[B]YARADILIŞ, HUY, AHLAK VE HUKUKUN KAYNAĞI NEDİR?Herkesce malumdur ki insan, bir varoluşla dünya sahnesine çıktı (çünkü önceden yoktu). Buna İslami literatürde yaratılış (halk= خَلْقٌ) diyoruz. Yaradılışa inanmayanlar muhtemelen yaradılış kelimesinin yerine başka kelime koyarak okuyacaklardır. Ben İslami terimleri tercih ediyorum. Buraya kadar yaradılış (evrim falan) hakkında epeyce tartışıldı, konuşuldu. Bir de pek konuşulmayan bir yöne değinelim dedim.
Huy (hulk= خُلْقٌ) (ya da içgüdü tabiat vs) dedikleri şey nasıl ortaya çıktı hiç düşündünüz mü?
İki ihtimal var ya ilk insanla birlikte var oldu/edildi ya da daha sonra bunu bir süreç olarak insanlık geliştirdi. Şayet cevap “ilk insanla birlikte var oldu/edildi” ise o zaman ilk insanı var eden onu da var etti demiş oluruz. Cevap “süreç olarak insanlık geliştirdi” ise neden hala geliştirmiyor, bırakın geliştirmeyi olanı bile koruyamıyor, hatta zaman zaman karşı çıkıyor soruları yanıtsız kalıyor. Karşı çıkmak ve savunmak söz konusu olduğuna göre olumlu(iyi) ve olumsuz(kötü) huydan bahsetmek gereği ortaya çıkıyor ki bunu görüyoruz da. Yine huyu böyle tasnif edenler, dünyada kötü olarak tanımladıkları fertleri düzeltmek için ahlak (ahlâk= أَخْلاَقٌ) müessesesini kurmuşlar. En dindarından en ateistine kadar aklı başında herkes ahlaklı olmaya inanır ve savunur, bu durumda ahlakın kaynağı nedir? Şayet ‘insanlığın süreç içinde getirdiği tecrübelerdir’ desek, hepimiz tarih okuyoruz ve bu günü de görüyoruz. Hem tarihte hem de bu gün ahlakı gereksiz bulan ya da karşı çıkanlar hiç eksik olmamışlar. Zaten insanlığın tamamen ahlaklılardan olmaması bir süreç gelişimini imkânsız kılıyor. O halde insanlıktan değil insandan bahsetmeli yani ferd düzeyine inmeliyiz. Bu durumda da her ferdin ahlaklı olabilmek için bunu (geliştirmek değil) öğrenmesi gerekir. Peki kimden? Bu sorunun cevabı ilk insana çıkar. Peki, ilk insan henüz kötü ve iyi yokken kendi başına bunu nasıl/nerden öğrendi? Ya da kim öğretti? Bir adım daha atalım: Arapçada hulk, halk ve halk’ın çoğulu olan ahlâk aynı kökten türemiş kelimelerdir. Acaba huy dediğimiz şey varoluşumuza ya da varoluş nedenimize uygun davranmak mıdır? Ahlak dediğimiz şey ferd bazında kişinin iyi huylu olarak mutlu olmasını temin etmek içindir... Ya toplumsal düzey ne olacak? Kişinin ahlakı veya ahlaksızlığı o kişiyi kendi mutluluğunu (hile veya zorla) başkalarının mutsuzluğu üzerinden sağlamaya itiyorsa. Diğer fertler nasıl mutlu olacak? Bunun için de hukuk derseniz yine başa dönmüş oluruz. O halde ilk insan neden hukuka ihtiyaç duydu ve ona hukuku kim öğretti... İşte ana soru ilk insana huyu, ahlakı ve hukuku kim öğretti?
Bir dine (Allah’a, vahye, peygamberliğe) inansanız da inanmasanız da; varoluşun, huyun, ahlakın ve hukukun kaynağı bir ve aynı. İslam da hepsinin kaynağının aynı olduğunu fakat ilk insana bunu Allah’ın öğrettiğini savunur. Dolayısıyla, insanın varoluş gereği; huy, ahlak ve hukukun kaynağının din olduğunu söylemektedir. (Ben de aynı fikirdeyim)
Sizlere sorum şu ;Dinsiz(lâ dînî) bir hukuk veya ahlak olabilir mi? Olabilirse kaynağı nedir? Böyle olmak insanın varoluşuna(huyuna/tabiatına) aykırı mıdır?
Eğer Aykırı değildir derseniz huy ile varoluş arasında bir uyumun gereksiz olduğunu ifade etmiş olursunuz.
Eğer ne aykırıdır ne de uyumlu diyorsanız neye dayanarak söylüyorsanız onunla mantıklı ve bağlayıcı bir açıklamasını yapmalısınız.
Eğer aykırıdır diyorsanız siz insanın huyuna ve ahlakına uygun bir hukuku savunmuş olursunuz ki o zaman ben tekrar sorarım önce insanın huy ve ahlakının sonra da hukukun kaynağı ne diye?
İlgili Konuları Bulabileceğiniz KAYNAKLAR:
Ahmed Hamdi Aksekili, İslam Tabii ve Zarûri bir Dindir.
Ahmed Hamdi Aksekili, Ahlak İlmi ve İslam Ahlakı.
selam ve dua ile,


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



