• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
20 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Uslamaztürk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-07-2007
    Mesajlar
    864
    Karizma Gücü
    0

    Mute savaşı

    MUTE SAVAŞI

    İslâm devletinin Medine'de kurulmasından sonra Müslümanlarla Rumlar arasında yapılan ilk savaş. Mûte, Şam bölgesine giren Belka yakınlarında bir yerin adıdır. Hz. Peygamber, Ashabtan Hâris b. Umeyr (r.a)'ı Busra (Havran) Emiri Şurahbil b. Amr el-Gassânî'ye İslâm'a davet mektubunu sunmak üzere yollamış, ama bu sahabi Gassanile tarafından şehid edilmişti. Halbuki; "elçiye zeval yoktur" anlayışı gereğince düşman ülkeler bile birbirlerinin elçilerine dokunmazlardı. Hz. Peygamber, ashabına çok düşkündü, onlardan birinin başına bir sıkıntı geldi mi ondan çok rahatsız olurdu. Bu sebeple ashabından birinin küstahça öldürülüşüne seyirci kalamazdı. Hemen 3000 kişilik bir ordu hazırladı. Ordunun kumandanı Zeyd b: Hârise idi. Şayet bu zât şehid düşerse yerine Cafer b. Ebi Talib, o da şehid düşerse Abdullah b. Revâha geçecekti. Düşman önce İslâm'a davet edilecekti, kabul etmez ve cizyeye de razı olmazsa İslâm elçisini öldüren bu cânilerle savaşılacaktı. Peygamberimiz (s.a.s) orduyu Seniyyetü'l-Veda'ya kadar yürüyüp uğurladı.

    Halid b. Velid gibi yüksek askerî bir deha ve üstün strateji bilgisine sahip bir kimse de bu savaşa bir nefer olarak katılmıştır. H.8/M.629 yılında İslâm ordusu Medine'den çıkıp Mûte'ye ulaştığında karşılarında Bizans'ın desteğinde Hristiyan Araplardan oluşan 100.000 kişilik bir ordu bulmuşlardı. İslâm ordusunun kumandanları meseleyi tartıştılar; geri dönmek, Hz. Peygamber'e haberci yollamak hususlarını görüştüler. Ancak savaş görüşü ağır basmış ve iki ordu karşılaşmıştı. Zeyd. b. Hârise (r.a) şehit düşünce, sancağı, Cafer aldı Ca'fer'in sağ eli kesildi; bu sefer sancağı sol eliyle tuttu. Sol eli de kesilince sancağı yine bırakmadı; kesik iki elinin kalan kısımlarıyla sıkıştırarak göğsü arasında tuttu. Nihayet o da şehid düştü. Bundan sonra sevgili Peygamberimizin emrine uyularak sancağı, Sahabenin şâirlerinden Abdullah b. Revâha aldı; o da şiirler söyleyerek harbetti ve şehâdet şerbetini içti. İşte bu sırada askerde genel bir çöküntü doğmak üzereydi ki, askerin hemen hepsinin isteği üzerine Hâlid b. Velid kumandayı ve sancağı eline aldı. O gün akşama kadar savaş yapıldıktan sonra Halid, ertesi sabaha kadar sağ kanatta bulunan müslüman askerleri sol kanada, sol kanattakileri sağ kanada, arkadakileri öne ve öndekileri arkaya alarak yerlerinde değişiklik yaptı. Böylece düşmana yeni destek kuvvetleri geliyormuş izlenimini vermek istiyordu. Bir yandan da İslâm ordusunu kesin hezimete uğramaktan ve bütünüyle kılıçtan geçirilmekten korumak için yavaş yavaş geriye çekiliyordu. Hatta ric'atten evvelki bir hücumunda Hâlid, düşmana bir hayli kayıp verdirmiş ve bol ganimet de elde etmişti. İşte bu şekilde İslâm ordusunu Medine'ye sağ-sağlim geri getirdi. Peygamber Efendimiz bu savaşı Medine'de, olduğu gibi görmüş ve her safhasını minberden müslümanlara anlatmıştı. Sıra ile kumandanların şehadetini anlattıktan sonra sıra Hâlid'e gelince "En sonunda sancağı Allah'ın kılıçlarından bir kılıç aldı " buyurmuş ve bundan sonra Halid b. Velid'e "Seyfullah" lakabı verilmişti. Hâlid b. Velid diyor ki: "Mûte Savaşında elimde dokuz kılıç parçalandı." Bu ifadeden Mûte Savaşının ne kadar şiddetli geçtiğini anlıyoruz.

    Bu savaşa katılmış bulunan Abdullah b. Ömer diyor ki: "Mute günü ben Ca'fer'i şehid edilmiş olarak gördüm. Onun vücudunda süngü ve kılıç darbesiyle elli yara saydım. Bu elli yaradan hiç biri arkasında değildi. "Bundan Ca'fer b. Ebu Talib'in ne kadar korkusuzca ve sanki arkasına hiç dönmeden düşmanla savaşmış olduğu anlaşılmaktadır. Ca'fer şehit olduktan sonra "Ca'fer-i Tayyar: Uçan Ca'fer" diye anılmıştır. Allah yolunda kesilen iki koluna karşılık Cenab-ı hak ona iki kanat ihsan etmiştir ki, bu; onun mânen yüce mertebelere eriştirildiğine işarettir denilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s), bütün ashabını ayırdetmeksizin çok severdi. Bu üç şehid kumandanı ve Habeşistan muhacirlerinden amcasının oğlu Ca'fer'i de çok severdi. Bir süre, şehitlerin ardından ağladı. Bu; sevgi, şefkat, merhametin eseri olan ağlamaktı, yoksa feryat değildi. Nitekim feryat tarzındaki ağlama haberleri kendisine ulaşınca böyle ağlamaktan müslümanları yasakladı. Peygamber Efendimiz şehitlerin ve bu arada amcasının oğlu Ca'fer'in ailesini de teselli etmişti.

    İSLAM TARİHİ

    İslam tarihinde azınlığın çoğunluğa galebesi sıkça görülen bir durumdur, bu Allah'ın islam ordularına yardım ettiğinin bir delilidir, nitekim Mute savaşı bu delillerin en göze çarpanlarından birisidir.

  2. #2
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Enfal 65. ... Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

    Enfal 66. ... Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

  3. #3
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    hangi yazarın islam tarihi olduğunu belirtirsen sevinirim

    bu arada tanrı enfal 65 te söylediğinden vazgeçip,66 ta yeni bir katsayı veriyor..
    herhalde inananların imanıyla ilgili iniş çıkşlar olsa gerek..

  4. #4
    :(WeEp): adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-06-2008
    Mesajlar
    323
    Karizma Gücü
    0
    bir rivayete göre enfal suresinin 65. ayetinin inmesi üzerine müslümanlar bu katsayıları çok bulmuşlar. bunun üzerine tanrı 65. ayeti nesh etmiş ve katsayıların küçültüldüğü 66. ayeti indirmiş. ancak 65. ayet nesh edilene kadar kısa bir süre için müslümanlar buna göre (65. ayete göre) amel etmişler.

    islam'a göre; düşman kuvvetleri eğer müslümanların 2 katından fazlaysa müslümanlar için savaş meydanını terk etmeleri (kaçmak) caizdir. ibn-i hişam'ın eserinde böyle deniliyor. ben buna "kaçmak" dedim.

    ek olarak surenin 65. ayetinin 66. ayetle nesh edilmesi bazı müslüman kesimlerin görüşlerinin aksine kur'an'da nesh olabileceğini gösterir.
    Bu mesaj en son " 28.09.08 " tarihinde saat 23:29 itibariyle :(WeEp): tarafından düzenlenmiştir...

  5. #5
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı :(WeEp): tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bir rivayete göre enfal suresinin 65. ayetinin inmesi üzerine müslümanlar bu katsayıları çok bulmuşlar. bunun üzerine tanrı 65. ayeti nesh etmiş ve katsayıların küçültüldüğü 66. ayeti indirmiş. ancak 65. ayet nesh edilene kadar kısa bir süre için müslümanlar buna göre (65. ayete göre) amel etmişler.

    islam'a göre; düşman kuvvetleri eğer müslümanların 2 katından fazlaysa müslümanlar için savaş meydanını terk etmeleri (kaçmak) caizdir. ibn-i hişam'ın eserinde böyle deniliyor. ben buna "kaçmak" dedim.

    ek olarak surenin 65. ayetinin 66. ayetle nesh edilmesi bazı müslüman kesimlerin görüşlerinin aksine kur'an'da nesh olabileceğini gösterir.

    nasih - mensuh meselesi islam alimlerinin çoğu tarafından kabul görmüştür..

  6. #6
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    65. Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
    66. Şimdi ise Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde sabırlı bin kişi olursa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.
    67. Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hakim duruma gelmedikçe hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfeatini istiyorsunuz, halbuki Allah ahireti kazanmanızı istiyor. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.


    Kendi kendinize fantezi kurmayın. Ben yukarda ayetlerin ilgili kısmını verdim sadece zahmet buyurup gerisine baksaydınız ya.
    Ordaki ayetlerde nesh falan da yok. Birincide gerektiği gibi sabredenlerin 20'ye 200 ve 100'e 1000 galip geleceğini, ikincide ise sabır hususunda zaaf gösterenlerin 100'e 200 ve 1000'e 2000 galip olacağını belirtmiştir. Burada savaştan geri çekilmeye/kaçmaya mazeret teşkil edecek cümle nerde var.
    İbn Hişam'da nerde geçiyormuş savaştan kaçmak !? Müslümanlar için savaş meydanını terk etmenin cezası ölüm cezasıdır.
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

  7. #7
    :(WeEp): adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-06-2008
    Mesajlar
    323
    Karizma Gücü
    0
    recognizer

    Ordaki ayetlerde nesh falan da yok. Birincide gerektiği gibi sabredenlerin 20'ye 200 ve 100'e 1000 galip geleceğini, ikincide ise sabır hususunda zaaf gösterenlerin 100'e 200 ve 1000'e 2000 galip olacağını belirtmiştir.
    anlattıkların ile mealde yazanlar uyumlu değil.

    66. Şimdi ise Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde sabırlı bin kişi olursa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.
    çok karmaşık düşünüyorsun. öyle dağıttın ki meseleyi nasıl toplayayım şaşırdım.

    65. ayet bütün müslümanlara indi. sayıya itiraz ettiler ve 66. ayet indi. ama sen diyorsun ki 66. ayet sadece zaaflı olanlara indi. ne farkeder ki?! ayet şimdi ise diye başlıyor. demek ki 65. ayet de onlar için inmiş ama sonra itiraz etmeleri üzerine "onlara özgü olarak" 66. ayet inmiş. değişen pek birşey olmadı. bence sen anlamda zorlama yapıyorsun, farkındasın ama yine de yapıyorsun. benim görüşüm böyle.
    Bu mesaj en son " 29.09.08 " tarihinde saat 02:54 itibariyle :(WeEp): tarafından düzenlenmiştir...

  8. #8
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Bence sen anlamakta sıkıntı çekiyorsun.
    Senin anlamayarak ısrar ettiğin benimse itiraz ederek açıkladığım iki nokta var:
    Birincisi, savaştan kaçma meselesi... nesh olayı...
    İkincisi, 'sayıya itiraz ettikler' dediğin şeyin olmadığını söylüyorum. Bunun ağır bir sorumluluk olduğunu bilen bazı kişiler bunu sadece dillendirmiştir fakat ne kimse ayetlere itiraz etmiş ne de buna dair bir eylem içinde olmuşlardır. Kısaca itiraz falan yok. Ayrıca ayetler bahsettiğin gibi ayrı ayrı inmedi (iki ayet de aynı zamanda indi); ayetin birincisi bir gruba, ikincisi (zaaf gösteren) diğer gruba hitap ediyor. Böylece hüküm her kesimi kapsamaktadır.
    sabır hususunda zaaf gösterenlerin dediğim yeri çizmişsin ama metinde aynen (ضَعْفًا)=zayıflık kelimesi ve her iki ayette de (صَابِرُونَ , صَابِرَةٌ )=sabreden kelimesi var.
    Anlama müdahale etmiyorum ki zorlama yapayım.
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

  9. #9
    :(WeEp): adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-06-2008
    Mesajlar
    323
    Karizma Gücü
    0
    recognizer

    Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.

    (ENFÂL suresi 65. ayet) (Resmi:8/İniş:93/Alfabetik:22) (Diyanet)
    Mü’minler, 1’e 10’luk katsayıyla savaşa teşvik ediliyor. Sabırlı olması şartıyla 1 inananın ortalama 10 kafire galip geleceği bildiriliyor. İtirazınız varsa 1 diyerek açıklayın lütfen.

    Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, (onlardan) ikiyüz kişiye galip gelir. Ve eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle (onlardan) ikibin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

    (ENFÂL suresi 66. ayet) (Resmi:8/İniş:93/Alfabetik:22) (Diyanet)
    Ayetin başındaki “şimdi” ifadesi, 65. ayet ile arasında bir zaman dilimi olduğu, dolayısıyla aynı zamanda inmediği izlenimini veriyor. İtirazınız varsa 2 diyerek açıklayın lütfen.

    Ayetin başlarındaki “yükünüzü hafifletti” ifadesi, bu kişilere bundan daha önce bir yük yüklendiği izlenimini veriyor. Dolayısıyla 65. ayetteki yükümlülüğün muhataplarının 66. ayetin muhataplarıyla aynı kişiler olduğu... İtirazınız varsa 3 diyerek açıklayın lütfen.

    Ayetteki “zaaf (zayıflık)” ifadesinin “sabır” bakımından bir zaaf olduğu özellikle belirtilmiyor. Dolayısıyla rivayet(ler)e dayanarak bu çıkarımı (zaafın sabır hususunda olduğu çıkarımını) yapmış olmanız gerekir. Kaynak lütfen.

    Bir diğer dikkat çekici nokta ise –sabrın şiddeti konusunda özellikle bir açıklamaya ihtiyaç duyulmadan- her iki ayette de “sabırlı” ifadesinin geçiyor olması.

    65. ayet Bedir Savaşı’ndan hemen önce indirilmiş. Görüntü, bu savaştan sonra veya bunun gibi birkaç savaştan sonra 66. ayetin indirildiğini gösteriyor. Siz ise ikisinin de aynı zamanda indirildiğini söylüyorsunuz. Kaynak lütfen.

    66. ayetin 65. ayeti nesh etmediğini söylüyorsunuz. Taberi Tefsiri’nde Abdullah bin Abbas, Hasan-ı Basri, Süddi ve kendisinin (Taberi) 65. ayetin 66. ayet ile nesh olduğunu kabul ettikleri belirtiliyor.

    Mesajınızda bazı kişiler dışında 65. ayete itiraz olmadığını söylüyorsunuz. Olabilir. Zaten “itiraz” sözü bana aitdi. Ben müslüman ya da münafık olarak değerlendirmedim. Gerçekten Muhammed’in söylediklerine gönülden inanmış kişiler itiraz etmezler. Ancak bu grubun dışında kalanlar edebilir. Burada dikkati çekmek istediğim nokta, itirazın büyüklüğü veya hangi kesimden geldiği değil, Muhammed’in ağzından çıkanların çevresindekiler tarafından eleştirilmesi. Eğer Muhammed gerçekten peygamber değilse, bu gibi eleştirilerin/itirazların, Muhammed’in alacağı kararlarda (bana göre sözde Tanrı’dan gelen ayetlerin tavrında) değişiklik yapabileceği su götürmez bir gerçektir. Dinsiz bir insan olduğum için Kur’an’nın Tanrı vahyi olmadığını düşünüyorum. Dolayısıyla “itiraz” sözü, benim konuya farklı yaklaşımımın bir ürünüydü.

    (Bu mesajıma) Eğer bir itirazınız yoksa hemen şimdi, varsa daha sonra, 65. ve 66. ayetlerin "subut"unun kat'i ama "delalet"inin zanni (vacip) olarak alimler tarafından değerlendirilmesini sizinle tartışmak/görüşmek isterim.

  10. #10
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Pontevedra tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    hangi yazarın islam tarihi olduğunu belirtirsen sevinirim

    bu arada tanrı enfal 65 te söylediğinden vazgeçip,66 ta yeni bir katsayı veriyor..
    herhalde inananların imanıyla ilgili iniş çıkşlar olsa gerek..
    65'te bire on iken 66'da bire iki olmuş.Müşterek ba..is gibi mübarek!
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •