önerisinde de bulunulmamıştır” denildi.

Oysa Almanya’da süren Deniz Feneri e.V. davasının iddianamesinde, Deniz Feneri ve Euro 7’ye (Kanal 7 Avrupa) ait evrakın incelenmesinde yurtdışında satışı yapılmış ve daha sonra geri alımı gerçekleştirilmiş Yeni Dünya İletişim A.Ş.’nin hisse senetlerinin ele geçirildiği ifade ediliyor. Deniz Feneri e.V. ile Euro 7’de ele geçirilen ve bedelleri Deniz Feneri e.V.’nin kasasından ödenen Kanal 7 hisseleri halen Almanya’daki davanın dosyasında yer alıyor. İddianamede Yeni Dünya İletişim A.Ş.‘ne ait hisse senedi ticaretin yapıldığına dair yazıların da bulunduğu belirtildi.

Sanıklardan Firdevsi Ermiş, Kanal 7’nin sahibi Yeni Dünya İletişim A.Ş.’nin hisse senetlerinin 1990’lı yıllarda kâr payı karşılığı olarak satıldığını, yatırımcılardan gelen şikâyetler üzerine hisse senetlerinin 2005-2007 yılları arasında geri alındığını, parasının da Deniz Feneri e.V. kaynaklarından karşılandığını söyledi.

‘YİMPAŞ’taki gibi’

İddianamede ise konuyla ilgili olarak şöyle deniliyor:
“Deniz Feneri/Euro 7’ye ait eşyaların gözden geçirilip değerlendirilmesi sırasında, Yeni Dünya İletişim A.Ş.’nin hisse senetleriyle ticaretin yapıldığına dair yazılar da bulunmuştur. 90’lı yıllarda bir sürü para yatırımcısı Yeni Dünya firmasından hisse senedi satın almıştır. Ekim 2005 ile Nisan 2007 tarihleri arasında Euro 7, 61 bin 340 euro’luk hisse senetlerini geri satın almış. Sanık Ermiş, (Delil dosyası 15) ifadelerinde, “Ben, alınan ilk ifademde Yeni Dünya İletişim A.Ş. daha doğrusu Türkiye Kanal 7 hisse senetleriyle ilgili açıklamalarda bulunmuştum. Bu hisse senetleri zamanında genelde Milli Görüş ve diğer cemaat üyelerine satılıyordu. Zamanında YİMPAŞ’ın hisse senetlerinde olduğu gibi. Bu hisse senetleri, Almanya’da ve diğer ülkelerde yaşayan Türklere, ‘kâr ve zararda ortaklık’ payı senetleri olarak satılıyordu.

2005 yılına kadar bu hisse senetleriyle ilgili bir şey yapılmadı ve hisse senetleri geri satın alınmadı. İlk kez 2005 yılında bu hisse senetleri, nominal değerleri (kâr payı olmaksızın) üzerinden geri satın alınmaya başlandı” dedi.

‘Ödemeler bağışlardan’

“Hisse senetleri geri satın alındığı zaman, peki bunların parası nereden ödeniyordu?” sorusuna Ermiş, ‘hisse senetlerinin geri alınması için harcanan paranın, kendisinin ve Mehmet Taşkan’ın nakit kasasından çıktığını, bu paraların da nakit kasalara hem bağış paralarından, hem Taxi Quick’in geliri ve hem de TV’nin reklam gelirlerinden geldiğini, bunun anlaşılmasının zor olduğunu anlatmış, paraların tamamen karıştırıldığını’ belirtmiştir.”


Kaynak:http://www.gercekgundem.com/?p=153157

------------------------------------------------------------

Zavallılar Sevinmişti Dün Hevesleri Kursaklarında Kalacak