• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
48 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    D-E-R-Y-A adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    510
    Karizma Gücü
    0

    Kur-an'ın Mucizeleri....

    AY'A ÇIKIŞ TARİHİ KUR'AN'DA YAZIYOR MUYDU?

    Kur'an-ı Kerim'de yer alan Kamer(Ay) suresinde gelecekte Ay'a gidileceğine dair işaretler yer almaktadır. Kamer kelimesinin Türkçe'deki karşılığı Ay'dır.

    "Ay" isimli bu sureden Kur'an'ın sonuna kadar tam 1389 ayet geçer. Hicri takvimde 1389 yılı, Miladi takvime göre 1969 yılına denk gelmektedir, bu da Ay'a çıkış tarihidir. (Hicri 1389=Miladi 1969)

    Kısacası Ay (Kamer) suresi, insanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden birisi olan bu olaya önceden işaret etmektedir. Bununla birlikte Ay kelimesinin yanında kullanılan "Şakka (yarıldı)" kelimesi aynı zamanda "toprağın yarılması, kazılması..." anlamlarında da kullanılmaktadır. Benzer şekilde Ay'a giden Apollo 11 uzay aracı da Ay toprağından birçok parça alarak Dünya'ya dönmüştür. Bu açıdan da ayrı bir paralellik bulunuyor. Bunların dışında bu ayetteki bazı kelimelerin Arapça'daki matematiksel değerleri de yine Ay'a çıkış tarihini vermektedir.





    19:57 NUMARALI AYET VE 1957 YILI
    Tarihteki ilk uzay aracı 1957 yılında uzay yolculuğuna çıkmıştır (Sputnik). Şaşırtıcı bir biçimde Kuran'daki 19:57 numaralı ayet de gökyüzüne çıkmaktan ve yükselmekten bahsetmektedir: "Onu yüksek bir yere (gökyüzüne) yükselttik" (19.sure 57.ayet). Farkettiyseniz ayetin numarası olan 19:57 ile 1957 yılı aynı sayılardır. Dolayısıyla gelecekte bu olayın gerçekleşeceğine mucizevi bir biçimde işaret edilmektedir.

    Aynı yöntemi kullanarak daha önce de farklı örnekler sunmuştuk o nedenle tüm bu örnekler için tesadüf diyemeyiz. (Dna örneği, Nötron-Proton örneği gibi). Bununla birlikte 1957 yılında ilk uzay aracının gönderilmesi ile Ay'a çıkış farklı olaylardır karıştırılmamalıdır. Bu ayetten önceki ayetlerde peygamberlerden bahsedildiği için ayet farklı şekilde de yorumlanabilir. Fakat ayeti tek başına bağımsız olarak düşünürsek bizim yorumladığımız anlama da işaret etmektedir.







    KADINLARDAKİ 23.KROMOZOM ve GENETİK

    Daha önceki örneklerimizde "Arı" suresinin Kuran'da 16. sure olduğunu ve Arı'nın kromozom sayısının da 16 olduğunu belirtmiştik. Bildiğiniz gibi boy, göz rengi gibi tüm fiziksel özellikler hücre içindeki gözle göremediğimiz kromozomlarda yer alan genler tarafından belirlenir. Hücrelerimizin içindeki 23.kromozom çifti kişinin cinsiyetini belirler. Genetik olarak Erkek ve Kadındaki kromozomlar aynıdır sadece kadınlardaki 23.kromozom çifti erkeklerden farklıdır. Kadınların fiziksel özelliklerinin erkeklerden farklı olması da bu 23.kromozoma bağlıdır.

    Kuran-ı Kerim'deki "Nisa" suresi de "Kadınlar" anlamına gelir. İlginçtir ki "Nisa(Kadınlar)" suresinin 23.ayetinde başka hiçbir yerde geçmediği kadar çok sayıda "kız,kadın,anne" gibi dişil kelimeler tekrarlanmaktadır. Yani "kız, kadın, anne" gibi dişil kelimeler KURAN'IN TÜMÜNDE en çok Nisa suresi 23.ayette geçmektedir. Dolayısıyla ayetin numarası olan 23 sayısıyla kadınlardaki 23.kromozom çiftine işaret edildiğini düşünüyoruz.






    GÜNEŞ'İN HİDROJEN VE HELYUMDAN OLUŞU

    Atomlar bölümünde elementlerin yani atom isimlerinin Kuran'da yer aldığını gösteren önemli kanıtlar sunmuştuk. Bunu destekleyen kanıtlardan birisine de Şems(Güneş) Suresinde rastlıyoruz. Bildiğiniz gibi Güneş ağırlıklı olarak Hidrojen(H) ve Helyum(He) atomlarından oluşmaktadır. Güneş'in yüzde 90'dan fazlası H ve He simgeli atomlardan oluşur ve yaydığı ısı ile ışık da bu elementlerin termonükleer reaksiyonları sonucunda açığa çıkar...

    Kısacası Güneş denildiğinde aklımıza ilk olarak H-HE atomları gelir. Ve çok ilginçtir ki Kuran'daki Şems(Güneş) suresindeki onbeş ayetin hepsi istisnasız olarak H-E harfleriyle bitmektedir. Özet olarak Güneş(Şems) suresindeki tüm ayetler hidrojen(H) ve helyum'un(HE) simgesiyle bitmektedir ve dolayısıyla Kur'an Güneş'in hidrojen ve helyum'dan oluştuğuna 14 asır öncesinden işaret etmektedir. Örneğin Helyum 19.yüzyılda keşfedilmiştir yani Kuran'dan asırlar sonra...

    Bunu bir rastlantı olarak değerlendiremeyiz çünkü Kuran'da Güneş(Şems) suresinden başka hiçbir sure baştan sona H-HE harfleriyle bitmiyor. Aslında Güneş suresi'nin numarası yani 91 rakamı da dikkat çekicidir. Güneşde yer alan H (hidrojen) elementi doğada geri kalan diğer 91 elementi de oluşturur. İlginçtir ki H (hidrojene) dikkat çeken Şems(Güneş) sureside tam 91. suredir. Laboratuarlarda atom numaraları arttırılabilmektedir fakat doğada hidrojenden sonra uranyum'a kadar 91 element vardır ve bunlar yine hidrojen çekirdeklerinin birleşmesiyle meydana gelir.





    GİZLİ KELİME: RETİNA

    Retina, görmemizi sağlayan hücrelerin bulunduğu göz tabakasıdır. Görme işlevini sağlayan göz bölümünün aslında Retina olduğu Kur'an'ın indirildiği yıllarda bilinmiyordu hatta kimse retina kelimesinden haberdar bile değildi. Buna rağmen Kuran'da "Retina" kelimesinin geçtiğine dair açık kanıtlara rastlıyoruz.



    R-E-T-İ-N-A harfleri sadece 35:8 numaralı ayette geçmektedir. Üstelik bu ayette "görmekten" ve "göstermekten" bahsedilmektedir dolayısıyla retinaya işaret güçlenmektedir. Görmeyi sağlayan retina kelimesinin geçtiği bu ayette "...güzel gösterilip de güzel gören kimse..." cümlesi yer almaktadır. Sonraki ayetlerde aynı surenin 19.ayetinde "Kör ve gören aynı olmaz" cümlesi geçiyor. Bilindiği gibi retina hasarları kalıcı körlüğe neden olur. Sonraki 20.ayette ise "Karanlık ve aydınlık da aynı olmaz" ifadesi geçmektedir ki zaten retinada ışığa duyarlı hücreler bulunur. Bu saydığımız ayetlerdeki görmeyle ilgili cümleler tüm Kuran'da çok nadir geçmektedir o nedenle retina kelimesinin binlerce ayetin arasında sadece bu ayetlere denk gelmesi matematiksel açıdan tesadüfi değildir.




    CANLILARIN KOPYALANACAĞINI YÜZYILLAR ÖNCESİNDEN KURAN-I KERİM HABER VERİYOR MUYDU?

    Kopyalama yüce dinimiz İslam'a aykırıdır ve etik dışı yanlış bir uygulamadır. Fakat genetik biliminin ve embryolojinin olmadığı bir çağda yani 1400 yıl önce indirilen Kuranı Kerim'de sanki bilim adamlarının kopyalama yapacakları haber verilirmişcesine işaretler bulunmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in bu ayetinde Şeytan'ın kötü faaliyetleri vurgulanmaktadır.

    Kopyalanmış bir hayvandan çok sayıda kopya hayvan üretme (ikinci nesil kopyalama) deneylerinde Kulak Dokusundan hücreler alınarak kopyalama gerçekleştirilmiştir. Yani yakın tarihte yapılan ilk deneylerde hayvanların kulağı kesilip hücre alınarak kopyası üretilmiştir. Kuran-ı Kerimin bir ayeti şöyledir:

    "...(Şeytan dedi ki) Mutlaka onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını kesecekler ve yine mutlaka onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler..." (Nisa Suresi 119.ayet)

    Az önce tarihteki ilk 2.nesil kopyalamaların hayvanların kulakları kesilerek alınan hücrelerle gerçekleştirildiğini vurgulamıştık. Ayrıca bu hücrelerin genetik yapısıyla oynayarak yaratılış kanunlarına müdahelede bulunmaya çalışan kimseler de vardır. Dolayısıyla genetik biliminin olmadığı bir çağda yani 1400 yıl önce indirilen ayetteki ifadelerle mucizevi benzerlikler vardır.

    Yapılan bazı kopyalamalarda meme dokusundan da hücreler alınmıştır fakat Tarihteki ilk 2.nesil kopyalamalarda hücreler kulaktan alınmıştır.(Japonya'daki Kagoşima Enstitüsünde ve Brezilya'daki Vitoria ineği)




    KUM TEPELERİ MARS GEZEGENİNE Mİ İŞARET EDİYOR?

    M-a-r-s kelimesine işaret eden Kuran'daki "Ahkaf" suresinin anlamı "KUM TEPELERİ"dir. Astronomide Mars denildiğinde akla ilk gelenlerden birisi Mars'taki dev "KUM TEPELERİ" yani yüksek kum yığınlarıdır. Mars bu yönüyle diğer gezegenlerden farklıdır. Örneğin daha önce gönderilen Opportunity uzay aracı bir kum tepesine saplanmıştı ve haftalarca süren güçlü kum fırtınalarından dolayı büyük tehlike atlatmıştı.

    İlginçtir ki Ahkaf (Kum Tepeleri) suresi 23.ayetteki harf dizilimlerine baktığımızda M-A-R-S harfleri açıkça görünüyor (Arapça'da Mim-Elif-Ra-Sin harfleri). Yani bu harfler normal bir kelimeyi oluşturur gibi yanyana duruyorlar ve Mars kelimesi net bir biçimde görünüyor. Sadece Mars değil aynı zamanda Mars'ın uydusu olan gökcismi "Deimos" kelimesi de bu şekilde geçiyor. ( Deimos Mars'ın çevresinde döner, Ay'ın Dünya çevresinde döndüğü gibi) Üstelik D-E-İ-M-O-S ' a işaret eden ayetin numarası 30'dur ve 30 sayısı bu uyduyu temsil eden bir sayıdır çünkü Mars çevresindeki dolanım süresi 30 saattir. Dolayısıyla ayet numarasının bu gökcisimlerinin dolanım süresiyle aynı olması da şaşırtıcıdır. Mars kelimesini oluşturan harfler Deimos'tan birkaç ayet önce geçiyor yani tüm bu anlattıklarımız Kuran'da ard arda ve aynı surede geçiyor o nedenle tesadüf olarak değerlendiremeyiz. Kısacası surenin ismi olan Ahkaf (Kum Tepeleri) de Mars'taki dev kum tepelerine işaret ediyor olabilir. Fakat Kuran'ın indirildiği çağda teleskop henüz keşfedilmemişti ve kimse Mars'ta kum tepeleri olduğunu bilmiyordu ayrıca Deimos astronomide henüz keşfedilmemişti.





    ÖNEMLİ BİR MUCİZE: HALLEY YILDIZI VE 76 YIL



    Modern astronomi alanındaki önemli gelişmelerden birisi de Halley kuyrukluyıldızı'nın 17.yüzyılda Edmund Halley isimli astronom tarafından keşfedilmesidir. Dolayısıyla bu kuyrukluyıldıza verilen Halley ismi 17.yüzyılda yaşamış ünlü bir bilimadamının soyismidir çünkü yıldızı ve 76 yıllık dolanım süresini bu bilimadamı keşfetmiştir. İşte bu noktada çok dikkat çekici bir mucizeyle karşılaşıyoruz. Çünkü Kur'an indirildikten yüzyıllar sonra 17.yüzyılda keşfedilen ve ismi koyulan Halley Yıldızı ile 76 yıllık dolanım süresi asırlar öncesinden Kur'an-ı Kerim'de yazıyordu. Yani yıldıza ismi verilen Halley isimli bilimadamı Kur'an indirildiği çağda henüz doğmamıştı ve Halley ismi bilinmiyordu. Buna rağmen Kur'an-ı Kerim gelecek zamanı anlatırcasına Halley ismini ve 76 yıllık dolanım süresini bizlere yüzyıllar öncesinden haber vermiştir.

    H-A-L-L-E-Y harflerinin Kur'an'da ilk geçtiği yer Enam suresinin 76.ayetidir. Bu ayette HALLEY kelimesinin hemen yanında YILDIZ kelimesi geçiyor (Arapça karşılığı: Kevkeba) Bu ayetin numarası olan 76 sayısı da yıldızın dönüş süresi olan 76 yıla işaret etmektedir. Ayetin numarası olan 76 sayısı Halley yıldızını temsil eder çünkü her 76 yılda bir Dünya'dan görülür yani yörüngesini 76 yılda bir tamamlar.

    Nitekim Halley yıldızının keşfi de 76 yıllık dönüş süresinin bulunmasına dayanır. Edmund Halley bu yıldızın 76 yıl sonra tekrar görüleceğini açıklayarak kuyrukluyıldızların astronomik yörüngelerini de açıklığa kavuşturmuştur. Bu nedenle Halley yıldızının Kuran'da ilk olarak 76.ayette geçmesine mucize diyebiliriz çünkü Kur'an bu bilgiye yüzyıllar öncesinden işaret etmektedir.

    Bu örneğe benzer şekilde diğer bölümlerde yer verdiğimiz Sirius yıldızı da Kuran'da sadece 49.ayette geçmektedir ve Sirius B'nin Sirius A çevresindeki dolanım süresi de 49 yıldır (Necm suresi 49). Üstelik Sirius B yıldızı teleskop olmadan gözlenemez ve teleskop Kuran'dan yüzyıllar sonra keşfedilebilmiştir. Dolayısıyla hem Halley hem de Sirius yıldızlarının ayet numaralarının dönüş yıllarıyla aynı olması rastlantı değildir.






    KANDAKİ OKSİTLENME

    Kuran-ı Kerim'in Mutaffifin suresi 13.ayetinde "Kalplerin üzeri Pas bağladı..." şeklinde bir cümle yer almaktadır. Dikkat ederseniz çamurlandı veya tozlandı gibi kelimeler değil de "Pas bağladı" ifadesi kullanılmaktadır. Paslanma "Demirin Oksitlenmesi" demektir. İlginçtir ki Kuran'da bahsedildiği gibi vücudumuzdaki kanda (dolayısıyla kan dolaşımının merkezi olan kalpteki) demir sürekli oksitlenmektedir.

    Yani Kuran'da bahsedildiği gibi kalbimizde ve damarlarımızda her gün her saat paslanmaya benzer bir reaksiyon gerçekleşmektedir ve demir oksitlenmektedir. Havadan aldığımız oksijen kandaki hemoglobinde bulunan demir sayesinde vücutta taşınmaktadır. Yani aldığımız oksijen kandaki demir ile reaksiyona girmektedir ve bir anlamda paslanmaktadır. Fakat biz bu reaksiyonu gözle göremeyiz. Kısacası bu ayette bilimsel ve mucizevi bir benzetme yapıldığını düşünüyoruz fakat bu sadece bir yorumdur. Eski çalışmalarımızda da Kuran'ın hemoglobin ve demir atomuyla ilgili mucizevi kanıtlar sunduğunu dile getirmiştik bunlar da sitede mevcuttur.






    DNA VE GENETİK TARİHİNİN BAŞLANGICI


    DNA teriminin Kuran'da geçtiğine dair çok açık işaretlere rastlıyoruz. Mesela genetik biliminin başlangıç tarihi 1865 yılına ve DNA'ya Kuran'daki (18:65) numaralı ayet ile herkesin görebileceği bir netlikte dikkat çekiliyor.

    Bilindiği gibi bugünkü çağdaş genetiğin temellerini atan Mendel isimli bilimadamının 1865 yılında hazırladığı genetik yasalar, hem hayvanlar hem bitkiler hem de insanlar için geçerlidir. O nedenle 1865 yılı bilim dünyası için tarihi bir dönüm noktasıdır. Ve bu dönüm noktasına da Kuran'da çok açık bir biçimde işaret ediliyor.

    D-N-A harflerinin Kuran'da nerelerde yan yana geldiğini incelediğimiz zaman en fazla 18.surenin 65.ayetinde geçtiğini görüyoruz (Arapça'da Dal-Nun-Elif). Evet 18:65 numaralı ayette çok ilginç ve benzersiz bir biçimde ardarda tam üç defa D-N-A harfleri geçiyor. Ve Kuran'nın başka hiçbir ayetinde "Dna" harfleri bu şekilde ardarda ve çok sayıda geçmiyor. Yani Kuran 18:65 ayetiyle dikkatimizi "Dna" terimine çekmek istiyor.

    Özet olarak DNA teriminin ardarda çok sayıda geçtiği bu istisna ayetin numarası (18:65) genetik bilimin ve DNA tarihinin başlangıç yılı olan 1865 yılına işaret ediyor. Bunu rastlantı olarak değerlendiremeyiz çünkü Kuran'da sadece 18:65 ayetinde "Dna" ardarda üç defa geçiyor ve başka yerde böyle bir durum yok.

    Bu işaret mucizevi niteliktedir çünkü DNA (DeoksiriboNükleik Asit) ismini bilim dünyası henüz yeni koymuştur halbuki Kuran'da 1400 yıl önce işaret ediliyor. Dolayısıyla insanlığın bu moleküle "Dna" ismini koyacağına yüzyıllar önce Kuran işaret ediyordu.

    Mendel 1865 yılında keşfettiği bu genetik kanunları bir yıl sonra makale haline getirmiştir. "Dna" üzerindeki genler, gözlerimizin renginden boyumuzun uzunluğuna kadar birçok bilgiyi taşırlar. Kromozomlarda yer alan "Dna" molekülü anne ve babadaki bu bilgileri çocuğa aktarır.





    DNA VE RNA SUREDE EŞİT SAYIDA TEKRARLANIYOR
    Kuran'da birbiriyle ilintili olan bazı kelimelerin eşit sayıda tekrarlandığına daha önceki bölümlerde şahit olmuştuk. Örneğin Kur'an'da "Melek" kelimesi 88 defa geçerken Şeytan kelimesi de 88 defa geçer. Yahut "Cennet" kelimesi 77 yerde kullanılırken "Cehennem" kelimesi de 77 yerde kullanılıyor.

    İşte bu kelime tekrarlarına az önce değindimiz ve genetik biliminin başlangıcına işaret eden bu surede de rastlıyoruz. DNA ve genetik tarihinin başlangıcı olan 1865 yılına işaret eden bu surede DNA toplam 7 defa tekrarlanırken RNA da 7 defa tekrarlanıyor. Bildiğiniz gibi RNA molekülü de DNA gibi genetik yapıyı oluşturan diğer moleküldür o nedenle Dna-Rna'nın eşit sayıda geçmesi gerçekten bu moleküllere yüzyıllar önce Kuran'da işaret edildiğinin ayrı bir kanıtıdır.(Arapça'da D-N-A harfleri "Dal-Nun-Elif" ile gösterilirken RNA "Ra-Nun-Elif" harfleri ile gösterilir)





    OZON TABAKASI KURAN'DA YAZIYOR MUYDU?
    Ozon kelimesi Arapça'da, Türkçe'de ve diğer tüm yabancı dillerde hemen hemen aynı şekilde okunup yazılır. Ozon kelimesini oluşturan O-Z-O-N harfleri 72:6 numaralı ayette geçmektedir. Üstelik bu ayetten sonraki ayetlerde "Gökyüzünün koruyucusu (bekçisi)" ifadesi kullanılıyor. Aslında bu ifade ozon tabakası için de çok yerinde ve doğru bir tanımlamadır. Çünkü ozon gökyüzündeki koruyucu tabakadır ve dünyayı tehlikeli güneş ışınlarından korur.

    Halbuki Kuran'ın indirildiği 7.yüzyılda kimse ozon tabakasından haberdar değildi. Bu ayetin dışında 18:90 numaralı ayetin de ayrıca ozona işaret ettiğini düşünüyoruz çünkü bu ayette de "Güneşe karşı bir siper (koruyucu)" ifadesi yer almaktadır. Tüm bunlar için rastlantı diyemeyiz çünkü O-Z-O-N (Arapça'da Vav-Ze-Vav-Nun) harfleri çok nadir olarak binlerce ayette bir yan yana gelmektedir ve "Gökyüzünün koruyucusu (bekçisi)" ifadesiyle aynı bölümde geçmektedir.





    YENİ BİR KUR'AN MUCİZESİ DAHA: YERALTINDAKİ ENERJİ VE PETROL KELİMESİ

    İçinde bulunduğumuz çağda maalesef enerji kaynakları uğruna savaşlar çıkmaktadır. Enerji kaynaklarının başında gelen petrolün oluşumuna ve ismine Kuran-ı Kerim yüzyıllar öncesinden işaret etmektedir. Petrol ismine işaret edilmesi mucizevi niteliktedir çünkü petrol kelimesi ilk olarak bir Alman minerologun 1556 tarihli "De Re Metallica" isimli eserinde geçmektedir yani Kuran'dan yüzyıllar sonra... Kısacası Kuran'dan asırlar sonra dünya dillerinde petrol kelimesi kullanılmaya başlanmıştır dolayısıyla Kuran petrol kelimesinin tüm dünyada kullanılacağına önceden işaret etmiştir.(Petrolün farklı dillerdeki yazılışı veya okunuşu hemen hemen aynıdır Türkçe,İngilizce,Arapça'da olduğu gibi)

    Petrol kelimesini oluşturan harfler tüm Kuran'da baştan sona sadece iki yerde geçmektedir (harfler soldan sağa doğru ters diziliyor). Bunlardan ilki 6:59 nolu ayettir ve bu ayette petrole işaret edercesine "yeraltının karanlıklarındaki" ifadesi kullanılmaktadır. Yani petrolün yer altında olduğuna işaret edilmektedir.

    Ayrıca bilimadamları petrolün oluşum kökenini hem hayvansal hem de bitkisel olarak açıklamaktadırlar. Yani eski çağlardaki yeşil bitkilerin uzun bir zaman aralığından sonra petrole dönüştüğünü ifade etmektedirler. Kuran'daki bir ayet de bununla örtüşmektedir: " (Rabbin) yeşil otu çıkardı, sonra da onu kapkara(simsiyah) bir sel artığına(sıvıya) çevirdi..." (Ala suresi 4,5)





    MODERN BİLİMDEN YÜZYILLAR ÖNCE KURAN'DA ATMOSFER KELİMESİNE İŞARET EDİLİYORDU
    Modern bilimde Atmosfer kelimesi 17. yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır halbuki Kur'an zamanın ötesine geçerek bu kelimeye nerdeyse bin yıl öncesinden işaret ediyordu. Yani henüz dünyada kullanılmayan bilimsel bir terim yüzyıllar öncesinden Kuran'da yazıyordu o nedenle Kur'an büyük bir mucize daha sergilemiştir.(Atmosferin farklı dillerdeki yazılışı veya okunuşu hemen hemen aynıdır Türkçe,İngilizce,Arapça'da olduğu gibi)


    Atmosfer kelimesi dünyayı çevreleyen Hava Küre anlamına gelir. Dünya'nın küresel(sphere) yapısı anlaşıldıktan sonra bu kelime kullanılmaya başlanmıştır. Halbuki Kuran'ın indirildiği dönemde Dünya'nın yuvarlak olduğu da bilinmiyordu ve bu da Kuran'ın ayrı bir mucizesidir.

    Kuran'ın başından sonuna kadar sadece iki yerde atmosfer kelimesini oluşturan harfler yanyana gelmektedir. Bunlardan ilki 26:173 nolu ayettir. (Atmosfer kelimesini oluşturan harfler soldan sağa yanyana geliyor, sağdan sola hiç yok) Üstelik bu ayette YAĞMUR dan bahsediliyor. Dolayısıyla Kuran'da yağmurun atmosferden yağdığına da işaret ediliyor. Yani hem atmosfer hem de yağmur kelimelerinin yanyana gelmesini matematiksel açıdan rastlantı olarak değerlendiremeyiz tüm bunlar tesadüf olamaz.





    KUR'AN MUCİZESİ VE QUANTUM FİZİĞİ
    Yüzyıllar önce Kuran-ı Kerim'in geldiği çağda Quantum fiziği ve atomaltı parçacıklar bilinmiyordu. Fakat Kuranı Kerim evrenimizi oluşturan bu temel parçacıkların isimlerine ve ağırlıklarına işaret ederek inanılmaz bir mucize daha sergilemiştir. (Nötron ve Proton kelimeleri Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır)



    Nötron kelimesini oluşturan harfler tüm Kur'an-ı Kerim'de baştan sona sadece iki ayette geçiyor. Bunlardan birisi 18:39 nolu ayettir (Nötron Kütlesi=1839 me) Gördüğünüz gibi hem Nötron ismine hemde ayet numarasıyla nötronun ağırlığına açıkça işaret edilmektedir. Diğer binlerce ayette bu harfler yanyana gelmiyor fakat tam 18:39 ayetinde Nötron kelimesi ortaya çıkıyor o nedenle rastlantı olduğunu söyleyemeyiz.

    Aynı durum Proton için de geçerlidir. Proton kelimesini oluşturan harfler Kuran'ı Kerimde daha fazla sayıda geçiyor (Nötrona oranla). 18:37 nolu ayette Proton kelimesini oluşturan harfler soldan sağa ters biçimde yanyana geliyor. Proton kütlesi ise 1836-1837 me arasındadır yani 1837 me diyebiliriz. Dolayısıyla ayetin numarası 18:37 protonun ağırlığı olan 1837'ye işaret ediyor. Yani nötronda olduğu gibi protonda da ayet numarasıyla ağırlık aynıdır.(1837 me: 1837 adet elektron ağırlığında demektir)

    Atomları, zerreleri oluşturan bu parçacıkların yazılı olduğuna zaten aşağıdaki ayet de işaret etmektedir:
    "...Rabbinden ne yerde, ne gökte zerre kadar; ondan ne küçük, ne büyük hiçbir şey kaçmaz. Bunların hepsi apaçık bir Kitaptadır."(Yunus 61.ayet)




    AY İLE DÜNYA ARASINDAKİ MESAFE
    Kamer(AY) suresinde yine bir mucize ile karşılaşıyoruz. Bu surede Ay ile Dünya arasındaki harflerin uzunluk oranı Uzay'daki Ay-Dünya mesafesine işaret etmektedir. Kamer(AY) suresinin içerisinde sadece bir yerde Dünya(Ard) kelimesi geçmektedir.

    Surenin başlığı olan "Ay" kelimesi ile "Dünya" kelimesi arasındaki harfler toplam 333 adettir ve araya tam olarak 111 adet Ay kelimesi sığmaktadır. Çünkü Arapça'da Kamer(Ay) kelimesi 3 harften oluşur.

    Aynı şekilde gezegenimiz Dünya ile Ay arasına da ortalama 111 adet Ay sığmaktadır yani aradaki mesafe Ay çapının toplam 111 katıdır. Bir uzay haritasını incelediğiniz zaman da bunu görebilirsiniz. Ya da en temel astronomi kitaplarında da bu bilgiye rastlayabilirsiniz. Bu hesaplama da kullanılan uzaklık mesafesi ortalama mesafedir çünkü Ay'ın eliptik bir yörüngesi vardır.

    Fakat Kuran'ın indirildiği dönemde ne aradaki yüzbinlerce kilometrelik mesafe ne de Ay'ın çapı bilinmiyordu.İşte bu açıdan bu bilgi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Kuran'da Ay isminde sadece bir sure vardır ve bu surede sadece bir yerde Dünya kelimesi geçmektedir. O nedenle bu önemli bulgu matematiksel açıdan tesadüfi değildir.





    ARI VE GENETİK YAPISI

    1400 yıl önce genlerin ve kromozomların bilinmediği bir çağda Kur'an önemli bir mesaj daha veriyordu. Kur'an-ı Kerim'de "Nahl" (Arı) isimli bir sure yer almaktadır ve bu sure tam 16. suredir. Aynı şekilde arı da 16 kromozomlu bir canlıdır.

    Hayvanların dişisinde ve erkeğinde eşit sayıda kromozom bulunmaktadır. Fakat arının durumu, diğerlerinden farklıdır. Çünkü erkek arı 16 tek kromozoma, dişi arı ise 16 çift kromozoma sahiptir.
    İşte arı, bu açıdan farklıdır. Ve bu farklılığa Kur'an-ı Kerim de işaret etmektedir.

    Canlıların genetik şifresi olan DNA, kromozomlar üzerinde yer almaktadır. Örneğin Dünya'nın dört bir yanındaki bal arılarının kromozom sayısı aynıdır ve değişmez.

    Başka bir örnek daha; EQUUS ASINUSşek...

    Kur'an-ı Kerim'in birkaç bölümünde 'eşek' kelimesi geçmektedir, fakat Lokman (31.sure) ve Cuma (62. sure) surelerinde bahsedilen tek hayvan 'eşek'tir. Aynı şekilde 'eşek' türünde toplam 31 çift, yani açılım olarak 62 adet kromozom bulunmaktadır. Bu surelerin numaraları da 31 ve 62'dir.

    'Eşek' kelimesi başka birkaç surede daha geçmektedir ancak bu surelerde Aslan, At gibi diğer hayvanlardan da bahsediliyor, fakat 31. ve 62. surelerde 'eşek'ten başka hiçbir hayvandan bahsedilmiyor...





    VENÜS VE MARS'IN DÖNÜŞ SÜRELERİ
    Sıralama bakımından Dünya'ya en yakın olan bu iki gezegenin isimlerine ve kendi çevrelerindeki dönüş sürelerine modern astronomiden yüzyıllar önce Kur'an işaret ediyordu. Halbuki bu gezegenlerin kendi çevrelerindeki dönüş süreleri astronomlar tarafından Kuran'dan yüzyıllar sonra keşfedildi. Mars ve Venüs isimlerinin Kuran'da gizli bir şekilde yer alması da mucize niteliğindedir çünkü Mars ve Venüs isimleri bugün modern Astronomide kullanılan genel isimlerdir halbuki Arapça'da Merih ve Zuhra olarak geçmekteydi. Aynı şekilde Kur'an'ın indirildiği dönemde de farklı toplumlar bu gezegenler için farklı isimler kullanmaktaydı.

    Venüs kelimesini oluşturan harfler Kuran'da ilk olarak Enfal suresinin 72.ayetinde yan yana gelmektedir. Bir sonraki Venüs harfleri ise Hud suresinin 3. ayetinde yan yana gelmektedir. (Arapça'da Vav-Elif-Nun-Elif-Sin) Bu iki yerin arasında toplam 243 ayet geçmektedir. Aynen burada olduğu gibi Uzay'da Venüs'ün kendi çevresindeki dolanım süresi de tam 243 gün sürer. Yani 243 gün bitince dönüşünü tekrarlar. Kuran da 243 ayet geçince Venüs kelimesini oluşturan harfler tekrarlanıyor.

    Aynı bulgu Mars için de geçerli. Mars kelimesini oluşturan harfler Kuran'da ilk olarak Müminun suresinin 44.ayetinde yan yana gelmektedir. Bir sonraki Mars harfleri ise yine Müminun suresinin 45.ayetinde yan yana gelmektedir. (Arapça'da Mim-Elif-Ra-Sin) Yani hemen 1 ayet sonra tekrar geçmektedir. Aynı şekilde Mars'ın kendi çevresindeki dolanım süresi de sadece 1 gün sürer. Mars 1 günden sonra dönüşünü tekrarlar aynen Kuran'da 1 ayet sonra tekrarlandığı gibi...

    Dünya'ya komşu olan iki gezegen Venüs ve Mars dışında diğer gezegenler hakkında da Kuran'da mucizevi bilgiler olduğunu ve bunların zamanla ortaya çıkacağını düşünüyoruz.




    DENİZ - KARA ORANI

    Kur'an-ı Kerim'de geçen "Deniz" ve "Kara" kelimelerinin sayıca birbirlerine oranı, bugün modern bilimdeki oranla birebir aynıdır. Halbuki o yıllarda henüz kıtalar keşfedilmemişti ve kara-deniz oranının bilimsel olarak tespit edilmesi mümkün değildi. Örneğin Amerika gibi büyük bir kara parçasının varlığı Kuran'dan yüzyıllar sonra 15. yüzyılda keşfedilmiştir.

    Kur'an'da toplam 13 defa "Kara (berr, yabas)" ifadesi geçmektedir. "Deniz (bahr)" kelimesi ise 32 defa

    geçmektedir. Yani deniz oranı 32/45, kara oranı ise 13/45 olarak verilmektedir. Yüzdelere çevirdiğimizde deniz oranı yüzde 71, kara oranı ise yüzde 29 çıkmaktadır. Modern bilimin bulgularına göre de denizler Dünya'nın yüzde 71'ini, karalar ise yüzde 29'unu kaplamaktadır. Günümüzde bilimadamları bu tür ince hesaplamaları uydu fotoğrafları ve bilgisayarlar ile yapabilmektedir.





    KURAN'DA ATOMLAR

    Kuran-ı Kerim'de yer alan element isimli "Hadid (Demir)" suresinde, Radon, Potasyum, Zirkonyum ve Titanyum gibi diğer elementlere de atom numaralarıyla ve ağırlıklarıyla birlikte işaret edilmektedir. Halbuki o yıllarda elementler ve atom numaraları henüz keşfedilmemişti. İşte bu yüzden Kuran çok büyük bir mucize daha sergilemektedir.

    Örneğin element isimli bu suredeki Arapça harfleri saydığımızda ilk RN harflerine kadar 86 harf geçmektedir.Aynı şekilde bilimsel olarak "Rn(Radon)" elementinin atom numarasıda 86'dır.





    SİRİUS YILDIZI VE 49 SAYISI
    "Doğrusu Şi'ra (Sirius) yıldızının Rabbi O'dur." (Necm suresi, 49)

    Arapça karşılığı Şi'ra olan Sirius yıldızının Kuran'da sadece 49. ayette geçmesi,gerçekten ilgi çekici bir durumdur. Çünkü bilimadamları Sirius yıldızının hareketlerindeki düzensizliklerden yola çıkarak onun bir çift yıldız olduğunu keşfetti ve gözle görülemeyen diğer yıldıza Sirius B ismini verdi.Teleskopsuz görülemeyen Sirius B yıldızının, Sirius A etrafındaki dolanım süresinin de 49 yıl olduğunu tespit etti.
    :hz Neyzen Derya :hz


    Gözlerim hayalini ararken kuytusunda her karanlığın... Yüreğim yüreğini dokunur gibi olur... Sızılarımı çoğaltan yalnızlık sebebi olur içimdeki ahımın... Umutlarım umutsuzluk çölünde usulca kurur...
    Yorgun yüreğimin iniltisi duyulurken gecede... İçimdeki hüzün akmaz, takılır kirpiklerime... Kuraklığı çöker sevdamın, çöküverir yüreğimin üstüne... Dokunur susuzluk, dokunur ömrüm, feri solan gözlerime...

  2. #2
    :(WeEp): adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-06-2008
    Mesajlar
    323
    Karizma Gücü
    0
    D-E-R-Y-A arkadaşım,

    kendince iyi niyetle açtın bu konuyu, emin gibiyim bundan ama bu ömer çelakıl (ben decoder ömer diyorum ) gerçekten sahtekar/yalancı/düzenbaz bir insandır. senin bu adama inanıp islam adına savunmanla bile biz dinsizlerden daha fazla (sözde) kötülük yapmış olursun. bence yöneticiye söyle bu konuyu silsin, zaten kaynak da vermemişsin. yok ben tartışmak istiyorum diyorsan tartışırız. paylaşmak için düşüneceğin son kişi olmalı bence decoder ömer. byee.

  3. #3
    ๖ۣۜ♥(_ㅁㅔㄹㅞ"ㅁ_)๖ۣۜ♥ <span style='color: #808080'><span class='glow_9400D3'>(_KaLPSiZ_)</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-05-2007
    Mesajlar
    8,276
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Geleceğe ışık tutan bir kutsal Kitaptır..

    geç de olsa bunu herkes anlayacaktır..
    Hayatımda BİR' i yok....
    BİR'in de hayatım var...

    "İstanbul "Sen" Kokuyor..."
    Önüm,arkam,sağım,solum " O " be !

  4. #4
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    decoder ömer esprısıne cok guldum ya
    bana da pek ınandırıcı gelmedı,sınekten yag cıkarmak gıbı olmuş konu,konu acanla sorunum yok yanlıs anlasılmasın
    ............
    imza

  5. #5
    :(WeEp): adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-06-2008
    Mesajlar
    323
    Karizma Gücü
    0
    hatta sana küçük bir örnek vereyim de içinde şüphe kalmasın. ne kadar iyi bir insanım ben yaa!

    bakın bayan;

    ben bu decoder ömer'in çözdüğünü iddia ettiği bir şifreyi inceledim. yanlış çözmüş. emin olmak için aslanbash nickli hocaya (o artık aramızda değil ) sordum. o da benimle aynı fikirde. işte sorum ve onun cevabı:

    benim sorum:

    merhaba aslanbash

    Kur'an'da kelime uyumları olduğunu iddia eden siteler var. Hatta bunlar TV'lerdeki tartışma programlarına felan da taşınmıştı. Mesela bir yanda Ömer Çelakıl isimli bir genç, diğer tarafta eski diyanet işleri başkanı Prof. Dr. Süleyman Ateş bağrışıp duruyorlardı (ben ona tartışma demiyorum da ). Bu konu benim biraz ilgimi çeken bir konu. İşte bu yüzden son günlerde kendimi bu kelime tekrarlarının doğru olup olmadığı sorusuna verdim ve kendi çapımda bir uğraş içine girdim. Örneğin şöyle bir iddia var:

    “Deniz (bahr)” kelimesi Kuran’da 32 defa geçer. Kuran’da geçen “bahr” kelimesi deniz-ler gibi, göl, ırmak tipi büyük suları da ifade eder. “Kara (berr, yabas)” ifadesi ise Kuran’da 13 defa geçer. Eğer 32’nin 45’e oranını alırsak karşımıza %71,111 çıkar.

    Elinize hangi ansiklopediyi alırsanız alın denizlerin Dünya’nın %71’ini, karaların %29’unu oluşturduklarını göreceksiniz. Dünya’daki kara-deniz oranıyla Kuran’daki kara ve deniz ifadelerinin oranının uyumlu olması çok ilginç bir mucizedir. Peygamber’in yaşadığı dönemde bilinmeyen bu bilgi Kuran’da kelimelerin uyumlu kullanımıyla kodlanmıştır. İnatçılık engelinden kurtulan insanlar, Kuran’ın anlaşılması kolay, taklidi imkansız bu mucizelerini takdir edeceklerdir.

    http://www.mucizeler.com/kum/kum9.htm
    Ben ise daha farklı bir sonuç buldum. Grameri bilmiyor oluşum buna sebep olmuş olabilir. Sizden istediğim; ayetleri inceledikten sonra nerede hata yaptığımı söylemeniz.

    1. (BAKARA suresi 50. ayet) (Resmi:2/İniş:92/Alfabetik:11)
    وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْنَا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ
    Sizin için denizi yarmıştık, sizi kurtarmış ve Fir'avn âilesini boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.

    2. (BAKARA suresi 164. ayet) (Resmi:2/İniş:92/Alfabetik:11)
    اِنَّ فٖى خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّتٖى تَجْرٖى فِى الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَاءِ مِنْ مَاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فٖيهَا مِنْ كُلِّ دَابَّةٍ وَتَصْرٖيفِ الرِّياَحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
    Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün değişmesinde, insanların faydasına olan şeyleri denizde taşıyıp giden gemilerde, Allâh'ın gökten su indirip onunla ölmüş olan yeri dirilterek üzerine her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için (Allâh'ın varlığına ve birliğine) deliller vardır.

    3. (MÂİDE suresi 96. ayet) (Resmi:5/İniş:110/Alfabetik:60)

    اُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ الْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًا وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذٖى اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
    Hem kendinize, hem de yolculara bir geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği, size helâl kılındı. İhrâmda olduğunuz sürece size kara avı yasaklandı. Huzûruna toplanacağınız Allah'tan korkun!

    4. (EN'ÂM suresi 59. ayet) (Resmi:6/İniş:55/Alfabetik:20)
    وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا اِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فٖى ظُلُمَاتِ الْاَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا فٖى كِتَابٍ مُبٖينٍ
    Gayb'ın (görünmez bilginin) anahtarları, O'nun yanındadır, onları O'ndan başkası bilmez. (O) karada ve denizde olan herşeyi bilir. Düşen bir yaprak, ki mutlaka onu bilir, yerin karanlıkları içinde gömülen dâne, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir Kitapta olmasın.

    5. (EN'ÂM suresi 63. ayet) (Resmi:6/İniş:55/Alfabetik:20)
    قُلْ مَنْ يُنَجّٖيكُمْ مِنْ ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً لَئِنْ اَنْجٰینَا مِنْ هٰـذِهٖ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرٖينَ
    De ki: "Gizli ve açık olarak: 'Bizi bundan kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız!' diye O'na yalvarıp yakardığınız zaman, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarıyor?"

    6. (EN'ÂM suresi 97. ayet) (Resmi:6/İniş:55/Alfabetik:20)
    وَهُوَ الَّذٖى جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُوا بِهَا فٖى ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
    O'dur ki size, karanın ve denizin karanlıklarında, yıldızlardan yararlanıp yol bulma imkânı verdi. Gerçekten biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş geniş açıkladık.

    7. (A'RAF suresi 138. ayet) (Resmi:7/İniş:39/Alfabetik:9)
    وَجَاوَزْنَا بِبَنٖى اِسْرَایٖٔلَ الْبَحْرَ فَاَتَوْا عَلٰى قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلٰى اَصْنَامٍ لَهُمْ قَالُوا يَا مُوسَى اجْعَلْ لَنَا اِلٰـهًا كَمَا لَهُمْ اٰلِهَةٌ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ
    İsrâil oğullarını denizden geçirdik, kendilerine mahsus birtakım putlara tapan bir kavme rastladılar: "Ey Mûsâ, dediler, (bak) bunların nasıl tanrıları var, bize de öyle bir tanrı yap!" (Mûsâ) dedi: "Siz, gerçekten câhil bir toplumsunuz."

    8. (A'RAF suresi 163. ayet) (Resmi:7/İniş:39/Alfabetik:9)
    9. (YÛNUS suresi 22. ayet) (Resmi:10/İniş:51/Alfabetik:109)
    10. (YÛNUS suresi 90. ayet) (Resmi:10/İniş:51/Alfabetik:109)
    11. (İBRÂHİM suresi 32. ayet) (Resmi:14/İniş:72/Alfabetik:40)
    12. (NAHL suresi 14. ayet) (Resmi:16/İniş:70/Alfabetik:75)
    13. (İSRÂ suresi 66. ayet) (Resmi:17/İniş:50/Alfabetik:46)
    14. (İSRÂ suresi 67. ayet) (Resmi:17/İniş:50/Alfabetik:46)
    15. (İSRÂ suresi 70. ayet) (Resmi:17/İniş:50/Alfabetik:46)
    16. (KEHF suresi 61. ayet) (Resmi:18/İniş:69/Alfabetik:54)
    17. (KEHF suresi 63. ayet) (Resmi:18/İniş:69/Alfabetik:54)
    18. (KEHF suresi 79. ayet) (Resmi:18/İniş:69/Alfabetik:54)
    19. ve 20. (KEHF suresi 109. ayet) (Resmi:18/İniş:69/Alfabetik:54)
    21. (TÂHÂ suresi 77. ayet) (Resmi:20/İniş:45/Alfabetik:96)
    22. (HAC suresi 65. ayet) (Resmi:22/İniş:88/Alfabetik:32)
    23. (NÛR suresi 40. ayet) (Resmi:24/İniş:102/Alfabetik:84)
    24. (ŞUARA suresi 63. ayet) (Resmi:26/İniş:47/Alfabetik:94)
    25. (NEML suresi 63. ayet) (Resmi:27/İniş:48/Alfabetik:81)
    26. (RÛM suresi 41. ayet) (Resmi:30/İniş:84/Alfabetik:87)
    27. (LOKMAN suresi 27. ayet) (Resmi:31/İniş:57/Alfabetik:59)
    28. (LOKMAN suresi 31. ayet) (Resmi:31/İniş:57/Alfabetik:59)
    29. (FATIR suresi 12. ayet) (Resmi:35/İniş:43/Alfabetik:24)
    30. (ŞÛRÂ suresi 32. ayet) (Resmi:42/İniş:62/Alfabetik:95)
    31. (DUHÂN suresi 24. ayet) (Resmi:44/İniş:64/Alfabetik:19)
    32. (CÂSİYE suresi 12. ayet) (Resmi:45/İniş:65/Alfabetik:15)
    33. (TÛR suresi 6. ayet) (Resmi:52/İniş:76/Alfabetik:106)
    34. (RAHMÂN suresi 24. ayet) (Resmi:55/İniş:89/Alfabetik:86)

    not1: kehf 109'da iki defa geçiyor. o yüzden 19. ve 20. olarak saydım.
    not2: ilk aramada (programla arapçasından arıyorum) 40 sonuç vardı. bu 40 sonuca dahil olan ayetlerden aşağıdaki listede bulunanlarda "bahreyn" (iki deniz) onun da aşağısındaki listede de "ebhar" (denizler) geçtiği için ilk listeye (yani tekil olarak deniz kelimesi geçen ayetlere) eklemedim. ayrıca hiç ilgisi olmayan savaşla ilgili olan "biharbin" kelimesi de karışmıştı. onu da ilk listeye eklemedim.

    BAHREYN
    1. (KEHF suresi 60. ayet) (Resmi:18/İniş:69/Alfabetik:54)
    2. (FURKÂN suresi 53. ayet) (Resmi:25/İniş:42/Alfabetik:29)
    3. (NEML suresi 61. ayet) (Resmi:27/İniş:48/Alfabetik:81)
    4. (RAHMÂN suresi 19. ayet) (Resmi:55/İniş:89/Alfabetik:86)

    EBHAR
    1. (LOKMAN suresi 27. ayet) (Resmi:31/İniş:57/Alfabetik:59)

    BİHARBİN
    1. (BAKARA suresi 279. ayet) (Resmi:2/İniş:92/Alfabetik:11)
    فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَاْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَاِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُسُ اَمْوَالِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ
    Eğer böyle yapmazsanız, Allâh ve Elçisiyle savaşa girdiğinizi bilin. Tevbe ederseniz, ana malınız sizindir. Ne haksızlık edersiniz, ne de haksızlığa uğratılırsınız.

    34 (BAHR) (tekil olarak deniz) + 4 (BAHREYN) (iki deniz) + 1 (EBHAR) (denizler) + 1 (BİHARBİN) ("be+ha+ra" (harbin) (harp)) = 40 (toplam)

    kolay gelsin.

    http://www.turkforum.net/showpost.ph...&postcount=878
    maşşallah, ben de ne soru sorarmışım yahu!

    aslanbash'ın cevabı:

    ...

    Tekrar sorunuza geçmek gerekirse, verdiğiniz ayetlere "tek tek bakmadım" göz gezdirdim ve ilgilenip kırmızılaştırdıklarınıza baktım. Yazarın, türemiş kelimeleri bu sayımında kullanıp kullanmadığını da bilemiyorum. Çelakıl ve benzeri yazarlar için yaptığım yorum da zaten buydu "Kur'an'ın şekilsel özelliklerini zorlama yorumlarla farklı şekillerde sunmanın objektif bir tarafı yoktur."

    "Birisi çıkar 32 defa geçti işte şöyle mucizedir derken, bir diğeri hayır 34 kere geçmiş 34 istanbulun plaka numarasıdır, denizle ilgili istanbul'da önemli birşeyler olacaktır, mesela tusunami gibi" absürt bir yorumda bulunabilir.

    Dolayısıyla islamla ilgili, çoğunluğun ortak görüşte olduğu konularda araştırmalarda bulunmak veya yorumlar yapmak daha sağlıklı olacaktır.

    bendeki Kuran araştırma programlarında yaptığım araştırmada ben de "Kur'an'da geçen, 34 "bahr" kelimesi olduğunu gördüm."

    Çelakıl'ın zorlama yorumlarının ve yanlış analizlerinin bir diğer örneği olarak kabul edebiliriz bunu da kısacası.


    http://www.turkforum.net/showpost.ph...&postcount=897
    sözün kısası diyecektim ama galiba bu kısmı geçeli çok oldu.

    not: eğer konuyu sildirmek istemiyorsan tartışırız, ancak çok gereksiz bir tartışma olacağını daha baştan söyleyeyim. eğer bu matematiksel mucizeler yerine diğer mucizleri alıntılarsan daha güzel ve faydalı olur diye düşünüyorum. böylece yine sildirmemiş olursun konuyu, artık karar senin.

    tekrar byee.
    Bu mesaj en son " 25.09.08 " tarihinde saat 02:17 itibariyle :(WeEp): tarafından düzenlenmiştir...

  6. #6
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Kamer suresinden sonuna kadar Kur'an'da 1389 tane ayet geçse de geçmese de,
    "Onu yüksek/yüce bir yere yükselttik" ayeti 19.sure Meryem 57.ayette değil de başka yerde olsa da,
    Nahl suresinin sırası 16 değil de daha az veya çok olsaydı da,
    Nisa 23 farklı olsaydı da,
    Aslında Şems (güneş) suresindeki her ayet he ile değil elif ile biter, (ayrıca neden yunanca/latince bir kelimeye işaret eder anlamam ya neyse,) öyle bitmese bile,
    35. Fatır Suresi 8.ayette, ra'â(baktı) kelimesi latince (neden latince) retinaya işaret etmese de,
    Nisa 119 da tağyir, başak bir şeye değiştirme kelimesi olmasaydı da,
    Ahkâf 23 de mâ ursiltu (gönderilenler) cümlesindeki dizilim (merih değil de) mars kelimesine işaret etmese de,
    En'âm 76'da geçen kevkeb kelimesi (kevkeb yıldız değil gezegen anlamına gelir. Yıldız necm'dir.) geçseydi de geçmeseydi de,
    Necm 49'daki Şîrâ yıldızının sirius yıldızı olduğu bir tahmindir. Gerçek olsaydı da, olmasaydı da,
    18. Kehf suresi 65. ayette nâ iyelik edatının abdinâ, indenâ ve ledunnâ kelimelerine gelerek oluşturduğu yapı hiç olmasaydı da,
    Melek-şeytan, cennet-cehennem kelimeleri eşit sayıda geçmeseydi de,
    72. Cinn suresinde 6. ayette ya'ûzune=sığınırlar kelimesi (nasıl oluyorsa) ozon anlamına gelmese de,
    18. Kehf suresi 90. ayette sitr=engel, örtü kelimesi de ozon anlamına gelmese de,
    6. En'âm 59. ayette zulumâti'l-ard kelimesi petrole işaret etmese de,
    87. A'lâ 5. ayette geçen ğusâen ahvâ cümlesi (ğusâun=zayıflama cılızlaşma, ahvâ->haveye=sarmal, kıvrık olan) çürümeyle petrole işaret etmese de,
    26. Şu'arâ Suresi 173. ayetteki matar=yağmur atmosfere işaret etmeseydi de,
    18. Kehf suresi 39. ayette in turani (in şart edatı turani=görüyorsun) (37. ayette de min turab var görmemişler) kelimesi nötron anlamına gelmese de,
    Yunus 61. ayette Bu gün atom en küçük birim değil ama buradaki zerre(parçacık) o anlama gelmese de,
    Ay ile dünya arasındaki mesafe için kamer suresinde dünya kelimesi geçmeseydi de,
    16. Nahl, 31. Lokman ve 62. Cum'a (sadece 31x2 diye verilmiş) sıralamaları farklı olsaydı da,
    Enfâl 72. ayette ve nasarû (ve yardım ederler) kelimesinde v n s yanyana gelmiş olmasa da,
    yine Hûd 3. ayette ve inistağfirû (ve bağışlanma dileyenler) kelimesinde v i n s yanyana gelmiş olmasa da,
    Ayrıca araplar niye venüs, mars diyor ayrı bi hadise... o zamanlar araplar marsa Merih, venüse Zühre diyorlardı.
    Deniz-kara oranları verilmemiş olsaydı da,
    Şimdi, Sirius A'nın B etrafındaki dolanımı 49 yılmış. Ayette şayet şîrâ yıldızıyla sirius kastediliyorsa Sirius A mı yoksa B mi kastediliyor. her ikisi de kastedilmemiş olsa da...

    Tüm bunlar olsa da olmasa da ben Kur'an'a iman ediyorum. Kur'an'a iman etmek için bunlara ihtiyaç olduğunu sanmıyorum. Kur'an'ın bir takım mu'cizevi işaretleri olsa bile ondan sanki bir bilim kitabıymış gibi beklentide olmamalıyız.
    Bilim bu gün şunu der yarın keşfettikleriyle başka şey söyleyebilir. Bilimsel ifadelerle Kur'an'a yönelecek kişi bilim başka söyleyince dönecek mi...

    İki popüler argüman var: Sure sırası, kelimelerdeki harf dizilimi ve sayısı (ebcetcilere de bir cevaptır)
    Siz zannediyor musunuz ki bu gün elinizdeki kur'an sıralaması tek sıralama şeklini yansıtıyor...
    Veya zannediyor musunuz ki bu gün elinizdeki kur'an'daki yazım şekli vahyin ilk zamanlardaki yazım şekli...
    Yanılıyorsunuz.! Mevcut ayet numaralandırılması ve metinlerin yazımı istifade ve okuma kolaylığı gözetilerek sonradan yapılmıştır.
    Mevcut Kur'an sıralaması ile nüzul sırasına göre sıralama farklıdır. Diğer sıralamayı esas alınca her şey boş mu olacak...
    Ayetlerin numaralandırılması farklı farklıdır. Mütevatir kıraatlerin birine göre iki pasaj fakat tek ayet sayılan bir ayet diğerine göre iki ayet sayılmıştır. Buna göre verilen ayet numaraları afaki kalır.
    Yine birileri ebcete dayanır mesela besmeleyi sayar 19 bulur. isterseniz sayın: (بسم الله الرحمن الرحيم). Ama bunu okunduğu gibi her harfi göstererek bi ele alalım bakalım öyle mi: (باسم الله الرحمان الرحيم), sayın Allah lafzını çeken elifle birlikte 23. Yine bu gün elimizdeki Kur'an'larda kitap kelimesi elifli(كتاب) yazılır ama orjinalde elifsizdir(كتب), böyle örnekler tonla var. Harfler sayılırken hangisine uyarak sayılıyor...
    Mesela yukarda Enfâl 72'de, ve nasarû(ونصرو) geçiyor, buradaki örnekte venüs sad harfiyle, Hûd 3'te ise, ve inistağfirû(وإن استغفرو), sin harfiyle gelmiş nasıl olacak...

    Neyse ayrıntıya girersem uzun kaçar şimdi...
    Ha bi de ayetleri neden tersten okuyoruz anlaşılmaz bi durum. Düzünden bile aklı başında okuyan zor bulunuyor. Yoksa yoktur, yok deyip geçin yav...


    Arkadaşın iyi niyetinden şüphe etmiyorum, tenkidim için de kusura bakmasın, ne yapalım bura forum olunca...
    Bu arada :WeEp:, benden önce davranmış
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

  7. #7
    ßûLéNT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-08-2007
    Mesajlar
    1,877
    Karizma Gücü
    5
    Ne zamandır benzerliklere mucize diyoruz... Ne kadarı benziyordur o da ayrı bir tartışma konusu tabi
    Romanın bir yerinde Erkek:
    "Hayatta bir takım hedeflere saplanmak, kendine zincire vurmaktır.
    Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını, kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlamak gerekir.
    Ve bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına inanmak, bir kere daha yanılmaktır.
    Çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır." der.

  8. #8
    thelonerider adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-03-2005
    Mesajlar
    2,553
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı recognizer tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ....Tüm bunlar olsa da olmasa da ben Kur'an'a iman ediyorum. Kur'an'a iman etmek için bunlara ihtiyaç olduğunu sanmıyorum. Kur'an'ın bir takım mu'cizevi işaretleri olsa bile ondan sanki bir bilim kitabıymış gibi beklentide olmamalıyız.
    Meselenin özü burda işte. Allah razı olsun.
    Bilim kitabı olarak görülse bir nebze iyi, bu yolla -örneklerde
    yok ama- gelecekten haber vermeye kadar vardırarak fal kitabı
    gibi de gösteriyorlar.


    Alıntı recognizer tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bilim bu gün şunu der yarın keşfettikleriyle başka şey söyleyebilir. Bilimsel ifadelerle Kur'an'a yönelecek kişi bilim başka söyleyince dönecek mi...
    Yıllar önce annemin midesindeki ülsere süt iyi gelir diyen
    bilim bugün "Aman ha! Süt asit içerir ülseri azdırır" diyor.
    Mazallah birileri o zamanlar "Sütün ülsere iyi geldiği şu-şu
    ayetlerin hesaplanmasıyla ortaya çıkıyor" deseydi!

    Alıntı recognizer tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İki popüler argüman var: Sure sırası, kelimelerdeki harf dizilimi ve sayısı (ebcetcilere de bir cevaptır)
    Siz zannediyor musunuz ki bu gün elinizdeki kur'an sıralaması tek sıralama şeklini yansıtıyor...
    Kur'an-ı Kerim'in bugünkü halinin aldıktan sonra bu
    hesaplamaların yapılmasının da ayrı bir mucize olduğunu
    söyleyenler var ama bence en büyük delil, kimi kelimelerin
    arapça, kimilerinin latince zorlamalarla bulunmasıdır.







    .

  9. #9
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    bu zorlama yorumlarla işin nenreye varacağını benim çubuk krakerin tefsiri konusundan da anlayabilirsin
    http://www.turkforum.net/733666-tefsir-zorlamalari.html

  10. #10
    D-E-R-Y-A adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    510
    Karizma Gücü
    0
    Çok sağolun arkadaşlar
    Ne güzel yorumlar yazmışsınız
    Minnettarım size(!)

    Eleştirmek isteyen eleştirsin, benim ilgimi çekti bende sizlerle paylaştım... Tabiki bunlar olmasa da biz iman ediyoruz.

    İlgimi çeken konuları sizlerle paylaştığım için üzgünüm

    Muhteşem bir dine sahibiz, dinimizi anlatmak kelimelerin haddine bile değil...
    Ben sadece bi bakış acısı gösterdim...

    Bazen öyle oluyor ki dil susyor gönül söylüyor. Gönlün sesini bi tek O biliyor. Dile döksen, dil az geliyor. Ağlasan, o gözler bile ifade edemez. İçin öyle bi coşuyor ki durdurmaya kıyamıyorsunuz. İşte o zaman benlik bambaşka bir boyuta ulaşıyor............
    :hz Neyzen Derya :hz


    Gözlerim hayalini ararken kuytusunda her karanlığın... Yüreğim yüreğini dokunur gibi olur... Sızılarımı çoğaltan yalnızlık sebebi olur içimdeki ahımın... Umutlarım umutsuzluk çölünde usulca kurur...
    Yorgun yüreğimin iniltisi duyulurken gecede... İçimdeki hüzün akmaz, takılır kirpiklerime... Kuraklığı çöker sevdamın, çöküverir yüreğimin üstüne... Dokunur susuzluk, dokunur ömrüm, feri solan gözlerime...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kuran Mucizeleri-Belgesel
    2005 Konuları bölümünde NemesisR3 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 16.06.05, 21:31

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •