Alman mahkemesinin ‘Asıl failler Türkiye’de’ tespitinin ardından, Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeye göre, Deniz Feneri sanığı Gürhan, Kanal 7 yöneticisi Zekeriya Karaman’a vekaletname vermiş: Adıma şirketlere ortak olmaya, evrak imzalamaya, hisse almaya vekil tayin ettim...
ANKARA - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu Almanya’daki Deniz Feneri Derneği’nin dolandırıcılıktan hüküm giyen yöneticisi Mehmet Gürhan’ın Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’a noter aracılığıyla verdiği ‘vekaletname’yi basın mensuplarına dağıttı. Kılıçdaroğlu söz konusu vekaletnamenin ‘biat belgesi’ olduğunu iddia etti. Karaman’ın adı Almanya’daki Deniz Feneri derneği davasında elden gönderilen nakit paraların Türkiye’de teslim edildiği isim olarak geçiyordu.
Deniz Feneri’ndeki yolsuzlukla ilgili dün yeni açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, 21 Mayıs 2007’de İstanbul 10. noterliğinden alınan ‘genel vekaletname’ hakkında bilgi verdi. Vekaletnamede Gürhan’ın şu ifadeleri var:
“Türkiye hudutları dahilinde ortağı olduğum şirketlerdeki hisselerimi devretmeye, Türkiye hudutları dahilindeki şirketlere ortak olmaya, hisse satın almaya, ortaklıkla ilgili haklarımı takip etmeye benim adıma evrakları imzalamaya, kamu kurum ve kuruluşları ile, özel ve tüzel şirketlerdeki işlerimi takip etmeye Kadir oğlu 03.01 1952 doğumlu Zekeriya Karaman’ı vekil tayin ettim.”
Almanya’daki davada Alman yargıcın “Asıl failler Türkiye’de. Gürhan, asıl failleri korumak için suçu üstüne aldı” dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Bu vekaletname Gürhan’ın aslında bir piyon olduğunu, tüm yetkilerin ve sorumluluğun Karaman’da olduğunu açıkça gösteriyor. Bunun Türkçe klavyesi olmayan bir daktilodan çıktığına da dikkatleri çekiyorum.”
Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı da, ‘Almanya’daki dolandırıcılık davasının Türkiye ayağını oluşturan kişilerden’ olmakla suçladığı RTÜK Başkanı Zahid Akman ile ‘Kanal 7 raporlarını sümenaltı ettiği’ öne sürülen Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Turan Erol’u korumakla suçladı: “Bu kişileri hangi şeref ve haysiyet anlayışıyla yerlerinde tutuyorsunuz? Şayet yolsuzluklarla mücadele programınız bu anlayışla hazırlanmışsa, onun adı ‘yolsuzluklara yataklık yapma’dır.”
‘Şeref’ tartışması büyüyor
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat’la ilgili uyuşturucu iddialarına Erdoğan’ın “Kanıtlayamazsanız çıkıp ben ******** bir müfteriyim deyin” sözleriyle yanıt verdiğini de hatırlatan Kılıçdaroğlu, şu soruları yöneltti: “Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS şirketinin ürünlerini yurtdışına götüren TIR’da 89 kilo eroin yakalandı mı? MENAS Şirketi, hayali ihracat yaptı mı? Bu soruların yanıtını görünce Sayın Başbakan kimin şerefli, kimin ******** olduğunu daha iyi anlayacaktır. Fırat’ın iftira attığını sizin imzanızla kanıtlarsam, ‘Ben ******** bir müfteriyim’ diye açıklama yapmasını isteyecek misiniz?”
Fırat ise dün HaberTürk’te katıldığı programda, MENAS’tan Eylül 2007’de ayrıldığını, sözkonusu olayın ise Mart 2008’de gerçekleştiğini belirterek, “Ayrıca şoför yargılanıyor ve şirketin olayla ilgisi yok. Kılıçdaroğlu’nun ‘Ben müfteriyim’ demesi gerek. Çünkü iftirasını belgeleyemedi” diye konuştu.
CHP lideri Baykal’ın eşinin mal varlığını kendi mal varlığıyla aynı anda açıklamasını da isteyen Fırat, “Çünkü bazı mal hareketlerinin eşine geçtiği gözüküyor” dedi.
Kendi televizyonunda kaçamak yanıtlar verdi
Zekeriya Karaman Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Kanal 7’de 19 Eylül günü çıkan söyleşinde Almanya’daki Deniz Feneri davasında dolandırıcılıktan hüküm giyen Mehmet Gürhan’la iş ilişkisinin olup olmadığı yolundaki sorulara kaçamak yanıtlar verdi. Bu yöndeki ilk soruyu yanıtlamaya “Bu soruna geçmeden önce ben bu olay nasıl başladı ve bugüne nasıl gelindi onunla ilgili kısa bir açıklama yapmak istiyorum” diyerek başlayan Karaman, operasyon sürecini uzun uzun anlatmakla yetindi. Söyleşiyi yapan kişi “Yeniden davaya dönecek olursak hüküm giyen üç isim var. Firdevsi Ermiş Mehmet Taşkan ve Mehmet Gürhan. Bu üç ismi tanıyor musunuz, bir iş ilişkiniz oldu mu, kamuoyuna açıklar mısınız, nasıl bir ilişkiydi bu?” diye sorunca şu yanıtı aldı: “Mehmet Gürhan bizim Almanya’daki şirketlerimizin hem kurucu ortağı hem de sorumlu genel müdürüdür. Firdevsi Ermiş, Mehmet Gürhan’ın orada başka bir şirkette çalışırken bizim şirketimize aldığı muhasebeden sorumlu bir kişidir. Taşkan ise daha sonra bundan üç yıl önce bizim bir şirketimizde pazarlama sorumlusu olarak işe alınan bir kişidir her üçünü de tanıyorum. Özellikle Gürhan ta televizyonumuzun Almanya yayınına başladığı günden beri tanıdığım bir kişidir kendisi bizim oradaki şirketlerimizin sorumlu genel müdürüdür.”
Karaman’ın adı İSMEK’te de var
Almanya’daki Deniz Feneri davasında dolandırıcılıktan beş yıl 10 ay hapse çarptırılan Mehmet Gürhan’ın vekalet verdiği Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın adı RTÜK Başkanı Zahid Akman ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ‘adrese teslim’ diye eleştiri alan İSMEK ihalelerinde de geçiyor.
Karaman’ın adı ayrıca Almanya’daki Deniz Feneri davasınının iddianamesinde de yer alıyor. Karaman Almanya’daki Atlas Media Marketing’in hissedarı ve genel müdürlerinden. 2003’te Beyaz Holding’in sermayesini artıran isimler arasında bulunuyor.
Gürhan, Atlas Medya hissedarı
Almanya’daki Deniz Feneri Derneği’nin beş yıl hapis cezasına çarptırılan yöneticisi Mehmet Gürhan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İSMEK ihalesini alan Atlas Medya’nın hissedar ve genel müdürlerinden. Almanya’daki Atlas Media Marketing’in hissedar ve genel müdürlerinden olan Gürhan, Beyaz Holding’in 2003 yılındaki sermaye artırımına katıldı. Deniz Feneri soruşturmasında adı geçen derneğin bir diğer başkanı olan Mehmet Taşkan da 2005 yılında Atlas Medya’da çalışmaya başlamış.
http://www.radikal.com.tr/Default.as...&CategoryID=77
--------------------------------------------------------------------------
Ya Herzamanki Gibi Örtbas Edilip Türkiye Klasigi Olacak Ya da Üzerine Gidilerek Yolsuzluklar Konusunda Taviz Verilmeyecek.İstatistikler 1.Şıkkın Daha Yakın Oldugunu Söylüyor


LinkBack URL
About LinkBacks
aşam hiç hata yaptınız mı?
Alıntı Yaparak Cevapla