Dakikaları içime hapsediyorum
Akmasın diye, zamanı ellerimle sıkıca tutuyorum
Farkındayım,boşuna uğraşıyorum
Ne kadar çabalasam da zamanın durmayacağını biliyorum,
tıpkı geri dönmeyeceğini bildiğim gibi...

Alışmak yokluğuna, unutmakla eşit mi sence?
Belki de gerçekten öyle...
Artık olmayacağını bilmek ve ona göre yaşamak...
İçinde sen olmayan bir hayata başlamak...
Adını silmek...
Varlığını kalbimden azad etmek...
Eğer alışmak unutmakla eşitse
Ben hala yokluğuna alışamadım işte...

Haklısın geç fark ediyorum bazı şeyleri...Şimdi düşünüyorum da varlığın daha fazla acıtıyordu canımı.Uzatsam elimi dokunacak kadar yakınken bana, gözlerindeki yabancı durduruyordu beni umarsızca.Yanıbaşımdaydın, bir o kadar da uzağımda.Ben yalnızca bedenine sahiptim.Ruhun hiçbir zaman ait olamadı bana.Hep başka bir yüreğe kaydı ya da onu var eden kalpten bir türlü kopamadı.Yaşanmışlıkları geride bırakıp ruhuma karışamadı...
Biz hiç kenetlenemedik birbirimize.Ben seni sımsıkı tutarken, senin ellerin boşluğu sarıyordu.Bu aşk için durmadan savaşırken, sen yenilgiyi kabul etmiş bir tutsak gibi geçmişine çakılı kalıyordun.Yine de umut edip sevgim ikimize de yeter diyordum her seferinde.Ama yoruldum artık.İçimdeki 'sen'i kendi ellerinle bir yabancıya dönüştürdün.Şimdi soluğum tükendi, yüreğim kaybetti.Aynı eve iki yabancı yerleşti ve yorgun ruhum seni aramızda saklı kalan gölgeye emanet etti...

Sözler takılı kalır dudaklarımın arasında,
Haykırmak isterim delicesine özlediğimi, susar yüreğim...
Zor gelir nefes almak,yokluğuna alışmak
Ellerim boşluğa uzanır,
Gözlerim hayalinin sonsuzluğunda dolaşır...
Ruhum yorgun,kalbim yaralı
Ben sensiz,sevgisiz,çaresiz
Yanıma bir seni isterim,
Geriye kalan her şey gereksiz...

Sen yoksun madem
Hayat dursa artık önemsemem...


alıntı..