Ergenekonda Bulaşıcı Hastalık
Davadan önce aslanlar gibiydiler, "kampumbağa eti lezzetlidir" gibi komando lafları ediyorlardı. Hapse atılınca hepsine birşeyler oldu. İşte Ergenekon Hastaları'nın deşifresi.
Davadan önce hepsi aslanlar gibiydi. Ülke ülke, şehir şehir geziyorlardı. Sağlık durumları uzun seyahat dahil her şeye elverişliydi. Mitinglerde konuşuyor, panellerde 'kanun dışına çıkılacak günler yakındır' diyenleri ayakta alkışlıyorlardı. Tutuklanıp cezaevine gönderildikleri zaman da moralleri yüksekti.
Mesela Hurşit Tolon, hayatta kalma eğitimi aldıklarını anlatırken, "Kaplumbağa eti lezzetlidir, kalkan balığını andırır." diyordu. Duruşma günü yaklaştıkça Ergenekon sanıklarına bir şeyler oldu.
Halen tutuklu bulunan ve davanın seyrini önemli ölçüde etkileyeceği düşünülen isimler bir bir tahliye ediliyor.
Sağlık gerekçesiyle bırakılan zanlılara neredeyse her gün bir yenisi ekleniyor.
Soruşturmadaki 'sağlık' hassasiyeti, Ergenekon tutuklusu Kuddusi Okkır'ın hapiste ilerleyen hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmesi üzerine başlamıştı.
Cezaevinde merdivenden düşüp beyin kanaması geçiren emekli Orgeneral Şener Eruygur'un tahliyesinin ardından gözler dün yine tutuklu zanlılara çevrildi. Eruygur'un düştüğünü fark edip görevlileri çağıran emekli Orgeneral Hurşit Tolon da sabah saatlerinde hastaneye kaldırıldı.
Tolon, muayene edilip tekrar cezaevine gönderilirken, avukatının ilk açıklaması, "Tahliye talebinde bulunacağız." oldu. Avukat İlkay Sezer, müvekkilinde bulunan rahatsızlıkları ise şöyle sıraladı: "Yüksek tansiyon, prostat, kalp, aşırı kilo kaybı." İddialara göre hapishane şartlarından en çok şikâyet eden Hurşit Tolon'un sağlık gerekçesiyle serbest bırakılması için 'kalp damar raporu' bile hazırlandı.
Terör örgütü kurma ve yönetme, hükümete karşı silahlı isyana tahrik gibi suçlar nedeniyle gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, 'hastaneden tahliye' sürecinin ilk halkasını oluşturmuştu.
Sağlık koşullarının cezaevinde kalmaya müsait olmadığını belirten Selçuk, savcının tutuklanma talebine rağmen 45 saat sonra serbest bırakılmıştı. Aynı dönemde gözaltına alınan İstanbul Üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu da, benzer nedenlerle tahliyesini sağlamıştı.
Daha sonra bu gerekçe Ergenekon sürecinde gözaltına alınanların serbest kalabilmek için kullandığı en güçlü argümanlardan biri oldu. Ergenekon operasyonunun kilit ismi sayılan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, 9 aylık tutukluluk süresince 'düşme' dahil pek çok farklı sebeple defalarca hastaneye kaldırıldı ve her seferinde tahliyesini istedi.
Ergenekon tutuklusu Kuddusi Okkır'ın cezaevine girmeden var olan ve hapishanede ilerleyen hastalığı nedeniyle vefat etmesi, terör örgütü soruşturmasında sağlık konusunu hassaslaştırdı.
Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan Ayşe Asuman Özdemir'in epilepsi ve siroz olduğu bilgisi medyada yer alınca tahliye kararı geldi. Daha sonra Ergenekon Davası'nın kilit isimlerinden İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, tartışmalı bir kanser raporuyla cezaevinden çıktı.
Ergenekon'un yöneticisi olduğu iddiasıyla Kocaeli F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutuklu bulunan emekli Orgeneral Şener Eruygur ise sürecin şimdilik son halkasını teşkil etti.
Tansiyonu yükseldiği için merdivenden düşen Eruygur'un kaldırıldığı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nazım Mutlu, önce hastanın bilincinin açık olduğunu aktarmış, sonraki günlerde hayati tehlikesinin bulunduğunu duyurmuştu.
Gaynak
http://www.**********.com/news_detail.php?id=185574
aman savcı bey elini çabuk tut arkana baktığında hiç kimse nin kalmadığını göreceksin yoksa


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
aşam hiç hata yaptınız mı?