• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
16 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5

    Kriz Geldi, Tayyip Erdoğan Suçlu Arıyor

    Son yıllarda ağır gündeminde; Laiklik,Türban,Kurumsal sürtüşmeler,Akp kapatılma davası, Kuzey Irak krizi , Pkk bombalamaları,ergenekon davası,yolsuzluk iddiaları,DenizFeneri
    dolandırıcılığı,Doğan medya ve Akp kapışması konuları ardı ardına düşen bombalar gibi patladı.
    Bir ağır bombardıman uçağından atılan tahrip gücü yüksek bombalardan daha tahrip ediciydi hepsi.

    Derken bugün Tayyip Erdoğan,İstanbulda partisin Adalar ilçe kongresinde ; ''Akp nin Kapatma davası Türkiye'nin kalkınma davasına gölge düşürdü'' dedi.Yanlış duymadınız böyle söyledi.Bu cümleyi farklı okursanız şu anlam çıkıyor:
    '' Eğer kapatılma davası olmasaydı, Türkiye'nin kalkınması emin adımlarla devam edecekti''

    Biraz Türkiye ekonomisinin gidişatını merak edenler , İthalat-İhracat dengelerini araştırırlar. DışTicaret Müsteşarlığının*
    2007 yılı İthalat İhracat raporunda yazan değerler şunlar:

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan geçici verilere göre 2007 yılında ihracat %25,3 gibi yüksek bir oranda artarak, 100 milyar dolar sınırını geçmiş ve 107,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İthalatımız ise %21,8 artarak 170 milyar dolar olmuştur. Dış ticaret açığımız 62,8 milyar dolar olurken, ihracatımızın ithalatı karşılama oranı, 2006 yılına kıyasla artış göstererek %63 seviyesinde gerçekleşmiştir.
    Yani Türkiye sadece 2007 yılında 62.7 milyar dolar zarar etmiş.



    Yukardaki tabloda 2004 yılından 2008 e kadar altı kırmızıyla çizgili olan yerde Türkiye'nin yıllık ettiği zarar(cari açık) görülüyor.(İGEME** verileri)




    Keza Türkiye nüfusunun % 36 sını besleyen tarım sektörünün ihracat değerleri 2007 ye göre % 3.5 büyürken, keza aynı değerlerde nüfusu besleyen İmalat sektörü %94.2 büyümüş. Aralarında uçurum var.(İGEME** verileri)



    Diğer taraftan Tarım ürünleri ithalatında hububat ithalatıyla , tarımda dışa bağımlı hale gelirken , imalat sanayi ürünleri ithalatında son dört yılda uçuşa geçmişiz.(İGEME** verileri)

    Yakında yabancı sermayeye satış şekliyle özelleştirilen banka ve diğer kuruluşlar karlarının %25 ini kendi ülkelerine transfer etmeye başladıklarında bu cari açık daha da artacak.

    Ve her yıl %16 seviyeleriyle artan bu cari açık yüzünden, yabancı sermayeyenin en küçük nedenle piyasalardan çekilmesiyle hem tarım sektöründe ve hemde imalat sektöründe büyük iflas ve işten çıkartmaların peşpeşe
    gelmesi içten değil.

    Ve yıllardan beri gelen böyle bir tablo varken , '' Akp'nin kapatılma davası ,ülkenin kalkınma davasına gölge düşürdü'' demek açıkça yanlış ekonomik uygulamalara günah keçisi aramaktır.


    *DışTicaretMüsteşarlığı

    **İGEME (İhracatıGeliştirmeMerkezi)
    Bu mesaj en son " 22.09.08 " tarihinde saat 00:07 itibariyle TruckTurkey tarafından düzenlenmiştir...


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

  2. #2
    psi_turkopat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-10-2006
    Mesajlar
    2,729
    Karizma Gücü
    6
    Yazın için teşekkürler. her zamanki olay. Alıştırdı bizi böyle durumlara ...
    suskunluğum asaletimdendir.
    her lafa verecek cevabım vardır.
    ama bir lafa bakarım laf mı diye
    bir de söyleyene bakarım adamı mı diye..

    Artık sadece haftasonları varım belki haftasonları bile yokum

  3. #3
    atakızı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-06-2008
    Mesajlar
    3,539
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    2008 yılı mali tabloya kapatılma davası
    senaryosunu kılıf edindiler
    peki,2004 yılından bu yana cari açık için
    hangi bahane ile karşımıza çıkacaklar ?
    Türk Telekom, Arap'ın.
    Kuşadası Limanı İsrailli'nin.
    İzmir Limanı Hong Konglu'nun.. .
    Araç muayene işi Alman'ın.
    Petkim? Ermeni'nin.
    Finansbank Yunanlı'nın...
    Oyakbank Hollandalı'nın.
    Denizbank Belçikalı'nın.
    Türkiye Finans Kuveytli'nin.
    TEB Fransız'ın.
    Alternatif Bank Yunanlı'nın.
    Dışbank Hollandalı'nın.
    Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın.
    Garanti'nin yarısı Amerikalı'nın.
    Demirdöküm Alman'ın.
    ......liste uzayıp gidiyor
    cari açıkta hergün artışa geçiyor
    bunlar özelleştirilmeden önce kapatılma davasımı vardı ?
    keşke kapatılma gerçekleşip,siyasi yasak getirilmiş olsaydı da
    bugün bu durumlara gelmeseydik
    Bu mesaj en son " 22.09.08 " tarihinde saat 12:18 itibariyle atakızı tarafından düzenlenmiştir... Neden: ekleme yapıldı
    Halkın oylarıyla seçilmiş bazı kişileri gördükçe, sürüngenlere olan saygım artıyor.
    Mark Twain




    Bütün demek istediğim, bir erkeğin yapabileceği bir çok şey var ki toplumun gözünde gayet iyidir. Aynı şeyi bir kadın yaparsa,derhal toplum dışına itilir.-Katherine Hepburn (Adem'in Kaburgası)

  4. #4
    ultrAstribun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    7,158
    Karizma Gücü
    7
    Cari açık zarar değildir.
    Ecevit krizinde olduğumuz zaman bu cari açık neden yoktu?

    Ayrıca tablolardaki yorumlar yanlış

    Örn:
    Keza Türkiye nüfusunun % 36 sını besleyen tarım sektörünün ihracat değerleri 2007 ye göre % 3.5 büyürken, keza aynı değerlerde nüfusu besleyen İmalat sektörü %94.2 büyümüş. Aralarında uçurum var.(İGEME** verileri)
    Ayrıca konuyu açan arkadaşta öğrensin.İmalat yapılmassa ihracat olmaz.Bu orana neden şaşırmış.
    (Kopyalayıp yapıştırdıysan sözüm yok)
    Bu mesaj en son " 22.09.08 " tarihinde saat 12:27 itibariyle "GencFun" tarafından düzenlenmiştir...

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    03-04-2008
    Mesajlar
    2,946
    Karizma Gücü
    0
    Kriz Geldi, Tayyip Erdoğan Suçlu Arıyor
    Hazır elde bir malzeme var bence onu değerlendirir..!

  6. #6
    ultrAstribun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    7,158
    Karizma Gücü
    7
    Tarfsız bir yorum;
    İftira attıkça daam güçleniyor...
    Siz de çalışın.
    Adam iktidara geldiğinden beri ne doğan medyası iyi bişey yazdı ne de chp iyi bir şey söyledi.

  7. #7
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı "GencFun" tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Cari açık zarar değildir.
    Ecevit krizinde olduğumuz zaman bu cari açık neden yoktu?

    Ayrıca tablolardaki yorumlar yanlış



    Ayrıca konuyu açan arkadaşta öğrensin.İmalat yapılmassa ihracat olmaz.Bu orana neden şaşırmış.
    (Kopyalayıp yapıştırdıysan sözüm yok)
    Eğer tarım ürünlerinin ihracatını ya da yerli teknolojiye dayalı imalat sektörünü desteklemek yerine ,yabancı teknolojiye dayalı imalat sektörüne destek verirsen,ithalat değerlerinde artar.
    Bu durumda kar-zarar tablosu yaparsın.
    Daha anlaşılır bir dilde söylersek, tarım ürünleri ihracatından elde edilen kar ortalama %80 iken,yabancı teknolojiye dayalı imalat sanayi ürünlerinin ihracatından elde edeceğin kar %15 i geçmez.
    En nihayetinde dış ticaret açığına baktığın zaman sürekli yükselen bir grafik görüyoruz. 2008 yılı dış ticaret açığının şimdiden 80 milyar doların üzerinde olacağını söyleyebiliriz.

    ''İmalat olmazsa ihracat olmaz '' demişsin. Bu hangi imalat mantığına sahip olduğuna bağlı bir durum.
    Tarım ürünleri girdilerini artırır ve ihracat desteklemelerini kesersen, ayrıca imlat sektörü için teknoloji üretemez isen,
    dışardan yarı mamul ve/veya teknoloji alarak üretim yaparsın.

    Şimdi daha az ihracat yapıp 20 milyar dolar açık vermek mi, yoksa daha fazla ihracat yapıp 80 milyar dolar açık vermek mi akıllıcadır?

    Bu ekonomi ve üretim zihniyeti tamamen kar-zarar zihniyeti üzerine oturması gereken bir zihniyettir.

    Nihayetinde 80 milyar doları karşılayacak bir kaynağın olmadığına göre , milletin kaderiyle oynamaya gerek yok.
    Şunu da belirteyim özelleştirmelerden gelen paralar ya da menkul kıymetlere gelen yabancı sermaye bir özkaynak değil,
    bir borçtur..


    Özkaynaklara dayalı tarım ve sınai ürünlerinin üretimiyle yabancı teknolojiye dayananan tarım ve sinai ürünlerinin üretimi
    ve ihracatında denge unsuru gözetilmelidir.
    Bunu da en iyi örneği Avusturalyadır.Her yıl bütçe fazlası vererek bu fazlalılığı kendi vatandaşlarına dağıtmaktadır.
    Hem avrupa,hem çin bugün kendi teknolojileri ile ürettikleri ürünlerin ithalatına ağırlık vermektedirler.

    Alıntı "GencFun" tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tarfsız bir yorum;
    İftira attıkça daam güçleniyor...
    Siz de çalışın.
    Adam iktidara geldiğinden beri ne doğan medyası iyi bişey yazdı ne de chp iyi bir şey söyledi.
    Dış ticaret açığı 2007 de 63 milyar dolar, 2008 de 80 milyar dolar olacak.
    Bu açık 5 yıldır nasıl kapatılıyor?
    Bunu sorgulamak yerine chp ya da doğan medya üzerinden politika yapmak iyi niyetli bir davranış değil.

    Tek bir soru?. 63 milyar dolarlık dış ticaret açığı nasıl telafi ediliyor? Türkiye bu parayı nerden buluyor?


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    06-09-2008
    Mesajlar
    455
    Karizma Gücü
    0
    Zaten bir suçu kendinde aramaz çok paktırya ondandır belkide..

  9. #9
    Dr.House adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-08-2008
    Mesajlar
    777
    Karizma Gücü
    0
    Krizlerde Kıvırtarak Aradan Çıkma Konusunda Üzerine Yoktur.Tabii Bunda Haçlı Bayragına Sinirlenen Ama Zamlara,Krizlere,Deniz Fenerine,Yolsuzluklara Sinirlenmeyen Kesimlerin Etkisi Büyük

    Soruaşam hiç hata yaptınız mı?
    İnönü: Çok hata yaptım ama aynı hatayı iki kez yapmadım.







  10. #10
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Kredi piyasaları daralıyor, cari açık artışı sürüyor
    İbrahim Ekinci-Global Kriz Türkiye'yi nasıl etkiler? 2



    Cari açık yükselirken sermaye girişi azalıyor
    Global kriz şartlarında, Türkiye’nin en kritik göstergelerinden birisi cari açık. Türkiye yüksek cari açığı dünyada yatırım iştahı doruktayken rahat çevirebildi. Ancak bu koşullarda zorlukları olabilir. Açık 2008’de de hız kesmeden artmaya devam ediyor. Son verilere göre, Temmuz 2008 itibariyle, yıllık cari açık 47 milyar dolar.
    2008’in yedi ayı sonunda, net doğrudan yatırım girişinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 41; net portföy yatırımı girişinde de yüzde 70 azalma var.
    Önümüzdeki dönemde, fon sağlayan batı ekonomilerinde yaşanan finansal kriz nedeniyle, cari açığı finanse edecek fonları hem bulabilmek daha zor hem de daha maliyetli olacak.

    Toplam ihracat ara malı ithalatına yetmez oldu
    Yüksek ara malı ithalatı yüksek dış ticaret açığı ve cari açığın da ana nedenlerinden biri.
    2008’in ilk yedi ayı sonunda ihracatın toplamı 81.4 milyar dolar.
    Aynı dönemdeki ara malı ithalatı 95.8 milyar dolar (Bunun 29.4 milyar doları enerji ithalatı.)
    Dolayısıyla, yapılan ihracat, bırakın artı değer yaratmayı, üretim yapabilmek için ihtiyaç duyduğumuz girdileri ithal etmeye bile yetmiyor.
    1998 yılında ithalatımızın yüzde 64’ü ara malı iken, 2008’in ilk yedi ayında bu oran yüzde 76 ’ya yükselmiş durumda.

    Hangi sektörü nasıl etkiler?
    OTOMOTİV: AB pazarı daraldı, ihracat etkilenmeye başladı

    Avrupa ülkelerinde daralma giderek derinleşirken, üretiminin yüzde 70’den fazlasını bu bölgeye yapan ve zaten iç talep yetersizliğinin kıskacında bulunan Türk otomotiv sektöründe sıkıntının giderek artıyor. Geçmiş aylarda, iç pazarın daralmasına rağmen ihracatın desteği ile artan üretimin, ihracattaki yavaşlamaya bağlı olarak düşme eğilimine girdiği görülüyor. OSD verilerine göre:
    Toplam ve otomobil pazarında gerileme haziran ayından beri devam ediyor. Ağustosta toplam pazar yüzde 14, otomobil pazarı yüzde 8.3 daraldı.
    Otomobil pazarında düşüş oranı haziranda yüzde 4.6, temmuzda yüzde 9.6 ve ağustosta yüzde 8.3 düzeyinde oluştu. Haziranda 29 bin adet olan otomobil pazarı, ağustosta 26 bin adet düzeyine geriledi.
    Haziranda yüzde 9.4 ve temmuzda yüzde 8.6 olan hafif ticari araç pazarındaki daralma, ağustosta yüzde 7.9 düzeyinde gerçekleşti.
    AB pazarındaki daralmanın etkisiyle ağustosta toplam araç ihracatı yüzde 8.2 otomobil ihracatı yüzde 3.8 azaldı.
    8 aylık dönemde üretimin arttığı görülse de; ağustosta toplam araç üretimi yüzde 12.9, otomobil üretimi yüzde 9.6 azaldı.

    Tezer: Daralma sürecek



    Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Genel Sekreteri Ercan Tezer, otomotiv pazarındaki son gelişmelerle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede iç pazardaki talep daralmasına ek olarak Avrupa’daki otomobil ve hafif ticari araç pazarındaki daralmanın üretimi olumsuz etkileyeceğini söyledi.
    AB (27) ve EFTA toplamı otomotiv pazarında talep daralmasının giderek büyük boyutlara ulaştığına dikkat çeken Tezer, “Üretiminin yüzde 70’den fazlasını bu bölgeye ihraç eden Türkiye otomotiv sanayi, iç pazardaki talep daralması ile birlikte bundan önemli oranda etkilenecek” dedi.
    Tezer, açıklamasında, “Özellikle son günlerde ABD’de yaşanan ve genişlemekte olan finansal krizin de etkisi ile bu olumsuz durumun, önümüzdeki aylarda Avrupa geneline yayılacağı ve pazardaki daralmanın devam edeceği tahmin edilmektedir. Türkiye’de de otomotiv sanayi üretiminin bu durumdan, yılın ileriki aylarında daha fazla etkilenmesi beklenmektedir” dedi.

    Sipariş iptali var
    Bursa Sanayicileri ve İşadamları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arif Özer, küresel finansal krizdeki derinleşmenin etkilerinin Türkiye’nin en önemli sektörlerinden otomotivde de hissedilmeye başlandığını, Bursa ve Türkiye açısından önem taşıyan otomotiv sektörünün de krizin etkisi altına girdiğini söyledi.
    Özer, “Sektörden, bir takım sipariş iptallerinin sinyalleri, işçi çıkarma ya da sayısını azaltma yönünde haberler geliyor. Bu durumun, 1-1.5 yıl daha süreceğini tahmin ediyoruz. 2009 yılında daha şiddetli olacağını düşünüyoruz” dedi.


    AB pazarında neler oldu?
    AB’de haziranda yüzde 7.9 azalmaya başlayan ve 1.4 milyon adet düzeyine gerileyen otomobil pazarının düşüş trendini sürdürüyor. Pazar ağustosta yüzde 15.7 gibi çok yüksek oranda daraldı. Temmuzda 1.2 milyon adet olan pazar ağustosta 800 bin adet düzeyinde gerçekleşti.
    Tezer’in verdiği bilgiye göre ocak-ağustos döneminde otomobil pazarı AB (15) ülkelerinde yüzde 4.4 azaldı. AB (27) ve EFTA ülkeleri toplamında ise düşüş yüzde 3.9 düzeyinde oldu. Bu dönemde, en sert düşüş yüzde 21’le İspanya’da gerçekleşirken, düşüş oranında İspanya’yı İrlanda, İtalya, İsveç ve İngiltere izledi.
    AB hafif ticari araçlar pazarında da otomobil pazarına paralel bir gelişme yaşandı.



    Yabancı yatırımda yüzde 35.5 azalmaTürkiye’ye ekonomisine global krizin en fazla etki edebileceği alanlardan birisinin doğrudan yabancı sermaye girişi olacağı tahmin ediliyor. Veriler bu tahminin gerçekleşmekte olduğunu gösteriyor. 2008 itibariyle Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişi azalmış durumda. Hazine’nin açıkladığı Temmuz 2008 verileri 2007 aynı döneme göre ocak-temmuz 2008’de uluslararası doğrudan yatırımlar yüzde 35.5 azalarak 9 milyar 358 milyon dolara inmiş. Bunun doğrudan sermaye kalemindeki azalma daha yüksek, yüzde 41.4
    2008 Temmuz’da 762 milyon doları düzeyinde uluslararası doğrudan yatırım girişi (fiili giriş/net) oldu.
    Böylece Ocak - Temmuz 2008 dönemindeki toplam giriş 9.358 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Bunun doğrudan sermaye girişi niteliğindeki bölümü toplam 7.611 milyon dolarda kaldı.
    Hazine tablosuna göre gayrimenkule gelen yabancı sermayede azalma yok, yüzde 15.4 artış var. Ancak bu toplam rakamı 2007 düzeyine taşıyabilecek büyüklükte değil.

    Yön değişikliği
    Uluslararası doğrudan yabancı sermaye girişinde dikkat çekici bir başka gelişme de Avrupa ve ABD yönlü girişler ciddi ölçüde gerilerken, Körfez yönlü girişlerin artması... Toplamda hâlâ Avrupa ve ABD’den gelen doğrudan yabancı sermaye önemli ölçüde yüksek. Bununla birlikte azalma eğilimi gösteriyor.
    2007 yılı ocak - temmuz döneminde Türkiye’ye AB ülkelerinden 7 milyar 482 milyon dolarlık doğrudan yabancı sermaye girişi olmuş. Bu yıl giren miktar 5 milyar 182 milyon dolar. Ülke bazında sadece İngiltere’den girişte artış var.
    En ciddi düşüş ABD’den. Bu ülkeden geçen yıl 3.6 milyar dolar giriş olmuş. Bu yıl 331 milyon dolar!
    Bu gelişmelere karşın Körfez ülkelerinden geçen yıl ilk yedi ayda sadecc 109 milyon dolarlık giriş olmasına karşın, bu yıl rakam 1 milyar 626 milyon dolar düzeyinde.



    Portföy yatırımları da azalıyor
    Merkez Bankası verilerine göre yabancıların Türkiye’deki portföy yatırımlarında da ciddi bir azalma var. 2007 yılının Ocak-Temmuz döneminde 8.530 milyon dolar net sermaye girişi olan portföy yatırımlarında 2008 yılının yedi aylık döneminde 2.535 milyon dolar tutarında net giriş gerçekleşti.
    Yabancıları hisse senedi piyasasında bu yılın temmuz ayındaki 579 milyon dolar tutarındaki net alımla birlikte Ocak-Temmuz 2008 döneminde toplam 3.351 milyon dolar net alım gerçekleştirdi.
    Devlet iç borçlanma senetleri piyasasında bu yılın Temmuz ayında yapılan 413 milyon dolar tutarındaki net alımla birlikte Ocak-Temmuz 2008 döneminde yabancılar toplam 2 milyon ABD doları tutarında net alım yaptı.


    Bol ve ucuz para dönemi kapandı

    Herkesin görüş birliğinde olduğu bir konu var: Bol ve ucuz para dönemi kapandı... Bugüne kadar yaşanan krizlerde dünyaya kredi veren, piyasaları fonlayan büyük banka ve finans kuruluşları krizin pençesinde. Bu büyük banka ve finansal kuruluşlarının Türk bankalarının sendikasyonlarına eski iştah ve istekle katılmaları beklenmiyor.
    Fortis, Dexia, Citibank, Societe Generale gibi Türk bankalarının sendikasyonlarında yer alan bankalar sıkıntı içinde. Büyük zararlar yazan ve sermaye yeterlilik rasyosu düşen bu bankaların yeni kredi vermeleri zor. Öncelikle sermayelerini büyütmeleri, sermaye yeterlilik rasyolarını tutturmaları gerekecek.

    Faizler yükselecek
    Türk bankaları ve şirketleri global kriz öncesinde yabancı kaynak bulmakta zorlanmadılar. Son rakamlara göre 172 milyar dolar kredi buldular. Bankalar rekor sendikasyonlar ve seküritizasyonlar yaptı.
    Ancak şimdi borçlanma maliyetleri, global krizin etkisini yansıtıyor. Geçen yıl libor artı yüzde 0.47 ile sendikasyon kredisi bulunabilmişti. Şimdi bu oran yüzde 0.75’te. Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, bir süre önce yaptığı açıklamada bu oranların yüzde 1’in üstüne çıkmasının muhtemel olduğunu belirtmişti.
    Buna göre Türk şirketleri ve bankaları, kısa dönemde çevirmek zorunda oldukları kısa vadeli borçlanmaları için daha ciddi maliyetlere katlanmak durumunda. Bu da faiz yükünü artırdığı için bilançolarına olumsuz etkide bulunacak.
    Borçla büyüme sürer mi?
    Türk şirketleri dışardan buldukları kaynaklarla yatırım yaptı. Bankalar kredi verdi. Sonuçta bunlar ekonominin çarklarını döndürdü, hızlı büyümeyi fonladı. Ancak şimdi hem para bulmak zorlaştı hem maliyeti arttı. Bu gelişmenin özellikle döviz cinsi kredilerin faizlerinde yükseltmesi olası. Faizleri yukarı yönlü zorlayan bu gelişmeler, Türkiye’de büyümeyi frenleyecek.
    Bankacıların tespitleri şöyle:
    Bazı yorumlara göre seküritizasyon (bankaların alacaklarını teminat göstererek yaptıkları borçlanmalar) piyasası kapandı. Çünkü sendikasyonlara göre seküritizasyonların vadeleri daha uzun. Kimsenin önünü göremediği böyle bir dönemde uzun vadeli kredi vermesi zor.
    Reel kesim kredilerinin faizi yükselebilir.
    2007’de Türk bankacılık sistemi 10 milyar dolara ulaşan sendikasyon sağladı. Bu miktarda bir azalma olabilir. Ancak kapıların tamamen kapanması sözkonusu değil


    Şirket borçları 172 milyar dolar, 40’ı kısa vadeli
    Türkiye’nin en önemli risklerinden biri de reel sektörün yüksek borçluluğu. Türk şirketleri daha ucuz olduğu için dışardan kaynak teminine yöneldikçe rakam yukarı tırmandı. 2003’te 49 milyar dolar olan özel kesim dış borcu 172 milyar dolara çıktı. Bu borçların önemli bir kısmı uzun vadeli.
    Bununla birlikte bu borçluluğun şirketleri zorlama potansiyeli var. Finans sektörünün 2008 1. çeyrek itibariyle borcu 60 milyar dolar, şirketlerin borcu 112 milyar dolar. Özel sektörün toplam dış borcu 172 milyar dolar.
    2008 yılında çevrilmesi gereken borç miktarı 26 milyar dolar, 2009’da 36, 2010’da da 21 milyar dolar. Son verilere göre:
    Reel sektörün 112 milyar dolarlık dış borcunun 87 milyar doları uzun vadeli, 25 milyar doları kısa vadeli.
    Finansal kuruluşların 60 milyar dolar dış borcunun da 15 milyar doları kısa vadeli.
    Finansal ve reel sektör kuruluşlarının toplam kısa vadeli dış borcu 40 milyar dolar civarında. Toplamın 3’te 1’i. Bu da risk oluşturuyor. Bu borçları çevirmek için dışardan borçlanma ihtiyacı var. Burada zorluklar olması muhtemel. Çünkü ‘düşük faiz, yüksek likidite’ döneminin sonuna gelindi.



    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Recep Tayyip Erdoğan
    Ben-Sen-O & Kim? bölümünde KeLebeK tarafından açılmış
    Yanıt: 137
    Son Mesaj: 15.06.10, 01:15
  2. Tayyip Erdoğan Takkıye mi yapıyor?
    2005 Konuları bölümünde fightclub11 tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 27.11.05, 23:56

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •