• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
42 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    kurtkanı41 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-05-2007
    Mesajlar
    4,156
    Karizma Gücü
    6

    Resimler Anlatıyor, Ayet Tamamlıyor!..



    Kuran-ı Kerim / MAİDE / 51. ayet-i kerime: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızûl yehûde ven nasârâ evliyâe ba’duhum evliyâu ba’d(ba’din) ve men yetevellehum minkum fe innehu minhum innallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

    Ey amenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), Yahudî ve Hristiyanları dostlar edinmeyin! Onlar birbirinin dostlarıdır. Ve sizden kim onlara dönerse (onları dost edinirse) artık o, mutlaka onlardandır. Muhakkak ki Allah, zâlimler kavmini hidayete erdirmez.


    Bazen birilerine onca şey anlatırsınız, sayfalar dolusu belgeler sunarsınız da yine iflah olmaz ve kabul etmez.

    Ama kimi resimler vardır ki, binlerce sayfaya bedeldir.


















    Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur. Ancak kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden sakınmanız başkadır. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Dönüş yalnız Allah'adır.
    Bu mesaj en son " 29.09.08 " tarihinde saat 04:48 itibariyle kurtkanı41 tarafından düzenlenmiştir... Neden: başlık büyük harften küçük harfe çevrildi
    resimlerim VE AKP'li Tarikat Müridleri
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!...


    T.C. MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes TÜRK'dür!..





    "Tek din,tek dil,tek devlet,tek bayrak..."
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!


    Üç kuruşluk adama, beş kuruşluk değer verirsen, aradaki iki kuruşa seni satar!..


    http://img110.imageshack.us/img110/8708/ehitlerimizum7.gif

    Türk oğlu, Türk kızı
    Türklüğünü koru!..
    kurtkanı


    Ya Türkçe Konuş Ya Da Öğren!..

    bilgesu, asena, pusat

  2. #2
    Mehdy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2007
    Mesajlar
    230
    Karizma Gücü
    5
    resimlerle ayetlerin arasındaki bağlantı nasıl bir bağlantı anlayamadım
    For What I've Done I'll start again,
    And whatever pain may come.
    Today this ends,
    I'm forgiving what I've done.



    Demekki Adolf Hitler aşağılık yahudiler konusunda haklıymış

  3. #3
    kurtkanı41 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-05-2007
    Mesajlar
    4,156
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Mehdy tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    resimlerle ayetlerin arasındaki bağlantı nasıl bir bağlantı anlayamadım
    Görememek de bir meziytettir.

    Bir de size tavsiyem, biraz uzaklaşarak bakın isterseniz.

    Çünkü, en yakındakini görmek için bazen, uzaklaşmak gerekir oradan!..
    resimlerim VE AKP'li Tarikat Müridleri
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!...


    T.C. MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes TÜRK'dür!..





    "Tek din,tek dil,tek devlet,tek bayrak..."
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!


    Üç kuruşluk adama, beş kuruşluk değer verirsen, aradaki iki kuruşa seni satar!..


    http://img110.imageshack.us/img110/8708/ehitlerimizum7.gif

    Türk oğlu, Türk kızı
    Türklüğünü koru!..
    kurtkanı


    Ya Türkçe Konuş Ya Da Öğren!..

    bilgesu, asena, pusat

  4. #4
    kurtkanı41 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-05-2007
    Mesajlar
    4,156
    Karizma Gücü
    6

    Ya solcu kesim okumuş olur aslında, sen bu işi anladın galiba, bak bi yazı vereyim de bi göz atın.

    Abbasiler, İpek ve Baharat yolu ile birlikte Akdeniz ticaretini denetledikleri 1000 yıllarında zenginliğin doruğundaydı. Bu nedenle Emevilerin bağnaz Arap anlayışlarından farklı olarak daha ılımlı bir çizgi benimsediler. Ünlü İslam bilginlerinin bu dönemde yetişmesini nedeni budur.

    ANADOLU AYDINLANMASI

    Aynı yıllarda bir çok Türk boyu İslam dinini kabul edip, Abbasi devletinde görevler alırken, kimi Türk boyları da İslamlaşmaya direniyordu. Şamanizm, insanın doğa ile bütünleşmesini sağlayan Türk inanç sistemi idi ve İslam inançları ile kaynaşması hiçte kolay değildi.

    Kaşkarlı Mahmut tam da bu tarihlerde (1100) 7500 Türkçe sözcüğe Arapça karşılık bulmakla meşguldü. Divan-ı Lüğat-ı Türk, yaşamın her alanını kuşatacak olan Arap İslam kültürüne karşı ilk direniş ya da elek olarak yorumlanabilir. Bu durum, Türklerin, bırakalım Emevilerin Arap şovenizmine dayanan bağnaz Şeriat İslamını, biraz daha seküler olan Abbasi İslamını bile olduğu gibi benimsemediklerini göstermesi açısından tipiktir. Kaşgarlı Mahmut'un ölümünden 2 yıl önce doğan Ahmet Yesevi, Mahmut'un çizgisini sürdürmüş ve Türk kültürü ile İslam kültürü arasına ikinci kez elek koymuştur. Konya, Nevşehir Hacı Bektaş hattı, Ermeni, Rum, Yahudi toplumlarının farklı inanç ve mezheplerin bir arada yaşadığı coğrafyaydı.

    Aynı yıllarda Anadolu'ya yerleşen Türk boylarını Yesevi ve öğrencileri de etkiliyordu..

    Kaşgarlı Mahmut ve Yesevi'den gelen damar, Kapodakya'nın kültür mirası ile birleşince Mevlana (1207-1273), Nasrettin Hoca (1208-1284), Yunus Emre (1238-1328), Hacı Bektaş Veli (1209-1271), Şeh Edebali (1206-1326) ve Şeh Bedrettin (1358 -1416) gibi ünlü isimlerin tam da bu dönemde ortaya çıkmasını sağladı.

    Anadolu aydınlanması da diyebileceğimiz bu tarihi dönem ,aslında sadece İslamın Türkleşmesini değil; ama aynı zamanda, genel insansal değerlerinin görünürleşmesidir de..

    Mevlana, İslam'a ilk kez müziği sokarken, Nasrettin Hoca, gülme kültürünü geliştirerek, Şeriat'ın ciddi, asık surat yüzü karşısında insana ait olanı öne çıkarmasını bilmiştir. Öte yandan Yunus Emre, humanizmi yüceltirken, Hacı Bektaş Veli, İslamın zulüm gören kesiminin (Hz. Ali ) inanç sistemi ile Şamanizm'in sentezini yapmıştır.

    Osmanlı toplum ve devlet sistemi, bu demokratik kültür mirasının üzerine inşa edildi. Padişahların katı şeriat uygulamaları yerine, seküler yönü ağar basan özgün bir model geliştirmelerinin nedeni budur.

    Anadolu aydınlanması, bir yandan demokratik halk kültür geleneği için önemli bir kök olmuş; diğer yandan da halk oyunları ile kadın-erkek beraberliği ve gülme kültürünün kuşaktan kuşağa taşınmasını sağlamıştır.İşte sadece ve sadece böylesi bir genetiğe sahip olmamız nedeniyle Türkiye ne Malezya ne Cezayir ne de İran olur; birileri istese de Türk toplumu buna izin vermez.

    Ya da tersinden söylersek, bugün şeriatla yönetilen ülkelerin hiç birinde Mevlana, Hacı Bektaş, Yunus Emre ve Nasrettin Hoca'nın gibi dehalar yoktur. Türk toplumu daha 13 yüzyılda "Aydınlanmacılar" sayesinde kendine ait din reformunu yapmıştır.

    Anadolu İslamı ya da Türk İslamı diyebileceğiz inanç sistemi, aslında bir biçimde sivil, özgürlükçü laikliğin doğal güvencesidir; çünkü, birey ve tanrı arasına üçüncü bir kişinin girmesinin önü kesilmiştir. İttihat ve Terakki'nin tepeden modernleştirici yaklaşımını Cumhuriyet kadroları da sürdürdü.

    Modernleştirme projesi, geleneksel olanı tümüyle dışladı. Bu durumda Anadolu İslamı da bir biçimde dışlandı. Halbuki Anadolu İslamı tepeden , devrimci tarzda değil, aşağıdan, evrimci tarzda modernleşmeye yatkındı.

    Sivil ve özgürlükçü bir yaklaşım sergilenmiş olsaydı, bugün yaşadığımız laik-anti laik kavgası en azından bu biçimiyle yaşanmazdı. Son 40 yıllık süreçte laik-anti laik gerginliği kullanılarak, devlet-siyaset ve topluma ilişkin yeni yeni dizaynlar yapıldı. Şeriat korkusu, komünizm korkusuna ikame edildi ve şimdilerde de sürekli kullanılan temel argüman oldu..

    Umarım faydalı olmuştur yazı...
    Bu mesaj en son " 29.09.08 " tarihinde saat 13:05 itibariyle FLoRa tarafından düzenlenmiştir...
    resimlerim VE AKP'li Tarikat Müridleri
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!...


    T.C. MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes TÜRK'dür!..





    "Tek din,tek dil,tek devlet,tek bayrak..."
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!


    Üç kuruşluk adama, beş kuruşluk değer verirsen, aradaki iki kuruşa seni satar!..


    http://img110.imageshack.us/img110/8708/ehitlerimizum7.gif

    Türk oğlu, Türk kızı
    Türklüğünü koru!..
    kurtkanı


    Ya Türkçe Konuş Ya Da Öğren!..

    bilgesu, asena, pusat

  5. #5
    melan_kolia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2007
    Mesajlar
    62
    Karizma Gücü
    0
    resimlerle gizli mesajlar verilmiş ama ayet ne alaka:S

  6. #6
    D-E-R-Y-A adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    510
    Karizma Gücü
    0
    Ya abicim o ayetlerin ilk önce indirilme nedenini bilmek lazım. Yazdığın ayetlerin kur-an'ın hangi bölümünde yazdığını bile gösterememişin. Abim sana zahmet hangi ayetler söyle de bende sana tefisirden açıklamasını iletiyim
    :hz Neyzen Derya :hz


    Gözlerim hayalini ararken kuytusunda her karanlığın... Yüreğim yüreğini dokunur gibi olur... Sızılarımı çoğaltan yalnızlık sebebi olur içimdeki ahımın... Umutlarım umutsuzluk çölünde usulca kurur...
    Yorgun yüreğimin iniltisi duyulurken gecede... İçimdeki hüzün akmaz, takılır kirpiklerime... Kuraklığı çöker sevdamın, çöküverir yüreğimin üstüne... Dokunur susuzluk, dokunur ömrüm, feri solan gözlerime...

  7. #7
    kurtkanı41 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-05-2007
    Mesajlar
    4,156
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı D-E-R-Y-A tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ya abicim o ayetlerin ilk önce indirilme nedenini bilmek lazım. Yazdığın ayetlerin kur-an'ın hangi bölümünde yazdığını bile gösterememişin. Abim sana zahmet hangi ayetler söyle de bende sana tefisirden açıklamasını iletiyim
    Sevgili D-E-R-YA, inşallah sen beni anlarsın. Sizin tayife beni pek sevmezde!..

    Sana dilim döndüğünce, bulabildiğim ve hakikat olduğuna inandığım bir izahat ile geliyorum.

    Alemlerin RAB'bı ALLAH(cc), bizlere peygamberler vasıtasıyla bildiriler gönderdi. Düşünüp tutalım diye öğütler verdi. Oysa biz O'nu değil, kendi bildiğimiz ya da kendi anladığımızı uygulamaya koyduk.

    Şıhlar, şeyler mollalar türettik, dini kullanan şarlatanları adam belledik, ağzından iki ALLAH kelamı çıkana kanar olduk.

    Benim bulduklarım ve bildiğim budur varsa senin daha iyi veya daha açık izahatın o da kabulümdür.



    Bu arada, cevaplarım siyasi içeriklidir,lütfen kişisel almayınız.

    Müminler müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa artık Allah'la olan bağını koparmış demektir. Ancak onlardan gele*bilecek bir tehlikeden korunmanız başkadır. Allah kendisi hakkında sizi uya*rıyor. Sonunda dönüş Allah'adır. (Aliimran 28)

    Bu âyetin iniş sebebi olarak tefsirlerde, bazı müslümanlarm yahudilerle ve müşriklerle kendi varlıklarını bile tehlikeye sokabilecek dostluklar kurmalarına ilişkin değişik olaylar nakledilir. Bunlardan biri şudur: Medine'deki bazı yahudiler zaman zaman ensardan bazı müslümanlarla gizli temas kurarak onları dinlerin*den vazgeçirmeye çalışıyorlardı. Durumu farkeden Rifâa b. Münzir, Abdurrahman b. Ciibeyr ve Saîd b. Hayseme gibi müminler söz konusu müslümanlan dikkatti olmaları konusunda uyardılar. Onlar bu uyarıyı dikkate almayıp yahudilerle yakın ilişkilerini sürdürdüler. O sebeple bu âyet nazil oldu.

    Gerek nüzul sebebi olarak zikredilen olaylar, gerekse "kâfirûn" (inkarcılar) kelimesinin Kur'ân-ı Kerîm'deki kullanımlan dikkate alınarak burada dost edinil*memesi istenenlerin müşrikler, münafıklar veya genel olarak tüm inkarcılar olabi*leceği yorumlan yapılmıştır. Nüzul sebebi ne olursa olsun âyet bütün zamanlarda geçerli genel bir ifadeye sahiptir.

    Kur'ân-ı Kerîm, müslümanların başka dinlerin mensuplarıyla ve bühassa putperestlerle farklı konumlarda çok çeşitli ilişkiler içinde bulundukları yirmi üç yıla yakın bir zaman dilimine yayılmış olarak nazil olduğundan, bu konuya ilişkin âyetlerde üslûp ve içerik farklılığının bulunması tabiidir. Müslümanların müslüman olmayanlarla ilişkilerini düzenleyen âyetler ve Resûlullah'ın uygulamaları topluca değerlendirildiğinde, delillerin şu iki noktada görüş ayrılığına meydan ver*meyecek ölçüde açık olduğu görülür:

    a) Hangi sebeple olursa olsun müslümanın -kendi inançlarından tâviz vere*rek- müslüman olmayana inanç bakımından yakınlık duyması, onları bu anlamda dost edinmesi kendi imanım tehlikeye sokan bir durumdur.

    b) İnançların zedelenmesine yol açacak bîr tarzda olmaksızın, İslâm'ın insa*na bakışını gösteren örnek davranışlar sergilemek, dünya hayatının düzen ve istik*rarını sağlamak ve bu çerçevedeki yararlarını koruyup geliştirmek amacıyla müslümanların gayri müslimlerle iyi ilişkiler içinde olması yasaklanmayıp aksine özendirilmiştir. Bu anlayışa paralel olarak, devletler umumi hukukunda milletlera*rası ilişkiler için yapılan dostane ilişkiler ve hasmane ilişkiler şeklindeki temel ayrım esas alındığında, İslâm'ın tavrının bunlardan birincisini kural, ikincisini ise is*tisna telakki etme şeklinde olduğu söylenebilir. Bu tarz ilişkilerin âyet-i kerîmede kullanıldığı anlamıyla "velâ" (dostluk) olmadığı açıktır. Bu kelimenin başka âyetlerdeki, özellikle "Allah Teâlâ"nın en iyi dost olduğunu belirten âyetlerdeki kulla*nımı dikkate alınırsa, burada yasaklanan dostluğun, "inanç birliğinden veya yakın*lığından ötürü sevgi besleme, güven duyma ve bel bağlama" anlamında olduğu ko*layca anlaşılır. Gerek âyetin sonundaki ağır müeyyide yani bu ikaza uymayanların Allah'ın dostluğunu yitirmiş olacaklarının bildirilmesi gerekse müteakip âyette gizlenen niyetlerin Cenâb-ı Allah'ın bilgisi dışında olmadığının hatırlatılması, ya*saklanan ilişkilerin, İslâm inancına sadakati her şeyin üstünde tutmaksızın birta*kım kişisel zaaflar uğruna imam tehlikeye sokan veya müslumanların zararına olan dostluklar tesis edilmesi veya bu tür dostlukların korunması olduğunu göster*mektedir.
    resimlerim VE AKP'li Tarikat Müridleri
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!...


    T.C. MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes TÜRK'dür!..





    "Tek din,tek dil,tek devlet,tek bayrak..."
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!


    Üç kuruşluk adama, beş kuruşluk değer verirsen, aradaki iki kuruşa seni satar!..


    http://img110.imageshack.us/img110/8708/ehitlerimizum7.gif

    Türk oğlu, Türk kızı
    Türklüğünü koru!..
    kurtkanı


    Ya Türkçe Konuş Ya Da Öğren!..

    bilgesu, asena, pusat

  8. #8
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,064
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Alıntı kurtkanı41 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    a) Hangi sebeple olursa olsun müslümanın -kendi inançlarından tâviz vere*rek- müslüman olmayana inanç bakımından yakınlık duyması, onları bu anlamda dost edinmesi kendi imanım tehlikeye sokan bir durumdur.

    b) İnançların zedelenmesine yol açacak bîr tarzda olmaksızın, İslâm'ın insa*na bakışını gösteren örnek davranışlar sergilemek, dünya hayatının düzen ve istikrarını sağlamak ve bu çerçevedeki yararlarını koruyup geliştirmek amacıyla müslümanların gayri müslimlerle iyi ilişkiler içinde olması yasaklanmayıp aksine özendirilmiştir. Bu anlayışa paralel olarak, devletler umumi hukukunda milletlera*rası ilişkiler için yapılan dostane ilişkiler ve hasmane ilişkiler şeklindeki temel ayrım esas alındığında, İslâm'ın tavrının bunlardan birincisini kural, ikincisini ise istisna telakki etme şeklinde olduğu söylenebilir. Bu tarz ilişkilerin âyet-i kerîmede kullanıldığı anlamıyla "velâ" (dostluk) olmadığı açıktır. Bu kelimenin başka âyetlerdeki, özellikle "Allah Teâlâ"nın en iyi dost olduğunu belirten âyetlerdeki kullanımı dikkate alınırsa, burada yasaklanan dostluğun, "inanç birliğinden veya yakınlığından ötürü sevgi besleme, güven duyma ve bel bağlama" anlamında olduğu kolayca anlaşılır. Gerek âyetin sonundaki ağır müeyyide yani bu ikaza uymayanların Allah'ın dostluğunu yitirmiş olacaklarının bildirilmesi gerekse müteakip âyette gizlenen niyetlerin Cenâb-ı Allah'ın bilgisi dışında olmadığının hatırlatılması, yasaklanan ilişkilerin, İslâm inancına sadakati her şeyin üstünde tutmaksızın birtakım kişisel zaaflar uğruna imam tehlikeye sokan veya müslumanların zararına olan dostluklar tesis edilmesi veya bu tür dostlukların korunması olduğunu göstermektedir.


    Kendi kazdığınız kuyuya kendiniz düştünüz:

    a) Hangi sebeple olursa olsun müslümanın -kendi inançlarından tâviz vere*rek- müslüman olmayana inanç bakımından yakınlık duyması, onları bu anlamda dost edinmesi kendi imanım tehlikeye sokan bir durumdur.
    diyor

    b) İnançların zedelenmesine yol açacak bîr tarzda olmaksızın, İslâm'ın insa*na bakışını gösteren örnek davranışlar sergilemek, dünya hayatının düzen ve istikrarını sağlamak ve bu çerçevedeki yararlarını koruyup geliştirmek amacıyla müslümanların gayri müslimlerle iyi ilişkiler içinde olması yasaklanmayıp aksine özendirilmiştir. Bu anlayışa paralel olarak, devletler umumi hukukunda milletlera*rası ilişkiler için yapılan dostane ilişkiler ve hasmane ilişkiler şeklindeki temel ayrım esas alındığında, İslâm'ın tavrının bunlardan birincisini kural, ikincisini ise istisna telakki etme şeklinde olduğu söylenebilir. Bu tarz ilişkilerin âyet-i kerîmede kullanıldığı anlamıyla "velâ" (dostluk) olmadığı açıktır. Bu kelimenin başka âyetlerdeki, özellikle "Allah Teâlâ"nın en iyi dost olduğunu belirten âyetlerdeki kullanımı dikkate alınırsa, burada yasaklanan dostluğun, "inanç birliğinden veya yakınlığından ötürü sevgi besleme, güven duyma ve bel bağlama" anlamında olduğu kolayca anlaşılır. Gerek âyetin sonundaki ağır müeyyide yani bu ikaza uymayanların Allah'ın dostluğunu yitirmiş olacaklarının bildirilmesi gerekse müteakip âyette gizlenen niyetlerin Cenâb-ı Allah'ın bilgisi dışında olmadığının hatırlatılması, yasaklanan ilişkilerin, İslâm inancına sadakati her şeyin üstünde tutmaksızın birtakım kişisel zaaflar uğruna imam tehlikeye sokan veya müslumanların zararına olan dostluklar tesis edilmesi veya bu tür dostlukların korunması olduğunu göstermektedir.
    b de ise farklı bir açıklama var buna ek olarak kopyala yapıştır yaptığınız yerin altında allatki yazıda mevcuttu görmediniz mi acaba ?

    Hz. Muhammed'in, peygamberliğinden önceki dönemde ortağı olan Sâib b. Abdullah'ı Câhiliye devrindeki erdemli davranışlarından ötürü övmesi, gençliğinde Mekke'de haksızlıklann önlenmesi amacıyla oluşturulan "Hilfü'l-Fudûl"a (gö*nüllüler ittifakı) katılmış ve peygamberlik yıllarında da bu girişimden memnuni*yet ve övgüyle söz etmiş olması bu sûrenin 75. âyetinde Ehl-i kitap mensuplarının "dürüstlük" ölçütüne göre tasnife tâbi tutulması, Resûlullah'ın yahudilerle ve müşriklerle yazılı anlaşmalar yapmış olması gibi deliller ve hepsinden önemlisi Enbiyâ sûresinin 107. âyetinde Hz. Muhammed'in bütün yaratılmışlara "rahmet" olarak gönderildiğinin bildirilmesi gös*termektedir ki, İslâmiyet, başka dinlerin mensuplarıyla temas kurmayı, barış ve esenlik içinde yaşamanın yöntemlerini geliştirmek ve ilâhî bir lütuf olarak insanın doğasına yerleştirilmiş olan ("fıtraf'a uygun) ahlâkî erdemleri beşeriyetin en yüce değerleri sayıp onları yükseklerde tutmak için iş birliği yapmayı yasaklamak şöy*le dursun, bunu İslâm mesajını bütün insanlara ulaştırma (tebliğ) görevinin bir par*çası saymıştır. Bunun sonucu olarak insanlık tarihinde farklı dinlere mensup kim*selerin güven duygusu içinde birlikte yaşayabilmeleri konusunda en başarılı siya*sî ve sosyal ilişki örneklerinin müslümalar tarafından sergilenmiş olduğu görül*mektedir.

    Kur'an-ı Kerimi ve Tefsirlerini iyice okuyun kopyala yapıştır yapmadan önce iyi araştırın en önemlisi İslamiyeti iyice bi idrak edin İslamiyet kopyala yapıştır ile savunulmaz.
    Bu mesaj en son " 29.09.08 " tarihinde saat 13:03 itibariyle FLoRa tarafından düzenlenmiştir... Neden: kişiselleştirilmiş polemik yaratıcı böl. çıkartıldı
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  9. #9
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez maıde 51

    bırakın hrıstıyanları kendı aılenızden olanlar bıle dıne ınanmasa o bıle sızın onla konusmanız bıle cehennemlıktır

    Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin! İçinizden onları dost edinenler, zalimlerin ta kendileridir. (Tevbe 23)


    kufurden kasıt da ınanmamak...


    ama kıme söyluyosun kı efendı adamın ınandıgı allahtan korkusu yok...
    ............
    imza

  10. #10
    beyazsayfa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2007
    Mesajlar
    6,757
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    ben açıklıyayım arkadaş diyorki dünyanın her yerinde müslümanlara zulüm yapan bu kafirlerle bu ne samimiyet?

    filistinde çocukları kurşundan geçiriyorlar
    ırakta zevk için adam öldürüyorlar
    afganistanı sömürüyorlar
    irana ambargo uyguluyorlar
    türkiyeyi bölüyorlar

    evet hz peygamber yahudilerle ve müşriklerle anlaşma yapmış

    ama karşı taraf bu anlaşmalara uymuştur. ve hz peygamber asla davasından taviz vermemiştir

    oysa bakın g.tünden korkanlar ne yapmıştır davasına nasıl ihanet etmişler

    Allah katında din İslâm’dır.” (Âl-i imran:19). bu ayeti eskiden cuma hutbelerinde okurdu imamlarımız şimdi okuyorlarmı artık?

    peygamberin ozamanki yaptığı anlaşmalar farklıydı

    şimdi soruyorum yukarıdaki yazdıklarım peygamber zamanında olsaydı hz peygamber anlaşma yaparmıydı yoksa cihad emrimi verirdi?

    dünyanın çeşitli yerlrinde kardeşlerimize zulum yapılırken bizim güle oynaya yaptığımız haç ibadetini hz peygamber yaparmıydı yapmazmıydı?

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •