‘Almanya’da asrın dolandırıcılığı’ denilen Deniz Feneri davası mahkûmiyet kararıyla sona erdi. Bu süreç boyunca kimi gazetelerin okurları iddialarla ilgili detayları, kimi okurlarsa sadece ‘yalanlamalar’ı görebildi
İSTANBUL - Medyada ‘Doğan-Erdoğan savaşı’ adıyla anılan Deniz Feneri davasıyla ilgili haberler ve bunların doğurduğu tartışma, gazetelerce farklı ağırlıklar ve farklı bakış açılarıyla işlendi. Doğan Medya Grubu’na ait Hürriyet davayı kamuoyuna duyuran ilk gazete oldu. Milliyet ve Vatan da duruşmaları ilk günlerinden itibaren detaylı verirken, iddialar Cumhuriyet’te de yer buldu.
Sabah ise duruşma süreci boyunca, duruşmadaki iddialarla ilgili tek bir haber yaptı, Başbakan’ın iddialarını ise manşetten verdi.
Yeni Şafak, Vakit, Zaman ve Star, davadaki iddialarını ‘Başbakan’ın Doğan’a yönelik konuşması sonrası’nda sayfalarına taşımaya başladı. Yeni Şafak Doğan’la ilgili RTÜK iddiasını Erdoğan’dan da önce ileri sürdü.
3 Eylül’deki ‘Deniz Feneri AKP’ye dönük’ başlıklı ilk haberiyle Almanya’yla Türkiye’deki Deniz Feneri’nin bağlarını sıraladı: ‘Kanal 7’deki aynı adlı TV programı, Almanya’daki derneğin Kanal 7 INT ile aynı binada olması, reklâmların Türkiye’de hazırlanması, Almanya’daki derneğin isminin değiştirilmek istenmemesi ve dernekler arası havale.’ Almanya’daki derneğin gayriresmi muhasebesinin kendi ofisinde değil, Kanal 7 Avrupa’nın içindeki ‘server’de tutulduğu detayı 6 Eylül’ün manşetiydi.
Hürriyet Deniz Feneri davasının Frankfurt’taki duruşmalarını başından itibaren takip etti. 2 ve 3 Eylül’de Euro 7 Genel Müdürü Mehmet Gürhan’ın bağış paralarıyla şirketler kurulduğu itirafına yer verdi. Muhasebe sorumlusu Firdevsi Ermiş’in, ‘RTÜK Başkanı Zahid Akman’a para aktarıldığı, Türkiye’den talimat aldıkları, Türkiye ve Almanya’daki Deniz Feneri dernekleri arasındaki ilişki’ye yönelik iddiaları, Türkiye açısından önemliydi.
5 Eylül’de Akman’ın kooperatif yolsuzluğu nedeniyle Almanya’ya girişinin beş yıl yasaklandığını yazdı.
8 Eylül’de, Akman ve RTÜK üyelerinin sorgulanmasının Başbakanlık iznine bağlayan yasa ‘Akman’a yasayla koruma zırhı’ başlığıyla haber oldu. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın, AKP’nin tavrını değiştiren “Hiç kimse işi Allah’a havale ederek kurtulamaz” açıklaması, 13 Eylül’ün manşetiydi. ‘Marco’ya karşı Deniz Feneri’ başlığıyla, Başbakan Erdoğan ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in Alman Büyükelçisi Cuntz ile davayı konuşmak istediğinin iddianamede geçmesi, 16 Eylül’de manşet oldu.
Milliyet hâkimin Türkiye hükümetinden baskı gördüğünü manşete taşıdı. İddianamede Akman’ın sık sık Almanya’ya gidip kuryelik yaptığı iddiasına, Almanya’daki ikametgâhının da Gürhan’ın eski evi olduğu ayrıntısına 6 Eylül’de yer verdi. Ertesi gün ‘İlk ihbar Milli Görüş avukatından’ haberinde, Berlin Milli Görüş Derneği avukatı Abdurrahman Vural’ın hem Deniz Feneri e.V. hem de İnsani Yardım Vakfı’nın yardımları usulsüz kullandıkları; YİMPAŞ, Kanal 7 Refah Partisi ve Kanal 7 Avrupa’nın Deniz Fener e.V. tarafından finanse edildiği iddiaları ilk sayfada yer aldı.
Başbakan’ın tutuklu sanık Mehmet Gürhan’la çekilmiş fotoğrafları; Alman hakimin, Erdoğan’ın hiç para almadığını anlatan Gürhan’ın avukatını terslemesi geniş yer aldı.
İSMEK ihalesine Beyaz Holding’deki isimlerin her yıl farklı şirket adlarıyla ihaleyi kazandıklarını 13 Eylül’de manşetindeydi.
Sabah’ta ilk haber, 4 Eylül’de yayımlanan Zahid Akman’ın yalanlama metniydi. Aynı gün bilirkişi raporundaki ‘Türkiye’deki dernekle bağlantısı var’ iddiası verildi.
Başbakan Erdoğan’ın Hilton iddiasını 6 Eylül’de sürmanşetten duyurdu. Sonraki günlerde Başbakan’ın iddialarını destekleyen haberleri; ‘İşte Doğan’ın Hilton planı’, ‘Planı tutsa büyük rant sağlayacaktı’, ‘Doğan’ı tekzip eden başvuru’, ‘Hürriyet’in yazmadığı haberler’ başlıklarıyla verdi. 16 Eylül’de ‘Deniz Feneri’nde Z.A.-Z.K. kodları’ manşetini atarken, başkomiser Böhm’ün belgelerdeki kodların Karaman ve Akman’a ait olduğunun sanıldığı sözlerine birinci sayfada yer verdi.
Ertesi gün ‘Deniz Feneri’nde yönetim Türkiye’de’ manşeti atan gazete, dava sonucunuysa 18 Eylül’de ‘Deniz Feneri’nde iki dernek ortak’ başlığıyla duyurdu.
Star’da iddianın kendisi değil, adı geçen kişi ve kurumların yanıtları haber oldu. 6 Eylül’de Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği Başkanı Engin Yılmaz’ın, tartışmalardan yardım ettikleri 2.5 milyon yoksul insanın etkilendiğini anlattığı haber ‘Olan yoksula oluyor’ başlığıyla aktarıldı. Başbakan Erdoğan’ın Doğan Grubu’na yönelik eleştirileriyse manşet ve sürmanşetten yer buldu. ‘Bana ciddi delil getir’ manşetiyle hâkimin delilleri eleştirdiği görüşüne yer verdi. Kanal 7’nin halka arzında usulsüzlük tespit edilmediği haberi ‘Kanal 7 temiz’ başlığıyla anlatıldı.
Taraf, Deniz Feneri haberlerini 7 Eylül’e kadar görmedi. Başbakan’ın sözlerini ‘Aydın Doğan Hilton acısıyla saldırıyor’ manşetiyle duyurup tartışmaya katıldı. Ertesi gün Erdoğan’ın sözleri sürmanşetteydi: ‘Doğan’ın defterini açacağım.’ Taraf’ın Erdoğan’ın çekim alanından çıkması, 9 Eylül’de mümkün oldu. Deniz Feneri iddianamesi iki sayfa yayımlandı. Aynı gün manşette, Vatan yazarı Aydın Ayaydın’ın SPK Başkanı Turan Erol’u arayarak Deniz Feneri dosyasıyla tehdit ettiği öne sürüldü. (Ayaydın dava açtı.) Taraf, 14 Eylül’de Erdoğan’ın Doğan’la ilgili açıklamaları “Aydın Doğan’a ayar” manşetiyle verdi. İki gün sonra Erdoğan’ın Alman büyükelçiden Deniz Feneri hakkında bilgi istemesi manşete çıkarıldı. 17 Eylül’de “Alman savcıya göre asıl suçlular Türkiye’de” diyen Taraf, davada verilen kararı, ‘Devamı Türkiye’de’ diye duyurdu.
Vatan Almanya’daki derneğin Kanal 7 ile bağlantısı üzerinde durup Türk savcıları göreve çağırdı. 140 ton gıda yardımının yapıldığı öne sürülen Eminönü Süleymaniye Mahallesi Muhtarı Cuma Karadağ’a ulaşıp yardımın hayali orlduğunu ortaya çıkarırken, kâğıt üzerinde yardımı gönderen şirketin de hayali olduğunu yazdı. Davanın bittiği 18 Eylül’deyse ‘Daha ne desin’ sürmanşetiyle çıktı. Ve Alman hâkimin şu cümleleri aktarıldı: “Deniz Feneri e.V. Almanya’da yaşayan Türkler’i dolandırmak için kurulmuştur. Baştan beri insanlara yardım etmek gibi bir niyetleri yoktur. Toplanan paraların ne yapılacağı Türkiye’den belirleniyordu.”
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın oğluna gemi alımında borç veren Santour Genel Müdürü Mehmet Koç’un adının da iddianamede geçtiğini yazdı. ‘Sıra Türkiye’de’ dedi.
Yeni Şafak ilk günlerde konuya değinmedi. RTÜK’ün Doğan Holding’e karasal yayın izni vermemesi nedeniyle bu haberlerin yapıldığı iddiasıyla, Kanal 7, Deniz Feneri ve Zahid Akman’ın yalanlamalarını duyuruldu. Daha sonra Başbakan Erdoğan’ın, ‘Hilton iddiaları’ yayımlandı.
Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün Erdoğan’ın para aldığına inanmadığına dair sözlerini ‘Erdoğan’ın para aldığı doğru değil’ başlığıyla verdi. Duruşma detaylarına girilmezken Erdoğan’ın Doğan’a yönelik sözleri 14 ve 15 Eylül’de manşetti. 16 Eylül’de, ‘Fener’den Erdoğan’a para iddiası fos çıktı’ başlıklı haber ertesi günse Almanya Ankara Büyükelçisi Cuntz’la ilgili haber için ‘Doğan’ın dostu elçi’ başlığını attı.
Zaman’da konu ilk olarak RTÜK Başkanı Akman’ın ‘İddialar iftiradan ibaret, Alman yargısı bile ciddiye almadı’ başlıklı açıklamasının yer aldığı haberde geçti. Türkiye’deki Deniz Feneri’nin ‘Almanya’daki dernekle yasal bağımız yok’ savunmasına yer verirken, Radikal yazarı Hasan Celal Güzel’in eleştirilerine geniş yer ayırdı. Arınç’ın suçluların cezalandırılması gerektiğini yönündeki açıklaması iç sayfalara koyan Zaman, dava sonucunu birinci sayfada ‘Üç mahkûmiyet’ diye verdi. (Radikal)
Bu da bambaşka bir bakış açısı... Deniz Feneri e.V davası süreci boyunca yolsuzluk iddialarına hiç yer vermeyen Vakit, kararı da ‘bambaşka bir bakış açısıyla’ duyurdu: İki tahliye!
Vakit’in duruşmayla ilgili ilk haberi, ‘Şerre destek hayra köstek’ sürmanşetiyle verdiği Başbakan Erdoğan’ın ilk açıklamasıydı.
‘Kartel ramazanda azgınlaşıyor’ logosu kullanılan gazete “Kartel medyası Deniz Feneri’ni hedef alırken içkiye serbestlik isteyen şer güçlerini açıkça destekledi” dedi. Doğan Grubu dergisi Capital’de Deniz Feneri’nin en başarılı STK seçildiği haberini ‘Derginden utan be adam’ sürmanşetiyle verdi. Kararı, “Doğan grubu ve CHP’nin rant elde etmek ve hükümeti yıpratmak için dört elle sarıldığı Almanya Deniz Feneri davasında iki tahliye çıktı” diye duyurdu
http://www.radikal.com.tr/Default.as...&CategoryID=77
-----------------------------------------------------------------------
En Komigi Zamanın ki OlmuşAslında Komik Degil Herzaman Olan Şey.Önceki Günlerde Verdikleri Şeyin Yalan Oldugu Ortaya Çıkmış


LinkBack URL
About LinkBacks
Aslında Komik Degil Herzaman Olan Şey.Önceki Günlerde Verdikleri Şeyin Yalan Oldugu Ortaya Çıkmış
aşam hiç hata yaptınız mı?
Alıntı Yaparak Cevapla

